İçeriğe geç

Zemheri

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Zemheri

Bölüm 1

Küçük Aden

İnsanlar yaşadığı hayata şükretmezler, elindekiyle yetinmezler. Önlerine onların hayatından daha kötü bir hayat çıkana kadar en kötüsü o hayattır onlar için.

Bu şükürsüzlüktür, gözü doymayan insanoğlu için. Ben Alesia, ormandan gelen kız demek adımın anlamı. Nerden geldim bilmiyorum. Hiçliğin ortasında kendimi, kim olduğumu, sorgulamayacak kadar sığ ve yalnızım.

Küçük bir şehirde iki kişi kirasını zar zor ödediğimiz izbe bir evde Aden ile yaşıyorum. Geveze ama oldukça sevimli Aden. Benim küçük Aden'im.

Kulağımda kulaklık mesaimin bitmesi için hem şarkı mırıldanıyor, hemde elimdeki bulaşıkları biran önce bitirmek için hızlıca yıkıyordum. Gözlerimi yorgunlukla usul usul kapattım. Saatler bu lağımdan hallice olan yerde geçmek bir yana daha da uzuyordu. Lağım dediğime bakmayın, burası kumarhane. Normal bir işim olsun isterdim. Bu insanların ağız kokusunu çekmek yerine fabrikada çalışmak isterdim. Alnımda kara bir leke gibi duran sabıka kaydım sayesinde iş bulamıyordum. Sabıkası olan birine de anca böyle yerde iş verirlerdi zaten. Aldığımız üç kuruş için günün 12 saati ne iş varsa yapıyorduk. Aden ve ben. Gün ışığının bile girmekten kaçındığı bu yerde çalışmaya mecburduk.

Düşüncelere dalmışken mesainin bitiş haberini Aden yüzünde küçük bir gülümsemeyle haber verdi.

"Mesai bitti. Hadi gidelim!"

Onun bu ufak çaplı sevinişine göz devirdim. "Yarın tekrardan geri geleceğiz nasıl olsa. Çok sevinme." Bunu dememle bu kez gözlerini deviren taraf Aden oldu.

"Kısa süreli de olsa buradan kurtulmak güzel hissettiriyor."

Dediğine sessiz kalıp elimdeki eldivenleri çıkardım ve personel odasına yöneldim. Aden beni takip ediyordu. İkimizde hızlıca üstümüzü değiştirdikten sonra arka kapıya yöneldik. Saat 05.00. Güneş henüz doğmaya tenezzül etmemişti. Ağır adımlarla yolda yürürken silah sesi duyuldu. Olduğum yerde sanki ayaklarımda binlerce tonluk beton varmış gibi kalakaldım. Silah sesi kumarhanenin ön kapısından geliyordu. Anlaşılan birileri olay çıkarmıştı. İlk defa olmuyordu ama her seferinde sanki ilkmiş gibi bir ağırlık çöküyordu zar zor yaşadığım bedenimin üzerine.

Adımlarımı hızlandırdım bir yandan Aden'i çekiştirirken. Aden benden daha fazla tedirgin olmuştu. O da daha alışamamıştı bu ortama.

"Yine başladı silah sesleri."

Kafamı Aden'e doğru çevirdim bir yandan onu çekiştirirken.

"Bende memnun değilim bu durumdan ama alışmakta başka bir şansımız yok." Bu dediğime kafa salladı.

"Ne zaman düzgün bir işte çalışabiliriz acaba? Ben artık güvenli bir hayat yaşamak istiyorum." Derin bir nefes aldım. Diyecek çok şeyim vardı ama ağzımdan çıkmıyordu kalbimden geçenler.

"Bilmiyorum Aden." Diyerek kestirip attım konuyu. Aden de devam ettirmedi sohbeti. Susarak evimize gittik.

İzbe olabilirdi ama evdi işte. Güvenli hissettirmesi gerekmiyor muydu? Hissettirmiyordu.

Anahtarı kapı deliğine sokup iki kez çevirdim. Kapı açılınca önden ben, arkadan Aden eve girdik. Yorgunluk kara bulut gibi çökmüştü ikimizin de üstüne. Uyumak istiyordum, uyumak istiyorduk. Üstümü değişip pijamalarımı geçirdim üstüme. Ne yemek yiyecek iştahım vardı ne de duş alacak halim. Sadece uyumak istiyordum. Gözlerimin üzerinde bir ton ağırlık varmış gibi kafamı yastığa koyar koymaz kapandı.

Bölüm sonu

2 yorum