İçeriğe geç

Zehirli Çiçek

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Zehirli Çiçek

Bölüm 10

Uçurumun Kenarındaki Mucize

Odanın içine çöken o ölümcül sessizlik, zamanın adeta donduğu, dünyanın dönmeyi bıraktığı o kısacık ama asırlara bedel an, her ikimizin de kaderinin yeniden yazıldığı an oldu. Arda'nın yüzündeki o sarsılmaz, kusursuz ve acımasız maske, dudaklarımdan dökülen kelimelerle birlikte tuzla buz olmuştu. Gözleri şaşkınlık, dehşet ve inanamamayla büyümüş; silahı tutan eli ilk defa, gözle görülür bir şekilde titremeye başlamıştı.

"Hamile misin?" diye fısıldadı, sesi adeta kendi zihninin içinde yankılanıyormuş gibi çıkmıştı, neredeyse duyulmuyordu. Gözleri, sanki orada gerçeği arıyormuş gibi karnıma kaydı.

"Evet, Arda," dedim, kelimeleri birer bıçak gibi kalbine saplayarak. İçimdeki korku yerini garip bir güce bırakmıştı. "Senden hamileyim. Unutma, senin o çok özel parfümünü test etmek için gönüllü olmuştum. Belki de o lanet kimyasallar yüzünden hamileyim!".

Arda’nın elindeki silah, büyük bir gürültüyle ahşap zemine düştü. Dizlerinin bağı çözülmüş gibi bir an sendeledi. Okyanus mavisi gözlerindeki o dipsiz karanlık, yerini fırtınalı bir denize bırakmıştı. Düşünceler zihninde bir girdap gibi dönüyordu; hamileydim ve bu tamamen onun sorumluluğundaydı. Üstelik bu mucize, şirketinin karanlık sırlarının, ablamın ölümünün tam ortasında yeşermişti.

"Sana asla zarar vermem," diye fısıldadı Arda, sesi boğuk ve çaresiz çıkmıştı. "İkimize de...". Yavaşça bana doğru bir adım attı, ellerini sanki kırılacak bir camdan yapılmışım gibi bana uzattı. "Lara, seni buradan çıkarmalıyım. Seni güvenli bir yere götüreceğim.".

"Güvenli bir yer mi? Senin yanında mı?" diye alayla güldüm, gözyaşlarım yanaklarımı yakarak süzülürken. "Sen benim için bu dünyadaki en büyük tehlikesin, Arda. Sen ve senin o iğrenç şirketiniz.".

Beni korumak istiyordu, bunu gözlerindeki o çaresiz parıltıdan görebiliyordum ama içimdeki o zehirli şüphe, ona inanmamı engelliyordu. "Bana güvenmek zorunda değilsin," dedi yalvaran bir ses tonuyla, aramızdaki o soğuk duvarı yıkmaya çalışarak. "Ama bebeğimiz için... lütfen. Birlikte bir çıkış yolu bulalım.".

Gözlerinin en derinine baktım. Orada sadece bir katilin soğukluğu yoktu; orada derin bir pişmanlık, çırpınan bir endişe ve inkar edemediğim bir şefkat kırıntısı vardı. Ancak o şefkatin ardında, hala çözemediğim, karanlık bir sır perdesi dalgalanıyordu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.