İçeriğe geç

ZEMHERİ ÇELİĞİ

Bölüm 1 · 3 dk okuma

ZEMHERİ ÇELİĞİ

Bölüm 1

Bölüm 1

Kars'ın Karakol Üssü, isminin hakkını veren dondurucu bir ayaza teslim olmuştu. Rüzgar, bembeyaz kar örtüsünü dalgalandırıyor, dağlardan gelen uğultu, karargah binasının pencerelerinde acı bir melodi çalıyordu. Üsteğmen Özden Akkan, operasyon odasının camından dışarıyı seyrederken, zihni de tıpkı Kars ayazı gibi buz kesmişti. Bir ay olmuştu… Tim Komutanı Yüzbaşı Mert Korkut'u, o lanet olası operasyonda kaybetmelerinin üzerinden tam bir ay geçmişti. Acısı hâlâ taze, yokluğu her hücrelerinde hissediliyordu.

Elini boynundaki çift askeri künyelere götürdü. Soğuk maden tenine değdiğinde, Güldünya annesinin sesi yankılandı kulaklarında: "Güçlü ol kızım, bu vatanın sana ihtiyacı var." Güldünya Akkan… Onu o karanlık yetimhaneden çekip çıkaran, bir ordu mensubu olarak yetiştiren, hayatına anlam katan tek insan. Şimdi huzurevinde, belki de kendisi gibi Kars’ın soğuğunda titriyordu. Özden’in içini anlamsız bir sızı kapladı. Kars’ta bir yanda vatan görevi, diğer yanda Güldünya annesine duyduğu hasretle yaşıyordu.

Kapı çalındığında irkildi. "Gel!" dedi gür bir sesle.

İçeri giren onbaşı, tekmilini verdikten sonra "Komutanım, yeni yüzbaşı geldi. Sizi bekliyorlar," dedi.

Özden'in kaşları hafifçe çatıldı. Yeni yüzbaşı... Yani Mert Yüzbaşı'nın yerine gelen komutan. Gözlerini kapattı bir an. Henüz bir başkasının onun koltuğuna oturmasına hazır değildi.

"Tamam," dedi, sesindeki soğukluk Kars ayazına rakip çıkacak cinstendi. "Ben geliyorum."

Adımlarını karargah binasının koridorunda atarken, her adımda içinde büyüyen öfke ve huzursuzluğu bastırmaya çalıştı. Bir aylık yasları henüz bitmemişti, daha Mert Yüzbaşı'nın adını ağızlarına tam alamıyorlardı. Şimdi ise onun yerine atanmış bir başkası gelecekti. Kimdi bu? Nasıl biriydi? Yangan Timi'nin dinamiklerini, Mert Yüzbaşı'nın bıraktığı boşluğu doldurabilecek miydi?

Kapının önüne geldiğinde derin bir nefes aldı ve içeri girdi. Odada, sırtı dönük, pencereden dışarıyı seyreden uzun boylu bir adam vardı. Üniforması yeni gibi duruyordu ve omzundaki rütbeler, onun bir yüzbaşı olduğunu belli ediyordu. Adamın boyu tam da söylendiği gibiydi, Özden'in 1.70'lik boyuna göre hayli uzundu.

Adam yavaşça döndü. Özden, karşısında gördüğü yüzle bir an donakaldı. Sapsarı, neredeyse beyaza çalan saçları, beyaz teni ve dikkat çekici keskin hatlara sahip kaslı yüzü vardı. Maviye çalan gözleri Özden'in kahverengi gözlerine kilitlendi. Bakışlarında tuhaf bir soğukluk ama aynı zamanda güçlü bir irade vardı.

"Üsteğmen Özden Akkan," dedi adam, sesi beklenmedik bir şekilde derin ve tok bir tondaydı. "Ben Yüzbaşı Uygar Korkmaz."

Özden, toparlandı ve tekmilini verdi. "Emredersiniz komutanım!"

Uygar Yüzbaşı, Özden'in dimdik duruşunu süzdü. Bakışları, Özden'in boynundaki künyelere takıldı. Bir an gözlerinde anlam veremediği bir ifade belirdi, ancak hemen kayboldu.

"Yangan Timi'nin komutasını devralıyorum, Üsteğmen," dedi. "Biliyorum, zor bir dönemden geçtiniz. Ancak görev bekler. Timin toparlanması ve operasyonel gücünü yeniden kazanması gerekiyor."

Özden, yüzbaşıya baktı. Sesi emir dolu ve kesindi. Duygulara yer yoktu, sadece göreve odaklanmıştı. Bu tavır, Özden'in içindeki direnişi daha da körükledi. Mert Yüzbaşı, operasyonlarda her zaman timin moralini ön planda tutardı. Bu yeni yüzbaşı ise sanki bir makine gibiydi.

"Emredersiniz Komutanım," dedi tekrar. "Tüm bilgiler ve raporlar hazırdır."

Uygar Yüzbaşı, masanın üzerindeki dosyalara doğru yürüdü. "İnceleyeceğim. Ancak şimdiden söyleyeyim, Yangan Timi benimle birlikte eski gücüne kavuşacak. Hatta daha da ileri gidecek."

Sesi kararlıydı. Özden, bu adamın sadece bir askeri lider değil, aynı zamanda iddialı ve kendine güvenen biri olduğunu hemen anlamıştı. Ancak kalbindeki burukluk, bu yeni komutana karşı bir duvar örmesine neden oluyordu. Mert Yüzbaşı'nın hatırası, bu odaya, bu timin ruhuna sinmişti. Onu unutturmak ya da yerini doldurmak kolay olmayacaktı. Özellikle de bu kadar soğuk ve mesafeli bir duruşla...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.