__ Harabenin ortasında kılıçlar birbirine çarparken, Velmor'un öfkesi, Zaira'nın sarsılmaz soğukkanlılığıyla karşılaşıyordu. İki beden, iki irade, karanlığın tam ortasında çarpışıyordu. Ancak o an... Yerin derinliklerinden bir uğultu yükseldi. Gökyüzü bir anda karararak ayı ve güneşi gölgelerin ardına gizledi. Yıkık taşların arasından biri çıktı. Adam, gölgelerden doğmuş gibiydi. Uzun boyu, kaslı bedeni ve omuzlarına dökülen koyu saçlarıyla tam bir tehdit gibiydi. Üzerindeki zırh gece kadar karanlıktı, bakışları ise yıldızsız bir gökyüzü kadar derin. Velmor, anında kılıcını ona çevirdi. "Kimsin sen?" diye hırladı. Ama adam yalnızca hafifçe eğildi, başını yana yatırarak alaycı bir şekilde Velmor'u süzdü. "Sen mi?" dedi sesi buz gibi bir küçümsemeyle. "Bu harabelerin efendisi... Sadece bir köpeksin." Velmor'un yüzü öfkeyle kıpkırmızı kesildi. Öfkeyle ileri atıldı ama adam, sadece parmaklarını kıpırdatarak Velmor’un darbesini havada durdurdu. Hiçbir çaba sarf etmeden. Zaira uzaktan her şeyi izliyordu. Adamın bakışları bir anlığına Zaira'ya kaydı. Gözlerinde tehdit değil, sanki tanıdığı bir şeyi bulmuş gibi bir ifade vardı. Bu fırsatı değerlendiren Zaira, sessizce gölgelerin arasına karıştı. Ne Velmor ne de gizemli adam, onun kaybolduğunu fark etti. Tapınak... Velmor’un yıllarca kimse bilmesin diye gizlediği, ama Zaira'nın çoktan sırlarını çözdüğü yer. Adımlarını duvarların soğuk taşlarına sessizce basarak ilerledi. Yıkık koridorlardan geçerken, gözleri alışık bir şekilde yolu taradı. Ve nihayet... Tapınağın kutsal salonuna vardı. Salonun tam ortasında, üzerinde kadim semboller işlenmiş, parıldayan Adak Taşı duruyordu. Velmor'un ondan çaldığı her şeyin kaynağı... Gücünün karanlık besleyicisi. Zaira hiç tereddüt etmeden taşın üzerine elini koydu. Bir anda taşın içinden yayılan ılık bir güç, damarlarına doldu. Ay ve güneşin güçleri, onun içinde bir melodi gibi yankılandı. Gülümseyerek taşı yerinden söktü. Sanki tapınağın bile ona boyun eğdiği hissediliyordu. Hiç iz bırakmadan, aynı sessizlikle tapınaktan çıktı. Velmor ve gizemli adam hâlâ harabenin ortasında birbirine meydan okuyor, ama kimse Zaira'nın kaybolduğunu fark etmemişti. Zaira bir kez daha gölgelerin arasında kayboldu, ellerinde kaderin kilidini açacak anahtarlarla... Ve geride, Velmor'un içinde büyüyen kıskançlık ve korku dolu bir ateş bıraktı. Çünkü o an hissetmişti: Zaira zincirlerini kırmaya başlamıştı. ---
Bölüm 5
4.bölüm. Gölgelerden gelen
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.