Zoltan: Arkadaşlar planlama yapmalıyız.
Haklısın. Gördüğünüz üzere bir haritam var. Burda şehrin neresinde ne olduğu yazıyor. Ama önce aramızda seçim yapmalıyız.
Clara: ne Seçimi?
Öncü seçmeliyiz. Birimiz bu ekibi yönetmek zorunda. Şimdi aday olmak isteyen elini kaldırsın.
**Kimse kaldırmaz**
Zoltan: önümüz sen ol.
Clara: Bence de.
Zaldan: Ben oyu zoltana veriyorum.
Çoğunluk beni Seçti. Bu yüzden öncünüz benim.
Herşeye en başta baslayalim. Bu virüs nasil oldu?
Zoltan: Bilim insanları yüzünden!
Peki bundan kurtulmanın bı yolu yokmu? İlaç falan?
Clara: yok. Dnadan dnaya bulaşıyor ve öldürüyor ama ölmüyorsun.
Peki. Zaldan, sen nasıl zoltanla beraber aynı lavaboda kaldın?
Zaldan: ben marketteydim. Yemegimi alip yedim sonra ise lavaboya gittim. Nolduysa ondan sonra oldu. Tuvallette bir kız daha vardı ama isirilmişti.
Bende dışarıya attım. Şans eseri zoltanda tuvaletten çıkmıştı. Az kalsın Isırılıyordu. Oda hemen ittirdi kızı. Kız orda kafasıni vurup öldü. Zoltanda aynı tuvalette kaldık.
Anladım.
Zoltan: bilerek öldürmedim. Bana saldiracakti bende onu ittirdim.
Anlıyorum. Erzak sorununuz olacak. Yemek yiyip planlamayı sonra yaparız.
Zaldan: bence de ama birini tanımıyoruz. Senin taşıdığın kız kim?
Adını bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey kızı kurtarmak için kendini feda etmesi. Neyse ne. Bugünlük tek istediğim yarını görebilmek. Herkez bi yere yatsın ve yarın için kendini dinlendirsin.
Aradan yaklaşık 11 Saat geçer...
Zaldan: Uyanın millet.
Zoltan: beş dakika daha...
Clara: Günaydin Millet!
**Uyanır** günaydın millet..
Sophia: Günaydın.
Uyanmışsın?
Sophia: Ah evet.
Adın ne?
Adım Sophia.
Memnun oldum Sophia. Dün akşam öncü seçimi yaptık ama sen yoktun. 2 kişi bana 1 kişi ise zoltan'a oy verdi. Sen kime oy vereceksin?
Sophia: Beni kurtardın, bu yüzden oyum sana.
Teşekkürler. Şuanda bacağın nasıl?
Sophia: düne nazaran daha iyi. Sana ne kadar teşekkür etsem azdır.
Teşekküre gerek yok.
Zaldan: Herkes içeriye toplansın.
Hadi gel içeriye.
Sophia: tamam.
Zoltan: evet. Şimdi görev dağılımı yapmalıyız.
Burda öncü benim ve benim dediklerimi uyulacak.
Zoltan: şuanda kimse öncü değil. Sophia hala oyunu söylemedi.
Sophia: oyum buna.
Bu oyla birlikte toplamda 3 oyum oldu. Artık öncünuz benim.
Zoltan: peki.
Evde erzak yok ve açız. Dışarı çıkmak zorundayız.
Zaldan: Dışarı çıkmak istemiyorum.
Şuanda dışarı çıkmazsak açlıktan ölebiliriz.
Zaldan: Haklısın ama.. anlarsin ya.
Zaldan söylemek istediğin birşey mi var?
Zaldan: Claranin bir bebeği var. Onu dışarı götürmeyiz. Özellikle de Ağlarsa kimse bizi kurtaramaz.
Clara: Doğru söylüyor ama bebeğime bez yemek lazım.
Zoltan: bence ben, öncü ve Zaldanla birlikte dışarı çıkalım. Karım ise bebeğiyle burda kalsın.
Sophia: Ya ben?
Dışarı çıkmak zorunda değilsin. En azından bacağın iyileşene kadar.
Sophia: Benim durumum iyi. Gerçekten.
Sana Güveniyorum Ama...
Sophia: Bende geleceğim o kadar!
Peki. Benle birlikte toplamda 4 kişiyle dışarı çıkacağız. Herkes evde sopa mopa birşeyler bulsun. Bu evde çok kalmak istemiyorum.
Zoltan,Sophia, Zaldan: Anlaşıldı!
10 dakika sonra...
Zoltan: ben sandalye buldum. Belkide kirarsak sopalar yaparız.
Sophia: bir bicak buldum. Ayrıca bir tanede sopa.
Zaldan: Bir tane bıçak buldum.
Bende bir tane sopa var. Nereye gitmeliyiz sizce?
Sophia: AVM ye. Kocam yaşıyor olabilir.
Zaldan: Açikcasi bir markete gitmek daha iyi olurdu. Kocan için binlerce zombinin içine giremem .
Zoltan: Zaldan doğru söylüyor. Markete gidip yemek içecek toplamamiz daha iyi olur.
O halde markete gidelim.
Sophia: Ya kocam ne olacak!? Belki yaşiyor ve bizim yardımınızı bekliyor?
Once markete girelim, sonra AVMye gideriz.
Sophia: Ama.
Konuşacak zaman yok. Hadi millet. Clara, sakın dışarı çıkma ve bebeğini sessiz tut.
Clara: anlaşıldı.
**Dişariya çıkarlar**
Zoltan ile Zelda, siz arkamizdan geleceksiniz. Ben ve Sophia ise zombileri kendimize çekeceğiz. Siz marketi yagmalamaya giderken bizde zombileri uzaklastiracagiz. En sonda ise yaklaşık 15 dakika sonra markete geliceğiz.
Zoltan: Peki ya markete gelemezseniz?
Geliceğiz. 15 dakika gekemezsek Hemen eve koşun ve saklanın.
Zaldan: anlaşıldı. **Zoltan ile markete girerler**
Sophia, onlara yalan söyledim. Senin için. AVM ye gidip kocani bulmak zorundayız.
Sophia: Ne? Onlara benim için yalan mı söyledin?
Hadi, konuşacak zaman yok. Hızlıca AVM ye girip güvenlik kameralarına gidelim.
Sophia: bu. İyiliğini unutmayacağım.
**Koşarak AVM ye girerler**
Sence güvenlik odası nardedir?
Sophia: bilmiyorum. Neden en üst kata çıkıp bakmıyoruz?
En üst katta çok fazla zombi var. Orda ölebiliriz. Kameralardan kocanın orda olup olmadığına bakacağız.
Sophia: Ben bilmiyorum.
Şimdi sessiz olmak zorundayız.
Sophia: Aslında neden acil durumdan gidip bakmıyoruz?
Doğru söylüyorsun. Acil durum giriş kattaydı. Oraya gidelim. Ama sakın koşma ve sessiz yürü.
Sophia: Tamam.
O Sırada Zoltan ve Zaldan..
Zoltan: Sence markette zombilerden varmıdır?
Zaldan: Kapısı kapalı değilse vardır.
Zoltan: Sana bir soru soracağım. Neden oyunu bana verdin?
Zaldan: Açıkçası suçlu gibi hissediyorum. Sana o zombiyi atmamam gerekiyordu.
Zoltan: Bence suçlu sen değilsin. Lavaboya giden kadın suçluydu.
Zaldan: Ben bilmiyorum. Ama şunu söylemek istiyorum ki Clara güçlü bir kadın değil.
Zoltan: Doğru söylüyorsun ama bir bebeğimiz var. Onun annesi o ve ona bakmak zorundayım.
Zaldan: Haklısın.
Zoltan: markete geldik. Sadece dikkatli ol ve içeride zombi görürsen direk öldür.
Zaldan: tamam. Sende o sırada ne bulursan çantaya koy.
Zoltan: Anlaşıldı.
Sophia ile Ben e dönelim.
Sophia: Kocam şu odada kalıyordu. Belki oraya kaçmıştır?
Orda olacağina pek emin değilim.
Sophia: Nedenmiş?
Baksana, zombiler var ve kapı Açık.
Sophia: Ama belki yaşıyordur?
Sophia beni dinle. Ben oraya gidip bakacağım. Eğerki orada değilse hemen gelip markete döneceğiz. Tamam mı?
Sophia: Peki..
**Sessizce ilerler** bir zombi! Geber bakalım! **Sopayla karnına vurur ve zombi yere düşer**
Geber! **Kafasına ayağıyla vurur**
İçeriye doğru gitmeliyim.
**İçeri girer** Aman tanrım.. Sophia... Kocan. **Acil duruma geri gider**
Sophia: Ne oldu ne gördün??
Birkac zombinin kocanın bağırsaklarını yediğini gördüm..
Sophia: NEE!? olamaz! **ÇOK GÜRÜLTÜ ŞEKİLDE BAĞİRİR** OLAMAAZ!
sophia hemen gitmeliyiz.
Sophia: Hayır! Bir yere gitmeyeceğiz! Gidersen öldürürüm seni!
Sophia, seni anlıyorum. Ama gitmek zorundayiz. Bağirdiğin için zombiler gelebilir!!!
Sophia: Ben burda kalacağım!
**Bağirmanin etkisiyle kocasının bağırsaklarıni yiyen zombiler acil duruma doğru geliyordur**
Bak! Elindekini bırak ve hemen eve dönelim! Ölmek istemiyoruz!
Sophia: Ben Gitmeyeceğim.
Bana başka bir çagre bırakmadin **sopasıyla sophia'nin ayaklarına vurar ve Sophia yere düşer, sonrada bıçağı Alip Sophiayi bacaklarından ve sırtından tutup hemen kaçarlar**
Sophia: **Ağlayarak** Lütfen bırak beni! Kocam yaşıyor! Biliyorum!
Evde istediğin kadar ağla ama şuanda kaçmak zorundayız. Sonra teşekkürünü edersin.
**Arkalarından zombiler geliyordur**
Zaldan: buldun mu birşeyler?
Zoltan: Yeterince fazla yemek içecek bez buldum. Hadi gidelim. 15 dakika doldu.
**Dışarı çıkarlar**
Zoltan: Şuraya bak!
Zaldan: Aman tanrım! Hemen eve koşalım!
Zoltanla zaldan! Eve koşun ve Clarayida çağırın. Bu zombileri tek başıma avlayamam. Sopa mopa birşeyler getirin!
Zaldan: Ben Clarayi Çağırırım. Sen bize sopa bul yeter!
Sophia, bize yardım etmek zorundasın!
Sophia: Ben.. Bilmiyorum. Sadece şuanda evde kalmak istiyorum.
Kocan Korkak bir kaltak gibi saklandığını görse sana ne derdi?!
Sophia: Haklısın. Peki o zaman! Savaşacağız!
Clara: Orda kaç tane zombi var öyle!
Zaldan: Bence 20 tane ama unutmaki onların beyni yok, bizim var.
Clara: Savaşacağız madem. Bana birşey verin.
Zoltan: Clara, al şu sopayı ve geride dur. Arkamiz sana emanet.
Clara: ya sen ne yapacaksın?!
Zoltan: markette pala buldum. Öncüye vereceğim.
Al senin olsun zoltan! Sadece o palayi dusurmemeye çalış!
Sophia: Geliyorlar!
Bölüm 4 Devam edecek..