13. bölüm . = KABULLENİŞ ..
"Amca ? sustukça endişelerim artmaya başladı . "
mahir ağa sustukça içindeki endişeleri daha çok kırbaçlanıyor’du .
" Biliyorsun geçen gün ailemiz için çok önemli bir karar verdik."
"Evlilik . "
"Evet ... soyumuzun devamı içinde gerekliydi ."
"amca sen varken bu karar bana düşmez ama ... Barışı az çok tanıyorsun . böyle bir sorumluluğun altından kalkamyacağını biliyorsun değil mi ?"
Amcası savaşın sözlerinden sonra sıkıntıyla nefes verdi .
"Bende bunun hakkında senle konuşacaktım savaş ..senden bunu nasıl isteyeceğimi bilmiyorum .” dedi mahir ağa açık bir dille .
Savaş kaşlarını çatarak “ Amca daha açık konuşur musun ?. “
mahir ağa omuzlarını dikleştirdi .” şöyle açıklayım . Bu düğünü bir yandan da barışı olgunlaştırmak için istiyordum . Ama bazı olanlardan sonra bunu olmayacağını anladım . “
“ yani barış ve o kız evlenmeyecek öylemi ..?”
“ Bu kararı almamda çok fazla neden var . Biz kızı istemeye gittiğimizde kız kaçmıştı . Ortada verilen bir söz olmasa hayatta o aile ile akraba olmazdım . Ama olan oldu .”
“ Amca ? Biz o Abbas denen ağaya yüklü miktarda para ödedik . Verilen sözden dönülmeyeceğini bende iyi biliyorum . Siz ne yaptınız ..? “
“ Barışı o kız yerine kardeşi ile evlendirmeye söz verdik ... ama bu evlilikte değişecek tek şey o olmayacak .”
“ ne gibi ?”
mahir ağa öne eğilip savaşın gözlerinin içine baktı .” Barış nasıl benim oğlumsa senin de ondan aşağı kalır yanın yok savaş ..” savaş sözünü bölerek “ sağ ol amca ..”
“ sözümü bölme lütfen savaş . Bunu senden istemeye hakkım yok ama kafamda oturmayan şeyler ve endişeler var .. belki çok bencilce olacak ...
Senden o kız ile evlenmeni istiyorum savaş ..”
savaşın elleri bir andan yumruk oldu . Konuşmanın buraya varacağını hiç tahmin etmemişti . Planları arasında evlilik en sonda bile gelmezken amacasının konuşmasından sonra bütün düzeni mahvolmuştu . Barışın yerine bu sorumluluğu üstlenmesi hiçte hoşuna gitmemişti .” Amca sen benden barış yerine o kızla evlenmemi mi istiyorsun ?”
amcası başını hafifçe salladı .” bunu söylemek benim içinde çok zor ... ama barışın düzeleceği yok . En başta da dediğim gibi ortada verilmiş söz olmasa hayatta kabul etmezdim . Sana herkesten çok güveniyorum savaş .. ailemizi bu işten çıkaracak tek kişi sensin .”
savaş duyduklarının ağırlığı altında eziliyordu . Amacasının onun üzerindeki emeği yüzünden itiraz da edemiyordu . Son söyledikleri ile hep ten elleri kolları bağlanmıştı . “ Amca senin benim üzerimdeki emeğin ölçülmez ... ama dediklerin benim hayat planıma uymuyor ... evlilik son isteğim arasında bile değilken barışın sorumluluğunu yüklen diyorsun . Yapamam . “
amcası bir anlığına şaşırsa da belli etmedi .
” hayatında biri mi var savaş ..?”
savaşın hayatında düzenli bir ilişkisi yoktu . Birine bağımlı yaşamaktan da nefret ediyordu . Ama onu her koşulda yanında olan biri vardı .
Aralarında ne olduğunu tam anlamasa da bu aşk kesinlikle değildi . ya takıntı ya da alışkanlıktı .
Savaş başını iki yana salladı “ sorun benim hayatımdaki kişi değil amca . evde beni bekleyen birini istemiyorum . Bu düşünce beni boğuyor . Hayatımdaki sorumluluklara bir yenisin eklenmesinin ne demek olduğunu sen daha iyi bilirisin amca .” amcası düşünceli bir şekilde başını salladı .” seni anlıyorum savaş . Tek istediğim bunu düşünmen . Şu kadar hatrım varsa bunun herkes için en iyisi olduğunu anlarsın . “ Amcası yavaşça ayağa kalktı .
“ senden yarına kadar bir cevap bekliyor olacağım . Yarın kız isteyeceğiz .”
Amcası odadan çıkarken savaş ellerini kafasına koyup yere baktı . Düşünceleriyle yalnız kalmıştı . Bir taraftan istemediği ,adını bile duymadığı kadın ile evleneceğini öğrenmesi . Diğer yandan amcasının ona karşı olan bu güveni ve onda bıraktığı vefa borcu . İki tarafı da eşit ağırlıktaydı .
Ne yapacağını ne düşüneceğini şaşırmıştı .
MİLENA .
Karanlığın içindeki tek yıldız gibi sabahın doğmasını bekliyordum. Soğuk rüzgar ciğerimi doldururken açlık ve susuzlukla mücadele
ediyordum . Babamın beni acımasızca o yaralı halimle mahzene kilitlemişti .
Her şey o kadar üst üste gelmişti ki ablamın gitmesi ,satılık koyun gibi satıldığımı öğrenmem . Ve şuan ki soğukluk .
Belim ve sırtım çok acıyordu . Hareket etmek istediğimde ağzımdan acılı bir inilti koptu .
Akşam ile sabah olduğunu bile bilmiyordum .
Kapı kilidinin sesleri ile bakışlarımı kapıya çevirdim .
Kapının arasından çıkan güneş ışığı ile gözlerim kamaşmıştı .
Kapı sonuna kadar açıldığında annemin endişeli bakışlarını gördüm .
“ Milena ?”
annem hızla yanıma çöktü .
Yüzüme dokunup “ milena . Kızım . ! çok soğuksun . Kalkman lazım .”
annemin alttan desteği ile zorla ayağa kalktım . Bütün ağırlığımı anneme vererek o soğuk cehennem gibi yerden çıktım .
“ anne ....”
“ kendini yorma kızım . Baban az önce gitti . Seni çıkardığımdan da haberi var .”
az da olsa içim rahatlamıştı . Annemin de başı yansın istemiyordum .
.......
annem beni yatağıma oturtturarak . Üzerimdeki elbiseyi hızla çıkardı . Bana temiz kıyafetler getirerek üzerime geçidi .
“ Anne ablamdan haber var mı ?”
annem kötü bir şey demişim gibi yüzüme baktı.
“ Ablan gitmeden önce sana bir şey dedi mi milena .?”
“ hayır anne .” dedim . Annem inanmayan gözlerle beni süzdü .
“ anne , inan bana bende sizinle berber öğrendim . Ablamın böyle bir delilik yapacağına asla aklıma gelmezdi .”
“ bu saaten sonra ablanın mutlu olmasından başka bir şey yapamam milena . Lakin ablanın evliliğini sen üstlenmek zorunda kaldın .
annemin dedikleri bir yumru gibi yutkunmamam neden oldu .
“ Anne ben gerçekten evlenecek miyim? .”
gözlerimden yaşlar akarken “ ben evlenmek si
istemiyorum . Okumak istiyorum . Anne bir şey yap .! Ama bu evliliğe karşı gel ne olur .“
annemin gözlerinde en ufak umut aradım ama yoktu . “ Milena . Bu evlilik artık olmak zorunda! Babanın hayatı bitecekti az kalsın . Senden artık evlen miyeceğim lafları duymak istemiyorum . Baban bunu duyarsa seni evlenene kadar mahzende tutar . “
annem arkasını dönüp giderken son bir defa bana döndü “ yarına kadar dinlen . Yarın seni istemeye gelecekler . Sakın ablan gibi bir delilik yapma milena . Anladın mı ?” başımı salamakla yetindim . Annemden beni anlamasını istiyordum ama o da babam gibi düşünüyordu . Yatağıma yatıp örtüyü başıma kadar çekip ağlamaya başladım .
Neye ağladığımı bilmiyordum . Ablamın bana olan ihanetine mi , yoksa hayallerimden vazgeçmeme neden olacak evlilikten mi?
Akşama kadar uymuştum sırtım hala acısa da daha iyiydim .
Annem bana yemek vermek için gelmişti ve yüzüme bile bakmadan gitmişti arkadan da kapıyı kilitlemişti . Pencerelerde de aynı şekilde kilitliydi .
Ben onun kızıydım bana bu kadar acımasız olması saçmaydı . Belki ablam gibi kaçacağımdan endişeleniyordu . O yüzden pencere başta olmak üzere her yeri kilitlemişti .
Annem birkaç saat sonra tekrar gelmişti . Elinde bir fincan çay ve birkaç atıştırmalık vardı . Masaya bıraktı . “ sana çay getirdim . İç için ısınsın . Yanında da ilaç var . onu da içersen yarına kadar hiçbir şeyin kalmaz . “
annem cebinden çıkardığı ilaçları da bıraktı .
“ anne merak etme kaçmayacağım .” dedim .
Annem dönüp bana baktı .
“ ablam gibi gidecek hiçbir yerim yok . Ya da yanımda para da yok . Yani anlayacağın anne ... Kapıları üstüme kilitlemene ya da pencerelere kilit taktırmana hiç gerek yok . Kaderime direnmekten vazgeçtim . Yarın sorun çıkmayacak .”
dediklerim zor olsa da olması gereken buydu . Direndikçe yara alıyordum . Zarar görüyordum . Ya soğukla imtihan ediliyordum ya da üzerime uyguladığı şiddetle .
Böyle olurken direnmenin ne anlamı vardı ?.
Annem dediklerimden emin olmasa da başını sallayıp çıktı ve kapıyı yine de kilitledi .
Yerimden kalkarak annemin bana getirdiği şeyleri yedim .
Yarın ablamın kaderini yaşayacaktım . Ve buna mecburdum ....
savaş hakkındaki, yorumları bekliyorum ..
yorum ve beğeni gelirse çok sevinirim .




