İçeriğe geç

~Buzul~

Bölüm 9 · 13 dk okuma

~Buzul~

Bölüm 9

9.bölüm

" bak gel seninle hastaneye gidelim !

-" yok bir şeyim buğra ne hastanesi

-" dün de bayılan bendim sanki .

-" üstüste çok şey oldu o yüzden bayıldım .

-" o tost bitecek !

-" doydum sen ye .

-" hayır bitecek !

" yeter buğra bana annelik yapmaya çalışma !

-" ne oluyor kızım ya .sinirlisin sen bugün .

-" bunu anlaman bana çok yardımcı oldu saol .

-" tamam bugün sustum sana bir şey demeyeceğim

Kantinde oturmuş aldığımız tostları ve çayları midemize bir bir götürürken buğra bugün sinirli olduğumu anlamıştı ..sinirliydim .

Okula sabah geldiğimiz zaman herkesin bakışları üstümüzden geçmişti. Bu bakışlar normal bakışlar değildi.sosyal medyada herkes herşeyi okumuştu .kendilerine göre senaryolar kurmuştu .

Bizim oturduğumuz masaya doğru gökhan geliyordu ben ona bakarken göz göze gelmiştik gülümseyip. adımlarını hızlandırmıştı bizim masaya doğru gelirken onu bir kız durdurduğu zaman bende gözlerimi buğraya çevirdim .

-" gözlerinle bitirdin çocuğu afiyet olsun .

-" ne saçmalıyorsun buğra ya .

-" hep ben saçmalıyorum zaten .

-" of buğra of uğraşma benimle sinirliyim zaten .

-" Buzul

-" oturma kardeşim ya hanımefendi bugün sinirli yaklaşan yanıyor

-" niye sinirlisin

-" sabah okula gelince sinirlendim baksana şu bakışlara git kafalarını parçala otur yerine .

-" ehh o meseleden haklısın ya gördüklerim biraz kötüydü .

-" ne gördün ?

-" sosyal medyada buğradan ünlüsü yok .

-" böyle ünlü olacaksam olmak istemiyorum ?

-" ünlü mü olmak istiyorsun ?

-" neden olmayayım benim neyim eksik .

-" o zaman kardeşim benim sana göstermen gereken bir şey var ama buzul görmesin .

Benim neyi görmemi istemiyordu ki ? Buğra ve ben anlamaz bakışlarla gökhan'a bakıyorduk.

-" Buzul sinirlisin ya eğer gösterirsem gidip döversin .

-" tamam o zaman neymiş o bana göster

-" al oku bir kız verdi sana .

-" seni bizim masaya gelirken durduran mı?

-" ulan ben böyle kızın varya .

-" buğra

-" bir bok söylemedim tamam .

Buğra çantasından çıkardığı bir kalem ile gökhan ' nın verdiği kağıda bir şeyler yazıp masadan kalkıp gitti.durduramamıştım .

-" gökan o kağıtta ne yazıyordu ?

-" ben kağıda bakmadım .

-" yalan söylüyorsun .

-" evet

-" sen otur burda ben gidiyorum.

-" nereye gidiyorsun ?

- ders başlayacak .

-" haa derse bende geliyorum.

-" sen bilirsin .

-" ders bu ya ders nasıl sen bilirsin .

-" ne halin varsa gör gökhan .

-" görürüm

Herkesin bakışları üzerimizde öğlen arası kahvaltı yaptık herkesin bakışları üzerimizde okulun koridorlarda dolaşıyorduk .

Bir kalabalık grup bir yere gidiyordu okulda bir şey olmuştu. belliydi ama ne oluyordu bilmiyorduk. eğer çok önemli bir şey olduysa sosyal medyadan öğrenirdik .

Kalabalığın gittiği yöne doğru bende gidiyordum gökhan yanımdan bana hiç farkettirmeden gitmişti.

Okulun birinci katında buğranın sesi her yaklaştığım zaman yükseliyordu .sadece öğrenciler değil öğretmenlerde gidiyordu. birkaç tanesini giderken görmüştüm bu kağıt yazanlar yüzünden mi buğra bu kadar bağırıyordu yoksa başka bir sebep yüzünden mi?

Sesin ana kaynağına gelmiştim bu sınıf dokuzuncu sınıfların bir tanesiydi .kalabalıktan gördüğüm kadarıyla buğra bir kızla konuşuyordu buğranın sesi ne kadar yükseliyorsa kızın da yükseliyordu .

Buğranın neden bu kadar sinirlendiğini öğrenmek için biraz daha kapıya doğru yaklaştım. Kapını önüne bir yığın öğrenci grubundan sonra buğranın sesi okulda yankı yapıyordu .

-" dağılın lan çabuk !

-" yine geldi bu .

-" evet geldim .

-" benimle uğraşma kızım kötü olur .

-" hehe öyle ya .

Bir yığın öğrenci grubunun izin verdiği ve sinir bozucu tavırları ve konuşmalarıyla buğranın yanına gelmiştim. buğra ve kız tam karşı karşıya olduğunu kapının yanından görmüştüm ama artık karşı karşıya değillerdi öğretmenler ben gelmeden önce gelmişlerdi ve buğranın neden olay çıkardığını anlatmasını isteyecekti ki .

Kapıdaki kalabalık öğrenci gurubuna baktıktan sonra benimle göz göze geldi .

-" siz ikiniz müdürün odasına .

-" ama hocam .

-" siz ikiniz dedim tek bir kelime söylemeden odama .

Edebiyat öğretmeni kapının önündeki kalabalık gruptan ikiye ayrıldıktan sonra geçip gitmişti.

Her birimiz sınıftan çıkarken kalabalık grup dağılmaya başlamış hepsi farklı yönlere dağılmıştı .

Buğra yanımda alev topuna dönmüş yumruklarını sıkıyor yada hızlı nefes alıp verip sakinleşmeye çalışıyordu .

****

-" Buzul senin müdürün odasında ne işin var ,?

-" hocam edebiyat hocası buğra ve beni sizin odanıza gönderdi .

-" bu buğranın melesi senin burda durman boş çık dışarı !

-" tamam hocam .

Hocaların arasında sıkışıp kalmıştım bir hoca müdür odasına gönderirken müdür çık odamdan diyordu.

Beyaz büyük kapıyı açıp çıktım. Koridor boştu herkes sınıflarına gitmişti.

Koridorda buğrayı beklemek yerine tek bir öğrencisi olmayan boş koridorda yürümeye başladım. Bugün okulda boş gözlerin sürekli üzerimde durmasından yorulmuştum . Bu ders bittikten sonra müdüre yalan söyleyip gidecektim bugün okulda durmak istemiyordum . Buğra müdür odasından çıktıktan sonra ikimiz beraber belki bugün okulu asardık yada ben tek asardım .

Sınıfımızın kapısına geldiğim zaman sınıfın gürültüsünden anladım.hocanın sınıfa daha gelmediğini dersimiz edebiyat hocasınaydı ama sevgili hocamız müdür odasında oturuyordu .

Sınıfının kapısı açıp bir adım attığım zaman bütün sesler kesildi hiçkimse ile göz teması kurmadan sırama doğru ilerledim .

Sırada buğranın olmamasından faydalanarak okul sırasına yayılarak başımı rahat bir yere koyup uyuyacaktım ki bana bal gibi gözlerle bakışlar atan gökhanla göz göze geldik o bakışları umursamadan gözlerimi kapattım .

-" Buzul kalk allahın güzel buz parçası uyan ya .

-" ne oldu ya niye uyanıyorum ben .

-" edebiyat hocası seni uyandırdı. uyanmadın ! teneffüste yap şu verdiği ödevi .

-" ne ödevi

-" bende bilmiyorum ama bu ders teslim edilecekmiş

-" manyak mı bu hoca .

-" çok doğru bir şey söyledin bu hoca manyak .

Hocanın anlattığı ödevi tek anlamayan ben değildim buğra ve gökhan ders boyunca düşünmüşler ama bir şey bulamamışlardı hocanın ödev dediği şey bir tane resim çizilecek ve bu resim ile ilgili bir şiir ödev bu kadar dı başka bir şey değil .

-" bak ben diyorum , bizim hoca edebiyat öğretmeni kocası ise resim öğretmeni bizim çizdiğimiz resimler ile kocasına kur yapacak bu manyak hoca .

-" bizene buğra düşün ya .

-" resimleri çizdiniz mi ?

-" evet .

Gökhan ve buğra resimlerini bitirmiş şiir olarak ne yapacaklarını düşünüyorlardı benim sıramın üzerindeki kağıt boştu . Buğranın neden kavga ettiği niye bu kadar sinirlendiği aklıma geldi .

-" buğra sen niye o kadar sinirlendin o kağıtta ne yazıyordu ?

-" sosyal medyaya atılan fotoğrafları biri gerçek zannetmiş gece hayatım olduğunu düşünmüş sonra da bana hayranım not olarak gece müsait sen bir ara buluşalım yazmış. bende hayranıma cevap olarak yatağımı ben tek ısıtabiliyorum sana gerek yok yazdım .

-" o kız mıydı ?

-" evet

-" sen bir şey yapmamışsın kağıt boş .

-" ben bugün okulu asacağım istersen sende gel

-" yok ben almayayım da. bu ödevi nasıl manyak hocaya vereceksin

-" izin alırım ben

-" iyi görüşürüz

-" görüşürüz

***

Okul müdürüne ve edebiyat hocasına yalan uydurup okuldan çıkıyordum bir ara müdür yalan söylediğimi farkedecek gibi bana bakışlar atmıştı ama farketmemişti .

Cebimden telefonumu çıkartıp buğraya gideceğimi haber vermek için telefonu açtım.

-" ben gidiyorum

Uygulamadan çıkıp telefonu kapattım telefonum cebimde kısa bir zamandan sonra mesaj sesi gelmişti buğrada geldiğini düşünüp bakmadım .

Okuldan bir plan yapmadan çıkmıştım. okulda biriyle tekrar kavga etmek yerine okuldan çıkmak doğru bir karardı o bakışlar rahatsız edici olmaktan başka bir faydası olmuyordu .okuldan yürüyerek uzaklaşıyordum ahmet abiyi beni gelip alması için aramak istemiyordum. bugün aklıma ne gelirse yapmak istiyordum yarın pişman olsam bile yine olsa yine yapardım diyecektim .

Yolda yavaş yavaş yürürken uzakta bir yer gördüm biraz uzakta olduğu için gözlerimi biraz kısıp ne olduğunu anlamaya çalıştım.

Gördüğüm yerin bir kısmı yeşilikten oluşurken bir diğer kısmı rengarenk oyuncaklardan oluşuyordu salıncaklar kaydıraklar bir kaç adım attıktan sonra farkettim ki burası bir çocuk parkından başka bir yer değildi.

Bir bisikletin önümden geçmesine izin verdikten sonra trafikte hızlı giden arabaların durup yol vermesini bekledim .bir kaç araba durmamış geçmişti beyaz bir araba geçmeme izin verdikten sonra hızlı adımlarla karşı kaldırma geçmiştim gördüğüm çocuk parkına gitmek istiyordum. Çocuk parkları her zaman ilgimi çekiyordu. benim hatırladığım çocuk parkı ile ilgili bir anı yoktu ama belki bugün olurdu .

İçimdeki çocuk bütün hislerimi bir kaç gündür yaşadığım bütün duyguları alt üst edip kendine yer açmıştı .hissettiğim çocuk heycanlı biriydi ve bu tatlı bir heycan çok mutluluk hissi veriyor kötü duygulardan çok uzaktı .

Yüzümde hissettiğim çocuk sevinci ile birlikte koşmaya başladım her bir büyük adım da çocuk parkına daha çok yaklaşıyordum bu çok güzel bir histi beni bu mutlu duygusundan başka bir duyguya yer vermiyordu .

Çocuk parkının kapısına son sürat koştuktan sonra ayaklarımın fren yaptırmak biraz zor olmuştu .

Nefes nefese kaldığım hızlı alıp verdiğim nefesimden çevremi incelediğim çocukların koşturması çok tatlı ve huzur verdiği sesleri içerisinde bir ağacın altında gördüğüm boş bir bankın yanına yürüyüp oturdum .

Çocukların sesli ve gülüşlerini izledim seslerini dinledim. bu huzura gözlerimi kapattım içimdeki çocuğun bu çocukların sesleri içerisinde oynamasına izin verdim. Bir kaç dakika gözlerimi kapattım. bu boş bankta oturmak yerine yeşil çimenlerde olduğu yerde de oturmak istediğim için ayağa kalktım.

Çocuk parkının yakınları da hemen çimenler yer verilmişti,burda aileleri ile parka gelen çocuklar eğlenirken anne ve babalar sohbet ediyor çocuklarını izliyordu.

Yemyeşil çimenlerde üzerinde yürürken ailelerden biraz uzağa gitmek istedim. biraz yürüdükten sonra bir ağacın gölgesinde oturdum bütün aileler çocuk parkının yakınında çocuklarını izlemek için yerleri doldurmuş ama benim oturduğum yerde bir kaç grup vardı ve onlar uzaktaydı oturduğum ağacın gölgesinde yanlızdım .

Bu ağacın gölgesinde oturup gitmek istemedim çocukların sesi hala kulaklarımın içinden geçip içimdeki çocuğa ulaşırken yanıma bıraktığım okul çantamın içini karıştırmaya başladım.

Okul kitaplarımın arasında çizdiğim resim defterini ve kalem kutumu aldıp yanımdaki diğer köşeye bıraktım çantamı kapattıktan sonra bıraktığım defteri dizlerimin üstüne koydum kalem kutumun fermuarı açtım ve kalemlerin arasından resim kalemini alıp kalem kutumu kapatmadan yanıma bıraktım .

Nasıl bir resim çizeceğime karar vermeden cebimdeki telefonum çocukların uzaktan gelen sesini kesmiş benim dikkatimi dağıtmıştı

Dağılan dikkatimi telefonumu cebimden çıkartıp ekranına baktım arayan yabancı bir numaraydı arayanın kim olduğunu merak edip telefonu açıl kulağıma yaklaştırdım .

-" efendim

-" ben kerem buzul

-" sesinden tanıdım

-" babanın fotoğraflarını attım o yüzden haber verdim .

-" teşekür ederim kerem .

-" rica ederim .

-" sen okulda değil misin?

-" hayır .

-" nerdesin ?

-" okuldan çıktım geziyorum .

-" neden okuldan çıktın .

-" bugün okula gitmek istemedim .

-" kendine dikkat et buzul .

-" bir kere bayıldım diye bana her zaman kendine dikkat et demek zorunda değilsiniz !ben kendime dikkat ediyorum kaç gündür dikkat et dikkat et yeter artık ! anladım beni düşünüyorsunuz. .

Kafamdaki bütün herşeyi kereme söyledikten sonra telefonu kapattım buğranın zorla bu sabah yemek yedirdiği şimdi ise keremin böyle yapması sinir olmaktan başka bir şey yapmıyordum.

Bayılmadan önce babamın fotoğrafına gözyaşlarım ile birlikte bakıyordum şimdi ise özlemle buruk bir hisle bakıyorum.bu içimdeki babamın bana küçükken bıraktığı boşluk şimdi özlemle birlikte kavruluyordu babamın fotoğrafına ne zaman göz yaşlarımdan bir damla düşmeden bakabilirdim ki babamın her fotoğrafına bakmak istediğim zaman ağlayacakmıydım.

Babamın fotoğrafını gördükten sonra çizim yapmak için keyfim kaçtı oturduğum çimenlerin üzerinden kalktım.

Yanıma bıraktığım kalem kutumu resim defterimi herşeyi çantama koyup fermuarını çektim çantamın kolunun bir tanesi omzuma attım yürümeye başladım .

Okuldan çıktıktan sonra ilk adresim çocuk parkı olmuştu ikinci adresim ise yürüdüğüm yol belirleyecekti.

Yolda yürürken telefonu ara sıra açıp babamın fotoğrafına bakıyordum telefon ekranı olarak babamın küçüklük bir fotoğrafını koymuştum . Babamın fotoğrafına bakarken ikinci adresimi bulmuştum ama öyle bir yer hiç görmemiştim .

Elimdeki telefonumdan rehberde kim böyle bir yer bilir diye bakıyordum. Rehberimde kime soracağımı ararken beni bugün arayan yabancı numaranın yani keremin üstünde parmaklarım durdu hiç düşünmeden telefonu kulağa götürüp alması bekledim .

-" Buzul

-" kerem ben sana bir şey sormak için aradım ?

-" sor .

-" bana attığın fotoğraflardan bir tanesi dövme yaptırmak istiyorum ama

-" ama...

-" dövme yaptıracağım bir yer biliyormusun ?

-" evet biliyorum.

-" adresini atarmısın ?

-" nerdesin birlikte gidelim .

-" birlikte mi ?

-" bende dövme yaptırmak istiyorum

-" anladım ben şeydim ya ****** biliyormusun ?

-" evet biliyorum gelirim.

-" bekliyorum

Nasıl bir dövme istediğimi düşünmüyordum babamın resmini koluma dövme yaptıracaktım .keremi parkın girişinde beklerken arkamdaki çocukların sesinden bir şiir aklıma geldi şiiri yazdıktan sonra onun ile ilgili bir resim çizer ve yarın hocaya teslim ederdim.

Elimdeki telefonun notlar bölümüne girip düşünmeye başladım .biraz düşündükten sonra aklıma bir cümle geldi ve onun arkasından bir bir şiir dizelerini sıraladım

Yazdığım şiirin başlığını tamamlarken yanımda beyaz bir araba durmuştu yarım bıraktığı camdan keremin geldiğini anlamıştım arabanın kapısını açıktan sonra koltuğa yerleşmiştim .

" bir selam yok mu ?

-" selam kerem .

-" selam .

" dövme fikri nerden aklına geldi .

-" yapmak istiyordum bugün karar verdim .

-" ne yapmak istiyorsun karar verdin mi ?

-" verdim babamın küçüklük fotoğrafını dövme yaptıracağım .

-" sen karar verdin mi?

-" verdim .

-" ne yaptıracaksın .

-" gidince görürsün süpriz olsun benim ki .

-" iyi

Babamın fotoğrafını dövme yaptıracağım.dediğim .zaman şaşırmıştı beklemiyordu böyle bir dövme yaptıracağım . Geldiğimiz yer yakındı araba kısa zaman dan sonra durmuştu.

Arabayı bir yere park etmeden hemen kapısında durmuştuk dövme yaptıracağımız yer küçük bir dükkan gibiydi kerem yanına geldiği zaman içeri girdik .

Girdiğimiz dükkanda masada biri oturuyordu kambur bedeni ile bir işle meşkul olduğu belliydi .

-" lan oğlum durma öyle .

-" keren abi .

-" abi ya abi !

-" abim hoşgeldiniz buyrun geçin .

-" sohbeti boşver sonra yaparız biz dövme yaptırmaya geldik .

-" nasıl bir dövme yaptıracağınıza karar verdiniz mi ?

-" evet .

-" dövme koltuklarına geçin hemen geliyorum .

-" iyi bekletme

-" tamam abi

Hızlı bir konuşma yaptıktan sonra masaya oturan adam gitmiş bizi dükkanda boş bırakmıştı.

Kerem koltuklardan birine uzanmış rahat bir pozisyon bulduktan sonra yatmıştı bende keremin karşındaki koltuğa oturmuş giden adamın gelmesini bekliyorduk.

-" o adam arkadaşın mıydı?

-" evet arkadaşım bakma öyle sevecen ve tatlı biri olduğuna öküzün teki

-" üzüldüm kerem abi .

-" ne çabuk geldin ya biraz daha işin yok mu senin ?

-" yok abi bitti .

-" kim dövme yaptırıyor .

-" ben ve buzul .

-" seninle tanışmadık ben volkan ,abi dediğime bakma bu öküze arkadaşız

-" Buzul bende .

-" kaç yaşındasın .

-" 17 .

-" abi ama

-" olucak volkan

-" tamam abi

Volkan keremin yaşlarında sevecen ve tatlı biriydi gökyüzü mavisi gözleri bronz teninde can yakıcıydı kerem bu yüzden sevecen ve tatlı olduğuna inanma demişti kasları tişörtünden belli oluyor her hali ile dikkat çeken bir yapısı vardı .

Volkan dövme işleminde her bir basamağı bitirdikten sonra güzel yaptığı dövmesinde bir adım atıp nasıl olduğuna bakıyordu dövmenin şeklini attığı adımdan sonra benimde görme fırsatım olmuştu kerem kolu da beni ismim yazıyordu.

Benim ismimi niye yazıyordu ki ? şaşkın gözler ile kereme baktım oda bana bakıp gülmüştü benim şaşkın yüzüme baktıkça daha çok gülüyor sırıtıyordu .

-: nasıl olmuş ?

-" ama

-" Buzul sen bana kardeşimden . sevdiğim kadından bir parçasın ve bende bu yüzden koluma ismini yazdırdım doğacak kardeşininde cinsiyeti ve ismi belli olsun onunda gelip yaptıracağım hadi gel şimdi sen yaptır .

Keremin söyledikleri ile susmuştum şaşkınlığını bir kenara bırakıp sessiz ve sakin durmaya özen gösterdim. benim yaptıracağım dövmeyi kerem telefonundan göstermişti ve volkanda keremde uyguladığı bütün işlemleri bende uygulamaya başlamıştı keremin dövmesi kısa ve pratik bir dövmeydi o yüzden volkan elinin hızlı olmasıyla bitirmişti benim dövmem ile biraz uğraş vericiydi .

Benim babamın küçüklük bedenin şekli oluşturulmuş ve her bir katmanda daha çok belirginleşmeye başlamıştı. babamın kolumda her bir adımda daha çok oluşması daha renkli ve canlı durması için volkan biraz ince çalışıyordu ve işini çok iyi yapıyordu.

Volkan dövmenin bütün kısımlarını isteği şekilde yaptıktan sonra yeteneğini bir kere daha kanıtlamıştı gösterdiğim fotoğraf ile kolumdaki dövme aynıydı.

-" buuuuuuuuuuzzzzzuuuuulllll !!!

-" anne !

-" sakın öyle bir şey yaptırdığını söyleme bana !

-" ne anne ?

-" babanın resmini dövme mi yaptırdın sen ?

-" yaptırdım .

-" benden izin aldın mı sen ?

-" benim haberim vardı meral .

-" sen karışma kerem !

-" o benim kızım meral .

-" hayır değil !

-" yakında olucak biliyorsun ki düğün tarihi aldık .

-" ikinizde eve gidiyorsunuz .

-" tamam geliyoruz .

Kerem abi annemin bu sinirine dayanamamış masaya para miktarını ödeyip dükkandan çıkmıştı. Annemde beni peşinden sürükleyip dükkandan çıkmıştık.

Annem sinirini lastiklerden çıkartmaya başlamıştı çünkü çok hızlı gidiyordu .

Kerem yanımızda değildi . Dükkandan anneme sinirli bir şekilde çıktımış ve kendi arabası ile gitmişti ...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.