•••
Duştan sonra saçlarımı aynanın karşısında kuruturken bir yandan beni öpmeyle uğraşan Demirhan'ı uzaklaştırıyordum.
Dikkatimi dağıtıyor!
-"Fazla güzel olma." En sonunda gitmeyi kabullenip dudaklarımı öptüğünde kıkırdadım.
Deli.
Yanımda getirdiğim düzleştirici ile saçlarımı dümdüz olacak şekilde yaptım. Ortadan ayırıp kulaklarımın gerisine sıkıştırdıktan sonra yüzümü nemlendirdim.
Kahve tonlarında yaptığım göz makyajıma belli belirsiz bir ruj sürerek tamamladım.
Hazırdım.
Odaya döndüm ve elbisemin kılıfına yönelirken yatağa boyluca uzanmış sevgilime baktım. Elinde sigara telefonla konuşuyordu.
Yarı çıplak oluşuyla hızlanan kalbimi fark ettim ve gözlerimi kaçırdım.
Dantelli ince külodum ve elbisemle banyoya giyip dikkatle giyindim. Özel ve güzel bir elbiseydi. Bir ay önce mağazada gördüğümde beğenmiş ama giyecek bir yerim olmadığından boş yere almamıştım. Sonra bu doğum gününe en çok yakışacak elbisenin bu olduğunu hatırlayınca gecikmeden almıştım.
Banyoda giyinip fermuarını çektim.
Kendi kendime gülümserken içinde muhteşem hissettim.
Tek eksiğim duşa girerken çıkarttığım yüzüğümü taktım ve odaya döndüm. Aynı zamanlamayla yataktan doğrulan ve öksürük krizine giren Demirhan'a yöneldim.
Sigarayla yatıp kalkan adam sigara dumanıyla boğulmuştu iyi mi?!
-"Ay ne oldu?!"dedim korku nidasıyla.
Sigarasını küllüğe atıp yatağa tutunarak ayağa kalktı. Rahat nefes aldığında elimi çıplak göğsünden çektim.
-"Daha ne olsun kızım?! İnsana kalp krizi geçirtirsin!"dedi el kol hareketiyle.
Anlaşıldı. Gayet sağlam.
-"Güzel olmuş muyum sevgilim?" Sırıtarak etrafımda bir tur attım.
Haliyle gördüğümüz üzere bu otel odasından ayrılmamız bir hayli kargaşayla olmuştu.
Şimdi ise giriş yaptığımız yalının bahçesinde keyfi kaçmış gözlerim sevdiğim adamdaydı.
Bana kızıyordu ama kendisini hiç görmüyordu!
Simsiyah giyinmişti. Gömleğine kravatına kadar siyahtı. Yalnızca ceketindeki zincir parlıyordu. O kadar göz alıcıydı ki karizmasını fark etmeyen hiçbir kadın kalmamıştı.
Hal böyle olunca yanından ayrılasım gelmedi. Kedi gibi yakınına sokulmuş şampanya kadehini yudumluyordum.
Erdem ve Seren'le birlikte bir kaç arkadaşım daha yanımıza geldiklerinde Demirhan rahatça uyum sağlamış sohbete katılmıştı. Ara ara İlker bey de uğrayarak iki çift laf etmişti.
Gün geceye karıştığında dj eşliğinde eğlence vardı. Hediyeleşme faslı yoktu. Çünkü bu ayrıntı davetiyelerde belirtilmişti.
Eğer içinden gelerek bir armağan vermek isteyen olursa diye iban numarası bırakılmıştı. Kimsesiz kalmış yardıma muhtaç ve çeşitli hastalıklarla mücadele eden çocuklarımız için hediye yerine ibana diledikleri miktarı yatırmışlardı.
Gereksiz harcamalardansa yapılacak en güzel iyilikti.
Zengin bir insanın hediyeye ihtiyacımı olurdu canım?
-"Geceye devam edelim ne dersiniz? Bir şeyler içmeye gideriz."diye sordu Erdem.
Başka bir zaman olsa düşünmeden kabul ederdim. Fakat şuan düşünüyordum çünkü bedenimi yorgun hissediyor dinlenme ihtiyacı duyuyordum.
Belimi saran kolu sıklaştığında başımı kaldırıp ona baktım. Sigara dumanı arasında beliren yüzü kalbimi tekletmeye yetmişti.
-"Başka zaman."dedi benim cevap vermeyeceğimi anlayınca.
-"Evet daha sonra plan yaparız."dedim benden cevap beklediklerini gördüğümde.
Geçen bir kaç saatte Demirhan'ın dokunuşları hep bedenimdeydi. Bu yüzden karnımda patlayan heyecan baloncukları nefes alıp vermede sorun yaşatıyordu. Sanki bütün gece ve gündüz kollarında değilmişim gibi utançla karışık arzu bedenimde kol geziyordu.
Sertçe yutkunup karnıma uzanan elinin üstüne elimi koydum. Çıplak tenime parmaklarını sürtmesiyle boğazımda bir yangın oluştu.
Burada daha fazla kalmadık. Bitmesine az kala ilk ayrılanlardan birisi olmuştuk. İlker bey ve diğerleriyle vedalaşmış eşyalarımızı gelişi güzel koyduğumuz arabaya oturmuştuk.
Ultra yüksek olan siyah stilettolarım dolayısıyla ve dün geceden kalan ağrılarla bedenim inanılmaz yorgundu.
Fakat mükemmel görünüyordum.
-"Ablam bizi çağırdı. Annemlerde oradaymış sanırım.İçeride söylemedim ama yine de istemiyorsan gitmeyelim."derken elimi kavrayıp dudaklarına götürdü.
-"Yok gidebiliriz. Ama üzerimi değiştirip geçsem daha iyi olur."dedim.
Arabayı çalıştırmadan bedenini bana biraz daha döndürdü. Yüzümü yoklamak ister gibi bir hali vardı.
-"İyi misin sen güzelim?" Sıcak avucu yanağıma yerleşirken verdiği güzel şefkat karşısında tebessüm ettim.
-"İyiyim yorgun hissediyorum o kadar."
Yaklaştı ve dudaklarıma tıpkı kendisi gibi sıcacık bir öpücük bıraktı. Çekilmedi. Gözlerimi kapatırken onun da gözlerini kapattığını görmemiştim.
-"Bu gece sensiz nasıl geçecek?"diye daha çok kendine sordu.
Varlığına hemen alışıyordum. Tıpkı onun gibi. Başımı koyduğum yerde varlığı olsun istiyordum.
-"Keşke zamanı ileri sarabilsek."dedim dudaklarımı kıpırdatıp.
-"Keşke."demişti iç çekerek.
Burun buruna nefeslerimiz birbirine karışırken baş parmağı hala yanağımı okşuyordu. Çok huzurluydu.
-"İçini özledim."
Şaşkınlıkla aralanan gözlerime dudaklarım eşlik etti. Aniden söylediği için utanmış kızarmıştım.
-"Edepsiz."diye söylenip göğsüne elimi vurdum.
Erkeksi kıkırdama sesiyle dudaklarıma uzandı. Dudakları arasında ezilen alt dudağımı diliyle emerek çekiştirdi.
Kasıklarım yine kendini belli edercesine sızlamaya başlamıştı. Göğüslerim istekle kabarmış esinti varmış gibi bedenime ürperti yaratmıştı.
Kendimi ona bıraktım. Ona doğru bedenimi eğerek aynı vahşilikte dudaklarına saldırmıştım.
Sanki bedenim artık daha farklıydı. Düne kadar normal aşamalarda istekler duyuyordum. Şimdi ise yerimde durasım yoktu. Kalbim sıkışıyor göğüs kafesim daralıyordu. Kasıklarımda yoğun bir dalgalanma vardı. İstemsizce vajinamı sıkıp bırakıyordum.
İnledim. Çaresiz istek dolu bir inlemeydi.
Dudaklarımızı kopardığımda ondan uzaklaşmadım. Alnını alnıma yaslayıp nefeslendi.
-"Otoparktayız."dedim hatırlamak isteyerek.
Soluklarım öyle hızlıydı ki bulanıklaşmış aklımı dahi toplayamıyordum. İstediğim daha fazla temas ve yakınlıktı.
-"Karanlık."dedi fısıldayarak.
Tehlikeli ses tonu tutkuya bürünmüştü. Daha rahat nefes alabilmek için uzaklaştım. Sırtımı koltuğa yaslarken bile bakışlarımı ondan çekememiştim.
Ceketini yavaşça çıkartıp arka koltuğa attı. Ardından bana eğildi. Parmakları çenemi kavrarken kendiliğinden aralanan dudaklarıma yöneldi.
Teslimiyetim hiç gecikmedi. Gevşeyerek başımı öne uzattım. Elinin bacaklarıma kaydığını hissettiğimde irkildim fakat engel olmadım. Ta ki sızım sızım sızlayan vajinama ulaşana dek.
Dudaklarından sıyrılıp ihtiraslı bakışlarımla başımı salladım.
-"Yapma."diye mırıldanırken bile yapsın diye ölüyordum.
-"Birisi görecek."
Uzaklaştırmadığı yüzünü boyun girintime yerleştirdi. Derin soluklarla tenime ıslak bir öpücük bıraktı.
-"Görmez. Çıkart şunu." Külodumda parmağını gezdirince bacaklarım bile irkilip titredi.
Kalbimin atışlarından soluklarımı duyamaz olmuştum.
İtaat ettim. Elbisemin taşlarına dikkat ederek küloduma ulaşacağım seviyeye getirdim ve iterek bacaklarıma kadar indirdim. Elbisemi indirmeme izin vermemişti.
Arabanın deri koltuklarına yapışmış çıplak kalçamla birlikte terlediğimi hissettim.
Elini bel boşluğuma atarken dudaklarımı kavradı. Acele etmeden yumuşak darbelerle emip öpüyor benim aklımı uçuruyordu.
Belimden çekerek bedenimi biraz daha öne kaydırdı. Eliyle destek olmasa çoktan bedenim yığılırdı.
Bacaklarımı sert tavırlarla okşayan eli göğüslerime geldi. Elbisenin kumaşı üstünden sıkıp bıraktığında boğukça dudaklarında inlemiştim.
-"Tenine öyle hayranım ki...nasıl kopacağım bilmiyorum."
Dudaklarını dudaklarıma sürtüp göğüslerimin arasında kalan boşluğu öptü. Nefesimi tutmuştum. Öpe öpe yükseldi. Boynuma dil darbeleriyle öpücükler sunarken dilim damağım kurumuştu.
Eli yeniden kasıklarımı buldu. Refleks olarak kalçamı öne atınca ona daha fazla boşluk sunmuş oldum.
Parmakları yoğun ıslaklıkla çevrili vajinamı bulduğunda dişlerimi dudağıma geçirdim.
Kısık sesle inlediğinde nefesi boynuma vurmuştu.
-"Islaklığına girmek ve hiç çıkmamak istiyorum. Çok güzel...sırılsıklam."
Başım patlayacak gibi hissediyordum. Sözleri dahi inanılmaz bir zevk veriyordu.
İşaret parmağını klitorisime dokunup bastırarak okşadığında oturduğum yerde hareket kalmam imkânsızlaştı.
-"Sakin ol rahatlayacaksın bebeğim."
Elimi gömleğinin sardığı omzuna atıp sıktım. Alnımı da omzuna yasladığımda çenesi başımın üstündeydi.
Islak girişimde parmakları aşağı yukarı kayarken bacaklarımı sıkmaktan kaskatı kesildim.
Soluklarımla birlikte ona sokulmuş çaresiz bir şekilde bekliyordum. Hiç bu kadar istekle kavrulmamıştım. Farklıydı.
Avucunu vajinama oturtmuş parmağının birini girişime dayamıştı. İnlemeyle karışık soluğumu verdim.
Başımı geri çektiğimde beklemeden dudaklarımı kavramıştı.
Zamansız mekânsız hale bürünmüştük. Gözlerime beyaz bir perde inmiş gökyüzünün en yüksek noktalarındaydım.
Parmağını ittirmesiyle karnım kasıldı. Aynı anda vajinamı sıktım.
-"Beni mi istiyorsun ufaklık?" Dudaklarıma imayla gülümserken gözlerimi gözlerine diktim. Sanırım bakışlarımda oluşan farklılık onu da etkilemişti.
Dilini dudağımda gezdirerek emdi ve derin derin öpmeye başladı.
İçime yavaş yavaş girip minik okşayışlarla geriye çıkan parmağı devamında klitorisime yanaşıyordu.
Bunu defalarca tekrarladı. Ufak çığlıklarla inlemelerim arabada yankılanırken omzuna tırnaklarımı geçirmiş yeniden göğsüne sokulmuş haldeydim.
Bedenimde yaşanan titreme ve kasılma aynı şekilde kasıklarımda da mevcuttu.
-"Tutma kendini...gel güzelim."
Sırtımdan damlayan ter taneciklerini hissedebiliyordum. Torpidoya doğru uzanmış bacaklarımı hafifçe kırdım. Bacaklarımın arasındaki eli durmadan okşayışlarda bulunurken gözlerim geriye doğru başımla birlikte kaydı.
Kurumuş dudaklarımdan inlemeler firar etti. Bacaklarım benden izinsiz kasılıp gevşerken adeta gökyüzünde süzülüyordum.
Elini çekmişti. Çekmeliydi çünkü vajinam inanılmaz bir hassaslıkla kendini akıtıyordu.
Bitmiş gibiydim. Tükenmiş ve muhteşem.
-"Görev başarılı oldu sanırım."
Şapşal.
Kıkırdayıp düzensiz nefeslerimle kalçamı geri çektim ve koltuğa yasladım.
-"Bakma şöyle." dedim utanç içinde.
Gözlerim koltuğa kaydığında iç çekiş sesini işittim. Çenemi tuttu ve dudaklarımı öptü.
-"Seni yalayarak temizlemek isterdim ama başka zaman artık."diye mırıldandı.
Yanaklarımdan başıma doğru yükselen sıcaklık hissiyle sertçe yutkundum.
Yakınımda olan dudaklarına bu defa ben uzanıp öptüm. Yorgunluğum gitmişti sanki. Hafiflemiş gibiydim.
Bedenini üzerimden çekince kapının bölmesinde olan küçük ıslak mendili paketini aldım. Koltuğa akmış az miktarda sıvımı temizleyip ayaklarımın olduğu yere attım. Ardından külodumu yukarı çektim. Bu halde külot giyinmek pek hoş olmasa da tercihim yoktu.
Ben bunları yaparken beni izlemeyi kesmeyen adama baktım.
-"Ne kadar şanslı bir adamım öyle değil mi?" Dirseğini direksiyona yaslamış öylece beni süzüyordu.
Gülümseyip saçımı düzelttim.
-"Öyle mi diyorsun?"
Başıyla onaylayınca elimi kaldırıp uzattım. Hemen yanağını avucuma yaslamıştı. Öyle tatlıydı ki.
Dayanamayıp öne atıldım ve boynuna sıkı sıkı sarıldım.
-"Seni çok seviyorum çok."dedim.
Elimden gelse göğüs kafesime sokacağım.
Sırtımı okşayarak boynumu öpücüklere boğdu. Pozisyonumuz rahatsız olsa bile ben çok rahattım.
-"Çok seviyorum Peri kızım."
Bir kaç dakika ondan ayrılmadım. Sonra gülerek geri çekildim.
-"Hala otoparktayız." dedim yeni hatırlamış gibi.
Burnumun ucunu öpüp kollarını bedenimden çekti.
-"Gidelim bakalım güzel sevgilim."diyerek önüne döndü. Arabayı çalıştırırken elimi sıkıca kavradı.
Yolda ilerleyen arabanın içinde arada müziğe eşlik edip arada Demirhan'a tatlı öpücükler veriyordum.
-"Su var mı?" diye sordum.
Çenesiyle işaret etti.
-"Torpidoda olması lazım."
Elimi uzatıp açtım. Görünen su şişesini alırken katlanmış kağıt dikkatimi çekti.
Öylesine canım sıkıldığı için alıp baktım. Şaşırdım. Bundan haberim yoktu.
-"Bağış yaptığını neden söylemedin?"dedim gülümseyip.
Kağıdı katlayıp yerine koydum kapattım.
Göz ucuyla bana bakmıştı.
-"Davetiyede görünce yaptım işte."
-"Yüksek bir miktar. Zorlamasaydın kendini." dedim biraz çekinerek.
50.000 Türk lirası bağışta bulunmuştu.
-"Yok. Ne önemi var güzelim? Boş yere gitmiyor sonuçta. Daha fazla olacaktı ama muhasebeyle ilgili bir problem oluştu o kadar çıkarabildiler."
Davete gelen sosyetedekiler bile o kadar yapmamıştır buna eminim.
-"Sorun değil. Önemli olan az çok demeden yardımda bulunmaktı."
Başımı koluna yaslayıp elimi elinin üstüne koydum.
-"Güzelim sesinden yansıyan rahatsızlık için açıklama yapmak istiyorum. Bağış yaptım diye aç gezmeyeceğim."dediği an sözünü keserek istemsizce kahkaha attım.
-"Deli misin? Onu kast etmedim ki?" dedim gülerek.
Onun da güldüğünü görünce dudaklarımı ısırdım.
-"Sadece işlerim mahalleden ibaret değil. Babam orayı sevdiği için orada onu yalnız bırakmak istemedim."
-"Neden ki? Rahat edeceğin daha iyi bir yerde ofis tutabilirsin."diye fikrimi belirttim.
-"Şuan yoğunluktan onu düşünecek pek zamanım yok. Evde de çok iş var."
Evimiz.
-"Nasıl gidiyor?"diye sordum.
-"Yarına kapı pencere değişimine başlayacaklar. Seçmek istersen?"
Başımı salladım.
-"Sen seç." Zevkinden yana şüphem yoktu.
Başıyla onayladı.
-"Tamam güzelim."
Mahalleye yaklaştığımızda Demirhan bizim evin önünde durdu. Vedalaşıp indikten sonra çantalarımla kapıyı çaldım.
Anneme Elvin ablanın çağırdığından bahsedip bir kaç kelimeyle geceyi anlattım ve odama yöneldim. Makyajımı banyoda çabucak temizleyip üzerimi değiştirmek için dolabıma gittim. Rastgele siyah eşofman altıyla aynı renkte dar bir bluz alarak giyindim. Evden ayrılırken Demirhan'ı görecek olmanın heyecanı bedenimi sardı.
Şaka mıydı bu?!
Gerçekten bunları yaşıyor olamam. Ayrılalı yarım saat bile olmamıştı ama benim kalbim kıvranır gibi sıkışıyordu.
Derin derin nefesler alarak yürürken haliyle üstümdeki yorgunluk kendini belli ediyordu. Fakat bugünü yine sevgilimi görerek bitirmek istiyordum.
Apartmanlarına girdiğimde Elvin ablanın evinin kapısını çaldım.
-"Canım hoşgeldin."
Elvin ablayla sarılıp utana sıkıla salona girdim. Gözlerim direkt Demirhan'a kaydı. Siyah takımıyla oturmaya devam ederken göğsünde Asya yatıyordu.
-"Merhaba iyi akşamlar." diye mırıldandım.
-"Hoşgeldin kızım gel otur."dedi Hasan amca. Eliyle yanına vurunca o yöne yürüdüm. Dizine oturttuğu Ömer'le birlikte oyun oynuyordu.
-"Hoşgeldin yavrum."diye karşılık veren Nigar teyzeydi.
-"Nasılsınız?" dedim gerginlik içinde.
İkinci kere bakamadığım Demirhan karşı koltukta otururken Elvin abla bana çay getirmek için mutfağa gitmişti.
-"İyiyiz seni sormalı? Ne zaman istiyoruz seni?"Hasan amca şakayla karışık gülünce bende kıkırdadım.
-"Baba."Demirhan tipik uyarışta bulundu.
-"Ne var yahu? Gelinime takılıyorum."
-"Peri gelsene."
Elvin ablanın seslenişiyle omuzlarımı dikleştirip Demirhan'a baktım. Bakışları benimle buluşunca sımsıcak oluvermişti.
Yerimden kalkıp salondan çıktım.
Elvin abla tezgahtan bana döndü. Elindeki bardakla masaya oturduğunda bende oturdum. Çok geçmeden bu yapılmış planları doğrultusunda Nigar teyze de girmiş kapıyı kapatmıştı.
Çemberini düzelterek yanıma ilişip oturdu.
Sorgular gibi Elvin ablaya çaktırmadan baktım. Gözlerini kapatıp açınca rahatlamış gevşemiştim.
-"Kızım ben daha sakince oturup düşündüm. Sakince demeyelim de sindirince diyelim. O an şok olduğum için ne dediğimi bilemedim. Seni kırdıysam özür dilerim. Ama beklemiyordum. Ne yalan söyleyeyim hiç de beklemiyordum. Olmayacağından değil de insanın aklına gelmeyince gelmiyor."
Nefesini verip elini dizime koydu. Konuşmayı sürdürdü.
-"Elvin'de biraz bir şeyler anlattı. Demirhan bilmiyor anlattığını sende söyleme. Ben onun o haline tavrına çok üzülüyordum. Yıllarca oğlum, oğlum değil gibiydi. Meğer sevdasından öyleymiş. Durup düşünürdüm sorardım geçiştirirdi. Hiç oturup konuşamazdık. Sonra bir gün geldi yüzüne renk gelmiş. Tanıyorum ya oğlumu ben içi ferahlamış gibiydi. İşte Elvin de anlatınca taşlar yerine oturdu. Onca yıl hasretini çekmiş sana kavuşunca kendine gelmiş. Böyle anlattığıma bakma bende çekiniyorum." Hafif gülüşüyle gözlerini kaçırınca kızarmış yanaklarıma rağmen güldüm.
Nedense gözlerim dolmuş utanmıştım.
-"Benim için sorun yok Nigar teyze. Sen de annem de verebileceğiniz en doğal tepkileri verdiniz." diyerek konuyu toparladım.
Dizime hafifçe baskı uygulayıp yeniden gözlerime baktım.
-"Evet oğlum senden büyük. Ama mühim olan birbirinize bahar bahçe olmanız. Ben gördüm ki oğlumun ömrüne bahar getirmişsin. Senden daha ne isterim ki? Birbirinizi sevin sayın yeter. Daha da beklemeyelim bak düğününüzü görelim!"dedi sonunda bacağıma vurup elini çekti.
Utanç içerisinde bakışlarım kucağıma kaydı.
-"Bende katılıyorum. Konuşulsun anlaşılsın."dedi Elvin abla.
-"Hadi ben içeri geçeyim." Nigar teyze yanımızdan gidince Elvin abla hemen yan sandalyeme yerleşti.
-"Valla çok bir şey anlatmadım. Kızma bana. Öncesini anlatmadım. Demirhan Peri'ye yanıkmış ama bir türlü olamamışlar diye uydurdum geçtim."dedi kısık sesle.
Başımı salladım.
-"Olsun önemli değil abla." dedim.
Gülümsedi.
-"Geçelim bizde o halde."dedi.
Çayımı alarak ayağa kalktım. Birlikte salona döndüğümüzde bu sefer sevdiğim ve fazlasıyla özlediğim adamın yanına oturdum. Göğsünden Asya'yı alırken o fırsatta belimi okşamıştı.
Tabi biraz aklım gitti.
Ardından boğazını temizleyince kendimi toplayıp koltuğa yaslandım.
-"Aldığım evi biliyorsunuz. Oraya tadilata başladım. Süreci hızlandırmaya çalışıyorum."diye lafa girdi Demirhan.
-"Çok güzel bir yer. Bir kere gördüm çok beğendim."dedi hemen Elvin abla.
Gülümseyip başımı salladım.
-"Bende öyle."
-"Yani siz kendi aranızda konuşun. Anne sen Elif teyzeyle konuşur usulünce işte ayarlarsınız. Bizim belirlediğimiz bir tarih yok."diyip onaylatmak için bana baktı.
Gözlerimle onayladım. Çok utanıyorum.
-"Olur. Ne zaman müsaitlerse gideriz."dedi Nigar teyze.
İçten içe iyice vücuduma sıcak basmıştı.
Dikkatimi dağıtmak için kucağımda kıpırdanıp duran Asya'nın yanağını öptüm.
İlerleyen dakikalarda farklı sohbetlere girilmiş herkes normale dönmüştü.
-"Ben artık kalkayım. Geç oldu."dedim ve kaçamak bakışlarla Demirhan'a baktım.
Isıracağım o yüzünü!
Çok tatlı ve onu yemek istiyorum. Evet.
-"Olur kızım Demirhan bıraksın seni."dedi Hasan amca.
Onlarla vedalaşıp kapıda en son Elvin ablaya el salladım ve bana doğru uzanmış olan eli kavradım.
Apartmanın merdivenlerini inemeden sırtımı mermerle kaplı soğuk duvara yasladı.
Yenilgiyle tebessüm edip boynuna sarılmamla dudaklarıma gömülmesi bir oldu. Araladığım dudaklarımdan kopan inleme bütünüyle zevk doluydu.
Büyük eli ustalıkla kalçamı kavrayıp okşamaya başladı. Anında ereksiyon olmuş erkekliği ise karnıma baskı yapıyordu.
Yine zihnimi kitlediği anlardan birine girmiştik.
Dili önce damağımı ardından dilimi okşadı. Kadınlığıma inen titreşimlerle tekrar tekrar inleyip dudağına dişlerimi geçirdim.
Zar zor geri çekilmişti.
Alnını alnıma yasladı. Yavaşça sert göğsünü okşadım.
-"O kadar güzelsin ki içeride zor dayandım."diye mırıldandı. Sesi boğuklaşıp en seksi halini almıştı.
-"Seni özledim."dedim karşılık olarak.
-"Bende güzelim bende. Bir an önce karım olarak kollarımın arasına girmelisin başka türlü doyamam."dediğinde gülümsedim.
Birine yakalanıp rezil olma korkusuyla bedenimi uzaklaştırdım.
-"Bana doyacağını mı sanıyorsun sevgilim?" İşveli bir şekilde kirpiklerimi kırparak ona baktım ve arkamı döndüm. Merdivenlerden inerken belimi kavrayıp kaldırmasıyla neredeyse çığlık atacaktım.
Dış kapıya gelene dek kucağında taşımıştı.
-"İyi misin sen? Ağrın var mı?"diye sordu.
Elini tutup diğer elimi koluna sardım ve ona yaslandım.
-"Hayır sadece uyumak istiyorum."derken bile gözlerim düşmek üzereydi.
Saçlarımın arasını öpüp kolunu elimden kurtardı ve omuzlarıma sardı. Yürürken üşüdüğüm için ona sokulmak çok huzurluydu.
-"Seni öperek uyutabilmeyi isterdim."dedi.
Tebessüm ettim.
-"Bunu ileride değerlendireceğim."dedim devamında sırıttım.
Evimin kapısına geldiğimizde ona doğru dönmüştüm. Omuzlarımdan kavrayıp kendine çekti. Alnıma sıcacık bir öpücük kondurdu.
-"İyi geceler Peri kızım."
•••
Merhaba millet🙌
Hemen bitirdiğim gibi yayınlıyorum!
Bu sıralar performansım çok düşük farkındayım. Sanırım dinlenme vaktim geldi.
Size sormak istediğim bir konu var. Normalde her hikâyemde hemen hemen aynı şekilde ilerlerim. Bunda bir farklılık yapıp bu düğüne kadar olan süreci yazmasam diyorum ne dersiniz?
Misal isteme,nişan,düğün hazırlığı falan oraları geçsek nasıl olur? Sonuçta artık ezberledik ahsjks
Beğendiniz mi bilmiyorum fakat umarım beklentinizi karşılamıştır.
Görüşmek üzere ❤