İçeriğe geç

Zaman kapsülü

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Zaman kapsülü

Bölüm 3

Gölgedeki Yüz

3. Bölüm: Gölgedeki Yüz

​Kuzey, kucağındaki ağır metal kutuyla birlikte olduğu yerde donakaldı. Sırtından aşağı soğuk bir ter boşalırken nefesini tuttu. Sisin içinden ona doğru adım adım yaklaşan karaltı giderek netleşiyordu. Ayak sesleri, kurumuş yaprakların üzerinde çıtırdayarak tam önünde durdu.

​— "Burada ne arıyorsun?"

​Gelen ses, düşündüğü gibi korkutucu bir yetişkine ait değildi. Sisin içinden siyah kapüşonlu hırkasına sarınmış, elinde eski bir fener tutan kendisiyle aynı yaşlarda bir kız çıktı. Kıvırcık koyu renk saçları kapüşonunun kenarlarından taşmış, yeşil gözleri şüpheyle Kuzey’in kucağındaki kutuya kilitlenmişti.

​Kuzey rahat bir nefes vererek kutuyu hafifçe arkasına doğru gizlemeye çalıştı:

— "Ben... sadece etrafa bakıyordum. Sen kimsin? Neden arkamdan sessizce geldin?"

​Kız adını söylemeden gözlerini kutudan ayırmadı:

— "Adım Maya. Ve o mezarlığın bu köşesi 'öylesine bakılacak' bir yer değildir. Hele ki kucağında 1974 yapımı mühürlü bir zaman kapsülü tutuyorsan."

​Kuzey şaşkınlıkla gözlerini açtı. Maya, hiçbir şey söylememesine rağmen kutunun ne olduğunu bir bakışta anlamıştı.

​— "Sen bunu nereden biliyorsun?" diye sordu Kuzey, çantasındaki haritayı elinde sıkıca tutarak.

​Maya elindeki feneri anıtın üzerindeki silik harflere doğru tuttu:

— "Çünkü o anıt benim dedemin aile mezarı. Ve dedem yıllar önce bu kasabadan aniden taşınmadan önce buraya bir şey gömdüğünü söyler dururdu. Ama ne olduğunu veya nereye gömdüğünü asla anlatmazdı."

​Kuzey bir an duraksadı. Tavan arasında bulduğu o eski harita, belki de Maya’nın dedesine aitti. Şüpheyle kızın yüzüne baktı ama Maya’nın gözlerindeki merak ve samimiyet gerçeği söylediğini gösteriyordu.

​— "Ben Kuzey," dedi kutuyu yavaşça aralarına koyarak. "Dün kasabadaki eski eve taşındık. Tavan arasındaki tahta döşemenin altında bir harita buldum. Harita beni buraya getirdi."

​Maya heyecanla dizlerinin üzerine çöktü ve paslı kutunun üzerindeki mühre dokundu:

— "Demek harita senin evindeydi... Dedemin eski evi! Kuzey, bu kutuyu burada açamayız. Mezarlık bekçisi birazdan devriyeye çıkar. Eğer bizi görürse kutuya el koyar."

​Kuzey hızlıca düşündü. Maya haklıydı; sis dağılmaya başlıyordu ve gündüz ışığında mezarlıkta yakalanmak istemiyordu. Kutuyu dikkatlice sırat çantasına yerleştirdi, üzerini kazıdığı toprağı elle düzeltip sarmaşıkları tekrar anıtın üzerine örttü.

​— "Peki nerede açacağız?" diye sordu Kuzey ayağa kalkarken.

​Maya gülümsedi:

— "Benim bir sığınağım var. Kasabanın eski kütüphanesinin altındaki depoda. Beni takip et."

​İki genç, sisli tepeden aşağıya doğru birlikte pedallarken, 1974 yılından kalan o mühürlü kutu sırt çantasında ağırlaşıyor, geçmişin sırlarını açığa çıkarmak için ilk adımlarını atıyorlardı...

Bölüm sonu

1 yorum