İçeriğe geç

Zalim Kraliçe

Bölüm 2 · 10 dk okuma

Zalim Kraliçe

Bölüm 2

Ç.D.F II.

Elimdeki fincanla koltuktan kalkıp pencereye yöneldim. Çaydan son yudumu aldıktan sonra arkamı dönmeden seslendim.

“Gereksiz fare… bana yeniden çay koy.”

Ayak sesleri aceleyle yaklaştı. Hizmetçi yanıma geldiğinde ellerinin titrediğini gördüm. Çaydanlığı dikkatlice kaldırıp fincanımı doldurdu.

Güzel. Benden korkmaları gerekiyordu.

Korku… insanları haddini aşmaktan alıkoyardı.

Belki yine de onun üstüne küçük bir olay çıkarabilirdim.

Bakışlarım camın ötesindeydi. Az önce saraydan ayrılan o soysuz leydi merdivenlerden inmeye başlamıştı. Tam o sırada arkamdaki muhafız konuştu. “Kraliçem.”

Gözlerimi pencereden çekmeden fincanı dudaklarıma götürdüm.

“Ne gördün? Tepkisi nasıldı?”

Muhafız kısa bir an duraksadı.

“Dediğiniz gibi gözümü üzerlerinde tuttum. Leydinin bakışlarında bir gariplik vardı. Vedalaşırken… birbirlerini tanıyor gibiydiler.”

Fincanı yavaşça tabağına bıraktım.“İlginç.”

Dudaklarım hafifçe kıvrıldı. “Eğer düşündüğüm şey doğruysa… bu, o soysuz aile için oldukça talihsiz olur.”

Kısa bir sessizlik oldu. Sonra gülümsedim.

“Aklıma harika bir fikir geldi.”

Bakışlarımı muhafıza çevirdim. Başını hemen eğdi.

Güzel. Haddini bilen insanları her zaman daha kullanışlı bulmuşumdur.

“Ama bunu yapabilmem için bana net bilgi lazım.”

“Emredersiniz Kraliçem.”

Elimdeki fincanı yavaşça tabağına bıraktım. Porselenin çıkardığı ince ses odadaki sessizliği kesti.

“O fareyi konuşturun.”

Muhafızın omuzları hafifçe gerildi ama konuşmadı.

“Beslemeye devam edin,” dedim sakin bir sesle. “Sonra da asın.”

Kısa bir duraksamadan sonra devam ettim.

“Kırbaçlayın.”

Bakışlarım yeniden pencereye kaydı. Sarayın merdivenlerinden inen insanlar küçücük görünüyordu.

Ne kadar da zavallılar.

“İnsanlar acıya düşündüğünüzden daha uzun süre dayanır,” diye mırıldandım. “Ama korku…”

Dudaklarım hafifçe kıvrıldı.

“Korku sonunda herkesi konuşturur.”

Muhafızın sessizleştiğini hissedebiliyordum. Gözlerimi ona çevirmeme bile gerek yoktu.

“Ve ellerimi kirletmek istemiyorum.”

“Anlaşıldı Kraliçem,” dedi titrek bir sesle.

Fincanımı yeniden elime aldım. Çayımdan küçük bir yudum alırken yüzümdeki gülümseme silinmedi.

" Bugün fazla bir sorun istemiyorum. Ancak sorunları ben yaratalım, soysuzlar değil.” Kapıya doğru yürüyerek fincanımı kapıda hazır bekleyen haşereye bıraktım, muhafız kurdun omzuna parmaklarıma koyup kulağına " Davette olan soysuzları izlemesi için bir casus loncasından en iyi adamlarını seçmelerini söyle. Ekibine benimle gizli saklı bir yerde buluşsunlar!”

" Anlaşıldı Kraliçe Isolde, izninizle lağım faresinin yanına gidiyorum.”

" Gidebilirsin.”

Muhafız koridordan sola yönelirken ben sağ taraftaki iki odanın arasında kalan odaya doğru hol boyunca düşüncelere dalarak ilerlerken aşağıdan koşuşturma seslerini duydum ve demirin birbirine çarpma sesi arkamdan geldiği gibi döndüm. Arkamda soluklanan muhafızlardan birini gördüm " Majesteleri sizi rahatsız etmek niyetinde değilim ama taht odasında acil bir durum var.”

" Ne güzel kafamı dinleyecektim. Şimdi ne yaptılar soysuzlar!” Sinirlenmeye başlıyorum artık. Gittiğim yolun tersine muhafızla birlikte

" Pek bilgim yok majesteleri ama bir asil bir bayanla bir adam var yanında. Asil bayan o adamdan hoşnut değildi.”

" Aile içi kavgası olmalı bunu neden ben ilgilenmek zorundayım.”

Muhafız " Bana sor-”

" Sana sormadım duyalım tahmini!”

" Bana sorarsınız sizin kurallarınıza karşı gelmiş majesteleri.”

Benim kurallarımdan birine karşı mı geldiler. Bakalım hangi kurallımı karşı geldi bu soysuzlar.

⚜️

Tahtımda otururken soysuz leydi şikayetini ve soysuz adamı gösterip şikayet ettiğinde kaşımı kaldırdım.

" Kraliçe Isolde, bu adamı tanımıyorum. Sizin kurallarınızı karşı geldi. Bana dokundu.”

Anladım şimdi. Muhafızın kurallarımı karşı geldiğini söylerken bunu kast etti.

Bacak bacak üstüne attım. Sırtımı tahtıma yaslarken bakışlarım önümde diz çöken adama kaydı.

Titriyordu.

Korkmuş bir fareden farkı yoktu.

“Demek,” dedim yavaşça, “kurallarımdan birini çiğneyecek cesareti kendinde buldun.”

Adam hemen başını eğdi.

“Kraliçem, benim suçum yok! O leydi beni kullandı. Beni size getirmek için-”

Bakışlarım soysuz leydiye döndü. Kadın telaşla öne çıktı.

“Kraliçem, lütfen onun söylediklerine inanmayın-” Elimi kaldırdım. Sustu. Güzel.

“Size güvenmiyorum,” diye mırıldandım sakin bir sesle. “Ama kimin yalan söylediğini görmek için sözlere ihtiyacım yok.”

Tahtımdan kalktım. Topuk seslerim salonda yankılanırken adamın önünde durdum. Başını kaldırmaya bile cesaret edemiyordu.

“Gözler… her şeyi anlatır.”

Bir anda bacağıma sarıldı.

Yalvarmaya başladı.

Sesi titriyordu. Midemi bulandıracak kadar acınasıydı.

Kaşlarım hafifçe çatıldı. “Onu üzerimden alın.”

Muhafızlar adamı sertçe geri çekti.

Adam hâlâ konuşmaya çalışıyordu ama dinlemedim bile. Bakışlarımı yeniden leydiye çevirdim.

Bu kadar zarif bir kadının… böyle bir adamı kendi isteğiyle seçmesi gerçekten gülünç olurdu.

Dudaklarım hafifçe kıvrıldı.

“Leydim, rahat olabilirsiniz.”

Taht odası sessizleşti.

“Cezası verilecek.”

Muhafızlara dönmeden devam ettim. “Zindana götürün.”

Adam çırpınmaya başladı ama sesi artık bana ulaşmıyordu. Arkamı döndüm.

“Ve…” dedim kayıtsız bir sesle, “özel listemdeki kişilerden birini saraya çağırın.” Muhafızların sessizliği bir anlığına ağırlaştı. Gülümsedim.

Leydi bana sarılmasını izin vermiştim. Sırf izin verdim diye sarılıyorsun soysuz leydi.

" Kraliçem çok teşekkür ederim beni o odamdan kurtardığınız için,” soysuz o gözyaşlarını üstümden çek çabuk.

" Seni kurtardığım diye kendini bir şey sanmanı istemem leydim sadece o adam benim kurallarıma karşı geldiği için cezalandıracağım.” Sadece ben size yapabilirim veya yaptırabilirim.

Benden ayrıldı. Kendini çeki düzen vermiş sarıldığı için özürlerini sunup çekilmişti. Başımı tutup taht koltuğuma oturdum. Biraz sakinlik iyi olacaktı.

Muhafızın sesini duydum ama bakmadım. Muhafız ona bakmasam da konuştu " Majesteleri soysuz dediğiniz adamı özel odaya gözlerini bağlayıp bağladık. Ve dediğiniz özel listede birini çağırdık. Sizi özel zindanda bekliyor. "

Gece farelerinden biri sarayımın özel zindan odasındaydı. Bu eğlenceye kaçıramazdım.

" Biri gördü mü gece faresini sarayıma geldiğini muhafız ?”

" Hayır kraliçem, gizli bahçeden soktuk kimse gece faresini görmedi sarayınıza girdiğini. Bir şey soracağım kraliçe umarım sorumdan rahatsız olmazsınız umarım.”

Ne soracağına bağlı muhafız " Ne yapmayı planlıyorsunuz ? Kraliçem.”

" O Irz düşmanı soysuzu istediğini vereceğim.”

" Bu kuralın en büyük önemlisi sizin istediğiniz olmalı di mi Majesteleri.”

Tahttan kalkmış muhafızla birlikte zindana giden merdivenden " Gözleri kapalı kolları ve elleri bağlınız mı ? Ayrıca koltuğumu koydunuz mu izlemeliyim acı çekişini!”

" Majesteleri o iş bittiğinde ne yapacaksınız ?”

" Göreceksiniz.” Muhafızları bu kadar güzel ve yakışıklı seçimlerimi gerçekten tebrik ediyorum.

⚜️

Loş atmosferli bir odaya adım atmıştım. Koltuğum yerindeydi. Ayakta oturmamak için koltuğa geçip oturdum. Soysuz adamı çırılçıplak bırakmıştılar. Benim gece farelerimden biri için her şey hazırlanmıştı.

Soysuz adam elleri bağlı olan zincirleri koparmaya çalışması inanılmazdı hatta kaçmaya çalışma gayreti ilgimi çekiyordu.

" Lütfen beni bu zincirlerden çıkarın muhafızlar yalvarırım. Kraliçeniz için her şey yaparım.”

Ne kadar itaatkar cümle kuruyorsun. Keşke o güzel soysuz leydi’ye yapmadan önce düşünecektin züppe soysuz.

" Soysuz adam sana isteğini geri veriyorum, benim dışında kimse birine zorla yaptırmayı ve elde edemez. Bu sana küçük bir iyilik ve ceza olacak.”

" Kraliçem ne olur affedin! Köpeğiniz olurum, her istediğinizi yaparım. Bırakın gideyim.”

" tı tı tı” üç kez kınadım " Olmaz yoksa aynı şeyleri yaparsın görüyorum. Bu sana uygulayacağım ceza ömürlük hatırlayacaksın. Biraz eğlence sonrası -” muhafıza baktım. Emrimi anlamıştı sonra devam ettim " Sonra ise acı bir gerçek.”

Gece faresi olan Alzem ismi buydu sanırım yanıma gelip elimi kibarca öpmüştü " Beni yemeğe çağırdığınız için minnettarım kraliçem ve öyle güzel bir ortamda sizin önünüzde yiyeceğim gibi-”

Soysuz adam " Ne ne yemekten bahsediyorsunuz kraliçem ne olur affedin.”

Güldüm. Elimle Alzem’e izin verip arkamı yasladım ve gözlerimi yumarak olanları keyifle dinleyecektim. Muhafızlarım bu sahneyi maruz kalmamak için çekilmiştiler. Çekilmeden önce " Kraliçem bu adamın belgeleri masanıza koydum.”

" İyi iyi bugün son asil günün olacak soysuzum, bugünden sonra bir çöp gibisin. İtibarın ve onurum kalmayacak.”

Ağlama sesini yalvarışları bir ninni gibiydi. Bu odada duyulmak istenen tüm sesler yankı yapacaktı. Alzem denilen gece faresinin adım sesleriyle birlikte konuşarak yürüdü…

“Enfes bir yemeksin oyuncağım, ilk oyuncağımı güzelce eğlendirmek bizim gibiler için bir görev oldu. Seni zevkin doruklarını çıkarıp sonra da öyle bitireceğim.”

Soysuz adamın ' ne olur yapmayın !’ itirazları arkasında yatağın gıcırdama sesi ve zincirlerin birbirine çarptığı sesi kulaklarıma geldi.

" Benim gibi bir adam için kirletme.”

“Şimdi iyilik meleği mi oldun? Ne kadar dokunaklı. Kurallarımı yıkmadan, birinin ırzına geçmeden önce bunları düşünecektin soysuz. Alzem için endişelenmene hiç gerek yok. Onun gibi gece fareleri her adamla birlikte olurlar. İster kirli, ister temiz… fark etmez. Onlar için hepiniz aynı zevk kaynağısınız.”

Alzem, ağır adımlarla yatağın üzerine çıktı. Zincirlerin hafif şıngırtısı ve yatağın eski ahşabının gıcırtısı odayı doldurdu. Adamın sesi titrek ve yalvarıcıydı:

“Lütfen… yapmayın… Kraliçem… merhamet edin!”

Alzem’in alçak, kadife gibi sesi duyuldu:

“Şşş… sakin ol. Kraliçemizin emri var. Seni usulünce kullanacağım.”

Kadın yavaşça yerleşirken yumuşak bir sürtünme sesi yükseldi. Ardından ritmik, düzenli hareketler başladı. Zincirler her seferinde hafifçe şıngırdıyor, yatağın gıcırtısı bu ritme eşlik ediyordu.

Adam önce direndi, kesik kesik itirazlar etti:

“Hayır… dur… istemiyorum…”

Fakat kısa süre sonra sesi değişti. İstem dışı, boğuk inlemeler dudaklarından kaçmaya başladı. Zevk ve utanç arasında gidip gelen nefesleri odada yankılanıyordu.

Koltuğumda arkama yaslanmış, parmaklarımı kolçağa yavaşça vuruyordum. Gözlerimi yarı kapatmış, bu sahnenin her ayrıntısını dinliyordum. Soysuzun karışık inlemeleri, Alzem’in alaycı ve zevk dolu nefesleri, zincirlerin şıngırtısı… hepsi bir araya gelerek karanlık bir senfoni oluşturuyordu.

“Nasıl da inliyor…” diye mırıldandım kendi kendime, dudaklarımda soğuk bir tebessümle. “Önce zevk… sonra acı. Tam da planladığım gibi.”

Alzem’in sesi zaferle yükseldi:

“Evet… güzel inle oyuncağım. Kraliçemiz için.”

Adamın inlemeleri artık daha yüksek ve kontrolsüz bir hal almıştı. Acı ile zevk iç içe geçmişti.

Ben ise koltuğumda sessizce keyfini çıkarıyordum. Henüz en zorlu kısım gelmemişti.

Gece faresinin özel bir talebi üzerine adamın itirazları bir anda kesildi. Gözlerinden yaşlar süzülürken, Alzem’in zevk dolu sesi odada bir melodi gibi yükseldi.

Sonunda bu sahneden sıkıldığımı fark ettim. Sesim soğuk ve keskin çıktı:

“Yarın rezil olacaksın soysuz çöp. Ne bir soyun kaldı, ne bir itibarın. Bedelini hatırlatma yapalım istersen.”

Ardından muhafızlara döndüm:

“Hançeri getirin.”

Gece faresi yavaşça geri çekildiğini görürken soysuz adamın çaktırmaması için oyalamasını istedim. Gece faresi ise adamın orasını ağzına alıp ısırdığını rastladım. Hançer elime ulaştığında yanına yürüdüm ve adamın çıplak teninde hançerin sivri ucuyla aşağıya doğru çizgi çizerken huylanıyordu.

" Ne yapıyorsun ne olur durdur.”

" Kestikten sonra istediğini yapabilirsin gece faresi,”

Gülümsedi ama adamın korkusunu kokusunda anladım " Korkuyorsun ve korkmalısın. Ne yapmak istersen yapabilirsin bu odadan yarına kadar çıkmayacak gece faresi. Yarın her şeyini geri alırken hem ona damga bırakacağım. Yarın ister çöpe at ister oyuncağın yap işim bittiğinde ama yanına götürürken üstünde bir şey olmasın. Küçük bir uyarı niyetinde herkesin gözü önünde…”

" Nasıl isterseniz kraliçem.” dedi ve hançeri ona uzattığımda adamın organını üstünde tutmuştu yelpazemi açarak üstümü sıçramasın geri çekilmiştim.

" Benim koleksiyonuma hoş geldin oyuncağım.” derken sert ve imalı cümlesinin arkasından soysuzun organını tenine dokundurduktan sonra keskin tarafıyla o şeyi tutunan bedenden kesip eline almış öperken midem bulanmıştı. Daha fazla dayanamadım ve arkamı dönerek muhafızlı birlikte odadan çıkıp çığlıklarını arkamda hissettim. Gülümsedim.

" Neden bu sapıklığı yasakladım biliyor musun ? Kendi rızaları veya aile içinde olursa karışmam ama tanımadığı birinin zoruyla olan bir şeyse karışabileceğim yasaklardan biri, o yüzden ben yapanları çiğneyenleri, yaptıklarını misliyle ödetiyorum.”

Büyük cama döndüm ve sonunda hava karardığı için mutluydum. Ne yoğun bir gündü ve sinir bozucu, kardeşimi özlemiş olmam hoş karşılanır mı ? Ne zaman sevgili ablasını görmeye gelecek çok merak ediyorum derken bir uşak elinde mektupla yanıma gelip " Kraliçe hazretleri bu mektup size gelmiş.” elinde tuttuğu mektubu alıp arkasını çevirdiğimde o ismi görmüştüm. Ailemiz vefat ettikten sonra tek bir kardeşim kalmıştı ve bana mektup yollamıştı.

Muhafız " Kraliçem ağlıyor musunuz ?”

" Saçmalık ağlamıyorum, gözüme kirpik kaçtı o yüzden yaşardı.” Ben ağlayamam sadece rol yaparım ama biricik sevgili kardeşimden sonunda mektup almıştım.

Aşçı farelerden yemeğin hazır olduğu ilgili haberler gelmişti. Mektubu masada okymasada okuyacaktım . Yemek salonunun giden yoldan yalnız başıma yürüdüm.

⚜️

Büyük uzun dikdörtgen masaya oturmuş önüme yemekler servis edip çekildiler fareler sonra bu büyük odada yalnız kalmıştım. Kardeşimin mektubunu uzun tırnaklarımla açıp içindeki kağıdı çıkardım. Katlanan kağıdı açarak arkamı yaslanarak açıp okudum.

Kardeşim sonunda saraya, evine geri dönüyor ve yanında benimle tanıştırmak istediği biriyle… Ne kadar güzel bir haber bu.

Bakalım kardeşim Dominic için özel olan benim gözüme girebilecek miydi? Merak ediyordum. O şanslı kişinin ismini yazmamış olmasına biraz kırılmıştım ama olsun, belki bana sürpriz yapacaktı.

Şimdiden hazırlıklara başlanmalı. Mektubu asil bir hareketle kenara koyduktan sonra yemeğime döndüm.

“Gereksiz fareler, buraya gelin!” diye seslendim. Koşar adım seslerinden sonra masanın uzağında dizildiler. “Önümüzdeki hafta kardeşim buraya bir misafirle geliyor. Benden özel ricası var; o söylemese bile isteyecektim. Sarayımda şanına yaraşır bir kutlama partisi yapılacak, tüm hazırlıklar kusursuz tamamlanacak.”

“Emredersiniz kraliçem,” dediler. Soğuk bir bakışla çekilmelerini emrettim.

Yemeğimi artık dönebilirim. Bir süre boyunca beni kimse sinir edemezdi. Bu güzel haberle neşem geri gelmişti. Tüm o olaydan ve soysuzun bedelini ödetmekten sonra bu güzel akşam elime ulaşan mektupla…

Dominic sen ablanı o kadar iyi tanıyıp en huzursuz olduğum anda neşemi getiriyorsun ya ben sana ne deyim. Ablacığın sana ve misafirime güzel bir parti hazırlayacak sen hiç merak etme. Eğer o özel kişin gözüme iyi yönden girerse bir şey yapmam ama eğer gözüme kötü batarsa elimden entrika çıkabilir. Özellikle sevdiğin birinin üstüne…

Yemeğimi ne hızlı ne de yavaş yemiştim ama şu an çok yorgunum. Mutlu haber bile bu yorgunluğumu üstümden atamaz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.