İçeriğe geç

Zoraki yemin

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Zoraki yemin

Bölüm 2

2. Suskun

Akşama kadar herkes arı gibi çalışıyordu. Abim de miraç ağanın kardeşi burçin ile abimin önceden kaldığı eve gittiler. Zaten gitseler iyi olurdu çünkü her onları gördüğümde doğal olarak çıldırıyordum. Saat 18.10 'du ve yarım saate geleceklerdir. İstemeye istemeye, ağlaya ağlaya hazırlandım. Üstüme annemin çıkardığı bordo elbiseyi altına da krem topuklu giydim. Makyaj masama oturup 1 günde solan beri benzi atan yüzüme baktım. Gerçekten de solmuştum. Keşke elimden bişi gelse, abim gil bu evlilikten vazgeçse herşey düzelecekti. Ama artık herşey için çok geç. Ben masama oturmuş sadece bir maskara bir allık birde gloss sürüp kalktım. Ve saçlarım küt omzuma değiyordu saçlarımı uzatmayı hiç sevmiyorum sevenleri de anlamıyorum. Saçlarımı tarayıp iki yandan alıp küçük tutamlar ile arkadan topladım. Önden perçemlerim vardı o yüzden özensiz olsa da özenli duruyordu. "Deniz kız hazırsın? " diyerek annem girdi ve beni baştan aşağı süzerek "gı sen biraz özen bişi yap kız sen nere gidisen biliyon? Ama bilicen bilmek zorundasın. " dedi tüm kelimelerini bastıra bastıra. Sonra odaya babam girdi "hayde artık çıkın" dedi ve annemi alıp gittiler. Ve saat 18.40 artık herşey eskisi gibi olmayacaktı. Artık eski deniz olmayacaktı, olamayacaktı..

İSTEME MERASİMİ

saat 19.00 gösteriyordu. Yani şimdi gelirlerdi mutfakta oturmuş hazırlık için gelen hizmetler ile mutfaktaydım. Onlar tatlıları hazırlarken ben sadece sandalyede oturuyordum.

Beklerken zil sesi ile ayağa kalktım istemeye istemeye. Annem mutfağa girip, "e hayde ne beklirsen? Haydee" dedi ve beni kapının oraya kadar sürükledi.

Ağzımı yine açmadım zaten ne yapabilirim ki? Konuşsam ne olucak vazmıgeçicekler? Kapıyı açtım direkt. İlk baya yaşlı bir kadın girdi bastonu ile.

Sonra da içeri baya cüsseli dedeleri olduğunu düşündüğüm kişi girdi. Girdikten sonra da elinde çikolata ve çiçek ile miraç ağa vardı o da baya cüsseli ve 1.90 boylarında olduğu kesin biriydi. Ve eminimki öyleydi de. Bana bakıp elime verdi çikolata ve çiçeği ondan sonra annesi olduğunu belli eden kadın girdi. "Biz birde bunlarla uğraşıyoruz. " dedi bana iğrenerek bakarak. Ondan sonra da babası girdi miraç ağanın ve girdikten sonra da bir kaç genç ve kadın girdi. Herkes girdikten sonra kapıyı kapatıp eşyaları mutfağa koyup salona geçtim. Miraç ağa ile beni yan yana oturttular. Yanında öyle aman aman kısa durmuyordum çünkü bende 1.70 boylarında olduğum için hiç ama hiç sırıtmıyordum. Ve şöyle bişi yapmılardı isteme, söz ve nişan hepsi bir arada olucaktı. Bende hiç sesimi çıkarmadım. Çıkarsam da ne olucaktı ki ne yapabilirim ki? Ve o korktuğum an gelmişti. Yaşlı olan adam konuştu "gelme sebebimiz ziyaretimiz belli, olan olaylarda belli." dedi ve yutkunarak bir bana birde miraç'a baktı. Sonra önüne dönerek, "uzatmayalım, Allah’ın emri, Peygamber’in kavliyle kızınız deniz'i oğlumuz miraç'a istiyoruz.” dedi bu bir cümle ile benim hayatımın mahbolmasının başlangıcıydı. Babam da hemen dünden meraklı bir şekilde "verdik gitti. " dedi gerçekten içtenlik ile. Annem de babamda halimden, hallerinden gayet memnundu. Annem bana dönerek kaşlarını oynattı ve mutfağa gitti. Bende ardından mutfağa girdim. Anında bana dönüp, "kız ne o öyle suratsız suratsız oturmalar, konuşmamak? " dedi bende anında "ne yapim anne? Söyle napim. Sevmediğim biri ile evlendirmeye çalışıyorsunuz sanki ben istedim bu evliliği gelmiş bana suratsız olma, şöyle yapma böyle yapma anne napim söyle napim?" dedim dolan gözlerim ile. Annem tezgahın üzerinde hazır olan kahve tepsisini verip "Napcan biliyon gitcen bu kahveyi ilerde evlenip koynuna gircen kocana götürecen, anladın? Hade yürü. " dedi ve önden ilerledi. Bende burnumu çekip mutfaktan çıktım. Kahve tepsisini miraç'a doğru uzattım. Aldı bende tepsiyi başka bir sehpaya koydum yerime oturdum. Herkes asla samimi olmadığı 10 kilometre öteden belli olan sohbete başladı. Bende can sıkıntısından ve bu durumdan dert yanıyordum. "Ellerine sağlık. " dedi miraç bana doğru hafif eğilerek. "Afiyet olsun. " dedim sandalyemi biraz uzak tutarak biraz yaklaşsam adam ile burun buruna gelicektim. Kahvenin içine hiçbirşey koymamıştım bilerek ne bal nede tuz. Zaten neden koyim ki sevdiğim ile mi evleniyorum?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.