İçeriğe geç

Zoraki yemin

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Zoraki yemin

Bölüm 3

1.çaresizlik

Miraç'ın kahvesi bittikten sonra herkes aralarında sohbete devam etti. Uzun sürmeden miraç'ın dedesi yüzükleri taktı. Dualar, nasihatlar verildi. Fotoğraflar çekildi. Artık özgür değildim. Ve sağıma döndüğümde miraç'ta benim gibi bu durumdan rahatsızdı. Ama kimse benim ne çektiğimi, ne hissettiğimi anlayamacaktı. Anlayamazdıda. Neyse, herkes gittikten sonra yukarı odama çıktım ve ilk saçımı açtım sonra da üstümü çıkardım topuklu ayakkabıları da çıkardıktan sonra sadece iç çamaşırı ile duruyordum. Ve hemen pijama giyip makyajımıda sildim. Allah'tan öyle aman aman makyaj yapmadım. Evet istemediğim bir evlilik ama bu kendime özen göstermeyeceğim anlamına gelmez. Işığı kapatıp yatağa girdim telefona saatlerdir bakmıyordum. Baktığımda yabancı numaradan mesaj vardı.

0555*: yarın saat 1 gibi hazırlan düğün ve kına için gelinlik bakmaya gidicez.

Miraç diye kaydettim.

Siz:tamam

Miraç:iyi geceler

Siz:iyi geceler

Yazdım ve whatsapp tan çıktım. Çıktıktan sonra instagram da biraz takılıp uyudum. Yarın için dinç olmam lazımdı. Ve düğün haftaya yapılacaktı ama bir kaç gün daha erkene almak istedi babam gil. Yani neyin acelesi bu at kovalıyor sanki peşlerinden.

YARIN

saat 9 gibi uyanıp lavaboya gidip ihtiyaçlarımı, bakımlarımı yaptıktan sonra miraç'ın yazdığını gördüm.

Miraç:günaydın

Siz:günaydın da hergün böyle mi olucaz? Gören sanar birbirimizi seviyoruz

Miraç: alış bence bu mesajlara çünkü ben kendimi alıştırıyorum sana da öneririm.

Siz:git işine gerekmedikçe yazma.

Sinirle telefonu yatağa attım. Ve saçlarımı elimle geriye attım. Dolaba doğru gidip üstüme beyaz bir tişört altıma da siyah pantolon giydim. Giyindikten sonra da hafif bir makyaj yapıp saate baktım. Zaten saat 11'e geliyordu. Biraz geç hazırlanan biri olduğum için heryere de geç kalan kişiydim. Telefonumu alıp aşağı indim herkes zaten erken bir saatte kahvaltı yapıyordu ama ben hep ayrı yapıyordum. Ve kendi kahvaltımı kafama göre hazırlıyordum. Bir kase alıp içine kahvaltılık gevrek ve süt koyup yedim. Ve yerken de telefonda takılıyordum. Kaseyi makineye koyup oturmuşken miraç mesaj atmıştı.

Miraç:hazır mısın?

Siz:evet

Dedim ve saate baktığımda saat 12.30 olmuştu bile zaman çok hızlı akıp geçiyor. Ayakkabılarımı giyip çıktıktan sonra bizim konağın kapısında miraç'ı görmem ile o gülen yüzüm anında soldu. Yanına gidip "negatif enerji salmaktan başka birşey yapmıyorsun" dedim arabayı binerken. "Seninde benden farkın yok sen direkt enerjiyi sömürüyorsun" dedi ve arabayı çalıştırıp gelinlikçiye gittik. Arabayı durdurup indik. Mağazaya girip öylece bakınırken miraç'a dönüp, "annen neden gelmedi?", " neden gelsin ben sana yetmiyor muyum? " dedi telefonuna bakarak. Gözlerimi devirip önüme döndüm ve gözüme ilk girdiğimde dikkatimi çeken gelinliğe doğru ilerledim. Baya güzeldi ama bu gelinliği istemediğim, sevmediğim biri için harcayamazdım. "Beğendiysen al yakışır bence " miraçın ne ara arkamda olduğunu anlamadığım için ödüm koptu. "Ne diye aniden geliyorsun iyi misin? " dedim şaşkınca. "Hem bu gelinlik istemediğim biri için çok şık yani sana değmez. Sevdiğim biri olsaydı değerdi yada severek evlendiğim biri için. " dedim son cümlemi bastırarak. Miraç'a baktığımda çene kasları baya bir gerilmişti. Onun yanından ayrılıp başka bir gelinliğe doğru gidip



Göğüs kısmı hafif dekolte kolalrı açık ve göğüs kısmından bel kısmına kadar taşlıydo ve emeklere kadar taşları azalıyordu çok güzeldi denemek için birini çağırdım.

30 DAKİKA SONRA

denediğim gelinliği alıp çıktık. Ve miraç o son dediğim şeyden sonra baya bir gergindi gergin olsun bir zahmet. Ne bekliyordu yani gidip o güzelim gelinliği ona mı feda edecektim. Evet bu aldığım gelinlikte güzel ama yine de bana değecek. Ve evet bu evlilik ikimiz içinde zarar ama bu benim herşeyi istemediğim şekilde olucak değil ya. Miraç yol boyunca hiç konuşmamıştı konuşmasın bir zahmette neyse. Konağa bırakıp gitmişti bende konağa girip kimseyle konuşmayıp gelinliğim ve kınalığım ile odama çıktım kınalığımı da aynı modelden almıştım. Tek farkı o daha çok taşlıydı ve bordoydu. Ben genel olarak abartı sevmeyen ve kendime yakıştırmasamda miraç bana abartının baya yakıştığını söylemişti. Saat 17.50'ydi ve acıktığım için gidip kendime birşeyler hazırlayıp yedim sonra da odama çıkıp dizi izleyip yattım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.