İçeriğe geç

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 6

6.Bölüm

Sonunda ay en tepeye gelmişti.Yemek vakti gelene kadar odamda oturmuştum.Açlığımı unutmaya çalışmıştım.Ve birden burnuma güzel yemek kokuları gelmeye başlamıştı.Aşağıdan konuşma sesleri geliyordu.Fenton haklıydı gün batana kadar kimse eve gelmiyordu.İçimden bir ses bana aşağıya inmem gerektiğini söylüyordu.Yataktan kalktım ve merdivenlere doğru ilerledim.Merdivenlerin sonuna geldiğimde katta bir göz attım tam kimse olmadığını düşünmüşken bir odadan Sloane çıktı.Beni görünce durdu ve bana bakmaya başladı.Bende ona bakmaya başlamıştım,gözlerinin içine bakmak o kadar gericiydi ki o gözlere bakmadan bu duyguyu asla anlamazdınız.

“Selam,prenses”dedi hiç mimik oynatmadan.Bende eğilip selam verdikten sonra merdivenlere doğru ilerlemeye başladı.O arkasını döndüğü an rahat bir nefes aldım.

Sloane’nın tam olarak merdivenlerden indiğinden emin olana kadar orada bekledim.Sonra hemen merdivenlere koştum ve hızla aşağıya indim.Tabii ki aşağıda olan diğer koruyucuları hesaba katmamıştım.Son basamaktan indiğim an hepsi bana bakmaya başladı.Uzun bir süre daha bakıştıktan sonra Fenton masaya doğru ilerledi ve oturdu.Diğerleri onu oturduğunu görünce onlarda masaya ilerlemeye başladı.Ama Sloane ve Skye otururken bile gözlerini benden ayırmadı.Herkes oturduktan sonra masadaki boş yere bakmaya başladım.Sonra Fenton eliyle bana bakarak sandalyeyi gösterdi.Yaşananlardan sonra beni tekrar masalarına davet ediyorlardı.Yavaş adımlarla masaya doğru ilerlemeye başladım.Ne kadar onların yüzüne bakmasamda üstümde gözler olduğunu biliyordum,gerici ve korkutucu gözler.

Yavaşça sandalyeyi çektim ve oturdum.Sonra birden herkes hiçbir şey söylemeden yemeklerini yemeye başladı.Ne kadar aç olsamda bir an duraksadım.Herkesin yüzüne baktım herkes yemeğine odaklanmıştı ve çatal bıçak seslerinden başka bir ses yoktu.Bu tespiti yaptıktan sonra bende yemeye başladım.O kadar hızlı yemiştim ki beş dakikadan az bir sürede tabağım yıkanmış gibi tertemiz oldu.Masaya oturduğumdan beri ilk defa başımı kaldırıp masadakilere baktım.Hala yiyorlardı,onları izlerken birden tabağımda yeni yemekler belirdiğini fark ettim.Demek bu yüzden hala yemekleri bitmemişti ya da ben ay gibi yemiştim.Bence ikincisi olmuştu ama yinede tabağımdaki yemeği yemeye başladım.

Sonunda herkes yemeğini bitirdiğinde yine gözler bana çevrilmişti.Bende gözlerimi onlara çevirdim ve hepsinin yüzüne teker teker baktım.Hepsinin gözlerinden bir his alıyordum.Skye ve Fenton saraya ilk geldiklerinde abimin baktığı gibi ya da odada camda kendi yüzümde olan o hissi alıyordum o altı yüzdende.Yüzlerinde beni öldürme isteği vardı bunu fark ettiğim an hemen önümde olan çatala uzandım ve sıkıca tutmaya başladım.Karşımda oturan Skye gözlerini elime çevirdi ve beynimde yine onun sesi yankılandı.

“Kendini o minik çatalla koruyabiliceğinimi sanıyorsun.Oradan bakınca bifteğe falan mı benziyoruz”

Haklıydı.Onlara karşı kendimi korumam pek olası değildi.Ama yinede o çatalı bırakmadım.

“Çok uzatmadan konuya giricem.Sylvia artık saraya geri döndükten sonra buraya geri döndüğün için ve ablan seni gördükten sonra bizim için casuslukta yapamazsın”

“Ablamın beni gördüğünü nerden biliyorsun?”dedim şaşırmış bir şekilde ve çatalı daha sıkı tutmaya başladım.

“Seni oraya biz gönderdik ayrıca orada bizim için çalışanlar var.Sen bizi boş zannettin galiba”dedi ve gülümsedi.Yutkundum ve çatalı dahada sıkı tutmaya başladım artık elim terlemeye başladı.

“O zaman neden benim casusluk yapmamı istiyorsunuz?”

“Daha ayrıntıları öğrenmek için kısacası daha diplere inmek için.Evet,güçlerimiz var ama sınırlı her şeyi öğrenemeyiz.Ayrıca güçlerimizi kullanmamız için bir söz verdik sözü bozarsak güçlerimizi bir daha kullanamayız”

“Anladım”dedim ve yutkundum.

“Neden bu kadar çok yutkunuyorsun?”dedi Rowan bana masum gözlerle bakarak.Aralarında en samimi ve en arkadaş canlısı bence oydu.

“Sence?”dedi Phoenix ve güldü.

“Gülmesene!”dedi yine samimilik ve saflıkla Rowan.

“Tamam,tamam”dedi Phoenix biraz daha güldükten sonra sustu.

Bir aile ortamı gibiydi.Aynı ben ve ailem gibiydiler.

“Eee?Ne yapıyoruz?”dedi Sloane masaya oturduğumuzdan beri ya da daha ben gördüğümden beri ilk defa neşeli bir şekilde konuşuyordu.

“Bizimle gelecek”dedi Fenton.

Herkesin yüzü aynı şekli almıştı.Yani yüzlerimiz “ASLA OLMAZ” der gibiydi.

“ASLA OLMAZ”dedi Wesley ayağa kalkarak.

“Evet.Asla olmaz”dedi Skye.

“Hayatta kalamaz”dedi Rowan

“Çok haklı”dedi Sloane yüzünde yapmacık ve alaycı bir gülümsemeyle.

“O zaman ona bir kaç bir şey öğretin ve yolculukta ona göz kulak olun.Anlaştık mı?”dedi ve hafiften gülümsedi.

“Tabiki de anlaşmadık,ona göz kulak olmak mı?Dalga mı geçiyorsun?”dedi Wesley.Ama Fenton masadan kalkmış merdivenlere doğru ilerliyordu.

“Abi!”diye bağırdı ve onun peşinden gitti.Fenton’a abi demişti.Demek kardeşlerdi.Garth Fenton’a kılıcını geçirdiği zaman o yüzden bu kadar sinirlenmişti.Ben o zaman kardeşime laf ettiklerinde çok sinirlenmiştim kardeşime biri zarar verse kim bilir neler yapardım.Birde beni bir yere götürecekleri konusu vardı o da kafamı çok karıştırmıştı ama artık geri dönüşü yok gibi görünüyordu.O masaya oturmuştum daha da önemlisi buraya geri dönmüştüm.Rowan masadan kalkarken bana bir bakış attı ve hızlıca Wesley ve Fenton’un peşine takıldı.Onun arkasından gidişini izledim kafamı karşımda oturan üç kıza çevirdim.Üçüde ağızlarını bir karış açmış şaşkın bir şekilde bana bakıyorlardı.Bende onlara aynı şaşkınlık onlara baktım.Herhalde on dakika boyunca birbirimize baktık.Sonra Sloane bir şey söylemeye çalıştı ama galiba dili varmadı.Sonra Skye ona baktı ve şöyle dedi:

“Sanırım onu eğitmemiz gerektiğini söylemeye çalıştın.Ve bunun içinde dışarı çıkmamız gerektiğini söyleyecektin ama hala şoktasın”dedi Skye gözlerini bana çevirip daha sonrada ayağa kalktı ve kalkmam için bana işaret verdi.Ama Phoenix ve Sloane hala bana şaşkın bir şekilde bakmaya devam ediyorlardı.Skye Phonix’in omzunu dürttü ve gözlerinin içine bakmaya başladı.Sonra birden Phoenix ve Sloane’nın yüzünde korku belirdi ve anında ayağa kalktılar.Skye kim bilir onlara ne söylemişti de bu kadar korkmuşlardı.Gülmemek için kendimi zor tutarken birden garip sesler çıkarmaya başlayınca bu bana daha da komik geldi ve kahkaha atmaya başladım.O üçüde şaşkın bir şekilde bana bakıyordu sonra birden bana iki kahkaha sesi daha katıldı.Sonra beynimde Skye’ın sesi yankılanınca birden sesler kesildi.Hepimiz Skye bakmaya başladık.Skye bizi baktı ve gülümsedi.Skye’ın gülümsediğini ilk defa görüyordum çok sıcak bir gülümsemi vardı.Sonra birden Sloane ve Phoenix gülmeye başladı.Ve birden kendimi iki saat önce öldürmek istediğim elflerle gülerken buldum.Bazen hayatta hiç beklemediğimiz kişilerle bazı anlar biriktiriyoruz.İşte hayatın en ilginç noktalarından biride bu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.