1963 yılı, İzmir’in sıcak bir yaz akşamı... Deniz kenarındaki küçük bir kafe, hafif esen meltemin serinliğiyle doluyor. Kafenin verandasında, gözleri uzaklara dalmış genç bir kadın oturuyor. Adı Selin. Selin, İstanbul'dan ailesiyle tatil için İzmir’e gelmiş, üniversite sınavlarına hazırlanırken biraz nefes almak istemişti.
O akşam, aynı kafeye Ahmet de gelir. Ahmet, İzmir’in yerlilerinden biridir, edebiyata ve sanata olan düşkünlüğüyle bilinir. Selin’i görür görmez kalbi hızla atmaya başlar. Selin’in ince yüz hatları ve içten gülüşü, Ahmet’in aklını başından alır.