İçeriğe geç

Zıt kutuplar birbirini çeker

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Zıt kutuplar birbirini çeker

Bölüm 2

2. Bölüm.

2. Bölüm: Şaşkınlıkla Eylül'ün yüzüne baktım. "Neden..." dedim "Neden bunu bana daha önce söylemedin?". Eylül'ün benden böyle bir tepki beklemiyormuş gibi bir hali vardı. "Bilmem. Daha önce söylemek aklıma gelmedi." dedi. Hala üzerimdeki şaşkınlığı atamamıştım. Ama en yakın arkadaşımın Asil'in ikizi olması işime gelmişti. Asil hakkında merak ettiğim herşeyi Eylül'den öğrenebilirdim. "Neden bu kadar şaşırdın?" dedi Eylül. "Sanki Asil'i çok uzun süredir tanıyormuş gibi davranıyorsun.". Aslında bu kadar tepki vermem bana da garip gelmişti. "Ondan etkileniyorsun, hadi itiraf et." dedi. Bunu ben de bilmediğim için bir süre sessiz kaldım. Hiç aşık olmadım, ona karşı hislerimin ne olduğuna karar veremiyorum. Ancak onun yanındayken kendimi garip hissediyorum. Sinir oluyorum ama bir yandan da seviyor gibiyim. Bunları Eylül'e söyleyip söylememek arasında kaldım. Ya gidip Asil'e anlatırsa? Derin bir nefes alıp konuşmaya başladım. "Sanırım. Ama bilmiyorum. Hiç aşık olmadım. Sinir oluyorum ama bir yandan seviyor gibiyim." dedim. Eylül gülümsemeye başladı. Hayır hayır hayır! Lütfen ondan hoşlanıyor olmayayım! Annem duyarsa kızar. Ayrıca derslerimi etkiler diye de korkuyorum. "Ceylin..." dedi Eylül. "Sen aşık olmuşsun." Bir an duraksadım. Ne diyeceğimi bilemedim. "Ama, ya derslerimi etkilerse?" dedim korkuyla. Eylül ise hala gülümsüyordu. "Korkmana gerek yok, Ceylin. Normal birşey bu." dedi. Ben Asil'e nasıl davranacağımı düşünmekle meşguldüm. ~ Aradan 1 hafta kadar geçti. Sınıfta herkes yavaş yavaş yerlerini alıyordu. Dersimiz edebiyat. En sevmediğim. İstemsizce Asil'in de sınıfa gelmesini beklediğimi fark ettim. biraz sonra yanıma gelip oturdu. Ona belli etmeden izlemeye başladım. Öğretmen içeri girdi. 10 dakika sonra konuşmaya başladı. "Size bir proje ödevi veriyorum. Projenizin konusu geçen hafta okumanızı söylediğim kitabın yazarıyla alaklı. Bu projeyi ikili yapacaksınız. Herkes sıra arkadaşıyla beraber yapacak. 3 günlük süreniz var." dedi öğretmen. Yani projeyi Asil ile yapacağız. Belli etmemeye çalışsam da projeyi onunla yapacak olmak beni heyecanlandırıyordu. Asil'e döndüm. Uyukluyordu. Eminim mi proje ödevinden de haberi yoktu. Uyandırıp ona haber vermeliydim. Ama daha sonra izlemeye başladım. Uyandırmaya kıyamadım. Ben ne zaman böyle oldum ya? Şimdi başkası olsa kafasına vura vura uyandırırdım da o kişi Asildi işte... Bu ders de su gibi geçti gitti. Teneffüste test kitabımı açtım. Bu hoşlantının derslerimi etkilemesine izin veremem. Asil ise hala gitmemişti. Bir anda bana dönüp "Bu akşam bize gelebilirsin. Projeyi yaparız." dedi. Bu çocuğun yerde kulağı mı var? Uyurken nasıl duydu? "Tamam, olur. 8 gibi gelirim." dedim. Akşam deneme çözmek gibi planlarım vardı ama Asil'e hayır diyemezdim. Heyecandan parmaklarımla oynamaya başladım.Asil gittikten sonra Eylül yanıma geldi. "Bu akşam bize mi geliyorsun senn?" dedi. Daha önce onların evine gittiğim için bu akşam da zor olmaz diye düşünüyorum. "Evett. Ama maalesef, bu sefer Asil ile proje yapacağız." dedim. Üzülmüş gibi yapmacık dudak büktü. Okul çıkışı annemle beraber eve geldim. "Anne bu akşam Eylül'lere gidebilir miyim? Beraber proje yapacağız." dedim. Asil dersem izin vermezdi. Ama sonuçta yalan söylemiyorum. Konu ders olduğu için onayladı. Daha sonra odama gidip hazırlanmaya başladım. Belime uzanan kumral saçlarımı düzleştirip salık bıraktım. Üzerime beyaz bir kazak giydim. Aralık ayında olduğumuz için hava soğuktu. Altıma da kot pantolon giyip en sevdiğim kolyemi taktım. Hafif bir makyaj ve parfümle duş aldıktan sonra kapıya gittim. "Niye bu kadar süslendin? Eylül'lere gitmiyor musun?" dedi annem. Kesin yakalandım. "Bugün canım süslenmek istedi. Hem çok birşey yapmadım ki." diyerek geçiştirdim. kapıya gidip botlarımı giydim ve evden çıktım. Eylüllerin (Yani Asillerin) evi bir alt sokağımızda olduğu için yürüyerek gidiyordum. 5 dakika sonra evin kapısına geldim. Kapı açıldı. Kapıyı tabii ki Asil açtı. İçeri girdim. "Hoşgeldin." dedi. "Hoşbuldum." diyerek karşılık verdim. Heyecandan karnım ağrıyordu. Evden çıkmadan önce Eylül'ü arayıp güzel miyim diye darlamıştım. Asil, beyaz, desenli bir sweatshirt ve siyah eşofman giymişti. Saçları ise her zamanki gibi dağınıktı. Her haliyle iyi göründüğüne emin oldum. Odasına girdik. Yere oturup proje ödevini yapmaya başladık. Proje ödevini yaparken merak ettiğim şeyleri sormak için uygun zamanı kolluyordum. Ne sorsam diye düşünmeye başladım. derin bir nefes alıp en merak ettiğim şeyi sordum. "Neden lisenin başından beri 10 tane okul değiştirdin?" dedim. "Genelde okulda sorun çıkarttığım için. Önceki okullarda atılmak için uğraşırdım ama bu okulda burs kazandığım için atılmamaya gayret ediyorum." dedi. Burs kazanmasına şaşırdım. Dersleri gerçekten kötüydü ve daha şimdiden bizim okulda bile hergün müdüre yollanıyordu. Umarım annem yakında onu okuldan atmaz. "Annemi tanıyorsun yani?" dedim. Tanımaması mümkün değildi ama belki benim annem olduğunu bilmiyordur diye sordum. "Evet tanıyorum." dedi. Ne bekliyordum ki? Of, çok saçma şeyler soruyorum. Aradan 15 dakika kadar süre geçti. İkimizde sessizce proje yapmaya odaklanmıştık. "Sana birşey söylemem gerek, Ceylin." dedi. Merakla yüzüne döndüm. O da bana baktığı için göz göze geldik. Galiba Asil'i ilk defa bu kadar ciddi görüyordum. "Nedir?" diye sordum. Asil'in ciddiyeti yüzünden stres oldum. "Senden hoşlanıyorum." dedi bir anda. Öyle şok oldum ki ağzımdan ilk çıkan şey "Ne?" demek oldu. İlk defa birinden hoşlanıyordum ve bu karşılıklıydı. "Kabul etmezsen anlarım ama sevgilin olmak istiyorum." dedi. Hiç böyle bir şeyle karşılaşmamıştım ve ne cevap vereceğimi de bilmiyordum. Derslerimin düşmesine izin veremezdim. Annem duyarsa nasıl bir sinir krizi geçireceğini düşünmek bile beni korkutuyordu. Ama Asil'den hoşlandığım da bir gerçekti. Yanaklarımda hissettiğim sıcaklıkla kızardığımı anladım. "Olur. Ama bundan asla annemin haberi olmayacak. Seninle beni yan yana bile görmemeli." dedim. Ben az önce Asil ile sevgili oldum, değil mi? Rüyada olmadığıma inanmak için kendimi çimdikledim. Asil ise gülüyordu. "Tamamdır. Sen nasıl istersen." dedi. Nedenini sorgulamaması hoşuma gitmişti. Bu çocuğun neyi benim hoşuma gitmezdi ki... ~ Aradan 2 gün geçti. Bugün pazartesiydi ve projeyi teslim etme günüydü. Ben bu 2 günde Asil ile olan her şeyi Eylül'e anlatmıştım. Edebiyat hocası sınıfa girdi. "Günaydın gençler. Bugün proje ödevinin teslim günü. Umarım hepiniz yapmışsınızdır." dedi hoca. Projemizi okula Asil getirecekti. Ama Asil ve Eylül hala gelmemişlerdi. "Asil nerede?" diye sordu hoca. "Bugün kendini pek iyi hissetmiyormuş. Okula geç gelebileceğini söyledi." dedim. Ben ne zamandır yalan söylemeyi alışkanlık haline getirdim? Kesinlikle hemen bu alışkanlıktan kurtulmalıydım. Ders bir şekilde geçti. Teneffüste soru çözmek için matematik kitabımı çıkardım. Çözmeye çalışsam da aklım Asil'de olduğu için bir türlü sorulara odaklanamıyordum. Biraz sonra Asil ve Eylül sınıfa girdiklerinde Asil bir elinde proje ödevimiz, diğer elinde de meyve suyu kutusuyla sınıfa girdi. Bir yandan da Eylül kahkahalarla gülüyordu. "Ne oldu?" deyip Asil'in yanına doğru yürümeye başladım. Eylül gülmekten cevap veremeyecek haldeydi. Asil ise mahcup bir ifadeyle bana bakıyordu. Elindeki projemizden meyve suları damladığını görmem uzun sürmedi. "Ne yaptın sen?!" dedim korkuyla. "Yanlışlıkla oldu." dedi. "Yolda yere yapıştı ve elindeki bütün meyve suyu projenin üzerine döküldü." deyip gülmeye devam etti Eylül. Projeye baktığımda yazılar okunmayacak kadar bulanıklaşmıştı ve karton sapsarı olmuştu. Eylül olsa ağzına sıçardım ama o kişi Asil olduğu için projemizi mahvetse de kızamıyordum. "Senin birşeyin var mı?" dedim telaşla. "Hayır." dedi Asil. Bir sonraki derse geçtik. Ders yine edebiyattı. Hoca sınıftakilerin projelerine puan veriyordu. Bu sırada gözüm yanımda oturan Asil'e kaydı. Geçen hafta masaya karaladığı şeyleri siliyordu. "Asil ve Ceylin, projeniz nerede?" dedi hoca. Kesin yandım ben, bittim ben. Açıklamayı yapacak mı diye Asil'e döndüm ancak o da aynı şekilde bana bakıyordu. Hemen sonra kalkıp meyve sulu projeyi hocaya götürdü. Önümde oturan Eylül'ün güldüğünü duymak zor değildi. "Bu ne böyle?!" dedi hoca öfkeyle. "Çok özür dilerim hocam, yolda üzerine meyve suyu döküldü." dedi Asil. Benim yerime açıklama yapması güzeldi. En azından o stresten kurtulmuştum. Hoca kalkıp öfkeyle projeyi yırtıp çöpe attı. "45. O da uğraştığınız için." dedi hoca. Şok içinde hocaya bakıyordum. Sene başından beri bütün sınav notlarım ve performans notlarımın hepsi 100'dü. Bu proje puanı yıl sonu ortalamamın içine edecekti. Asil yeniden yerine geçip kulağıma eğildi. "Özür dilerim." diye fısıldadı. Eve geldiğimde annem telefon ekranını bana göstererek bağırmaya başladı. "Ne demek 45?! Nasıl olabilir bu?!" Annem sinirden deliye dönmüştü. Bu hayatta en çok korktuğum şeylerden biri annemin sinirli haliydi. "Arkadaşım yolda yanlışlıkla üzerine meyve suyu dökmüş. Yoksa biz projeyi çok güzel yapmıştık." dedim. Annemin bağırma faslından sonra herzamanki gibi odama gönderildim. Çalışma masama oturup telefon ekranımı açtım. "Asil'den bir yeni mesaj." bildirimi yüzümün gülmesine yeterli oldu. Hemen mesaja tıkladım. Asil: Yarın okul çıkışı buluşalım mı? Ceylin: Nerede? Asil: Kafede. Ama seni ben gelip kapıdan alacağım. Ceylin: Tamamdır. Anneme Eylül ile kütüphaneye gideceğimizi söylerim. Asil: İyi geceler :) Ceylin: İyi geceler. Saate baktığımda saatin 21.30 olduğunu gördüm. Annem odama gelmeden yatağıma girip yorganı üzerime çektim. Yarınki buluşma için heyecanlanmaya başladım. BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.