İçeriğe geç

ZEHİRLİ SARMAŞIK

Bölüm 13 · 6 dk okuma

ZEHİRLİ SARMAŞIK

Bölüm 13

13. Bölüm - Kabulleniş

13. bölüm . = KABULLENİŞ ..

"Amca ? sustukça endişelerim artmaya başladı . "

mahir ağa sustukça içindeki endişeleri daha çok kırbaçlanıyor’du .

" Biliyorsun geçen gün ailemiz için çok önemli bir karar verdik."

"Evlilik . "

"Evet ... soyumuzun devamı içinde gerekliydi ."

"amca sen varken bu karar bana düşmez ama ... Barışı az çok tanıyorsun . böyle bir sorumluluğun altından kalkamyacağını biliyorsun değil mi ?"

Amcası savaşın sözlerinden sonra sıkıntıyla nefes verdi .

"Bende bunun hakkında senle konuşacaktım savaş ..senden bunu nasıl isteyeceğimi bilmiyorum .” dedi mahir ağa açık bir dille .

Savaş kaşlarını çatarak “ Amca daha açık konuşur musun ?. “

mahir ağa omuzlarını dikleştirdi .” şöyle açıklayım . Bu düğünü bir yandan da barışı olgunlaştırmak için istiyordum . Ama bazı olanlardan sonra bunu olmayacağını anladım . “

“ yani barış ve o kız evlenmeyecek öylemi ..?”

“ Bu kararı almamda çok fazla neden var . Biz kızı istemeye gittiğimizde kız kaçmıştı . Ortada verilen bir söz olmasa hayatta o aile ile akraba olmazdım . Ama olan oldu .”

“ Amca ? Biz o Abbas denen ağaya yüklü miktarda para ödedik . Verilen sözden dönülmeyeceğini bende iyi biliyorum . Siz ne yaptınız ..? “

“ Barışı o kız yerine kardeşi ile evlendirmeye söz verdik ... ama bu evlilikte değişecek tek şey o olmayacak .”

“ ne gibi ?”

mahir ağa öne eğilip savaşın gözlerinin içine baktı .” Barış nasıl benim oğlumsa senin de ondan aşağı kalır yanın yok savaş ..” savaş sözünü bölerek “ sağ ol amca ..”

“ sözümü bölme lütfen savaş . Bunu senden istemeye hakkım yok ama kafamda oturmayan şeyler ve endişeler var .. belki çok bencilce olacak ...

Senden o kız ile evlenmeni istiyorum savaş ..”

savaşın elleri bir andan yumruk oldu . Konuşmanın buraya varacağını hiç tahmin etmemişti . Planları arasında evlilik en sonda bile gelmezken amacasının konuşmasından sonra bütün düzeni mahvolmuştu . Barışın yerine bu sorumluluğu üstlenmesi hiçte hoşuna gitmemişti .” Amca sen benden barış yerine o kızla evlenmemi mi istiyorsun ?”

amcası başını hafifçe salladı .” bunu söylemek benim içinde çok zor ... ama barışın düzeleceği yok . En başta da dediğim gibi ortada verilmiş söz olmasa hayatta kabul etmezdim . Sana herkesten çok güveniyorum savaş .. ailemizi bu işten çıkaracak tek kişi sensin .”

savaş duyduklarının ağırlığı altında eziliyordu . Amacasının onun üzerindeki emeği yüzünden itiraz da edemiyordu . Son söyledikleri ile hep ten elleri kolları bağlanmıştı . “ Amca senin benim üzerimdeki emeğin ölçülmez ... ama dediklerin benim hayat planıma uymuyor ... evlilik son isteğim arasında bile değilken barışın sorumluluğunu yüklen diyorsun . Yapamam . “

amcası bir anlığına şaşırsa da belli etmedi .

” hayatında biri mi var savaş ..?”

savaşın hayatında düzenli bir ilişkisi yoktu . Birine bağımlı yaşamaktan da nefret ediyordu . Ama onu her koşulda yanında olan biri vardı .

Aralarında ne olduğunu tam anlamasa da bu aşk kesinlikle değildi . ya takıntı ya da alışkanlıktı .

Savaş başını iki yana salladı “ sorun benim hayatımdaki kişi değil amca . evde beni bekleyen birini istemiyorum . Bu düşünce beni boğuyor . Hayatımdaki sorumluluklara bir yenisin eklenmesinin ne demek olduğunu sen daha iyi bilirisin amca .” amcası düşünceli bir şekilde başını salladı .” seni anlıyorum savaş . Tek istediğim bunu düşünmen . Şu kadar hatrım varsa bunun herkes için en iyisi olduğunu anlarsın . “ Amcası yavaşça ayağa kalktı .

“ senden yarına kadar bir cevap bekliyor olacağım . Yarın kız isteyeceğiz .”

Amcası odadan çıkarken savaş ellerini kafasına koyup yere baktı . Düşünceleriyle yalnız kalmıştı . Bir taraftan istemediği ,adını bile duymadığı kadın ile evleneceğini öğrenmesi . Diğer yandan amcasının ona karşı olan bu güveni ve onda bıraktığı vefa borcu . İki tarafı da eşit ağırlıktaydı .

Ne yapacağını ne düşüneceğini şaşırmıştı .

MİLENA .

Karanlığın içindeki tek yıldız gibi sabahın doğmasını bekliyordum. Soğuk rüzgar ciğerimi doldururken açlık ve susuzlukla mücadele

ediyordum . Babamın beni acımasızca o yaralı halimle mahzene kilitlemişti .

Her şey o kadar üst üste gelmişti ki ablamın gitmesi ,satılık koyun gibi satıldığımı öğrenmem . Ve şuan ki soğukluk .

Belim ve sırtım çok acıyordu . Hareket etmek istediğimde ağzımdan acılı bir inilti koptu .

Akşam ile sabah olduğunu bile bilmiyordum .

Kapı kilidinin sesleri ile bakışlarımı kapıya çevirdim .

Kapının arasından çıkan güneş ışığı ile gözlerim kamaşmıştı .

Kapı sonuna kadar açıldığında annemin endişeli bakışlarını gördüm .

“ Milena ?”

annem hızla yanıma çöktü .

Yüzüme dokunup “ milena . Kızım . ! çok soğuksun . Kalkman lazım .”

annemin alttan desteği ile zorla ayağa kalktım . Bütün ağırlığımı anneme vererek o soğuk cehennem gibi yerden çıktım .

“ anne ....”

“ kendini yorma kızım . Baban az önce gitti . Seni çıkardığımdan da haberi var .”

az da olsa içim rahatlamıştı . Annemin de başı yansın istemiyordum .

.......

annem beni yatağıma oturtturarak . Üzerimdeki elbiseyi hızla çıkardı . Bana temiz kıyafetler getirerek üzerime geçidi .

“ Anne ablamdan haber var mı ?”

annem kötü bir şey demişim gibi yüzüme baktı.

“ Ablan gitmeden önce sana bir şey dedi mi milena .?”

“ hayır anne .” dedim . Annem inanmayan gözlerle beni süzdü .

“ anne , inan bana bende sizinle berber öğrendim . Ablamın böyle bir delilik yapacağına asla aklıma gelmezdi .”

“ bu saaten sonra ablanın mutlu olmasından başka bir şey yapamam milena . Lakin ablanın evliliğini sen üstlenmek zorunda kaldın .

annemin dedikleri bir yumru gibi yutkunmamam neden oldu .

“ Anne ben gerçekten evlenecek miyim? .”

gözlerimden yaşlar akarken “ ben evlenmek si

istemiyorum . Okumak istiyorum . Anne bir şey yap .! Ama bu evliliğe karşı gel ne olur .“

annemin gözlerinde en ufak umut aradım ama yoktu . “ Milena . Bu evlilik artık olmak zorunda! Babanın hayatı bitecekti az kalsın . Senden artık evlen miyeceğim lafları duymak istemiyorum . Baban bunu duyarsa seni evlenene kadar mahzende tutar . “

annem arkasını dönüp giderken son bir defa bana döndü “ yarına kadar dinlen . Yarın seni istemeye gelecekler . Sakın ablan gibi bir delilik yapma milena . Anladın mı ?” başımı salamakla yetindim . Annemden beni anlamasını istiyordum ama o da babam gibi düşünüyordu . Yatağıma yatıp örtüyü başıma kadar çekip ağlamaya başladım .

Neye ağladığımı bilmiyordum . Ablamın bana olan ihanetine mi , yoksa hayallerimden vazgeçmeme neden olacak evlilikten mi?

Akşama kadar uymuştum sırtım hala acısa da daha iyiydim .

Annem bana yemek vermek için gelmişti ve yüzüme bile bakmadan gitmişti arkadan da kapıyı kilitlemişti . Pencerelerde de aynı şekilde kilitliydi .

Ben onun kızıydım bana bu kadar acımasız olması saçmaydı . Belki ablam gibi kaçacağımdan endişeleniyordu . O yüzden pencere başta olmak üzere her yeri kilitlemişti .

Annem birkaç saat sonra tekrar gelmişti . Elinde bir fincan çay ve birkaç atıştırmalık vardı . Masaya bıraktı . “ sana çay getirdim . İç için ısınsın . Yanında da ilaç var . onu da içersen yarına kadar hiçbir şeyin kalmaz . “

annem cebinden çıkardığı ilaçları da bıraktı .

“ anne merak etme kaçmayacağım .” dedim .

Annem dönüp bana baktı .

“ ablam gibi gidecek hiçbir yerim yok . Ya da yanımda para da yok . Yani anlayacağın anne ... Kapıları üstüme kilitlemene ya da pencerelere kilit taktırmana hiç gerek yok . Kaderime direnmekten vazgeçtim . Yarın sorun çıkmayacak .”

dediklerim zor olsa da olması gereken buydu . Direndikçe yara alıyordum . Zarar görüyordum . Ya soğukla imtihan ediliyordum ya da üzerime uyguladığı şiddetle .

Böyle olurken direnmenin ne anlamı vardı ?.

Annem dediklerimden emin olmasa da başını sallayıp çıktı ve kapıyı yine de kilitledi .

Yerimden kalkarak annemin bana getirdiği şeyleri yedim .

Yarın ablamın kaderini yaşayacaktım . Ve buna mecburdum ....

savaş hakkındaki, yorumları bekliyorum ..

yorum ve beğeni gelirse çok sevinirim .

Bölüm sonu

11 yorum