2 Hafta Sonra
Artık taburcu olmanın vakti gelmişti.En son doktorun bana söyledikleri şeylerden sonra gözümün önü kararmaya başlamış ve bayılmıştım.
Uyandığımda ise hiç kimse ile konuşmamış hatta göz teması bile kurmamıştım.Sadece doktorlar odaya gelip beni kontrol edip gidiyorlardı.En son dün akşam Yaman Bey ile Ayaz Bey odama gelip benimle beynimdeki tümör hakkında konuşmuşlardı ve bana iki seçenek hakkı sunmuşlardı ilk seçenek ameliyat olup büyük bir riski göze almak ikinci seçim ameliyat olmayıp o acıyla tümörün büyüyüp beynin çürümesini sağlayıp yavaş yavaş ölmekti.Ve ben tabiki ikinci seçimi seçtim çünkü tümör benim beynimdeki sinir damarlarının arasındaymış ameliyat sırasında en ufak bir el kayması beni hayatan koparbilirmiş ve ben yaşamayı seviyorum ölmek istemiyordum...
Çünkü hayatan bian bir ağacın yaprağı gibi koparılmak yerine kendi fidanını yeniden diken biri olmak istiyordum hemen ölmek yerine yavaş yavaş ölüp bir fidan gibi hayatım bitene kadar bazı anılar biriktirmek istiyordum.
Ve 1 ay sonunda bu hastaneden çıkıcaktım ne yaziki ben bir daha bu hastaneye gelmeyiceğimi umuyordum ama maalesef hastaneden taburcu olsam bile her hafta gelip kontrol edilmem lazımdı.
Hastane kapısından çıkmadan önce bianda bir adam koluma çarparak yanımdan hızlıca hastaneye girmişti yerimden sedelensem bile arkama dönüp bana kim çarptı diye bakmadan önüme bakıyordum çünkü sadece tek istediğim şey hayatımın karatan hastaneden bian çıkabilmekti ve hızlı adımlarla hastanenin çıkışına doğru ilerlerken bian adımlarım durdu.Bir koku vardı çok tanıdık ve ferahlatıcıydı bu koku bana çarpan adamın kokusuydu bu koku bana tanıdık gelmişti az önce arkama dönmüyecem dedim ama hızla arkama bakmama rağmen adam gitmişti sanki ışınlanmıştı.Sonra önüme dönüp sonunda bu lanet hastaneden çıkabilmiştim.Hastanenin merdivenlerinde durup başımı kaldırıp yüzüme vuran güneş ışığına baktım dışardaki havayı içime çekerek yürümeye devam ettim.Çünkü dışardaki havayı, yaşamı ve güneş ışığını çok özlemiştim sanki bana 1 ay bir ömür gibi geçmişti hastaneden çıkarken doktorlar kaza sonucunda kalan eşyalarımı vermişlerdi eşyalar ise: ev anahtarı ,cüzdan ve telefon vermişlerdi ama telefon paramparça olmuştu bende sadece sim kartını almak istemiştim ama sim kartı telefonda değildi ve bende telefonu atım.Hastanenin karşısındaki durağa geçip eve gitmek istiyordum çünkü benim ne bir ailem var ne de bir yakınım var tam durak alanına giderken bianda arkamdan 3 kişinin bana sarıldığını hissetim arkama dönüp baktığımda ise gördüğüm kişileri hatırlamıştım bana sarılan kişiler benim ailem gibi olan arkadaşlarımdı meğersem ben kimsesiz olduğumu düşünürken benim ailem gibi olan arkadaşlarım varmış.
