Kapı tekrar çaldı... Gelen Doruk'tu...
-D-Doruk?
Doruk: Evet güzellik ben!
-Sen ne zaman döndün ya Almanya'dan?
Doruk: Imm dün akşam... Eee kızlar daha gelmedi mi ya?
-He yok geldiler içeride oturuyorlar bizde kahvaltı hazırlayacaktık zaten tam zamanında geldiniz beyefendi :)
Doruk: Biz anlaşıp geldik o yüzden biliyorum güzelim.
Doruk ile beraber kızların yanına gittik;
Aleyna: Aaa çapkın Bey? Hoşgeldin!
Ece: Hoşgeldin çapkın çocuk.
Doruk: Bana çapkın demeyi bırakın kızlar!
-Aa yalan mı? Sen bütün kızlara tatlım,güzellik,güzelim,bebeğim falan demiyor musun?
Doruk: Off tamam pes!
-Hadi hadi mutfağa. Kahvaltı edelim artık.!
Ece: Bence de yoksa ben bayılacağım cidden.
Kahvaltı ettik ve hep beraber arabamla drift atarak okula girdik...
Aleyna: Kızım ne yapıyorsun sakin ol ya!
-Acaba ne zaman alışacaksın çok merak ediyorum!
Aleyna: Tatlım n'apim her defasında ödüm kopuyor kontrolü kaybedip bir yere çarpacaksın diye.
-Off tamam Aleyna hanım :) Ece bile o kadar korkmuyor kızım ya.
Ece: Pardon pardon?!
Doruk: Susup arabadan inmeyi düşünüyor musunuz hanımefendiler?
-Tamam tamam bence de inelim artık.
----
-Kızlar ben gidiyorum görüşürüz!
Aleyna:Baybay tatlım!
Ece: Görüşürüz Gizem'im.
Sınıftan çıktım ve yürümeye başladım sonra Doruk'u gördüm ve yine heyecanlandım;
Doruk: Eve mi tatlım?
-Yok hamama.
Doruk: Ay sen şakacı mısın bakim?! Oyyy seni yerim!
Böyle konuşunca gözlerimi ondan alamadım... Çok tatlıydı.
-Yapma şunu ya !
Doruk: Öff iyi tamam be.
-Görüşürüz gıcık bey!
Doruk: Görüşürüz tatlım!
Eve vardım,hemen giyinme odama girdim ve farketmeden yine simsiyah sweatshirt ve şort seçtim sonra duş aldım...
-Meeert?
+Buyur Gizem hanım?
-Yürüyüşe çıkalım mı?
+Siz nasıl arzu ederseniz Gizem hanım,tabii ki...
-Offf Mert. Beni sen büyüttün sayılır... 9 yıldır benim yanımda çalışıyosun bana "Hanım" demeyi bırakır mısın artık? Sadece Gizem diyeceksin. Ben sana nasıl Mert ağabey demiyorsam sende bana Gizem Hanım demeyeceksin. Anlaşıldı mı?
+Ama Gizem Han-
-Mert dedim.
+Tamam nasıl isterseniz Gizem Han- pardon Gizem.
-Heh şöyle ya. Aferin akıllı ol.
Ayakuçlarımı kullanarak saçını karıştırdım Mert'in. Aslında o benim sadece çalışanım değildi... Ağabeyim,hayat dostum,büyüğüm ve ayrıca akıl hocamdı...
-Su aldın mı Mert?
+Aldım aldım merak etmeyin.
-Mert ne bu hâl?
+Anlamadım?
-Takım elbiseyle yürüyüşe çıkmak yeni moda galiba.
+Sizin yanınızda ayıp olmasın diye.
-Mert iyice saçmaladın he. Git değiştir bekliyorum hızlı ol. Eşofman ve sweatshirt falan giy.
+10 dakikaya geliyorum hanımefendi.
-Hanımefendi de yok Mert.
Beni duymamıştı. Onu beklemek için kapının yanındaki banka oturdum. Daha 5 dakika geçer geçmez geldi.
-Daha 5 dakika bile ol-
Yüzümü ona çevirdiğimde gözlerimi ondan bir daha alamadım. Tam benim tarzdan giyinmişti. Gri eşofman ve siyah sweatshirt giymişti. Sweatshirtün kapişonunu da takmıştı. Saçları her zamanki gibi taralî değildi ve kaş hizasına kadar aşağıya doğru dağılmıştı,bu saç ona taranmış halinden bin kat daha yakışıyordu.
+Gidelim mi?
Ona tutulmuştum cevap veremiyordum...
+Gizem Ha- Gizeeem gidelim mi ?
Yine cevap veremedim...
+GİZEM KÖPEK!
-AAAAHH NERDE MERT KÖPEK NERDE MERT KOV ONU NOLUR MERTTT!
Korkudan gözlerimi kapatmış Mert'in arkasına geçip belinden ona sarılmıştım.
+Hahahha Gizem şaka yapıyorum cevap ver diye dedim.
-MERT KOMİK Mİ?! KÖPEKLERDEN KORKTUĞUMU ÇOK İYİ BİLİYORSUN!
+Sende cevap verseydin kaç kez sordum cevap yok?
-Soru mu ne sordun duymadım?
+Gizem bence sen kulaklarını kontrol ettir.
-Saçmalamayı bırak ben çok iyi duyuyorum!
+Tamam duyuyorsun. Artık bana sarılmayı bıraksan da gitsek mi saat 10.30 oldu?
-Ne? He şey pardon ya k-korkudan sarıl mışım?
+Sen utandın mı?
-Y-yok ya ne u-utancam senden.
+Kekeliyorsun. Ayrıca bana yalan söyleyemezsin 9 yıldır seninle yaşıyorum. Sen kekeledin mi utanmış ya da üzülmüşsündür.
-Tamam sus Mert. Hadi gidelim ağaç oldum.
+Sarılmaktandır o.
-Mert kaç yoksa seni bitireceğim!
+Allaaaaah!
Mert koşmaya başladı. Çocuk gibi olduğumuzun farkındayım. Ama o beni sinir etmişti.
---1 saat sonra---