Dip not bırakıp sizi bölümle baş başa bırakacağım.
-Yetişkin içerik barındırır🔥
•••
Gece uzun uzun konuşmuş birbirimize doymuştuk. Geç uyuduğumuz için Demirhan'ın yorgun gözleri beni üzüyordu.
Sabah ondan önce uyanmış olmama rağmen onu uyandırmaya kıyamadım. Dinlenmesini güzel bir uyku çekmesini istiyordum.
Yatak oldukça büyüktü. Buna rağmen gece Demirhan bütün yatağı kaplamış zar zor sığarak uyumuştuk. Komik evet çok komik ama adam sığmıyor.
Haliyle sabah onu koca yatakta baş başa bırakarak sessizce yataktan çıktım.
Yağmurun usul usul cama vuruşu inanılmaz huzurluydu. Gülümseyerek banyoya girdim. Elimi yüzümü yıkayıp kahverengi saçlarımı tepeden at kuyruğu yaparak çıktım.
Getirdiğim çantamın içinden bir iç çamaşır takımı ve iki parça kıyafet çıkarttım. Yağan yağmurdan havanın serin olduğunu düşünerek ince ceketi de almıştım.
Giyindikten sonra Demirhan'ın yanağını öperek odadan çıktım.
Karnımı doyurup odaya geri gidecektim. Demirhan bu uykuyla öğleye kadar uyurdu.
Merdivenleri sessizce inip bahçeye çıktım. Masada Nesli ve Aslı oturuyordu.
-"Günaydın."dedim gülümseyerek.
Masanın üstüne geniş bir şemsiye açılmıştı. Ona rağmen esintiyle damlalar vuruyordu. Çok güzeldi.
-"Günaydın bebeğim. Gece hareketli geçti ve Demirhan abi uykuya mı düştü?"diyen Nesli'ye gülerek sandalyeye oturdum.
-"Ya ya deli gibi seviştik."dedim kıkırdadım.
-"Dün gece ki halin masum uyumalık mıydı?"
Masanın altından Nesli'ye vururken Aslı kahkaha atıp masaya yatmıştı.
-"Günaydın güzelliklerim."
Evden çıkıp bu tarafa gelen Sedat sırayla yanaklarımızı öpüp yanıma oturdu ve bir sigara yaktı.
Sabah sabah nasıl içi alıyordu bilmiyorum.
-"Bakıyorum da yüzüne renk gelmiş. Bir de abimi merak ediyorum yüzü artık gülüyor mu diye?"
Sedat'ın kolunu çimdikleyip üstüne vurdum.
-"Söylerim seni Demirhan'a görürsün dalga geçmeyi."diye tehdit ettim.
-"Kızım ne vuruyorsun ya? Böyle şeyleri konuşurduk biz ne oldu içine mi kapandın?"dedi yüzünü buruşturup.
Omuz silktim.
-"Kendin yaşayınca konuşulmuyormuş."dedim.
-"Vay anasını." derken devamını getirmemişti çünkü kahvaltı için gelmişlerdi. Masa kurulurken hızlıca ağzıma bir kaç lokma attım. Herkes uyanmıştı.
Benim sevdiğim hariç.
Aklıma geldi de bir hoş oldum. Bütün gece durup durup beni sevdiğini söylemiş içime huzur doldurmuştu.
-"Düzgün yesene Peri."
Soner abi bana ters ters bakarken masadan kalktım. Onlar daha yeni başlamış sayılırdı.
-"Doydum doydum. Gidip Demirhan'ı uyandıracağım. Size afiyet olsun." diyerek yanlarından ayrıldım.
Üst kata geldiğimde sessizce kapıyı açtım. Demirhan'ı bıraktığım gibi bulmak gülümsememe neden olurken kapıyı kapattım. Ceketimi çıkartıp yatağa ilerledim.
Karnına koyduğu yastığımı alırken sırıtıyordum. Ciddi anlamda deli gibi uyuyor.
Ayakkabılarımdan da kurtulup dizlerimin üstünde emekleyerek yanına oturdum.
Sevgisinin içime sığmadığı saniyeler yaşıyordum. Derin derin nefes alsam bile göğsümde tatlı bir ağrı vardı.
Dayanamayarak eğildim ve dudağının kenarını öptüm. Kaşlarını çatıp yanağını kaşıdı.
Elini elimle okşayıp tekrar öptüğümde yan dönmüştü. Bir anda hareket edince şişkin kasları karşısında iç çektim.
Usulca yanına uzandım.
Homurdanarak bedenime yaklaşınca kolumu kaldırdım ve omuzlarına doğru atıp sarıldım. Aynı anda başını göğsüme yasladı.
Şimdi onu göğsüme sokmayıp ne yapayım ben ?
-"Isıracağım şimdi o olacak."diye mırıldandım kendi kendime.
Aradan dakikalar geçmişti. Demirhan öyle güzel uyuyordu ki onu izlemeye dalmıştım.
En son avuç içimi yanağına yerleştirdim. Parmaklarımı gözünün kenarında ve saç diplerinde gezdirirken yeniden dudağına minik bir buse kondurdum.
Bu karizma karşısında nasıl durabilirim?
-"Peri kızım."
Nihayet.
-"Günaydın."
Elimi yanağından çekmeden başımı geriye aldım ve yüzüne baktım. Tebessüm olan dudaklarıma dudaklarını bastırıp başını yastığa koydu.
Uyku sersemi haliyle göz alıcıydı.
-"Yeni uyanmamış gibisin."dedi boğuk sesiyle.
Başımla onayladım.
-"Evet sen çok uyudun." Elimi çenesine kaydırıp sakalını okşadım. Dokunuşumla gözlerini yummuştu.
-"Kokun uyuşturucu gibi gelmiş. Çok güzel uyudum." dedikten sonra beni çıplak göğsüne çekti.
-"Bıraksam biraz daha uyuyacaktın." derken yüzüm göğsüne yapışık olduğu için sesim zor çıkmıştı.
-"Uyurdum. Yıllardır bu anı bekliyorum."
Gülümsedim. Gülümsediğini hissediyordum.
Kolumu okşaya okşaya elini bel boşluğuma indirdi. Ürperdiğimi hissettirmeden kıpırdandım.
-"Hem sen neden yanımdan kalkmışsın ufaklık?"
Dudağımı büktüm.
-"Karnımı doyurdum geri geldim."
Belimdeki elini karnıma getirdi ve ikimizi yan yatırdı.
-"Ben seni doyururdum." dediği gibi yüzünü yüzüme hizalayıp durdu.
Öpecek diye soluğum kesildi!
-"Önce ayıl sen." Göğsüne elimi bastırıp kaçmaya çalışırken asıl amacım dağılan dikkatimi toplamaktı.
Ve başarılı olmuştum. Yataktan kaçarcasına kalktığımda biraz huysuzluk etse bile o da kalkmıştı.
Hazırlanmasını bekleyip birlikte bahçeye indik. Kahvaltı masası hala kalkmadığından bizimkilere eşlik ederken gülüş seslerimiz bahçede yankılanıyordu.
Mutluyduk. Huzur ve güven elle tutuluyordu.
Onlar bu bahçenin tadını çıkarmak istemişti. Biz ise Demirhan'ın teklifi üzerine ormanda yürüyüş yapmak için yanlarından ayrıldık. Yağmur dinmiş yerini toprak kokusuna bırakmıştı.
Belki iki üç saat el ele ağaçların arasında dolaşmıştık. İkimize iyi gelen anlardan bir tanesiydi.
Geri döndüğümüzde yorgun ve aç hissediyordum. Diğerleri bıraktığımız gibi değildi. Batı abiyle Kumru içeri geçmiş film izliyorlardı. Bizde bahçede kalmayı sürdürdük.
Akşam yemeğini aynı keyifle yemiş uzun uzun sohbet etmiştik. Demirhan'ın bir an olsun elimi bırakmayışı beni mest ediyordu.
Gerekmediği müddetçe ondan uzaklaşmamış hep omzuna yaslı halde oturmuştum.
Odamıza geç olmadan çıktık. Daha kimse yatmamıştı. Ancak benim sevdiğim adam biraz sıkıldığı için kimseye çaktırmadan gidelim diyince onu geri çevirmedim. Benim istediğim de buydu.
Odadan içeri adım atar atmaz beni kolumdan çektiği gibi göğsüne yasladı.
-"Bir teklifim var." Seksi gülümsemesiyle dudaklarıma doğru konuşmuştu.
-"Neymiş o?" derken nefesimi vermiştim.
-"Dün gece yalnız yaptığın keyfi birlikte yapalım mı?" Sesinin kışkırtıcı tonu her türlü günahı işletebilirdi.
Önce bir ateş basması hissettim. Sonra karnımda bir şeyler fokurdadı.
Küvet?
Birlikte
Küvette?
-"Birlikte mi?"dedim zar zor duyulan sesimle.
Başını aşağı yukarı salladı. Yutkundum.
İtiraz edeceğimi falan mı sandınız? Yok canım daha neler kaçırır mıyım hiç.
-"Çıplak mı?"İkinci sorum da sırıtmamak için zor duruyordum.
Demirhan'ın yüz ifadesi dondu. Hatta bozuldu.
-"Yok o kadar değil."dedi çabucak. Eh yani yüreğin dayanmaz canımın içi.
-"Aslında yoruld-"Cümlemi yarıda keserek beni kucakladığı gibi küvete yöneldi.
Sesimi çıkarmayıp boynuna sarıldım. Küvetin yanında durduğunda benim de kalp atışlarım durdu diyebilirim.
-"Sen mi soyunursun ben mi yardımcı olayım?"diye fazlaca istekli halde sordu.
Dudağımı büküp
-"Bilmem ki." dedim biraz nazlanarak.
Gülümseyip dudaklarıma öpücük kondurdu.
Beni yere bıraktı ve suyu açtı. Ardından bluzun etek kısmını tutup yavaşça yukarı sıyırdı. Kalbim ağzımda öylece duruyordum. Sutyenle kaldığımda yutkunduğunu işittim. Acele etmeden kendi tişörtünü çekti çıkarttı.
Tam bir şey söyleyecekti ki telefonu çalmaya başladı.
Gözlerimiz birbirine değdi.
-"Baksana." dedim kısık tonda.
Başını belli belirsiz salladı ve bir şeyler mırıldanarak arkasını döndü. Sırt kaslarının kusursuz biçimlerine bakıp iç çektim.
Sırtının dönük olmasını fırsat bilerek ellerim titreye titreye şortumu aşağı indirdim. Henüz yeni dolmaya başlamış olan küvete adımımı atarken hızlı olmaya çalışıyordum çünkü utanıyordum.
-"Efendim anne?"
Nigar teyze oğluşuna pek bir düşkün.
Bacaklarımı karnıma çekerken bedenini bu yöne döndürdü. Gözlerimi çekmeden onu izledim.
-"Takılıyoruz öyle işte sonra ararım duş alacağım."dedi.
Göğsüm sıkışmadı diyemem.
Telefonu kapattı. Bakışlarını benden bir an olsun ayırmazken kapıyı kilitledi küvetin yanına geldi.
-"Banyoda böyle renkli toplar vardı ya onlardan getirsene."dedim o etkileşimli havayı dağıtarak.
Bir yandan elimle suda oynayıp kendimi sakinleştiriyordum.
Başını sallayıp gitti ve geri gelip bana uzattı. Üstündeki ambalajı açıp suya attım. Köpüklerle daha rahat hissettiğim sırada Demirhan pantolonunu çıkartmıştı.
-"Şöyle geç."
Gerçekten buraya sığacak mıyız?
Titreyen bedenimi ileri kaydırıp tam anlamıyla arkamda küvete oturdu. Bacakları arasında sıkışan bedenime sarılırken sırtımı göğsüne yaslamıştı.
Pozisyon hem huzurlu hem de bir o kadar gerginlik veriyordu.
Fakat suyun ısısı ve o güvenli kolları birleşince benim için inanılmaz güzeldi. Gülümseyerek gözlerimi yumdum. Islak eliyle saçımı düzeltip eğildi ve boynumu öptü.
-"Sana olan özlemim bitmiyor. Sanki elimden kayıp gidecekmişsin gibi hissediyorum. Varlığına inanamıyorum." diye fısıldadı kulağıma.
Başımı oynatıp biraz daha göğsüne yerleştim.
-"Hiç gitmeyeceğim. Böyle..kollarının arasından çıkmak istemiyorum."
Bütün yaşam yorgunluğum gitmişti. İnsan daha ne isteyebilirdi?
Çıplak omzumu öpüp karnıma elini bastırdı.
-"Bende hiç çıkarmayacağım güzelim."
Tebessüm ederek bedenimi saran kollarına ellerimi koydum. Güzeldik. Çok güzel.
-"Peri kızım."
Ninni gibi gelen seslenişi üzerine suyun içinde bacaklarımı oynatıp başımı geriye attım.
-"Efendim." dedim sevimli ses tonuyla.
Saçlarımın arasını öpe öpe yanağıma kadar geldi.
-"Sana bir şey söyleyeceğim." Sesi daha temkinli geldiği için içimde merak uyandırdı.
Bacakları arasında ona dönme isteğimi geri çevirmeyip belimden tutarak kendine döndürdü. Öyle bir pozisyon aldım ki çok tahrik ve tahrip ediciydi!
Bacaklarım yer kalmayınca beline dolanmıştı ve bütünüyle kasıklarına yerleşmiştim.
-"Söyle hadi merak ettim." dedim boynuna sarılıp.
Göğsüne kadar gelen su beni de kolayca kaplıyordu. Eli suyun altında sırtıma oradan aşağı kalçama kaydı. Külodumdan dolayı neredeyse kalçamın çoğunluğu çıplaktı.
Hırıltılı bir solukla beni biraz daha kendine doğru çekti. Bu şekilde kasıklarına sürtünmem dilimi ısırmama neden oldu.
-"Çok güzelsin." Uzanıp boynuma uzun soluklu bir öpücük bıraktı. Parmakları ritmik hareketlerle kalçamı sıkarken sanki kalbimi de sıkıyordu.
-"Bunu mu söyleyecektin?" dedim gülmeye çalışarak.
Transtan çıkmış gibi bakışlarını göğüs bölgemden çekmişti.
-"Akıl mı bırakıyorsun kızım?"diye hayıflandı.
Kıkırdayıp elimi ensesine doğru atıp saçlarını okşadım. Yanağını öptüğüm sırada derin bir nefes almıştı.
-"Bekliyorum."dedim.
Geri çekildim yüzüne baktım.
-"Seninle evlenmek istiyorum."
Dondum.
Baya bütün bedenim iptal oldu. Kapatma tuşuna basılmış gibi gittim.
-"Peri? Kendinde misin güzelim?" Yanağımı tutunca irkilip kirpiklerimi kırpıştırdım.
Başım kendiliğinden aşağı yukarı sallandı.
-"Neden şaşırıyorsun ki? Seninle ayrı kalmaya artık tahammülüm yok. Bir gecemi bile sensiz geçirmek istemiyorum."
Sertçe zorlukla yutkundum.
Gerçekten beklemediğim için bu kadar şaşırmıştım.
-"Ben...şey...yani.."Nefesimi verip elimi saçıma attım ve başımı eğdim.
Yalnızca bir kaç saniyeye daha ihtiyacım vardı.
Kolay mı?!
-"Sen...istemiyor musun?" Durgunlaşan tonlaması beni kendime getirdi.
Başımı kaldırıp iki yana salladım.
-"İstiyorum. Çok istiyorum."
Onunla yaşamak...onun eşi olmak nasıl istemezdim?!
Uzanıp boynuna sarıldığımda belime sarılmıştı. Boynuma öpücükler kondurarak kalçamın kıvrımlarını okşamaya başladı.
-"Her gecem günüm seninle geçsin istiyorum. Bir an önce olsun daha fazla zaman kaybetmeyelim."dedi boynumdan çekilmeden.
Ensesini tutmuş onu biraz daha kendime bastırırken mecburen çekildim çünkü öpmek istiyordum.
Zaten beklentiyle bakan gözlerini boşa çıkarmadım. Sakallarla çevrilmiş yanaklarını kavrayarak dudaklarına uzandım.
Öpüşmemizin en alevlenen saniyesinde zorlukla geri çekildi. Aralık dudaklarımla nefes nefese ona baktım. Alnını alnımla birleştirip kalçamı sıkan elini bollaştırdı.
-"Kendimi tutamamaktan korkuyorum." dedi.
Dudaklarını küçücük öpüp omuzlarına sarıldım ve yüzümü boynuna sakladım.
-"Çıkalım mı?"diye sordum.
Yanıtlamadan beni kucaklayarak küvetten çıkarttı. Üstümüzden akan suyu umursamadan banyoya girdi. Küçük bir bölümdü ve duş kabinine zorla sığmıştık. Ilık suyun altında ona sokularak beline sarıldım. Sertliği karnıma değiyordu. Çok fazla tutku doluydum.
İçimde gittikçe yükselen bu istekler beni utandırmıyordu. Aksine şuan kendimi ona bırakmak istiyordum.
Başımı yavaşça kaldırıp onu görebilmek için geriye baktım. Saçlarını eliyle alnından çekerek eğildi ve dudaklarımı öptü.
Oradan çıkmamız yaklaşık on dakika kadar sürdü. Önce Demirhan çıktı ve beline havlu sarıp iç çamaşırını onun altından çıkarttı.
Tabiki çaktırmadan izledim ne sandınız?
Bende arkasından soyunup hızlıca bornozu üzerime geçirdim. Saçlarımı hızlıca havluyla kuruladım.İçeri odaya girdiğimde yatağa oturmuş başlığa yaslanmıştı.
Eliyle yanına vurdu.
-"Gel." dedi.
Bornozun yakasını düzeltirken ilk tereddüt etsem de ardından yatağa çıkıp oturdum.
Yanağımı öpüp beni bir hamlede kucağına oturttu. Yan şekilde oturduğum kucağında bornozun yarısı bacak arama kayınca bacaklarım olduğu gibi ortaya serildi.
Ona bakacakken bir anda görüş açıma kutuyu soktu. Soluksuz halde bekledim.
-"Bir kaç gün önce almıştım. Aslında daha romantik bir yerde verebilirdim ama...daha sabredemedim." Parmaklarıyla açtığı ufak kutuda parıldayan tek taşla göz göze geldim diyebilirim.
-"Eğer hazır olmadığını söyleseydin de bunu yine sana verecektim. Küçük bir hediye gibi düşün."
Küçük?
Dilim lâl olmuş bir ses çıkaramıyordu. Titreyen elimi kaldırdı ve soğuk halkayı parmağıma geçirdi.
-"Demirhan...bu...bu çok...yani fazla. Çok güzel ama...gerek yoktu."
Bir araba parası olduğuna kalıbımı basarım.
Parmaklarıma dudaklarını değdirdi. Usulca okşadı.
-"Benim en değerli varlığım sensin Peri. Ve sen her şeyin en iyisini hak ediyorsun. Yalnızca beğenmen önemli,gerisi değil." Nemli saçımı kulağımın gerisine sıkıştırıp yüzümü yüzüne çevirdi.
İlk bakışta gözlerimi alamadığım yüzüğe daha fazla bakma fırsatı bulamadım.
Alt dudağımı dolgun dudakları arasına aldı. Kendine doğru çekip diliyle emdiğinde gözlerim kapandı. Hiç beklemeden pozisyonumu değiştirdim. Kucağına oturup boynuna sarıldım.
Hararetlenen öpüşmemizde bornozun üstünden belimi kavrayıp beni yatağa yatırdı.
Tıpkı Demirhan gibi sabrımın tükendiğini hissetmek beni bilmediğim bir kadına çeviriyordu.
Ellerimi omuzlarından sırtına indirdim. Dudaklarımız birbirini hoyratça sömürürken elleri bornozun kemerine ulaştı. Öpüşü yavaşladı. Tepkimi ölçmeye çalışıyordu. Hiç bozmadan dudağına dilimi değdirdim. Bana yaptığı gibi onu zevkle öpmek başımı döndürüyordu.
Gözlerimi hiç açmadım. Bornozun önünün açıldığını hissettim. Çıplaklığım şuan beni utandırmıyordu. Elleri tenimi sevsin okşasın diye can atıyordum.
Dudaklarını hızla dudaklarımdan kopardı. Hareketleri öyle vahşiydi ki nemli dudaklarımı kapatamadan onu izlemeye koyuldum. Eğildi ve boynumu sertçe ısırdı.
Birinin duymasından çekindiğim inlemem odada yankılanırken bir çırpıda bornozu omuzlarımdan sıyırdı altımdan çekti ve yere attı. Çok hızlı gerçekleşmişti.
Boynumdan çıkmadı. Islak ıslak emiyor derin öpücükler konduruyordu.
-"Demirhan.."
Homurdanarak etimi tekrar dişleri arasına sıkıştırdı. Heybetli bedeniyle üzerimde çok kışkırtıcı duruyordu. Geniş omuzlarına tırnaklarımı bastırdım.
Genzinden yükselen hırıltıyla büyük avucu dolgun göğsümü kavradı. Bacaklarımdan aşağı bir şey süzülür gibi oldu. Belim yay gibi kıvrıldı.
-"Peri...delireceğim.."
Boynumu serbest bırakıp aşağı eğildi. Hiç çekinmeden bacaklarımın arasına yerleşmişti. Başımı geriye atarak sert avcunda sıkışan göğsümü hissettim. Parmaklarıyla sıktığı göğsümü bastırarak okşarken benim bütün ruhum göklere çıkmıştı.
Boşta olan sol göğsüme yöneldi. Aralanan dudakları kolayca göğüs ucumu kavrarken gözlerimiz birleşti. Bariz bir şekilde göğsümü emerken benim yüz ifademi izliyordu.
Dişlerimi dudağıma geçirip inlememi bastırdım.
Fakat kendimi tutamadım. Adeta kalp gibi atan bacak aram yanıyordu. Sağ bacağımı kaldırıp beline doğru atmamla onun da havlusunun düşmüş olduğunu fark etmem uzun sürmedi.
İnleyerek diğer elini bacağıma indirdi. Bacak içimi okşayarak iyice yana doğru ittirdi ve dudaklarıma yöneldi.
Nereye gittiğimizi bilmiyordum. Gözlerimin önüne perde inmişti. Hiçbir şey düşünmek istemiyordum. Kaslarının kıvrımlarını okşuyor sıcak teninde kayboluyordum.
Dudaklarımızın arasında biraz boşluk bıraktığı saniyede çırılçıplak bedenlerimiz birbirine yapıştı. Sertliği tam olarak vajinamın üstündeydi.
Şiddetli titreyişimi hissetmiş olmalıydı.
Kasıklarım daha önce hiç böyle canlı canlı yanmamıştı.
Onu istiyordum!
-"Güzelim...beni...durdur." Her kelimesinde boynumdan aşağı inmiş birer birer öpücüklerle göğüslerime gelmişti.
Durdu. Biraz geri çekildi. Neredeyse siyaha çalan gözleriyle göğüslerime bakarak iç çekti. Dilimi dudağımda gezdirdim.
Elimi uzatıp yanağına koydum ve yukarı gelmesini gözlerimle belli ettim. Yüzlerimizi hizalayıp dudaklarımı öptü. Çekildi tekrar öptü.
Kollarımı boynuna sararken vücudumdan ürperti geçmişti.
Burnunu burnuma sürttü. Aynı anda gülümsedik.
-"Yoksa sende beni mi istiyorsun? Benim seni istediğim gibi."
Davetkâr cezbedici sesi insanın göğüs kafesini sıkıştırıyordu. Seslice yutkundum.
Konuşacak hal mi bırakmıştı?
Okşamayı sürdürdüğü göğsümü bıraktı. Derin bir nefes aldım. Kendini bir anda bana bastırmasıyla boğazımda bir yumru oluştu. İnlemekten çok farklı sesler çıkarttık.
Hissettiğimiz alev sanki gerçek gibiydi. Yatakta ateşler vardı.
-"Demirhan.." Tıpkı az önceki gibi ismiyle inledim. Gözlerimi sımsıkı kapatıp onun olağanüstü sertleşmiş organına odaklandım. Hafif hafif sürtüyor kalçasını oynatıyordu. Ben baştan aşağı zevkle sarsılıyordum.
Dilini dudağımda gezdirdi. Büyük bir açlıkla dudaklarına saldırdım. Elini kavislenen bel boşluğumdan içeri sokup kalçama yerleştirdi. Beni kendine doğru kaldırırken dudaklarını bir kaç santim geri çekti.
Göğsü hiddetle inip kalkıyordu. Pürüzsüz teni minik ter damlalarıyla parıldamıştı.
-"Bana güveniyor musun?" Bu da nereden çıkmıştı şimdi?
Hiç üstüne varmadan başımla onayladım. Elbette güveniyordum.
Vücudumun alt kısmına bakmadan iki saniye içinde bedenini kaldırdı ve benim bedenimi ters çevirdi.
Yatakla aramda sıkışan göğüslerimle birlikte dudaklarımdan inleme kaçtı. Başımı yan çevirip ona bakmaya çalıştım.
Üzerime eğilerek sırtıma dudaklarını bastırdı. Abajurlerin ışığı net bir şekilde kalçamı ortaya sererken nefesimi tutmuş hamlesini bekliyordum.
Cayır cayır yanmak bu olsa gerek.
-"Su gibisin Peri kızım." diye fısıldarken nefesi ensemdeydi. Elini kendi yastığına atıp aldı ve karnımın altına yerleştirdi.
Bir yandan heyecanlı diğer yandan şehvet yüklüydüm. Onunla böyle anlar yaşamak bana canlılık katıyordu.
İyi mi yapıyorduk kötü mü bilmiyorum ancak umurumda değildi.
Onu hissetmek bambaşkaydı.
-"Bacaklarını kapat." diye fısıldamaya devam etti. Sıcak göğsü neredeyse sırtıma değiyordu.
Ne olacağı hakkında bir fikrim yoktu. Ama korkmuyordum.
Sertliğini kalçamın üzerinde hissettiğimde yutkundum. Dilim damağım kurumuştu.
Soluklarımın değiştiğini işitmişti. Başını yan duran başıma yaklaştırıp yanağımı öptü.
-"Sadece rahatlayacağız...bana güven."
Çok sürmedi. İki üç saniyelik kadar uzaklaşmış tekrar sırtıma eğilmişti. Bir demir gibi sert erkekliği kalçamın arasına kaydı.
Tanrım
Siktir!
Ne ara gerçekleşmişti bilmiyorum fakat o kadar ıslanmıştım ki sert uzvu kalçamın arasından vajinama doğru kayıp geri çıktı. Gözlerim iri iri geri açıldı. Ancak erkekliğinin bu sert halini vajinamın girişinde bile hissetmek deli gibi inlememi sağladı.
-"Ah çok ıslaksın bebeğim...çok güzel...çok." Boğuk kısık sesi ıslanmamı arttıran bir etmendi.
Var gücümle dudaklarımı ısırıp vajinamı sıktım. Deliriyordum. Onu böyle güçlü arzularla istemek engellenecek bir durum değildi.
Bir elini yatakla arama soktu. Avuç içi göğsümü kavradı. Sıkıp ucunu çekiştirince yataktan kalkar gibi oldum. Dayanamıyordum ki.
-"Demirhan...ah..." İnlememle yarıda kesilen cümlemi boşverdim.
Sertliği kalçamın arasında kayıp geri çıkarken bu farklı deneyim hiç bilmediğim ufuklara yelken açtırdı.
İlk anlarda itiraf etmem gerekirse ters ilişkiye gireceğimizi sandım. Ama bu çok küçük bir andı. Hemen düşüncelerimden silmiştim. Ki öyle de olmamıştı. Bu hem onu hem beni az da olsa tatmin ediyordu.
Daha önce ondan başka bir erkekle yakınlaşmamış olduğum için istediğim tek erkekte oydu. Bu yüzden duygularımız daha yoğundu.
İçime girmeden bile böyle zevk alıyorsam sevişsek neler olur diye düşünmeden edemedim.
Dakikalar geçti. Bu gelgitleri inlemektem boğazımı kuruturken geri çekildi.
Ah tanrım.
Tam olarak kalçamın üzerine boşaldı.
Bu...bu çok belki saçma gelebilir ama zevk verdi.
Belime doğru akan ılık sıvısını hissettiğimde içimde tuttuğum nefesimi üfledim. Aynı anda titreyerek yaşadığım o zevk dalgası beni yormuştu.
Gözlerimi kapattım. Onu o çıplaklığıyla görürsem bu gece uyuyamazdım.
Hareketliliğini duyuyordum ama bakmadım. Kalçamı ve diğer atlayan noktaları özenle sildi. Elinin bacaklarımın arasına kaydığını hissettiğim anda kıpırdanıp onu durdurdum.
Kalçama dudaklarını bastırdı.
-"Seni temizleyeceğim."
Tanrım hayır!
Islaklığım çok yoğundu.
-"Hayır." dedim kısık sesle. Durumumu anlayıp arkamdan çekildi. Yatak örtüsüyle üzerimi örterken yanıma uzandı.
Sırt üstü yattığı an cüssesi nedeniyle yatak sarsılmıştı. Yavaş yavaş yan döndüm. Hala vajinam istekle sızlıyordu.
Demirhan'ın yüzünde hiç zorlanmadan gördüğüm o rahatlamış ifade beni utandırdı.
Gözlerini kapatmış soluklarını düzene sokmaya çalışıyordu. Ona baktığımı anlamış gibi beni kendine çekti ve göğsüne yatırdı.
Örtünün altında birbirine sokulan çıplak bedenlerimiz gevşek ve huzurluydu.
Yüzük takılı olan elimi hafif tüylerle çevrili göğsüne bıraktım.
-"Devamı balayında."
Kendimi tutamayıp güldüm. Bu adam beni öldürüyor.
Sahi biz evlenmeye karar vermiştik değil mi?
•••
Merhaba dostlar merhaba ahali ben nihayet gelebildim🙌
Nasıl bölüm ama 🔥
Umuyorum ki beğenmişsinizdir.
Devamı ne zaman gelir bilmiyorum ancak kısa sürede yazmaya çalışacağım söz ❤
Hızlı hızlı yazıp yayınladım eğer yazım ya da mantık hatası varsa kusura bakmayınız.
Düşüncelerinizi bekliyorum hiç çekinmeden belirtiniz hajsjdsj