İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 1 · 12 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 1

1

Yeniden ve yenideen merhabaa ❤

Düşüncelerinizi farklı farklı toparlayarak kendi hayal gücüme katarak ortaya bir şey çıkartmak istedim.

Umuyorum ki beğenirsiniz.

Yorumlarınız benim için çok değerli lütfen belirtmekten çekinmeyin ❤

•••

İzin günümün son saatlerinde artık tadını çıkartmaya başlamak istiyordum. Bir haftadır yorgunluktan başımı koyduğum yerde uyuyordum.

Eskiye dönmüştük. Tamı tamına geçen 7 yıl.

Dile kolaydı. Şimdiyse kalbe zor.

Elbette her şey değişirdi. Kimse eskisi gibi kalmazdı. Fakat benim kalbim yıllar öncesinde kapanmış bir daha gün yüzüne çıkmamıştı. Böyle olmasını ben istemiştim.

Kırgındım.

Kalbime mi aklıma mı bilmiyorum. Ama herhangi birine kalbimi açmayacak kadar kararlıydım.

Şimdi kalbimi kapattığım sokakta...evdeydim.

Bakışlarımı tavandan çekip hala üzerimde duran bornozumla birlikte yataktan kalktım.

Yatağımın karşısında boydan boya cam vardı. Önünde uzun bir makyaj masam duruyordu. Gün ışığı karşısında süslenmek zevkle yaptığım bir işti.

Ve camımın tam karşısında görmek istemeyeceğim mahalle manzarası.

Hayır o yöne bakmayacağım. Evet geçti evet.

Başımı çevirip nihayet yerleştirdiğim geniş dolabıma baktım. Dolabıma sığmamaya çok az kalmıştı. Sanırım alışveriş yapmayı biraz azaltmalıydım. Yada kıyafetlerime bir oda tutmam gerekecekti.

Dolap yatağın sol tarafında ki duvarı tamamen kaplayacak kadar geniş yaptırılmıştı. Kimin elinin değdiğini düşünmek istemiyordum. Gerçi düşünsem ne olacaktı. O sayfayı kapatalı yıllar olmuştu.

İç çekerek alt çekmeceyi açtım. Şirketin müşterileriden birisi olan iç giyim markasından yaptığım yüklü miktarda alışveriş benim hazinem gibiydi.

Evet iç çamaşır takımlarına zaafım vardı. Annem çoğu zaman onları nasıl giyebildiğimden dert yanıyordu.

Cüretkar seçimlerdi. Ve ben cüretkar olmaktan haz duyuyordum.

Aldığım beyaz dantel takımı giyindikten sonra üst kapağı açtım. Bir sweat ve şort çıkartarak hızlıca giyindim. Kızları daha fazla bekletmesem iyi olacaktı.

İki saat önce bizden giderlerken planı söylemişlerdi. Bende dinlenmek için uzanmıştım ama yine geç kalmıştım.

Aldığım parçaları giyindikten sonra ayağıma çorap geçirdim.

Yaz akşamı olmasına rağmen hava biraz serindi. Kurutmaya üşendiğim saçlarımı gelişi güzel tepede toplayınca keşke dışarı çıkıyor olsaydım diye düşündüm. Özensem böyle güzel toplayamam.

Kendi kendime göz devirip ayakkabılarımın olduğu raftan bir spor ayakkabı seçtim. Ardından telefonumla birlikte alt kata indim.

Bu ev benim doğup büyüdüğüm evdi. İki katlı bize ait sevimli bir yapıydı. Mahallenin geneli böyleydi. Herkes burada büyümüş burada yaşamını sürdürüyordu.

Buradan 7 yıl önce ayrılmıştık. Babam öğretmenlik yapıyordu ve geçiş yaptığı özel okul buraya semt olarak uzak olduğu için mecburi bir ayrılıştı. Lakin benim hayatımın iyikisi olmuştu.

Mahalleden gitmiş olmama rağmen burada olan arkadaşlarım, abi gibi gördüğüm arkadaşlarımdan hiç ayrılmamıştım. Hep dışarıda görüşmüştük. Sadece bu mahallenin yakının uzağından geçmemiştim.

Ta ki geri taşınma kararına kadar. Babam emekli olmuştu. Annem bu evde yaptığı terzilik mesleğini özlemişti. Gittiğimiz evde de yapıyordu fakat burası gibi değildi. Onun için hobiydi.

Burada alt katta kendine ait büyük bir odada komşulara tanıdıklara türlü türlü elbiseler dikerdi. Hatta hatırladığım kadarıyla gelinlik bile dikmişliği vardı. Sadece bu mahalleden uzaklaşınca işleri eskisi gibi olmamış bu onu üzmüştü.

Bende mutluydum. Sıcak mahallemizde mutlu olmamak elde değildi. Açık duran camımdan kızların neşeli sohbet sesi odama kadar geliyordu. Muhtemelen Kumru'nun evinin önüne masa koymuşlar orada oturuyorlardır.

Yıllardır buraya gelmemek en üzücü tarafımdı.

Görmek istemediğim,hatırlamak istemediğim gerçekler fazlasıyla somut halde yaşıyordu.

Artık görecektim. Hemde sık sık. Ancak bunun bir önemi yoktu. Büyümüştük. Yıllar birbirini aşmış bizden çok şey götürmüştü.

-"Ben çıktım." diye seslendim.

Evde yalnızca anne ve babam vardı. Evimiz daha bugün tamamen bitmişti. Hepimiz yorgunduk.

Bir de abim vardı. Kendisi jandarma olarak farklı bir şehirde çalışıyordu. Vakit buldukça gelir bizimle zaman geçirirdi.

Evin kapısını kapattığım gibi küçük kaldırımdan yola indim. Dükkân kepenkleri kapatılıyor herkes birbirine iyi akşamlar diliyordu.

Fırıncının değişmeyen sahibi Murat amcaya gülümseyip el salladım. Başını eğip selamımı aldığında geniş mahallede yürümeye başladım. Üç ev sonrası çocukluk arkadaşım Kumru'nun eviydi. Ek olarak diğer kız arkadaşlarımda buradaydı. Nesli ve Aslı.

Aramızda ki bağı koparmaya mesafelerde hiç engel olmamıştı. Buna izin vermemiştik.

-"Şükür ya." dedi Nesli beni gördüğünde.

Ağzında olan çekirdeği bana doğru tükürünce yüzümü buruşturup kenara kaydım.

-"Pislik yapma be." diye kızdım.

Çektiğim plastik sandalyeye otururken mutfak camından bizi izleyen Sevgi teyzeye el salladım. Kumru'nun annesiydi.

-"Hoşgeldin kuzum." dedi.

-"Hoş buldum Sevgi teyze." diyip masadan bir avuç çekirdek aldım.

Tedirginliğimi bilen kızlar durmadan aklımı dağıtacak konulardan konuşuyorlardı.

-"Oo ortamlar kurulmuş. Biz çalışalım siz keyif yapın ne güzel valla."

Arkamda belirip omzumu tutan Sedat yüzünden bir an yüreğim hopladı.

-"Ne sessiz geliyorsunuz? Ödüm koptu." diyip elimi kalbimden çektim.

-"Davul zurnayla mı gelelim Peri?"

Gözlerimi devirip kolunu ittirdim.

-"Gelin sandalye alın çocuklar." Sevgi teyzenin sesiyle Sedat harekete geçti. Arkadaş grubumuzda en üşenmeyen insandı.

Sedat benden 3 yaş büyüktü. Ben iki ay önce 25 yaşımı doldurmuştum.

Sedat dışında diğer Batı abi ve Soner abi hepimizden 8 9 yaş kadar büyüktü. Ama evde kalmışlar olarak bir arada takılıyorduk.

Mahalleden gitmeme rağmen genelde benim çalıştığım şirketin etrafında mekanlarda buluşur eğlenir sohbet ederdik.

Onların hepsi bu mahallede çalışıyordu. Kızlardan Nesli avukattı. Büroda çalışıyordu. Kumru üniversite son sınıftı. Aslı ise annesi ile birlikte mahalle kuaföründe duruyordu.

Ben büyük bir reklam firmasında iş bulmuştum. Üniversiteden sonra böylesine beni yansıtan bir iş hayatıma renk katmıştı. Sosyal medya reklamları üzerine çalışıyor genel olarak ürünlerle ilgileniyordum.

-"Naber Peri? Işığın sönmüş."

Batı abiye dudağımı büktüğümde başını eğip güldü.

-"Alay etmesene Batı abi ya. Ellerimin haline bak ölüyorum." diyip ellerimi gösterdim.

Tırnaklarım protezdi fakat kötü haldeydiler. Kısa zamanda gidip yeniletmeliydim.

-"Bitti dediniz dinlenirsin işte." diyen Soner abiydi.

Karşımda Nesli ve Aslı'nın arasına oturmuş çay içiyordu.

-"İki gün sonra işe başlıyorum." dedim homurdanarak.

Halbuki işe başlamak evde temizlik yapmaktan daha az yorucuydu.

-"Ellerimle yaptım. Güzel değilse de beğenmiş gibi yaparak yiyin." Kumru tabakları masaya bırakırken bizi uyarınca sessizce kıkırdadım.

Mahalle çoktan sessizliğe gömülmüştü. Bir tek bizim gülüşme seslerimiz vardı.

Ayakkabılarımı yerde çimenlerin üzerinde çıkartıp bacaklarımı göğsüme doğru çektim ve kollarımı sardım.

Yorulmuştum. Uykum gelmişti. Ama sohbet ederken eğleniyordum.

-"Ellerine sağlık güzelim mümkünse tekrar yapıp kendini yorma." diyen Batı abi ile birlikte kendimizi tutamadık. Patlattığımız kahkaha üstüne Kumru bir kaç aydır sevgili olduğu adamın koluna vurdu. Bunu yaparken evden babası bakıyor mu diye kontrol etmeyi ihmal etmemişti.

-"Artık avucunu yalarsın Batı." diyip kollarını göğsünde birleştirdi.

Böyle yapınca v yakalı askılısından dolayı dekoltesi açılınca Batı abi gülmeyi kesti. Çatık kaşlarıyla askılarını yukarı çekerek açıklığı kapattı.

Dudaklarımı birbirine bastırmış gülmeyi bırakmıştım.

Sevilmek istiyordum.

Ruhum sevilsin okşansın istiyordum.

Bu asla olmayacaktı.

-"Yeni mi kapattınız birader?"

Soner abi bakışlarını arkamda mahalleye sabitlediğinde refleks olarak başımı çevirmiştim.

Kaç yıl geçti aradan?

Hala mı sıkışıyorsun? Yapma!

Nefesimin göğsümde kaybolduğunu hissettim. Bana hep uçsuz bucaksız geceyi andıran gözleriyle gözlerim birleşince başımı önüme çevirdim.

Zaman dursa kaç saat izlerdim?

Hayır artık bu olmayacaktı.

Çocukluğu geride bırakalı yıllar olmuştu. O bana bir sızı bırakmıştı o kadar.

Bana artık yabancıdan öte değildi.

Tanrım.

Çok değişmişti. Büyük bir adam olmuştu.

İnceleyememiştim ki.

Yalnızca büyüdüğü aşikardı. Beni bıraktığı gibi değildi.

Nefeslerimi düzene sokamadığımı umarım fark etmezlerdi. Kızlar tepkimi ölçmek ister gibi gözlerini benden çekmeden bakıyorlardı.

İçimden geçenleri kendime dahi belli etmeyecektim.

Onlara umursuzca ne var dercesine başımı salladım.

Çaktırmadan omuz silkmişlerdi.

-"Yoğunduk ancak."

Sesinin yabancılığı tenimi ürpertti. Yıllar öncesine gittim.

Sesini duymak için can atardım. Her gittiği yerde baktığı yer olmak isterdim. Beni görsün,sesi bir tek bana duyulsun isterdim.

O benim ilk saf sevgimi yaralayan adamdı. Ona olan açık kalbimi görmüş üstüne toprak atmıştı.

Aramızda tam 10 yaş vardı. Az bir sene değildi. Yaşanmış 10 yıl.

Demirhan abim.

O benim yalnızca abimdi. Öyle demişti değil mi?

-"Gel bir çay iç. Ne öyle yabancı gibi duruyorsun abi?" dedi Sedat.

Geçmişi geçmişte bırakarak soğumaya yüz tutmuş çayımdan bir yudum aldım.

-"Yorgunum sonra içeriz kardeşim."

-"Ya gelsene bak Peri burada. Yıllar sonra gel bir selam ver ayıp değil mi oğlum?" diye sitem etti Batı abim.

Aralarından su sızmazdı. Fakat beni yaraladığından habersizlerdi.

Verdiği nefesi işittim. Sanki enseme vurmuştu.

Zar zor yutkundum. Neydi bu yumru?

Saçmalama Peri. Koca kadın oldun ne bu titreme?!

Adım sesleri tam yanımda durduğunda dudaklarımı güçlükle yukarı kıvırdım. Bunun zor olduğunu benden başkası anlayamazdı.

Başımı kaldırırken aynı zamanda sandalyeden kalkmış ayakkabılarımın üzerine basmıştım.

-"Hoşgeldin. Tekrar." Sert kalın ses tonu tıpkı eskisi gibiydi. Büyümesine rağmen hiç değişmemişti.

-"Hoş buldum Demirhan abi. Gelmeme pek mutlu olmamış gibisin." derken dalgaya vurmuş koyu bakışlarına takılmıştım.

İsmini zikretmeyeli bir hayli zaman olmuş.

Yüz hatları keskinleşmişti. Esmer teni her kadının dudağını uçuklatırdı. Eskiden de böyle yakışıklı mıydı?

Böyle samimi davranmamı beklemiyor gibiydi. Kaşı kalkacak gibi olduysa da ifadesizliğini korudu.

Erkeksi kokusu buram buram burnuma geliyordu. Nefes almayı kısa süreliğine bıraktım.

-"Gelene kapı açık." Oynayan çenesini sıkıp keskin gözleriyle bedenime ufak bir bakış attı.

Ne demek istedi bu böyle?

-"Otur abi." Kumru tam arkasına bir sandalye koyup yerine geçti.

Benim yanımda boşluk olduğu için oraya oturacaktı.

Daha fazla konuşmadan geri oturup eski pozisyonuma döndüm. Bacaklarıma sarıldığım an nefesimi vermiştim.

Kumru çayları tazeledi bana baktı.

-"İşe başlamadan hep birlikte kahvaltı yapalım. " dedi.

-"Eskisi gibi ormanda toplanalım! Piknik tarzında yaparız ne dersiniz?" diye atıldı Nesli.

-"Kim uğraşacak onunla kızım ya. Gideriz mis gibi yer kalkarız boşver."dedi Sedat geriye yaslanırken.

-"Hevesini kırmasana. Gideriz işte ne var?" dediğim sırada mesaj gelen telefonuma baktım.

Şirket grubunda konuşuyorlardı. Mesajları okumadan geri kitledim.

-"Sen hala böceklerden korkuyorsan o iş zor. " Sedat'a abartıyla göz devirdim.

-"Fobi geçmez. Ayrıca ormanda mı yaşıyorum ben nasıl alışabilirim?" dediğimde gülmüştü.

-"Doğru pardon. Senin elit mekanlarda takıldığını unutmuşuz canım."

İğneli sözleri alaydan ibaret olduğu için hiç takılmadım.

-"Benim uykum geldi millet. Size doyum olmaz." Aslı'nın kalkmasıyla bacaklarımı yere indirdim.

Oturduğundan beri çıtı çıkmayan adama hiç bakmamıştım. Aslında onu çok merak ediyordum.

Bakmayışıma rağmen heybetli gövdesi görülmeyecek gibi değildi. Yanımda resmen dağ oturuyordu.

Ben o dağı görmezden gelecektim. Varlığı yokluğu benim için birdi. Öyle olmak zorundaydı.

Şimdi karnıma saplanan sebepsiz sancılara son vermeliydim. İşimi zorlaştıran avuçlarımın terlemesi ve sıkışan göğsümdü.

-"İyi uykular uykucu." dedim yanımızdan ayrılırken.

Aslı gittikten sonra benim de biraz enerjim bitmişti. Masaya kolumu yaslamış yanağımı tutarken diğer yandan masanın üstünde duran telefonumda sosyal medyaya bakıyordum.

Aslında amacım dikkatimi başka yere vermekti. İçten içe çok heyecanlıydım.

-"E sen buradan şirkete nasıl gideceksin?" Batı abinin sorusuyla başımı kaldırdım.

Gülümsedim.

-"O nasıl soru öyle siz varsınız ya abi." dediğimde gülümsemem sırıtmaya dönüştü.

-"Bak sen." diyen Soner abi olmuştu.

Kıkırdayıp geriye yaslandım.

-"Bulurum bir yolunu. Taksi falan." dedim ardından.

-"Ayarlarız bir şekilde. Saatler uyarsa götürürüz tabi." dedi Batı abi.

Başımı belli belirsiz salladım.

-"Olur konuşuruz. Bende artık kalksam iyi olur." dedikten sonra ayaklarımı yere bırakıp ayakkabılarımı giyindim. Galiba bir sokak terliğine ihtiyacım vardı.

-"Görüşürüz bebeğim."

Kollarımız birbirine doladığımızda kızlarla sessizce gülmüş geri çekilmiştik. Sedat yanımda burun kıvırmış kollarını iki yana açmıştı. Gülerek ona da sarıldım.

-"Kıskanç." dedim kısık sesle.

Sarılmayı bıraktığımızda ayırma olmasın diye sıradan Soner abiye sarıldım.

-"Seni burada görmek güzel." dedi kulağıma doğru.

İç çekip bunun hiç de güzel olmadığını kendi kendime hatırlattım.

En sona kalan Batı abiye döndüğümde belime sarılıp ayaklarımı yerden kesince gülüşüm büyümüştü.

Bu erkeklerin boyu neden çok uzun?

Hepsi birbirinden iri ve yakışıklıydı. Kendi abilerim diye övmüyorum.

-"İyi ki döndün Peri kızı."

Yanaklarımla birlikte başımın ısındığını hissettim. Bu tabiri duymaktan hiç hoşlanmıyordum.

Zoraki tebessüm edişimle önüme düşen saç tutamını kulağıma sıkıştırdım.

Çaktırmadan baktığım adam sandalyede yayvan bir şekilde otururken ayağa kalkmıştı. O anlık nefesim içime kaçtı desem doğru olur.

Elbette asla ona sarılmazdım.

-"İyi geceler." dedi herkese hitaben.

-"İyi geceler abi." dediler bir ağızdan.

Benden çıt çıkmamıştı.

Kızlar masayı toplayacaklarını söylediği için yardım etmeden sokağa ayak bastım. Diğerlerinin evleri sağ tarafa kalıyordu. Benim ise diğer yöndeydi.

Bu Demirhan için de geçerliydi.

Sertçe yutkunup ondan en uzakta yürümeye başladım. Önden ilerliyordu. Üstünde keten beyaz bir gömlek altında siyah pantolon. Eskisi gibi sadeliğini sürdürüyor olmalıydı.

Demirhan soğuk bir adamdı. Mahalle onu severdi ama bizimkilerden başka dostu yoktu. Yani eskiden böyleydi. Herkes gibi o da değişmiş olmalıdır.

Kendime itiraf etmek istemesem bile onu görmek beni sarsmıştı.

Başımı öne eğdim. Gördüğümde yolumu çevirmem gereken bir adamdı. Onun istediği gibi.

Anahtarı üstünde duran evimizin kapısını açtım. Anahtarı alıp arkasına taktıktan sonra merdivenlere ilerledim. Evimiz öyle lüks değildi ama yaptırdığımız tadilatlarla modern diyebileceğimiz seviyedeydi.

Geldiğimiz evi seviyordum. Lüks bir rezidansta,manzaralı bir dairede yaşamıştık.

Dönmüştük işte.

Lambayı açmadan yatağıma uzandım ve dizlerimi karnıma doğru çektim.

Demirhan.

Kalbimi ilk kez açtığım ve sonsuza dek kapatmama neden olan adam.

Demirhan abim.

Gözümü açtığımda yanında büyüdüğüm birisiydi. Abim gitmeden herkesten farklı kardeşi gibiydi ve hep birlikte olurduk.

Lisede ikinci sınıfa başladığım sıralarda ne zaman gözlerimi kapatsam onu görür olmuştum. Büyüleyiciydi. Her genç kız gibi benimde hayallerimi süsleyen bir prense dönüşmüştü.

Bu böyle iki yıl boyunca uzaktan devam etmişti. Son yılımda daha farklı şeyler yaşanmıştı.

Gözü abim olmadığı yerlerde benden ayrılmaz olurdu. Bu kalbime kuş gibi kanat çırptırırdı.

Kendisi de farkındaydı. Bazı anlar geri çekilir bazı anlar da ise kendine karşı koyamaz adımlar atardı.

Minik dokunuşlar. Rüya gibi kısa süren sarılmalarımız.

Bunlar gerçekti. Hayal değildi.

-"Gelsene yanıma." Dirseğimin içini tutup kendine doğru çekti.

Ürkek bakışlarım bir tanıdık olur mu korkusuyla etrafta geziniyordu.

-"Birisi görür uzak dur ya." dediğimde bana ters ters baktı.

-"Ayıp bir şey mi yapıyoruz kızım? Bin şu arabaya hadi."

Sokağın sonunda park edilmiş arabaların arasında ona ait olana hızlıca binmiştim. Kalbim ağzımda atıyordu.

Öyle heyecanlıydım ki.

Uzun zaman sonra ilk kez baş başaydık. Bunu Demirhan istemişti. Uzaktan uzağa olan bakışmalarımız yetmişti.

Konuşmamız gerekiyordu.

Arabayı sürerken durup durup bana bakıyordu. Henüz 18 yaşımı yeni doldurmuştum. Demirhan 28 yaşında koca bir adamdı. Yanında körpe bir çocuk kalıyordum.

Ama ona öyle hayrandım ki.

-"Sen bana ne öyle trip yaptın anlatsana." dedi ormanlık yolda ilerlerken.

Kollarımı göğsümde birleştirip kaşlarımı çattım.

-"Sürekli abicim abicim dersen öyle olur! Ne diye baskıyla söylüyorsun? Abim misin sen benim?!" diye sitemle karışık sesimi yükselttim.

Bizim evde ailecek yemek yerken durmadan abicim,kardeşim kelimeleri havada uçmuştu.

-"Has bin Allah. Ne demeliyim küçük hanım?"

Arabayı durdurunca daha konuşmadan kapıyı açarak indim. Burası bizim arkadaşlarımızla toplandığımız tenha bir ormandı. Ağaçların sonunda uçurum vardı. Aşağısı hırçın dalgalarla dövülen derin bir denizdi.

-"Sinir ya." Söylene söylene yürüyerek uçuruma kadar gelmiştim.

Rüzgar saçlarımı uçuştururken küçük bedenim geriye savruldu. Kendimi göğsünde buluverdim.

Soluğum,kalp atışlarım birer birer söndü.

Ellerim kasılmış göğsünde durdu. İçime kazıdığım ferah kokusu ciğerlerimi doldurmuştu.

-"Sen karşı koyamadığım en güzel yanlışsın Peri kızı."

•••

Merhaba ❤

Dün gece başlayıp hevesle yazarak ancak bitirebildim. Tamamladığım gibi yayına açıyoruum.

Düşüncelerinizi o kadar merak ediyorum ki!

İsimlerini hiç düşünmeden aniden aklıma geldiği için böyle yapmak istedim.

Ek olarak hikâyenin adı Zinhar tesadüfen rastladığım bir kelime oldu. Umarım hoşunuza gitmiştir.

Karakterlere ise tam olarak karar veremedim. Hayalimde var olan Demirhan'ı nasıl bulacağım bilemiyorum ajsj

Yorumlarınızı bekliyor bir sonraki bölümde görüşmek üzere gidiyorum 🌸❤

Bölüm sonu

9 yorum

  • https ://discord.gg /SJtpHRWMFF Merhaba🌺3600+ üyeli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayabilirsiniz.

  • https ://discord.gg /SJtpHRWMFF Merhaba🌺3600+ üyeli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayabilirsiniz.

  • kitabıma bi sans verir misin? dram aksiyon ve romantizm karışımı istiyorsan Yangınlar ve Yananlar'ı, fantastik ve ters köşe kitap istiyorsan Gölgeler ve Yıldızlar'ı okuyabilirsin.. 💖

  • https://discord.com/invite/M2PUn4GY2q Merhaba🌺 2500+ üyeye sahip yazar ve okur topluluğu adından sizi Discord'ta sohbet eğlence, kitap, vote, dil sohbet (Native Ingilizlerle), AI sohbet/foto bot, oyun(lol, gartic, valorant), temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum. Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarların ve okurların arasında sizi de görmekten mutluluk duyarız. Sunucumuz gelişmekte olan yazarlardan ve nitelikli okurlardan oluşuyor.Haftanın beş günü sırayla bir yazarın kitabının üç bölümü okunur yorumlanır, sunucumuzda isteğe bağlı iki tur vardır " eleştiri ve destek" turları, eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve nerede iyi olduğunu söylüyoruz. Destek turu ise fazla vakti olmayan üyelerimiz içindir. Bu turda okuma zorunlu değil.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor, yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz. Ve sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆yarışmasıda geçirilmekte. Şu an 2500+ üyeli her daim aktif sunucumuzda 13 yaşından 45 yaşına kadar her yaştan yazar var. Tabi çoğunluk 13-45 yaş arası. Oyun kanallarımızda ise toplu mafya, vampir köylü, cinayet çözme role play, tiyatro gibi oyunlar da oynuyoruz ve farklı bot oyunlar da var. Her gece üyeler seslide müzik dinliyor, sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için yukarıdaki linke tıklamanız yeterlidir. Unutmayın bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayarabilirsiniz.

  • Ya kitap çok güzel ama bu kız yedi yıl önce mahalleden ayrıldıysa ve şimdi on sekiz yaşındaysa, Demirhan’a aşık olduğunda 11 hatta belkide daha küçükmüş.

    1Yanıt
  • 18 28bi garip ya kızı daha büyük hayal edip okusam olcak gibi

  • anladığım kadarıyla demirhan önce periye aşık gibi davranıp sonra ben senin abinim demiş ve kız da kalbini aşka kapamış

    1Yanıt