BÖLÜM 1
Sessiz Laboratuvar
Sabah saat yedi.
Ankara Biyogen Araştırma Merkezi’nin koridorları her zamanki gibi sessizdi.
Sessizliği bozan tek şey laboratuvarın en sonunda çalışan santrifüj cihazının düzenli uğultusuydu.
Dr. Tolga, geceyi yine laboratuvarda geçirmişti.
Masasının üzerinde yarısı içilmiş kahveler, dağınık notlar ve cam tüpler vardı.
Bilgisayar ekranında tek bir cümle yazıyordu.
“Kanser hücrelerini sağlıklı hücreye dönüştürmek mümkün mü?”
Tolga gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
“Olmak zorunda…”
Kapı çaldı.
Cevap vermedi.
Kapı ikinci kez çalındı.
“Buyurun.”
Kapı açıldı.
Beyaz önlüklü genç bir kadın içeri girdi.
Elindeki dosyayı masaya bıraktı.
“Dr. Tolga?”
“Evet.”
“Ben Dr. Nazlı. Bugünden itibaren aynı projede çalışacağız.”
Tolga dosyalarından başını bile kaldırmadı.
“Yanlış laboratuvara gelmiş olmayasınız?”
Nazlı kaşlarını kaldırdı.
“Hayır.”
“Ben tek çalışırım.”
Nazlı hafifçe gülümsedi.
“Yönetim sizin kadar romantik düşünmüyor.”
Tolga ilk kez başını kaldırdı.
“Romantiklikle ne ilgisi var?”
“Çünkü tek başına dünyayı kurtarmaya çalışan herkes biraz romantiktir.”
Tolga istemsizce kısa bir kahkaha attı.
“Demek ilk izleniminiz bu.”
“Evet.”
“Yanlış.”
Nazlı dosyayı açtı.
“Onu zaman gösterecek.”
İkisi de aynı anda bilgisayar ekranına döndü.
Masanın ortasında, özel koruma kabının içinde koyu yeşil renkli, ince kırmızı damarlarla kaplı bir bitki duruyordu.
Yaprakları normal görünüyordu.
Ta ki…
İçlerinden biri yavaşça kıpırdayana kadar.
Nazlı gözlerini bitkiye çevirdi.
“Bu gerçekten hareket etti mi?”
Tolga sakinliğini bozmadı.
“Merak etmeyin.”
“Neden?”
“Çünkü bu bitki yalnızca açken hareket eder.”
Nazlı bunun şaka olduğunu düşündü.
Tam o sırada bitkinin ince bir uzantısı cam fanusun içine bırakılmış sineği bir anda yakaladı.
Sinek, saniyeler içinde görünmez oldu.
Nazlı’nın yüzündeki gülümseme silindi.
“Bu…”
Tolga fanusa bakarak fısıldadı.
“Amazon’un derinliklerinden getirildi.”
“Kayıtlarda adı farklı.”
“Biz laboratuvarda ona başka bir isim verdik.”
“Neymiş?”
Tolga bitkiye bakmaya devam etti.
“Yutan Sarmaşık.”
Laboratuvar yeniden sessizliğe gömüldü.
İkisinin de haberi yoktu.
Cam fanusun üzerinde, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük altın renkli birkaç polen tanesi havaya karışmıştı.
Klima sessizce çalışıyordu.
Ve o polenler…
Koridorlara doğru yol almaya başlamıştı.
Devam edecek…🌿


