— Bekleyiş Takvim yaprakları değişti. Mevsim kıştan bahara döndü. Ama onun içindeki özlem hiç mevsim değiştirmedi. Mahkeme süreci uzadı. Evraklar, imzalar, yeni tarihler… Her “ertelendi” kelimesi kalbine ağır bir taş gibi düştü. Kızının sesi artık daha olgundu telefonda. Çocuklukla gençlik arasında sıkışmış bir ton vardı. “Anne, bugün saçımı kestirdim.” “Anne, sınavım var.” “Anne, seni rüyamda gördüm.” Her cümlede hem kavuşma umudu hem ayrılığın acısı vardı. O ise küçük evinde her şeyi hazır tutuyordu. Dolabın bir rafı boştu. Yatağın yanına ikinci bir yastık koymuştu. Mutfakta sevdiği çikolatadan alıp saklıyordu. Son kullanma tarihi geçse bile yenisini alıyordu. Sanki bugün kapı çalacakmış gibi. Ama kapı çalmıyordu. Bazen geceleri sessizlik büyüyordu. “Ya geç kalırsam?” korkusu içini kemiriyordu. “Ya beni yanlış anlarsa?” “Ya onu korumaya çalışırken daha çok incittiysem?” Bu sorularla baş etmeyi öğrendi. Çünkü artık biliyordu: suçluluk, gerçeği değiştirmiyordu. O gitmişti, evet. Ama kaçmak için değil. Kurtarmak için. Bir gün kızından bir mesaj geldi: “Anne, güçlü olmayı senden öğrendim.” Telefonu elinden düştü. Ağladı. Uzun uzun ağladı. Bu kez acıdan değil, içindeki yükün hafiflemesinden. Demek ki bağ kopmamıştı. Demek ki mesafe sevgiyi öldürmemişti. O akşam pencerenin önünde oturup gökyüzüne baktı. Aynı ay, aynı yıldızlar… Belki kızı da o an gökyüzüne bakıyordu. Fısıldadı: “Ben hâlâ buradayım. Hazırım. Ne zaman yol açılırsa, sana doğru yürüyeceğim.” Zorunlu Veda hâlâ bitmemişti. Ama bu artık sadece bir ayrılık hikâyesi değildi. Bu, sabrın. Direncin. Ve vazgeçmeyen bir annenin hikâyesiydi. Ve bazı kavuşmalar geç gelir… Ama geldiğinde hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Bölüm 5
Bölüm 5
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.