İçeriğe geç

Zıt Kutup Teorisi

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Zıt Kutup Teorisi

Bölüm 3

Bölüm 3: Hata Payı

​Alaz'ın laboratuvarındaki hava, sabahın erken saatlerine rağmen sanki dondurucudan yeni çıkmıştı. Masanın üzerindeki karmaşık devre kartları, soğutucuların vızıltısı ve Alaz’ın kaşlarını çatmış, ekranındaki kod satırlarına odaklanmış hali... Her şey olması gerektiği gibi, yani "mükemmel" ve "sessizdi."

​Ta ki laboratuvarın kapısı, hafif bir tıkırtıyla değil, doğrudan "Ben geldim!" enerjisiyle açılana kadar.

​Defne, elinde iki büyük karton kutuyla içeri daldı. Alaz başını kaldırıp gözlerini devirdi ama Defne çoktan kutuları onun devasa çalışma masasının bir köşesine bırakmıştı bile.

​"Günaydın Bay Robot! Bugün günlerden 'Düzen Günü'. Senin bu dağınık evrakların arasında hayatta kalman mucize," dedi Defne, bir yandan heyecanla kutuları açmaya başlayarak.

​Alaz klavyesindeki tuşlara sertçe bastı. "Defne, git şuradan. Odaklanmam gereken bir simülasyon var ve senin bitmek bilmeyen konuşmaların, işlemci hızımı yavaşlatıyor."

​"Hah! İşlemci hızın mı?" Defne gülerek bir dosyayı eline aldı. "Senin ihtiyacın olan şey bir işlemci değil, biraz düzen. Bak, bu dosyalar üç aydır tozlanıyor. Eğer bunları ayıklamazsan, sistemin hata vermeye başlar."

​Alaz arkasını dönüp Defne'nin yanına geldi, onu masadan uzaklaştırmak için elini uzattı. Tam o sırada Defne, masanın en alt çekmecesini hızlıca açtı ve içinde unutulmuş, kenarları yıpranmış bir fotoğraf karesini fark etti. Fotoğrafı havaya kaldırmasıyla, Alaz'ın yüzündeki o "buzdan" ifade bir anlığına sarsıldı.

​"Bu da ne? Alaz, sen... gülüyor musun?" Defne fotoğrafa şaşkınlıkla baktı. Fotoğrafta, Alaz yaşça daha küçük, gözlerinde bugünkinden çok daha farklı bir ışıltıyla bir yarışma ödülünü tutuyordu.

​Alaz bir hamleyle fotoğrafı Defne'nin elinden çekti, gözleri öfkeyle parladı. "Sana işini yapmanı söyledim, özel hayatımı kurcalamanı değil!"

​"Korkma, kimseye göstermeyeceğim," dedi Defne, sesi bir anda yumuşayarak. "Sadece... insan olduğunu bilmek güzel. Her gün böyle sert bakman gerekmiyor, biliyorsun değil mi?"

​Alaz cevap vermedi, sadece arkasını dönüp bilgisayarına odaklandı. Ancak Defne'nin varlığı odadaki havayı değiştirmişti bile. Defne, kendi kendine mırıldanarak dosyaları hızla tasnif etmeye devam etti. Bir süre sonra, Alaz'ın saatlerdir çözemediği o meşhur "sistem hatası" uyarılarından biri, Defne'nin elindeki kağıtları yanlışlıkla birleştirip yandaki karta takmasıyla sessizce söndü.

​Alaz ekrana baktı. "Ne yaptın sen?"

​"Ne yapmışım?" Defne şaşkınlıkla döndü.

​Alaz monitördeki verileri kontrol etti. Hata mesajı gitmiş, sistem stabilize olmuştu. "Kabloların dizilimi... Onları tamamen yanlış sırayla bağlamışsın ama sistemin kendi kendini kalibre etmesini tetiklemişsin."

​Alaz şaşkınlıkla Defne'ye baktı. Karşısında sadece neşeli bir stajyer değil, mantığının ötesinde, kaosu bile bir şeye dönüştürebilen bir "hata" duruyordu.

​Defne sırıttı. "Bazen, hatalar en iyi çözümdür, Bay Robot. Belki de seni bozan şey, mükemmel olma çabandır."

​Alaz sustu. İçindeki o "tehlike" çanları artık bir uyarı değil, sanki bir alarm gibi çalmaya başlamıştı. Defne'nin enerjisi, onun mükemmel düzenini bozuyordu... Ve en kötüsü, bu durumdan nefret etmeye çalışırken, aslında biraz hoşuna gidiyordu.

​GölgeKalem Notu: Alaz'ın buzdan duvarları ilk ciddi çatlağını verdi! Defne, bir hatasıyla Alaz'ı köşeye sıkıştırdı. Sizce Alaz, bu durumu "yeteneksizlik" olarak mı görüp onu gönderecek, yoksa bu "hata payı" onu Defne'ye daha çok mu bağlayacak?

​Yorumlarda buluşalım! 👇

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.