İçeriğe geç

Zorunlu ayrılık

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Zorunlu ayrılık

Bölüm 4

3. Bölüm

Ankara bir gece önce

"Zeren!"babamın bana seslenmesi ile ıslak ellerimi kurulayarak mutfaktan çıktım.

Salona adımladığımda babam bir tane adam ile karşılıklı oturuyordu." Efendim baba"

Babam, karşısında ki orta yaşlı adamı göstererek,"yeni eşine hoş geldin de"dedi.

Söylediği cümleler beynimde yankı yaparken babamın bunu bana, kızına yapmamış olmasını diledim.

Adam oturduğu yerden kalkarak karşıma geçti ve elini uzattı."merahaba Zeren, ben Kemal memnun oldum"dedi.

Gözlerimi adama değdirmedim bile zira şuan sırıtarak bir yanında ki çantaya -ki eminim içinde para vardır- bir de bana bakıyordu babam.

Hiç mi gözünde değerim yoktu? Hiç mi sevmemişti beni? Oysa ben onun bir dediğini iki etmemeye çalışmıştım.

Gözümden akan tek damla yaşı silerek,"istemiyorum"dedim kesin bir dille.

Yarın Zahir gelecekti, beni göremeyince çok üzülürdü. Onun üzülmesine dayanamazdım. Hem ben ondan başkasını hayal etmedim ki...

"Sana fikrini sormadım!"dedi babam hiddetle. Beni mal gibi satıyordu. Duygularım ve düşüncelerim umrunda bile değildi.

Sahi beni kızı olarak hiç görmüş müydü?

"Eşyalarını hazırla gidiyorsun"dedi beni parçaladığından habersiz.

İstemiyordum. Bir gün daha, bir günüm daha olsa Zahir beni vermezdi. Keşke şimdi gelse 'onu kimse benden alamaz' dese dünyalar benim olurdu.

"Baba yapma"dedim sesimdeki çaresizlik ile. Anlasın istedim, bir kere de beni düşünsün istedim.

"Eşyaya gerek yok"diyerek kolumdan tutan kemal denen adam ile bir an afalladım.

Onu istemeyen birini zorla götürecek kadar alçak biri miydi?

Kolumu çekmeye çalıştım ama o kadar sıkı tutuyordu ki mümkün değildi.

"Bırak!"dedim sinirle.

Beni takmadan,"hadi iyi akşamlar"diyerek beni kapıya doğru çekiştirmeye başladı.

Onun beni çekiştirmesine karşılık bir umut babama baktım ama o bana bakmıyordu.

Son bir umut babama elimi uzatarak,"baba yardım et, nolur beni verme"dedim gözümden akan yaşlarla.

Dinlemedi.

Hatta bana kulaklarını kapatıp sağır oldu. Bunu gerçek anlamda yapmasa da davranışları öyleydi.

Artık ondan umudumu tamamen kestiğim de bir umut akşam vakti mahalledeki insanlar sesimi duyar diye,"yardım edin!"diye bağırdım.

Kemal arkasını dönerek,"bağırma!"diye adeta tısladı dişlerinin arasında.

Dinlemedim.

"yardım edin kimse yok mu!?"diye bağırdım.

Karşıdan gelen sılayı görmem ile çölde su bulmuş gibi sevindim." Sıla yardım et!"diye bağırdım.

Ellerini ceplerinden çıkartarak çatılı kaşlarını bana çevirdi.

"Noluyor burda?"demesine kalmadan beni zorla kapının önünde duran siyah arabaya bindirdi.

Camlara vurup kapıyı açmaya çalışsam da hazırda bekleyenle şoför ile mümkün olmadı.

Sıla benim olduğum tarafa gelerek kapıyı açmaya çalıştı ama olmadı." Korkma Zeren"dedi ama o benden daha çok korkuyordu.

Kurtulamayacağımı anlayınca buruk bir şekilde gülümsedim sılaya.

"Zahire onu çok sevdiğimi söyle"dedim son kez.

Başını iki yana sallayarak gözünden akan yaşları sildi.

Araba hareket ederek hızla ordan uzaklaştı. Arkamı döndüğüm de babama hesap soran sıla vardı bir tek.

Sessiz hıçkırıklar ile ağlarken aklımda bir tek Zahir vardı.

Umarım yokluğum da çabuk toparlanır, benden nefret etmezdi.

Önde konuşan iki adamın konuştuklarına odaklanamayacak kadar kendimde değildim.

Deli gibi ağlıyordum.

Kemal denen adam dayanamayacak olacak ki,"yeter ağlama artık, yol uzun seni mi çekeceğiz!"diye azarladı.

Beni burdan uzağa mı götürüyorlardı?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.