İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 33 · 12 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 33

33

•••

Günlerin derdi ve tasasından çok huzuruna odaklandığım zamanlardayım.

Mutfağımızın artık neredeyse tamamlanmış son haline göz gezdirdim.

Evin her yerinde olduğu gibi mutfağın ayrıntıları da Demirhan'ın elinden çıkmıştı. Ben yalnızca bakıp seçiyor onay veriyordum.

-"Kahve almaya gidiyorum. İstiyor musun sende?"

Kapıdan başını uzatan Soner abiye döndüm.

Onu onayladım. Bugün cumartesi günü hep birlikte buradaydık. Nigar teyze ve annem mutfağı yerleşiyordu. Kızlar ise üst katta kıyafetlerimi askıya diziyorlardı. Bende onlara yardım ediyordum fakat mutfağa kısa süreliğine inmiştim.

Mutfaktan çıkarken kollarımı göğsümde bağladım. Demirhan bir iki ustayla birlikte salon mobilyalarını yerleştiriyordu.

Evin giriş kapısından girince sol kapı mutfağa ayrılıyordu. Girişte direkt salon görünüyordu. Her ufak detayda dokunuşlarımız vardı. Bu iyi hissettiriyordu.

Girişte bir misafir odası,banyo ve yemek odasına geçilen koridor bulunuyordu.

Merdivenlere yönelmeden demirlerine tutunup salona göz gezdirdim. Salonumuz büyük değildi ama bize yeterdi.

Denize bakmak gibi ferahlık veren bir çift göz gözlerime çarptı. Elindekileri bırakıp üstünü silkeleyerek yanıma yürüdü.

-"Bir şey mi oldu güzelim?"diyip yakınıma girdi.

Başımı sallayıp elimi çektim ve önümde birleştirdim.

-"Yoo bakıyorum öyle."derken gülümsemiştim.

Başını arkaya çevirip tekrar bana döndü. Ardından elimi kavrayıp ilerledi. Kapısı kapalı duran boş misafir odasına girdiği gibi kapıyı kapattı.

Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan dudaklarını dudaklarıma bastırmıştı.

Kısık seste firar eden inlemem rahatlamışım gibi çıkmıştı.

Dizlerimin titremesiyle ellerimi kollarına doğru uzattım. Belimi kavrayıp diğer eliyle kalçamı tuttu ve duvara yasladı.

Aklım başıma gelince başımı sallayarak dudaklarımı ondan koparttım.

-"Hemen beni etkiliyorsun. Haksızlık bu."diye hayıflandım.

İçimi yakan bir gülümseme gösterdi. Burnumun ucunu öperken Nesli ismimi sesleniyordu.

İrkilip ellerinden kurtuldum ve yere bastım. Ev insan doluyken yaptığımıza bakın.

-"İş başına sevgilim." diyip dudaklarına uzandım. Minik bir öpücükle onu odada bıraktım ve çıktım. Ustalar göz ucuyla bakmış önüne dönmüşlerdi.

Merdivenlere yöneldim. Hızlı adımlarla üst kata geldiğimde Kumru elinde bez koridora yeni takılan aynayı siliyordu.

-"Çok güzel değil mi sence de?" İlk gördüğümde bayılmış almıştım. Altındaki bench ise Demirhan'a özellikle çizdirip yaptırdığım bir mobilyaydı.

-"Ay evet bayıldım."dedi.

Ona gelmemesini söylemiştim. Daha evleneli bir ay olacaktı temizlik yapmaya gelmişti. Evde canı sıkılıyormuşmuş.

Evet düğünleri olmuştu. Bir kaç gün sonra benim ve benden iki gün sonra Nesli'nin kınası vardı. Birbirimizin hızına yetişemiyorduk.

-"Geldim."diyerek yatak odamıza girdim. Burada da her şey tamamdı. Geriye kalan özel eşyalarımız yerleşiyordu.

-"Şöyle oldu mu?" Nesli ellerini beline koymuş yatağa bakıyordu.

Yatak örtüsünden bahsediyor.

Başımla onayladım.

-"Çok güzel olmuş aşkım ellerine sağlık."

Kendileri İngiltere hayatlarından ailelerine zor bela söz edip kabul ettirdiklerinden dolayı böyle dertleri yoktu. Soner abi orada eşyalı bir daire tutmuş geri kalanı gittiklerinde yapmaya karar vermişlerdi.

Evlerini çok merak ediyorduk.

Havadan öpücük atıp gülümsedi.

Yatak odamız diğer odalara göre geniş kalıyordu. Çünkü iki odayı birleştirmiştik. Fazla odaya ihtiyacımız olmadığını düşündüğümüzden bunu en başta yaptırmıştık.

Televizyon odamız dışında Demirhan yatak odasında da televizyon isteyince onu kırmadım. Yatakta film keyfi yapmak zevkli olabilirdi.

Lüks ve modern bir evimiz olmuştu. Her şey içimize sinmişti. Hem ailemize yakındık hemde güzel bir yuvamız vardı.

-"Peri kızım şunları yerleştir artık kalksın ortadan."

Annemin sesiyle giysi odasına doğru adımladım. Yatak odasının içinden girilen yeterli bir alana sahipti.

-"Anne onları sonra tek tek halledeceğim şöyle kalsınlar." Takılarımın olduğu koliyi ittirerek masanın altına soktum. Daha büyük ve işe yarayan organizerler alıp yerleştirecektim.

Giysi odasında sona kalan en mühim iç giyim kısmına annemler çıktıktan sonra giriştim. Aslı'nın yardımıyla geceliklerimi askılayıp yerleştirdik.

Aslı'ya İlker beyden azıcık söz etmiş olabilirim. İçimde tutamadım ki!

Onun gibi bir adamın kendinden gerçekten hoşlanabileceğine inanmadığı için konuyu kestirip atmıştı. Bende kadere bıraktım ve üstüne gitmedim.

Evdeki işlerin çoğunluğu bittiğinde mutfakta masaya oturmuş dışarıdan söylediğimiz yemekleri yiyorduk. Aynı anda eksik listesini düşünerek telefonuma not ediyordum. Yarına gelinliğimin son provası vardı.

Büyük bir düğün organize etmedik. Güzel bir mekan tutmuştuk orada nikah ve yemekle sonlandıracaktık.

Heyecanlıydım. Sabırsızlanıyordum.

-"Sen ne zaman izin alıyorsun?"

Soner abinin sorusuyla başımı kaldırdım.

-"Kınanın olduğu gün başlıyor. İki haftalık. İki aylık olsa ancak dinlenirim." diyip alayla güldüm.

-"Boşver çalışma kocan bakar sana."diyince kıkırdayıp çay bardağına uzandım.

Demirhan'ın sesi çıkmadığı için ona dönüp kısaca baktım. İfadesiz dinliyordu. Ona baktığımı görünce tebessüm etmişti.

Annemler eve gitmeye karar verdiklerinde önce onlar çıktı.

Bizde salonda koltuklara geçip oturduk. Sevdiğimin kolları arasında göğsüne yaslandığımda kapı çalmıştı. Evimizin kapısının çalması dahi keyifliydi. Saçma olabilir fakat öyle.

Açtığım kapıda Batı abiyle karşılaştım.

-"Hoşgeldin." dedim gülümseyerek. Dışarıda işi olduğu için geç gelmişti.

-"Kumru kocan geldi!"Gülerek bağırınca Kumru atlaya zıplaya kapıya gelmişti.

-"Sanki arka odadayım görüyoruz herhalde."diye bana göz devirmiş Batı abiye sarılmıştı.

Sırıtarak yanlarından ayrıldım ve gözlerini üzerimden ayırmayan sevgilimin yanına döndüm. Beni kollarıyla sardığında soluğumu dışarı bıraktım.

'

Düğün günümüz gelip çattığında yatağımın içinde yorganın altında duruyordum.

Sanırım biraz korkuyordum.

Korkmak derken heyecanla karışık bir stresti. Yatağımdan çıkasım ve o karmaşaya dahil olasım yoktu.

Bütün gece gözüme uyku girmemişti. O kadar dönüp durmuştum ki en son pes edip gözlerim kapalı halde saatlerce yatmıştım.

-"Peri? Müsait misin? Uyanmadın mı hala?"

Tık tık.

İç çekip gözlerimi yumdum. Kıpırdamadan cenin pozisyonunda yatmayı sürdürdüm.

-"Giriyorum bak."

Elbette abimdi.Dün gece gelmişti.

Odamın kapısı açılıp kapandı. Ardından yatağım çöktü. Yorganı kaldırdığında uyumadığımı çok iyi biliyordu.

Gözlerimi açıp odamı aydınlatan ışığa alışmayı bekledim. Muhtemelen sabahın yedisi olmalıydı.

-"Evlenmekten vazgeçtim deme sakın." Ciddiymiş gibi alay ederek söylemişti.

-"Vazgeçmedim de bugünü benim yerime başkası yaşasa olmaz mı?"dedim mırıltıyla.

-"En mutlu gününüz. Böyle isteksiz olursan talihsizlikler peşini bırakmaz. Kalk hadi kahvaltı yapalım." Yatağımdan kalkıp ellerimi tuttu ve bütün olağanüstü gücüyle beni kaldırdı.

Yüzümü buruşturup önüme düşen saçları düzeltme gereği bile duymadım. Vücudum bitkindi. Fazlasıyla.

-"Duş alacak mısın? Kafan kuş yuvası gibi olmuş." diyince kaşlarımı çattım.

-"Sağ ol ya çok moral veriyorsun." dedim.

Gülüp saçlarımı geriye ittirdi.

-"Sen her türlü çok güzelsin." diyerek gönlümü bir çırpıda almış bulundu.

Konuşmaya fırsat bulamadan kızlar odama doluştu. Haliyle abim arada kaynamış çıkmıştı.

El birliğiyle verdikleri destek sonrası sevdiğimle telefonda konuşunca daha iyi hissediyordum.

Eşyalarım dünden hazırdı. Yalnızca üzerimi giyindim. Saçlarımı gelişi güzel bir topuz yaptım. Abimin yardımıyla gelinliğim ve diğer hazırladığım çantaları Demirhan'ın arabasına taşıdılar.

Evin içinde kendini gergin gösteren fakat gözleri dolu dolu gezen annemi kırmamak için iki lokma bile olsa kahvaltı yapmıştım.

-"Dikkat edin hadi Allah'a emanet olun."

Annemin ve babamın yanaklarını öpüp kızlarla evden çıktık. Kapıda arabasına yaslanmış Soner abilerle bekleyen Demirhan'a doğru yürüdüm.

Önünde durduğumda aynı anda birbirimize sarıldık. Başımın üstüne dudaklarını bastırıp sırtımı okşadı. Hafif üşümüş bedenim anında ısınmıştı.

Bugün şansımıza Ekim ayının son günü olsa bile hava güzeldi.

-"Gidelim mi?"dedim herkese hitaben.

Otelde hazırlanıp sonrasında nikah için tutulan alana inecektik. Otelin bahçesindeydi.

Saatler birbirini kovalarken otel odasında arkadaşlarımın arasında heyecandan titriyordum.

Seçmemin günlerimi aldığı gelinliğimin içinde terleyen avuçlarımla ileri geri yürüdüm.

-"İsmini ancak bu kadar taşıyabilirsin."

Makyöz olan arkadaşıma duygu dolu bir tebessümle baktım.

-"Ya çok teşekkür ederim hepinize."

-"Bir şampanya patlatmayalım mı?"Seren dakikalar önce almaya çıktığı şişeyle geri döndüğünde kızlar kadehleri alıp toplaştılar.

Gülerek onlara katıldım. Şirketten aramıza katılmış olan Pınar ve Suna ile zar zor patlattıkları şampanyayı kadehlere doldururlarken gelinliğime gelmesin diye büyük çaba sarf etmiştim.

-"Oo parti başlamış."

Odanın kapısından içeri başını uzatan Sedat'a hepimiz dönmüş bakmıştık. Peşinden erkek tayfası göründü.

Kalbim durma eşiğinde sevdiğim adamla göz göze geldik. Gelinliğimi ona göstermiştim fakat şuan farklı bir andı.

Eteklerimi tutarak omuzlarımı düşürdüm. Salaş toplanmış saçlarımdan dökülen bir kaç tutam yanağıma değmiş süzülmüştü.

Sertçe yutkundum.

Çok yakışıklı olmuştu. Jilet gibi siyah bir pantolon ve beyaz bir gömlek giyiyordu. İçinde yeleğide vardı fakat pek görünmüyordu. Kendi isteğiyle siyah papyon takmıştı. En sevdiğim parça siyah kadife ceketiydi.

-"Hemen ilk kare!"

Aslı yataktan telefonunu kapıp uzağa geçti. Titrek bir solukla birleşmiş gözlerimizi ayırdım.

Bana öyle bir bakıyordu ki karnıma sancılar girmişti.

Yanıma doğru geldi ve elini belime attı. Başımı çevirip baktığımda o da dönmüştü. Parıldayan gözleriyle gülümsedi. Eğilip alnıma dudaklarını değdirdi.

Devamında çıkış saatimiz geldiği için odada daha fazla durmamıştık.

Nikahımız farklı bir alanda konuklar eşliğinde kıyılmış sonra yemek yiyeceğimiz alana geçilmişti.

Her şey sade ve şık ilerliyordu. Mutluydum. Terslik olmamıştı.

Yemek servisi yapan garsonlardan gözümü çektim ve yanımda oturan bu saatten sonra eşim olan adama döndüm.

Elleri bacaklarının üstünde hiç çaba sarf etmeden eşsiz duran görünüşüyle beni izliyordu.

-"Neden öyle bakıyorsun?"derken gülmeden edememiştim.

Gürültülü konuşma seslerinden dolayı bana doğru eğildi. Nefesi kulağıma vurduğunda istemsizce nefesimi tuttum.

-"Onca yıla rağmen sana kavuşmuş olmanın gerçekliğiyle yüzleşiyorum."

Gülümsemem minik bir tebessüme dönüştü. Elimi eline atmamla kavrayıp tutması bir oldu.

-"Seni seviyorum."dedim yüzüne yaklaşıp.

Yanağını yanağıma bastırdığında içimden kelebekler fışkırıyordu diyebilirim.

-"Seni evimizde seveceğim."

Dişlerimi dudağıma geçirip hızlanan kalp atışlarımla başımı eğdim.

Pislik. Utandırmıştı.

-"Fotoğraf?"

İrkilip başımı kaldırdım. Şirketteki arkadaşlarımın arasında Erdem'e baktım.

-"Tabii."dedim yüzümü toparlayıp.

Demirhan'la ayağa kalkmamıza kalmadan onlar arkamıza doluşmuşlardı.

-"Ay İlker beyi de çağıralım." dedi Seren.

Aynı anda baktığımız nokta da İlker bey Aslı ile konuşuyordu. Muhtemelen onları görenlerin yapacağı dedikodudan İlker beyin haberi yoktu fakat Aslı rahatsız görünüyor etrafa bakıyordu.

-"Sonra onla çekiliriz."dedim olaya müdahale ederek.

Bir kaç poz verdikten sonra yemeğe başlamıştık. Neredeyse 2 saat geçmişti. Heyecanla gelmesini beklediğimiz gün sorunsuz sonlanmıştı.

-"Üzerimi değiştirmeye gidiyorum. Sende eşyalarımızı al."

Herkesle vedalaşmış bahçenin kenarında ayakta duruyorduk. Gelinliğimin tüllerini kavrayıp hafifçe kaldırdım. Annemler de gitmişti. Sadece arkadaşlarımız kalmıştı.

Kızlardan sadece Kumru benimle odaya gelirken Demirhan'la Batı abi de gelmişti.

-"Hiç çıkarasım yok." Yatağın ucuna çöktüğümde ellerimi gelinliğimde gezdiriyordum.

-"Rahat etsen çıkarmazdın ama zorlayacak kalabalıkta." dedi Kumru.

Başımı salladım. Odaya Demirhan girdiğinde beni fark edip yanıma geldi ve oturdu. Yüzümü kavrayınca gülümsediğim an dudaklarıma dudaklarını bastırmıştı.

Aynı saniyede gözlerim kapıda gülen yüzüyle Batı abiyi buldu. Utanarak Demirhan'dan uzaklaştım.

Akşamın ilerleyen saatlerinde yalnızca iki saat daha dayanabilmiştim. Çok yorgundum ve geldiğimiz gece kulübünde ayakta duramayacak kadar uykum vardı. Sanırım içtiğim bir kaç kadeh içkinin de etkisiyle mayışmıştım.

Arabadan indiğimizde evin giriş bahçesinde kucağına gittim. Kıkırdayıp boynuna sarılınca bedenimi daha sıkı sardı.

Evimizden içeriye girerken kapıyı ayağıyla kapatmış beni indirmemişti.

-"Bugün hiç bitmeyecek sanmıştım."diye mırıldandığım sırada Demirhan merdivenlere yöneldi.

Yatak odamızın içinde yere basmamı sağladı. Uzanıp boynuna sarıldım.

Gözlerinden akan şefkatle eriyordum.

-"Karının yıkanmasına yardım etmez misin?"diye cilveli şekilde sordum.

Yarım ağız gülüp burnumun ucunu öptü.

-"Sormana gerek bile yok."

Yüzümden silinmeyen gülümseyle kalbimin hızlanmasını saniye saniye hissettim.

Odanın ışığını yakmamıştık. Koridordan süzülen ışıklarla aydınlanan bedenimde mini elbisemin askılarını indirdi. Yavaşça arkama geçti.

Göğsüm sıkışıyordu. Sanki ilk kez tenime dokunuyor gibiydi.

Fermuarı indirirken bacaklarım titremeye başladı. Sıcak nefesini boynuma yaklaştırdı. Minik öpücükleri rahatlamama yardımcı olduğunda sırtımı göğsüne yasladım.

-"Bu gece koynunda uyumak istiyorum. Hem sende dinlenmiş enerjini toplamış olursun." Cümlesindeki alay içeriği ile ona doğru dönüp göğsüne elimle vurdum.

-"Edepsiz!"dedim bir yandan gülerken.

Üstümden düşecek gibi olan elbiseyi tutup banyoya yöneldim. Peşimden gelmesi uzun sürmemişti.

Yatak odamızın içinden geçilen banyo ilk halinde küçüktü. Evde fazla gelen odalar olduğu için Demirhan'ın fikri üstüne yan odayı iptal ederek banyoya dahil ettirmiştik. Bu yüzden büyük ve fazlasıyla ferah bir banyomuz olmuştu.

Camlardaki perdeyi ses çıkarmadan kapatmaya başlayınca bende yavaşça elbisemi çıkarttım. İç çamaşırlarımı da çıkartıp kirliye attığımda kendimi kucağında buldum.

Gülümseyip kollarımı omuzlarına doladım.

Kabinin cam kapısını açıp beni içine bıraktı geri çekildi. O soyunurken bende suyu ayarlamış kenara dizdiğim temizleme jelleriyle makyajımı yıkayarak çıkartıyordum. O kadar uzun süredir yüzümde makyaj vardı ki nefes aldığımı hissettim.

-"Güzelim...güzel karım."

Çıplak sıcak bedeni arkadan bedenime dolandığında başımı geriye doğru bıraktım.

-"Mutlu sona geldik mi dersin?"diye gülümseyerek mırıldandım.

Su üstümüzden akıp geçerken elleri daha narin okşuyordu.

-"Mutlu kısmı doğru ama...son değil daha yeni başlıyoruz."diyip belimden tuttu ve kendine çevirdi.

Çenemi kavrayıp kaldırdı. Dudaklarım istekle aralanırken kadınlığıma bir sızı düştü. Uzun zamandır birbirimize yaklaşacak vaktimiz olmamıştı.

İç çekişimle parmak uçlarımda yükseldim. Dudaklarını dudaklarıma sürttü. Ateş gibiydi. Yakıcı ve sıcak.

-"Beni kışkırtma hatun zaten zor duruyorum." Boğuk sesi göğsümü daha bir sıkıştırırken omzundaki elimi kaydırıp aramızda varlığını belli eden erkekliğine dokundum.

İrkilip göğsünü şişirdi. Geri çekilecekken beline sarıldım.

-"Dinlenmek falan istemiyorum." dedim utanmadan.

Düğün gecemizin etkisinden olsa gerek hormonlarım tavan yapmıştı.

Belki de damatlığın içinde çok seksi göründüğü içinde libidomu yükseltmiş olabilir. Gördüğüm andan itibaren kalbime ateş sarılmıştı.

-"Pekâlâ...önce yıkanalım. Sonra...sonrasına bakarız."derken gözleri çoktan dolgun göğüslerime düşmüş kendinden geçmişti.

Sessizce gülüp arkamı döndüm. Kendi kendime yıkanırken Demirhan da arkamda durmadan bana sürtünerek güya yıkanıyordu.

Banyodan ayrıldığımızda üstümdeki bornozun kuşağını bağlıyordum.

-"Şey saçlarımı kurutup gelirim."

Ne o nereden geliyor bu çekingenlik diye kendime sormak istiyorum.

-"Olur güzelim."diyip önden giysi odasına girdi.

Kendi bölümüme geçip beyaz bir takım aldım. Bu geceye özel ayrı bir parça almamıştım. Nihayetinde Demirhan'ı ilgilendiren çıplak bedenim olacaktı. Böyle düşünmek lazımdı.

Çabucak yanından ayrılıp banyoya kaçtım. Kapıyı kapattıktan sonra bileklerime ve boynuma güzel kokulu bir losyon sürdüm. Ardından çıplak vücuduma takımı geçirdim.

Aynadaki yansıma gülümseyip saçlarımı taramaya geçtim. Hazır olduktan sonra yatak odasına girdiğimde bir tek abajur ışıkları açıktı.

Heybetli kocam ise yatağın ortasına uzanmış özenle serdiğimiz yastıkları örtüleri dağıtmıştı.

-"O nasıl yatmak Demirhan?" Yatağın ucundan üstüne çıktım. Emekleyerek boş kısıma geçerken belimden tuttuğu gibi beni üstüne çekti. Kolaylıkla yorganın altına girmemi sağlamıştı.

-"Beni çıplak mı bekliyorsun?"diye sordum sırıtarak.

Ellerini kalçama koyup hafifçe sıktı ve bıraktı. Ritmik hareketlerle sıkıp okşarken bir yandan kendine sürtünce nefesim kesilmişti.

-"Karımın emrine amadeyim." dedi mırıltılı seksi ses tonunda.

Dudaklarımız birleştiği an yataktan hayali alevler yükseldi. Bacaklarımı bacaklarının yanlarına bırakıp dizlerimi kırdım. Kalçamı daha rahat kavrayıp kasıklarına bastırdığında dişlerimi dudağına geçirdim.

Çok geçmeden beni altına aldı. Hırçın ve özlem dolu öpüşmemizi sonlandıramıyorduk. Dili dilimi okşayıp geçiyor dudakları dudaklarımda ahenkle dolaşıyordu.

Elleri hem şortumun hemde tangamın bel kısmını kavradı. Hızlı bir şekilde aşağı indirdi. Kalçamı kaldırıp ona yardımcı olduğumda aşağıya kaydı.

Beni de kendisi gibi çırılçıplak hale getirmişti. Kollarım iki yana açık halde nefes nefese ona baktım ve bacaklarımı kendime doğru çektim.

Hızlı nefesleri eşliğinde ellerini bacaklarımın içine koydu. Eğildiğinde dilim damağım kurumuştu.

Kadınlığıma dudaklarını bastırmasıyla belim yay gibi kıvrıldı.

-"Demirhan.."

İnleyişimle gözlerini gözlerime çevirdi. Parmaklarını vajinamın alt kısmında hissettiğimde ise aklım uçmuştu. Çoktan sırılsıklam olmuş olan girişime parmağını soktuğunda aynı anda dilini hareket ettirdi.

Tanrım!!

-"Ahh...Demirhan! Yapma!"

Zevkten kıvranırken saçlarına yapıştım. Resmen gözüm dönmüştü.

Dişlerimi alt dudağıma geçirip kulaklarımı uğuldatan kalbimi dinledim.

Deli gibi kalçamı kıpırdatırken kadınlığıma yaptığı zevk işkencesini sonlandırmadı. Baş parmağını klitorisime yerleştirmiş okşarken diliyle de tam anlamıyla içimi okşuyordu.

Artık beynimin bile uğuldadığını hissettim. Kastığım bacaklarımı vücudumu saran titremeyle serbest bıraktım. Başımı yastıkların arasına soktuğumda içimden daha fazlası akıyordu ve Demirhan'ın çıldırtan dudakları beni emmeyi sürdürüyordu.

-"Sanırım bittim." diye fısıldadım.

Üzerimde yükselen bedenine göz gezdirdim. Dudaklarını yalayıp tebessüm etti. Üzerime eğilince gözlerimi kapattım.

-"Daha yeni başladık bebeğim. Uyuyan devi sen uyandırdın."

•••

Merhaba herkese iyi geceler ❤

Bazı sorunlardan ötürü bitirmeye fırsat bulamamıştım. Sizi çok beklettim özür diliyorum.

Eğer anlam bozuklukları varsa gün gün kısa kısa yazdığım için gözümden kaçanlar olmuş olabilir. Belirtirseniz düzeltirim.

Görüşmek üzere.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.