İçeriğe geç

Zehirli İttifak

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Zehirli İttifak

Bölüm 5

Bölüm 5

"Sen de mi?" diye fısıldadı Zeynep, boğazına düğümlenen kelimelerle. Karşısında, kapıda dikilen Aras Demirkan'ı görmeyi beklemiyordu. Aras... babasının hapse girmesine neden olan o lanet adamın oğlu.

Alp'in delici bakışları Zeynep'in üzerindeyken, genç kızın Aras'a olan şaşkınlığı ve öfkesi adeta havayı titretiyordu. "Zeynep, bir sorun mu var?" diye sordu Alp, sesi tehlikeli derecede sakindi. Sanki bir avcı, avını kıstırmış, son hamlesini yapmadan önce keyfini çıkarıyordu.

Zeynep yutkundu. Alp'in bu kadarını bildiğini tahmin etmemişti. "Hayır, sorun yok," dedi, olabildiğince sakin görünmeye çalışarak. "Aras'la sadece... tanışıyoruz." *Tanışıyoruz mu? Ne saçmalıyorum ben? Bu adam benim hayatımı cehenneme çeviren adamın oğlu!*

Aras, omuz silkerek içeri girdi. Üzerinde lacivert bir takım elbise vardı ve her zamanki gibi kusursuz görünüyordu. Zeynep'in aksine, tamamen rahattı. "Alp, buradaymışsın. Seni arıyordum," dedi, samimi bir tavırla. "Yeni proje için bir araya gelmemiz gerekiyor."

Alp, Zeynep'e kısa bir bakış attı. Gözlerinde anlamadığı bir şeyler vardı. "Elbette, Aras. Ama şu an pek müsait değilim."

Aras'ın bakışları Zeynep'e kaydı. Gözlerinde sinsice bir parıltı belirdi. "Anlıyorum. Belki sonra görüşürüz, Zeynep."

Zeynep başını sallamakla yetindi. Aras'ın varlığı bile onu rahatsız etmeye yetiyordu. *Burada ne arıyor bu adam? Ve Alp onunla ne iş yapıyor?*

Aras gittikten sonra Alp, Zeynep'e döndü. "Sanırım biraz açıklama borçlusun," dedi, sesi buz gibiydi.

Zeynep derin bir nefes aldı. "Aras Demirkan... babamın hapse girmesine neden olan hakimin oğlu."

Alp'in yüzünde hiçbir değişiklik olmadı. Sanki bu bilgiyi zaten biliyormuş gibiydi. "Demek intikam planının bir parçası da Aras'ı kullanmak?"

Zeynep'in öfkesi yeniden alevlendi. "Onu kullanmak falan değil! Sadece... sadece neyin peşinde olduğunu anlamaya çalışıyorum."

"Peki ya ben?" diye sordu Alp, bir adım daha yaklaşarak. "Benim neyin peşinde olduğumu anlamaya çalışıyor musun?" Alp'in koyu renk gözleri Zeynep'inkilere kilitlenmişti. Zeynep'in kalp atışları hızlandı. Alp'in yakınlığı onu hem cezbediyor hem de korkutuyordu.

Zeynep geri çekilmek istedi ama yapamadı. Alp'in bakışları onu adeta mıknatıs gibi çekiyordu. "Sen... sen karmaşıksın," diye fısıldadı.

Alp güldü. Sesi alaycıydı. "Karmaşık mı? Belki de sadece dürüstüm. Senin aksine."

Zeynep'in kaşları çatıldı. "Ben dürüstüm!"

"Öyle mi dersin?" diye karşılık verdi Alp. "O zaman bana Aras Demirkan'la ilgili tüm planlarını anlat. Her şeyi."

Zeynep bir an tereddüt etti. Alp'e güvenmeli miydi? Ona her şeyi anlatmak riskliydi ama başka seçeneği de yoktu. Alp'le bir anlaşma yapmıştı ve bu anlaşmayı bozamazdı.

"Pekala," dedi Zeynep. "Anlatacağım. Ama sen de bana aileni ve Aras'la olan bağlantını anlatacaksın."

Alp bir an düşündü. Sonra başını salladı. "Kabul."

Zeynep derin bir nefes aldı ve Aras'la ilgili bildiği her şeyi anlatmaya başladı. Onunla nasıl tanıştığını, ona nasıl yakınlaştığını ve ondan ne öğrenmeye çalıştığını. Anlattıkça, Alp'in yüzündeki ifade daha da sertleşti.

"Aras, babasının karanlık işlerini örtbas etmeye çalışıyor," dedi Zeynep. "Ve ben de bunu kullanacağım."

Alp bir an sessiz kaldı. Sonra, "Aras'ın babası... güçlü bir adamdır," dedi. "Ona karşı dikkatli olmalısın."

"Biliyorum," dedi Zeynep. "Ama korkmuyorum."

Alp, Zeynep'e yaklaştı ve elini yanağına koydu. "Korkmalısın," dedi, sesi fısıltı gibiydi. "Çünkü bu oyun sandığından çok daha tehlikeli."

Zeynep, Alp'in dokunuşuyla irkildi. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Alp'in gözlerinde hem bir uyarı hem de bir arzu vardı. Zeynep ne yapacağını bilemez haldeydi.

"Peki ya sen?" diye sordu Zeynep. "Sen neden bu kadar ilgili davranıyorsun? Neden bana yardım ediyorsun?"

Alp sırıtarak, "Belki de senin kadar intikam arzusuyla doluyumdur," dedi. "Ya da belki de... sadece seninle oynamak hoşuma gidiyordur."

Zeynep'in içi ürperdi. Alp'in ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha anladı. Ama aynı zamanda, ona karşı karşı koyamadığı bir çekim de hissediyordu.

Alp elini Zeynep'in yanağından çekti ve geri çekildi. "Şimdilik bu kadar yeter," dedi. "Dinlen biraz. Yarın devam ederiz."

Zeynep başını salladı. Alp odadan çıktıktan sonra, genç kız bir süre olduğu yerde kaldı. Alp'in sözleri ve dokunuşları zihninde yankılanıyordu. *Bu adam beni mahvedecek,* diye düşündü. *Ama belki de... ben de onu mahvedebilirim.*

O gece Zeynep uyumakta zorlandı. Aklında sürekli Alp'in ve Aras'ın görüntüleri vardı. İki adam da farklı şekillerde tehlikeliydi ve Zeynep ikisiyle de oynamak zorunda kalacaktı.

Sabah olduğunda Zeynep kendini yorgun ve gergin hissediyordu. Yeni bir gün başlamıştı ve intikam planı için yeni adımlar atması gerekiyordu. Ancak, o gün fakülteye gittiğinde onu bekleyen sürpriz, tüm planlarını alt üst edecekti. Çünkü Aras Demirkan'ın kolunda, sırıtarak onlara doğru yürüyen kişi, Zeynep'in en yakın arkadaşıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.