1. Bölüm: Tavan Arasındaki Sır
Eski evin tahta zemininden yükselen gıcırtı sesleri, koridorda yankılanıyordu. Kuzey, sırtındaki ağır kolisini odasının ortasına bırakıp derin bir nefes aldı. Şehrin gürültülü caddelerinden sonra bu küçük, sessiz kasabaya taşınmak ona hiç de çekici gelmemişti. Ailesi tarihi evleri sevdiği için kasabanın en kıyısında kalan, ahşap ve iki katlı bu eski yapıyı satın almıştı.
Kuzey pencereye yanaşıp dışarıya baktı. Sisli havanın arkasında, tepenin üzerindeki devasa çam ağaçları ve kasabanın dik çatıları görünüyordu. Her şey fazlasıyla sakindi. En azından o an için öyle görünüyordu.
Odasındaki eşyaları yerleştirirken tavan arasındaki küçük ahşap kapağı fark etti. Kapak, boyası dökülmüş bir çerçeveyle tavana monte edilmişti. Kuzey merakına yenik düşerek odadaki eski sandalyeyi kapağın altına çekti. Yavaşça yukarı uzanıp ahşap kapağı itti.
GICIRRRR...
Yılların tozu ve kurumuş örümcek ağları Kuzey’in yüzüne döküldü. Öksürerek eliyle havayı temizlemeye çalıştı. Fenerini yakıp başını tavan arasındaki karanlığa uzattı. İçerisi unutulmuş eski eşyalarla doluydu: Tozlu tablolar, kırık sandalyeler ve bacakları sallanan bir çalışma masası.
Kuzey emekleyerek içeri girdi. Fenerin ışığını yerdeki tahta döşemelerin üzerinde gezdirdi. Masanın hemen arkasındaki döşeme tahtalarından birinin hafifçe yukarıda durduğu gözüne çarptı. Yaklaşıp elini tahtanın kenarına taktı ve hafifçe kaldırdı.
Tahtanın altında, bez bir torbaya sarılmış küçük bir nesne duruyordu!
Kuzey heyecanla torbayı çıkardı. Üzerindeki kalın toz tabakasını üflediğinde ortaya sararmış, deri bağcıklarla sarılmış bir harita çıktı. Deri ipi çözüp haritayı yavaşça masanın üzerine yaydı.
Bu, kasabanın elle çizilmiş çok eski bir krokisiydi. Ancak haritanın ortasında, kasabanın en yüksek tepesinde bulunan Eski Mezarlık siyah bir mürekkeple daire içine alınmıştı. Dairenin yanında ise kırmızılı kaleme benzəyen bir şeyle şu satırlar yazılmıştı:
"Gelecekteki sahibine... Zamanı durduran kutu, sessizlerin yattığı yerde saklı. Onu bul ama sakın tek başına açma."
Kuzey’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Haritanın alt köşesinde ise küçük bir tarih duruyordu: 1974.
Tavan arasındaki soğuk rüzgar ensesine çarptığında Kuzey haritayı hızla katlayıp cebine koydu. Kasabadaki ilk gününde, tahmin ettiğinden çok daha büyük bir gizemin tam ortasına düşmüştü...
