Zahir Akmeriç
Sabah gözlerimi araladığımda biraz da olsa uyuya bildiğime sevindim.
Hızla yataktan kalkarak banyoya girdim. Kısa bir duş alarak dolabımdan siyah bir takım giydim ve gömleğimin ilk iki düğmesini açtım.
Ona uygun da bir saat taktım.
Komidinin üzerinde duran telefonumu ve arabamın anahtarımı alarak odadan çıktım.
Sabah kahfaltı etmediğim için şirkete gitmek için evin dış kapısını açarak evden çıktım.
Kapıya çıkmam ile kapının kenarına çökmüş ve ellerini bacaklarına sarark kafasını gömmüş uyuyan zereni görmem bir oldu.
Şaşırdım. Tüm gece burda mıydı? Hem de yağmurun altında.
Sıkıntıyla nefes vererek yüzümü sıvazladım.
Üstünde de incecik elbisesi vardı kesin hasta olacaktı.
Ah oğlum zahir dün kızı kovmasaydın o da burda beklemezdi.
Yanına çökerek,"Zeren"diye seslendim uyanması için.
Ses gelmeyince,"Zeren uyan"diye bir kez daha seslendim.
Yine tık yok.
Koluna dokunarak,"Zeren uyan-"diyecektim ki kolunun ateş gibi yanmasıyla kaşlarımı çattım.
"Zeren uyan"
Kalkmadığını görünce hızla kucağıma alarak ayağa kalktım.
Evin kapısını açarak merdivenlerden yukarı çıktım ve kendi odama getirerek banyoya girdim.
Ateşinin acilen düşmesi gerekiyordu. Ayaklarını yere indirerek belinden destek verdim düşmemesi için.
Soğuk suyu açarak başımızdan aşağı akmasına izin verdim.
Zeren gözlerini biraz olsun aralayarak olumsuz mırıltılar çıkardı ama umursamadım. Ateşinin düşmesi gerekiyordu.
Sudan kaçmak için göğüsüme sokulunca tebessüm ettim.
"Güzelim ateşinin düşmesi gerekiyor"dedim ikna etmek için.
Cevam vermek yerine,"yoruldum"dedi mırıltıyla.
Biraz daha suda kalınca suyu kapatarak askıdan aldığım havluya onu sardım. Klozetin üzerine oturtarak dolabıma yöneldim.
İçinden ona uyabilecek eşofman altı ve tişört alarak banyoya girdim.
Zeren gözleri kapalı şekilde bekliyordu. Yanına çökerek,"kıyafet getirdim sana. Giyebilecek misin?"diye sordum.
Gözlerini aralayarak başını olumlu anlamda salladı. "Giyindiğinde bana seslen"diyerek banyodan çıktım.
Dolabıma yönelerek bende hızlı şekilde üstüme rahat kıyafetler giydim.
Banyonun kapısından ses gelmeyince içeri seslenerek,"giyindim mi?"diye sordum.
Ses gelmeyince kapıyı yavaşça açarak girdim. Zerya üstünü giyinmiş gözleri kapalı bekliyordu klozetin üstünde.
Yanına giderek kucağıma aldım ve yatağa getirerek yatırdım.
Aşağıdan sirkeli su alarak içinde temiz bir havluyu ıslatarak zerenin anlına koydum.
"Üşüyorum"dese de üzerini örtmedim.
Doktoru arayarak gelmesi için çağırdım. Bir kaç dakika sonra doktor gelip zereni muayene etti ve ilaç yazarak gitti.
Onun ateşinin düşmesi ile bende mutfağa inerek mercimek çorbası yaptım.
Bir kaseye koydum ve onu da tepsiye koyarak yukarı götürdüm.
Elimdeki tepsiyi komidine koyarak zerenin yanına oturdum.
"Yapmayın"diye sayıklamaya başladı." Burası çok karanlık "
Dedikleri ile kaşlarım çatıldı. Kim ne yapmıştı ki ona.
"Zeren uyan"
Gözlerini hafif aralsa da kendinde değildi. Belinden tutarak doğrulamasını sağladım.
"Ben suçsuzum"diyerek konuşmaya başladı.
Elime tepsiyi alarak çorbadan bir kaşık aldım ve üfleyerek ona uzattım.
İlk başta istemese de çorbanın yarısını içirerek tekrar uyuttum.