İçeriğe geç

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 1

1.Bölüm

Ondan daha iyi ok atıyordum.Orası kesindi,on seferde de sadece bir kere küçük bir farkla kaçırmıştım.Tek sorun onun bunu kabul etmemesi idi.Garth bir kerede bunu kabul etse şaşardım zaten.Ama ben avlanmıyordum.Benimle çalışırken böyle atıyor olabilirdi ama ava gittikleri zaman daha iyi attığından emindim.Ablam Maedow attığımız okları atış alanından geri getirdi ve ikimizide eşit sayıda ok verdi.

“İkinizde gayet iyisiniz”dedi her zaman ki asil ve olgun sesiyle.

“Yalan söyleme ondan daha iyiyim!”dedim sinirli bir şekilde.

“Hadi be ordan!Senden daha iyiyim artık kabul et abla”dedi.Yanıma geldi ve bana tepeden tepeden bakmaya başladı.Benden uzun olması benden iyi olduğu anlamına gelmiyordu.Elimde ki oku ona doğru tuttum.

“Ben olsam ablamla düzgün konuşurdum ve öyle imalı gözlerle bakmazdım.Eğer öyle bakmaya devam edersen kardeşim falan demem seni öldürürüm”

“Ah!Çok korktum küçük prenses,kusura bakmayın”dedi alaycı bir sesle.

“Hangimizin daha iyi olduğuna karar vermek için kovalamaca oynamaya ne dersin?”dedim bende aynı alaycı sesle ve ona meyden okur gözlerle bakmaya başladım.

Garth arkasını döndü ve koşmaya başladı.Bende elbisemi tuttum ve arkasında koşmaya başladım.On dakika boyunca böyle koştuk.Kardeşlerimle böyle vakit geçirmeyi gerçekten çok seviyorum.Birbirimize meydan okumak bizim doğamızda var sanırım,babam küçükken şatoda kardeşleri ile geçirdiği zamanlarını anlatırdı onlarda hep bizim gibi böyle meydan okurlarmış birbirlerine.Annem böyle hikayeler pek anlatmaz ama her gün farklı bir hikaye ile gelirdi bize,hiç bir hikayeyi iki kez anlattığını hatırlamıyorum.Hala bazenleri annemin hikayelerini dinliyorum.

Annen ve baban bir kraliyeti yöneten kral ve kraliçe olunca kendini korumayı öğrenmen gerekir.Çünkü kraliyetimizde kraliyet ailesini hiç sevmeyen elfler var.Bazen kaleye gizlice girebiliyorlar.Bu bizim için çok tehlikeli.Ama elfler kadın erkek fark etmez hep savaşmakta iyi canlılarmış.Tabi artık dünyada elflerden başka yaratık kalmadığı için kimse ile savaşmamıza gerek yok ama dediğim gibi kraliyet ailesine karşı olanlar olduğu için onlarla başa çıkmamız gerekiyor ama sayıları az olduğu için çokta hazırlık gerekmiyor.Dünya yaşanması zor bir yerdi ama tek elfler olduğu için artık yaşam çok kolay.Ama yıllardır bir efsane geziniyor.Eskiden dünyada yaşayan ırklar arasında bir savaş çıkmış.Herkes dünya onların olsun istiyormuş ama elfler altı tane yüzük üretmiş.Bu yüzükler çok güçlüymüş.Bütün ırkları dünyadan silmek için yetmiş.Bu savaşta herkes çok büyük kayıplar yaşamış.Tabi bu yüzükleri kullanmanın bir bedeli olacakmış.Elfler ölümsüzlük güçlerini kaybetmiş.Bazıları bu bedelin yetmediğini hala yüzüklerin var olduğunu söylüyor.Bir gün yüzükler geri dönecek ve bütün ırkları yok ettiğimiz için bize çok büyük bir bedel ödedeceklerini söylüyor.Ama çoğu elf buna inanmıyor.Bunları söyleyenler genelde kafayı sıyırmış yaşlı elfler oluyor.

Kovalamaca sona erdiğinde yere çimlerin üstüne oturduk.Ablam yine bize mükemmel şeyler getirmişti.O kadar yorulmuştum ki hemen yemeye başladık.Daha sonra ileriden güzellik abidesi birinin geldiğini gördük,annem bize katılmaya geliyordu.Yanında da hayatımda gördüğüm en centilmen ve yakışıklı adam olan babam geliyordu.İkiside bütün asillikleri ile yanımıza oturdular.Babam hemen ağzına bir kurabiye attı.Annemde ağzına küçük şekerlerden attı.İkiside şeker ve kurabiyenin lezzetli olduğu belirtmek amaçlı gözlerini bize dikip şaşırmış bir şekilde bize baktılar.Hep beraber gülmeye başladık.Hem çok tatlı ve güzel bir sohbet ederken bir yandan da yemek yiyorduk.

Sonunda eşyaları topladık ve yanımıza gelen kadına verdik ve şatoya girdik.Ben hala benim daha iyi ok attığım iddia ediyordum Garth da bana aynı şekilde karşılık veriyordu.Ablamda bizim tartışmamıza katıldı,daha sonra annem ve babamda katıldı.Sonunda kral ve kraliçenin tahtalarının olduğu alana geldik annem ve babam oturdu.Tartışma hala devam ediyordu.Annem ve babam gülerek bizi izliyordu.Sonra birden kapı açıldı.İki asker geldi yanlarında bir kız ve bir oğlan vardı.Oğlan Garth’tan bile uzundu ve kız gerçekten çok güzeldi ve ikiside benim yaşlarımda görünüyordu.

“Efendim bu iki elf sizi görmek istediklerini söyledi çok acilmiş”dedi asker.

Babam onaylar şekilde başını salladı.Askerler iki elfide içeri doğru kollarından tutup bize doğru getirdi.Oğlan asker kolunu bıraksın diye kolunu sert bir şekilde salladı.Kızda asker kolun bıraksın diye adama sert bir bakış attı.Babam iki elfide süzdü.Onlarda bize aynı şekilde baktı.Hepimizi gözleri ile süzdüler.

“Kral Cedar,çok büyük tehlike yaklaşıyor.Bunun için hemen harekete geçmemiz gerek”dedi düz bir sesle.

“Evet,eğer önlem almazsak bütün hepimizin sonu olacak”dedi kız narin ve kendinden emin bir şekilde.

“Neden bahsediyorsunuz siz!Beni bunun için mi meşgul ettiniz?Her neyse ne tehlikeliymiş bakalım”dedi babam hem alaycı hemde sinirli bir sesle.

“Biz yüzük koruyucusuyuz.Yüzükler tekrar aktifleşti.Eğer bir önlem almazsak dünyalar arası bir geçit açılır ya da daha kötüsü yüzükler elflerin beyinlerini ele geçirmeye başlar ve iç çatışma çıkar.Başka ırklarla savaşabiliriz ama kendi ırkımızla savaşmak sizde biliyorsunuz ki daha zor ve tehlikeli olur”dedi ve birden ortam sesizleşti.Bu kısada olsa gerici olan sesizliği babam büyük bir kahkaha kopararak böldü.

“Ne diyorsun sen?Yüzük koruyucusu mu?Güldürme beni sizin masallarınızı dinleyemeyecek kadar meşgul ve önemli bir elf olduğumu buradaki herkes iyi biliyor.Şimdi gidin burdan.Hep sizin gibi kraliyet ailesine karşı olan elfleri dinlemekten bıktım.Çıkarın şunları!”dedi babam askerlere.İkisininde kollarından tutup çıkarmaya çalıştılar ama onlar direniyordu.Sonra birden ikisininde gözleri parlamaya başladı,gözleri bembeyaz olmuştu.Sonra birden etrafı büyük bir ışık sardı.Hemen gözlerimi kapattım.Askerlerin ikiside kapıya kadar sürüklenmiş yerde yatıyorlardı.Ama o ikisine hiçbir şey olmamıştı.İkiside dimdik duruyordu.Dik dik bize bakıyorlardı.İkisinde yeşil gözleri hiç bizden ayrılmıyordu.Herkesin yüzüne baktım herkes çok korkmuş gözlerle onlara bakıyordu.

“Bir daha bizi böyle bir yerimizden tutup zorla bizi hareket ettirmeye çalışırsanız,bizimle böyle alaycı bir sesle tonuyla konuşursanız bundan daha kötü ve daha şaşırtıcı bir şeyle karşılık veririz”dedi oğlan yine aynı düz ve soğuk sesle.

“Ben olsam bu sözleri dikkate alırdım”dedi kız ve ikiside kapıya doğru yürümeye başladı.Kimse ağzını açmadı ve onların arkasından gitmelerini izledik.İkiside kapıya geldiklerinde yatan askerleri tuttu ve kenara çekip duvarın kenarına koydular.

Hiçbirimiz hareket etmedi en sonunda annem kalktı ve cama doğru gitti.Camlar çatlamıştı.Annem kısa bir süre camdan dışarı baktıktan sonra şaşkın bir şekilde bize döndü.

“Dışarıdaki her şey donmuş.Kimse hareket etmiyor.Sadece onlar hareket ediyor.Bu kadar kısa bir sürede nasıl yolun sonuna gelmiş olabilirler?Bu imkansız!Cedar bunlar çok ciddiler görmüyor musun?Onlarla böyle konuşmana rağmen neler yaptılar?Normalde gelenlerle daha dalga geçer gibi konuşurdun ama bunlar farklı”dedi annem dehşet dolu bir sesle.

Garth cama doğru ilerledi.Cama yaklaştığında cam parçalandı bazı parçaları ayak uçlarına düştü ama hiç tepki vermedi.

“Askiness Dağı eteklerine gidiyorlar.Peşlerinden gitmeliyiz.Onlara hadlerini bildirmemiz gerek.Gerçekte kim olduklarını ve gerçekte neyi amaçladıklarını öğrenmeliyiz”dedi soğuk bir sesle.Garth normalde asla böyle konuşan biri değildi.

Babam ayağa kalktı.Bize hiç bakmadı ve annemin yanına doğru yürümeye başladı.

“Haklısın Garth,bunların ne işler çevirdiğini öğrenmeliyiz.Eğer onlar oynamak istiyorsa oynarız.Kral Cedar’ın gücünü görsünler bakalım bir daha kraliyet ailesine karşı çıkabiliyorlar mı?”

Ablam ve ben şaşkın bir şekilde birbirimize baktık.Bir şeyler olacaktı ama bunun sonu kimin iyi bitecekti kimse bilmiyordu.

Bölüm sonu

1 yorum