"Ne Çınar Çalışkanoğlu mu?" "Evet. Senin adında Yaprak Çalışkanoğlu yani benim kızım." "Ne şaka mı yapıyorsunuz? Benim babam yok. Beni bir nine bırakmış buraya. Bankta bulduğunu söylemiş. Zaten o da geçen yıl öldü." "Evet sana bunu açıklamam lazım bak ben bir ülkenin prensiyim. Çınar adıda takma adım zaten. Neyse seni bir gün savaşırken banka bırakmam gerekti. Sonra savaşı kazandık ama seni bulamadık. Şimdi senin bunlara inanmadığını biliyorum ama gerçek bu." "Peki DNA testi yaptıralım." dedim asi bir şekilde. "Tamam sen öyle istiyorsan." dedi. Ve odadan çıktım. Bu ne demekti. Yıllar sonra babam ortaya mı çıkmıştı.
* * *
"Ee Ne dedin." dedi Leyla. "Ne deyim DNA testi yaptıralım dedim kızın çıkarsam onunla gideceğimi söyledim." "Ne yani bizi bırakacak mısın?"dedi Maya. "Tabii ki de hayır sizi hep ziyarete geleceğim." dedim. "Eh tamam hadi o zaman kütüphaneye gidelim, klasik perşembemizi yapalım." dedim ve kütüphaneye gittik. Yolda Menekşeyle karşılaştık. "Yaprak duyduğuma göre gidiyormuşsun. Aa bize bir veda konuşması yapmadan mı?" "Ya onu bir rahat bıraksana Menekşe." dedi Leyla ve bizi kolumuzdan çekip kütüphaneye götürdü. Kitaplarımızı aldık ve masaya oturduk.
* * *
Yemekte en sevdiğim yemek vardı:Pizza. Ama birden Meryem Abla kapıyı tekmeleyerek açtı. "Yaprak" diye bağırdı. "Kirazı sen mi kaçırdın?"