YÜZBAŞI
1.BÖLÜM
2024/HAKKARİ/TÜRKİYE
URAS ÇELİK
Kapıyı iki kere tıklattım ve bekledim 2 saniye içinde içeriden”Gel.” Diye yanıt duyduktan sonra kapıyı açtım ve içeri girdim.
İçeride bir kadın olduğunu hissedebiliyorum fakat kadına bakmadan ALBAY MUSTAFA HAKAN’a bakmayı sürdürdüm.
“Komutanım beni çağırmışsınız bir şey mi oldu?” Diye sordum.
“Yok evladım geç otur şuraya.”diye sorumu yanıtladı albay.
Dediğini yaprarak masanın hemen önündeki deri koltuklardan bana en yakın olanına oturdum.
“Evladım bak bu Ecre ÖZDENOĞLU kendisi bir Yüzbaşı.”
Diye söze girdi albay ve devam etti “Biliyosun Kılıç Timinin komutanı şehit oldu bu yüzden ikinizde Kılıç Timine komutanlık yaparak Timi dağılmaktan kurtaracaksınız eğer ki bunu beceremezseniz o zaman tüm askerliğiniz yanar.”
Albayın bu son dediği cümle yüzünden dehşet içinde albayın suratına bakarken bir anda kafamı döndürüp kıza baktığımda oldukça tanıdık bir siması olduğu için ilk bir bocaladım.
Sonra albayın dediği o cümleyi hatırladım “Bu Ecre ÖZDENOĞLU “ yani bu ilk çocukluk aşkım Ecre miydi? Kendi kendime kimsenin duymayacağı şekilde mırıldandım.
Yuvarlak yüz hatları,sarı saçları ve yeşilin en güzel tonundaki gözlerine kitlenmiştim ta ki Albayın
“Çocuğum iyi misin gel operasyon odasına gidiyoruz.” Dedikten sonra bu düşüncelerimden sıyrılıp hızla koştuktan kalkarak Albayı takip etmeye başladım.
Operasyon odasına geldiğimizde upuzun masanın büyük ekranın en iyi gözüktüğü kısma oturudum.
Ecre tam karşıma Albay ise masanın en ucuna yani yanıma oturmuştu.
Büyük ekranda Operasyon adı “KILIÇ” yazıyordu.
Tam o esnada Albay söze girdi “Çocuklar 20 günlük bir operasyon olmasını planlıyoruz , ilk gün tanışırsınız sonraki gün bir antrenman sonra ise bir göreve gideceksiniz sonra yine antrenman derken 20 günün geçmesini planlıyoruz fakat bu sürede hem çok disiplinli olacaksınız yeri geldiğinde bir abla abi olcaksınız.” Dedi.
Bana ve Ecreye birer kağıt uzattı, kağıtta şunlar yazılıydı
1.gün tanışma
2.gün antrenman
3.gün görev
4.gün antrenman
5.gün görev
6.antrenman
7.görev
8.antrenman
9.görev
10.antrenman
11.görev
12.antreman
13.görev
14.antrenman
15.görev
16.antrenman
17.görev
18.antrenman
19.görev
20.antreman
Kağıdı okuduktan sonra altında adım soy adım yazıyordu ve benden imza atılmam bekleniyordu tabi ki Ecre Meraklısının nasıl bir asker olduğunu öğrenmek için imza için verilen kalemi elime alıp imzayı attım.
Ecre’nin de imza attığını görünce rahatladım,bir anda içimden Ecreye bakma arzusu doğdu çünkü onu izleyip değişen yüzünü izlemek istedim.
Bir anda kafamı çevirip Ecre’ye baktığımda Ecre’nin de bana baktığını gördüm lakin o beni süzüyordu yani benim o yapmak istediğimi yapıyordu.
Ortamda kısa süre bir ölüm sensizliği hakim oldu. Ta ki Albayın “Basri çocuklara eşlik ederek onları odalarına götür.” Diyene kadar.
Yerimden hızlıca kalktım ve Basri denen Üsteğmeni takip etmeye başladım benim arkamdan da Ecre geliyordu.
Ecre’nin sayesinden tüm kolidor topuklu ayakkabı sesi ile duyarken 305 numaralı odanın sahibi bir Teğmen odadan son hızla çıkıp önümüzü kesene kadar.
“Noluyor burada ya askeriyedeyiz ne bu topuklu sesi uyumaya çalışıyoruz nöbetteydim lan ben biraz saygılı olun saygısızlar ben sizin komutanınızım lan.” Diye çıkıştı.
Sinirden kıpkırmızı olmuş yüzünü ilk bize sonra ise Üsteğmene çevirerek “Bari komutanım ne oluyor burada.” Diye bağırdı.
Basri komutan ise bir süre ifadesizce Teğmenin yüzüne baktıktan sonra bakışlarını bize çevirdi ve “Yüzbaşılarımız geldi Teğmenim.” Dedi.
Teğmen ise ilk bocalamış ifade ile biz baktı ve “Çok özür dilerim komutanım kusuruma bakmayın çok özür dilerimm” diye
konuşurken birden bağırarak ve hıçkırıklı yaşlara boğulup dizinin üzerine çöktü “KOMUTANIM ÇOOK ÖZÜR Dİ-“
Hıçkırdı ve devam etti “LERİM KOMUTANIM.”diye ağlamaya devam etti
“KİMSE İÇİN AĞLAMAYACAKSIN ODANA GEÇ VE DİNLEN ASKER İYİ UYULAR.” Diye bağırdım ve asker selamı vererek oradan uzlaşmaya başladık tam da 442-443 numaralı odaların ortasında durduk ve Teğmen bize bakıp “442 Ecre komutanımın 443 sizindir komutanım.” dedi ve elimize iki adet anahtar verdi. Asker selamı vererek yanımızdan uzaklaştı.
Ecre’ye bakıp “İyi geceler Meraklı.” Dedim ona 32 diş sırıtırken yüzündeki varla yok arası olan tebessüm silindi “Bana Meraklı deme yoksa seni oyarım Uras abi.”
Dedi.
Bu cümle benimde gülüşümü soldururken “Bu merakın yüzünden asker olmadın mı zaten? Ayrıcana bana abi deme meraklı.” Dedim
yüzündeki o ters bakışa rağmen kendi kapımı açıp içeri girdiğim gibi kendimi yatağa attım fakat aklıma takılan bu cümle benim uykuma müsade etmiyordu “Acaba Ecre ne yaşadı da bu kadar sesiz oldu.”Diye mırıldanarak tüm gece sağıma ve soluma dönmekten uyuyamadım.
sabaha karşı 3’te kendim artık bayılıyordum en son saate baktığımda saat 3.20’yidi sonrasını ise hatırlamıyorum çünkü sonrası büsbütün bir karanlıktı.
Hello nasılsınız 1.bölüm girişe kıyasla biraz daha uzundu hatam varsa yorumlar yaza bilirsiniz en sevdiğiniz sahne nedir?