İçeriğe geç

Zoraki Nikah

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Zoraki Nikah

Bölüm 3

3. Bölüm — Geçmişin Gölgesi

“Senin doğduğun geceyle ilgili olanı…”

Babamın sözleri kulaklarımda yankılanırken olduğum yerde kaldım.

“Ne demek istiyorsun baba?”

Babam gözlerini kaçırdı. Annem hemen yanına geldi ve kolunu tuttu.

“Murat, artık söylemelisin. Daha ne kadar saklayacaksın?”

Babam derin bir nefes aldı.

“Defne, eve gidelim. Her şeyi anlatacağım.”

“Hayır!” dedim. “Yeterince şey sakladınız benden. Şimdi burada anlatacaksın.”

Karahan ailesinin malikanesindeki herkes bize bakıyordu. Karan birkaç adım ötede durmuş, sessizce konuşmamızı dinliyordu.

Babam sonunda konuşmaya başladı.

“Sen doğduğunda ailenin durumu çok kötüydü. İşlerimizi kaybetmiştik. O sırada Selim Karahan bana yardım etti. Bize para verdi, borçlarımızı kapatmamızı sağladı.”

Kaşlarımı çattım.

“Bunun benimle ne ilgisi var?”

“Yardımının karşılığında bir söz verdim. İki aile arasında bir bağ kurulacağını söyledim. Ancak o zamanlar bunun bir gün senin evliliğinle sonuçlanacağını düşünmemiştim.”

Gözlerim doldu.

“Yani ben daha doğduğum gün mü bir anlaşmanın parçası oldum?”

Babam cevap veremedi.

Bu sessizlik, söyleyebileceği her şeyden daha acıydı.

“Beni bir borç karşılığında mı büyüttünüz?”

“Hayır, kızım!” Annem hemen yanıma geldi. “Seni dünyadaki her şeyden çok seviyoruz.”

“Öyleyse neden benim yerime karar verdiniz?”

Annem ağlamaya başladı.

Ona sarılmak istiyordum ama içimdeki kırgınlık buna izin vermiyordu.

Tam o sırada Karan'ın sesi duyuldu.

“Babamın anlattığı her şey bu kadar mı?”

Selim Bey oğluna döndü.

“Karan, şimdi sırası değil.”

“Bence tam sırası. Ben de bu anlaşmanın neden yapıldığını bilmek istiyorum.”

Karan'ın sesi öfkeli değildi. Daha çok, kendisinden yıllardır bir şeyler saklandığını yeni fark etmiş birinin sesiydi.

Babası bir süre sessiz kaldı.

“Yarın konuşacağız.”

Karan başını iki yana salladı.

“Hayır. Yıllardır herkes kendi bildiğini yapmış. Artık yeter.”

Ardından bana baktı.

“Defne, istersen seni evine bıraktırabilirim.”

Ona şaşkınlıkla baktım. Birkaç saat önce karşısında dururken bile sinirlendiğim adam, şimdi ilk kez bana bir seçenek sunuyordu.

“Gerek yok. Ağabeyimle giderim.”

Emir hemen yanıma geldi.

“Ben hazırım.”

Kapıya yöneldik. Tam çıkacakken Karan arkamdan seslendi.

“Defne.”

Dönüp ona baktım.

“Bu anlaşmanın arkasında başka bir şey olduğuna inanıyorum. Öğrenene kadar pes etmeyeceğim.”

Kollarımı göğsümde birleştirdim.

“Güzel. Çünkü ben de etmeyeceğim.”

Yılmaz Ailesinin Evi

Eve döndüğümüzde Elif salonda bizi bekliyordu. Beni görür görmez ayağa kalktı.

“Abla, ne oldu? Her şey yolunda mı?”

Ona sarıldım.

“Keşke sana güzel bir şey söyleyebilseydim.”

Emir kapıyı kapatıp babama döndü.

“Artık her şeyi anlatacaksın.”

Babam yorgun bir şekilde koltuğa oturdu.

“Yıllar önce Karahan ailesinden yardım aldım. İşlerim batmak üzereydi. Selim Bey bana para verdi ve bir gün ailelerimizin birbirine destek olacağına dair söz aldı.”

Emir kaşlarını çattı.

“Peki, bunun Defne'nin evliliğiyle ne ilgisi var?”

Babam ellerini birbirine kenetledi.

“Yıllar içinde borçlar yeniden büyüdü. Selim Bey bu anlaşmanın artık tamamlanmasını istiyor.”

“Ve sen de kızını bunun karşılığında evlendirmeyi kabul ettin!” diye bağırdı Emir.

“Başka çarem kalmadığını düşündüm.”

Emir öfkeyle başını salladı.

“Her zaman bir çare vardır, baba. Ama sen kardeşimin hayatını bir anlaşmanın içine koydun.”

Araya girdim.

“Peki, doğduğum gece ne oldu? Neden özellikle ondan bahsettin?”

Babam yüzüme baktı. Uzun süre konuşamadı.

Sonra cebinden eski, sararmış bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta annem hastane yatağında yatıyordu. Kucağında yeni doğmuş bir bebek vardı. Yanlarında ise Selim Karahan duruyordu.

Fotoğrafı elime aldım.

“Bu ne?”

“Senin doğduğun gün çekildi.”

Şaşkınlıkla fotoğrafa baktım.

“Selim Karahan neden hastanedeydi?”

Babam gözlerini kapattı.

“Çünkü o gece hayatımızda büyük bir değişiklik oldu.”

“Ne değişikliği?”

Babam cevap vermeden önce anneme baktı. Annem yavaşça başını salladı.

“Defne,” dedi babam, “sana anlatmam gereken bir şey daha var. Ama bunu öğrendiğinde bize eskisi gibi bakamayabilirsin.”

Fotoğrafı daha sıkı tuttum.

“Artık hiçbir şey eskisi gibi değil zaten.”

Babam konuşmak üzereydi ki telefonunun çalmasıyla sustu.

Ekrana baktığında yüzündeki renk tamamen çekildi.

Arayan kişi Selim Karahan'dı.

Babam telefonu açtı.

“Efendim?”

Karşı taraftan gelen sesi duyamıyordum ama babamın yüzündeki ifade değişiyordu.

“Hayır… Ona henüz söylemedim.”

Bir sessizlik oldu.

“Anlıyorum.”

Telefon kapandığında babam başını ellerinin arasına aldı.

Emir sabırsızlıkla sordu:

“Ne dedi?”

Babam yavaşça başını kaldırdı.

“Yarın akşam Karahan malikanesine tekrar gideceğiz. Selim Bey bütün gerçeği orada açıklayacağını söyledi.”

“Peki, ya açıklamazsa?” diye sordum.

Babam gözlerimin içine baktı.

“Bu kez ben anlatacağım.”

Karahan Malikanesi

Aynı gece Karan odasında pencerenin önünde duruyordu. Şehrin ışıklarına bakıyor ama hiçbirini görmüyordu.

Kapı çalındı.

“Gir.”

İçeri kız kardeşi Duru girdi.

“Abim, konuşabilir miyiz?”

Karan arkasını döndü.

“Ne oldu?”

Duru bir süre tereddüt etti.

“Bugün Defne'yi gördüm. Bence o da bizim kadar korkmuş durumda.”

Karan kaşlarını çattı.

“Bunu biliyorum.”

“Öyleyse neden hâlâ ona bu kadar sert davranıyorsun?”

Karan cevap vermedi.

Duru yanına geldi.

“Bazen insan korktuğunu belli etmemek için daha da sertleşir.”

Karan kardeşine baktı.

“Bana psikologluk yapmayı bırak.”

Duru gülümsedi.

“Tamam. Ama bence Defne düşündüğünden daha güçlü biri.”

Duru odadan çıktıktan sonra Karan masasının üzerindeki dosyayı fark etti. Babasının sekreteri dosyayı akşam bırakmıştı. Üzerinde tek bir isim yazıyordu:

DEFNE YILMAZ

Dosyayı açtı. İçinde eski belgeler ve birkaç fotoğraf vardı.

İlk sayfayı okuduğunda yüzündeki ifade değişti.

Belgenin altında babasının imzası vardı. Tarih ise Defne'nin doğduğu güne aitti.

Karan sayfayı yeniden okudu.

Sonra bir sonraki belgeye geçti.

Dudaklarının arasından tek bir cümle çıktı.

“Baba… Sen ne yaptın?”

Tam o sırada telefonuna babasından bir mesaj geldi:

Yarın akşam her şeyi öğreneceksin. Ama öğrendiklerinden sonra bu evlilikten vazgeçmek o kadar kolay olmayacak.

Karan telefonu masaya bıraktı.

İlk kez, bu evliliğin yalnızca iki aileyi bir araya getirmek için yapılmadığından emindi.

Ve ertesi akşam öğreneceği gerçek, Defne'ye bakışını sonsuza dek değiştirebilirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.