Elliot merdivenden siyah-lacivert okul desenli okul elbisesi ile inip kahvaltı masasına oturdu. Annesi de kahvaltısını yapıyordu. Elliot kahvaltısına başlamadan annesi ona
-"haftaya baban geliyor ona güzel bir karşılama yapmalıyız" dedi.
Elliot :"Doğru, ama biliyorsun değil babam pek ilgi sevmez. Nasıl yapıcaksın?" diye sordu
Elliot 'ın babası Bay Leo oldukça disiplinli ve katı birisidir. Ancak Elliot babasının bu yanını oldukça
havalı buluyordu.
Bayan Alya:"Akşam geç kalma misafirimiz var" dedi.
Elliot boğazındaki son lokmayı yutup masadan kalkıp koltuktaki sırt çantasını alıp servise doğru ilerledi. Evden çıkıp servise bindi okulun önüne geldiğinde hiç zaman kaybetmeden sınıfa doğru gitti. Ders programına göre bugün ilk iki ders
Bay Elliot ile olacaktı. Sınıfa giridiğinde hemen hemen herkes sınıftaydı, ama oturduğu köşenin önünde ki sırada oturan iki çocuk gelmemişti. Kendisi çok kafaya takmadan sırasına oturdu. Zil çalınca Bay Elliot sınıfa girip el çantasını masanın üstüne bıraktı. Tahtanın önüne geçip öğrencilere
-"Çocuklar bugün iki yeni arkadaşınız var (gözlerini kapıya dikip) içeri gelin" dedi.
Orta boylu iki çocuk sınıfa geldi. Birisi güler yüzlü, kahverengi gözlü, siyah saçlıydı. Ama diğeri bezgin yüzlü ve saçı griye yakındı. Ancak yine de yüz hatları birbirine benziyordu. Bariz bir şekilde ikizlerdi.
Bay Elliot :"Çocuklar, lütfen kendinizi tanıtın" dedi.
Güler yüzlü olan
-"Herseke merhaba benim adım Ness" dedi.
Bezgin yüzlü olan ise
-"Ben Gezz" diyerek kendini tanıttı.
Bay Elliot:"(başıyla Elliot'ın sırasının önünde ki boş sırayı göstererek) Şimdilik oraya oturun" dedi.
İkisi Elliot ile göz göze gelince Elliot'ın içine bir ürperme geldi. Sanki tepesinde bir çift göz onu izliyordu. İkisi sıraya oturunca gözleri tekrar Elliot ile kesişti.
Bay Elliot "Çocuklar eğer sizin içinde uygunsa bu ders kendi aranızda konuşabilirsiniz" deyip çantasından bir kitap çıkarıp okumaya başladı. Aynı şekilde Ness ve Gezz 'de birer kitap çıkarıp okumaya başladı. İşin tuhaf tarafı da şu ki kimse hiçbir şeyi garipsemeden bomboş gözlerle gözlerini tahtaya dikti. Sanki herkes hipnotize olmuştu.
Bir süre sonra
İki ders bu şekilde devam ettikten sonra Bay Elliot sınıftan ayrıldı. Arkasından onu Ness ve Gezz takip etti. Üçüsünün sınıftan ayrılmasıyla herkes sanki hiçbir şey olmamış gibi birbirleri ile konuşmaya devam etti. Elliot sırasından kalkıp iki sıra önünde gözlüklü, saçı örgülü kıza
-"Baksana bi, (Ness ve Gezz'in oturduğu sırayı işaret edip) dün şu sırada oturan başka iki kişi vardı. Onlara ne biliyor musun?" diye sordu.
Kız anlamadığı belli bir ifadayle Elliot 'ın işaret ettiği masaya bakıp
-"Şeyyy... Sanırım yanlış hatırlıyorsun dün orada kimse yoktu. "dedi.
Ama Elliot yanlış hatırlamadığına emindi. Sonra sırasına geçip oturdu.
Birkaç saat sonra
Okul bitince Elliot servisine doğru ilerledi. Ama bugün aklında pek çok soru işareti vardı. Bugün kimse Ness ve Gezz sınıftan ayrıldığında bir daha onları görmemişti. Elliot servise binip evine gitmişti. Ona kapıyı annesi açmıştı. İçeri girdiğinde gözleri fal taşı gibi açıldı. Salonda
Bay Elliot oturmuştu. Oturduğu tekli koltuktan kalkıp Elliot 'ın yanına gelip ona elini uzatarak
-"Hoşgeldin Elliot" dedi.
Elliot şaşkınlıkla öğretmenine bakarken annesi onu dürttü. Elliot kendine gelip Bay Elliot' ın elini sıkarak
-"H-hoşbuldum." dedi.
Bayan Alya :"(öhhöm) Elliot, Bay Elliot babanın arkadaşı. Kendisi seni okuluna kaydetmemizde oldukça yardımcı oldu. Ona teşekkür ermemiz gerek" dedi.
Elliot :"(Bay Elliot 'ın gözlerine kızgın bir şekilde bakarak) Öyle mi? O zaman size minnettarım.
Bay Elliot" dedi.
Bayan Alya :"Bu kadar resmi olmanıza gerek yok birbirinizi tanıdığınıza eminim. Hadi gelin sofraya"
Bay Elliot "(Elliot' a bakıp) haklısın Alya, birbirimizi yeterince iyi tanıyoruz" dedi.
İkisi yemek masasına oturduğunda annesi Elliot 'a
-"Elliot, hadi gel otur." dedi.
Elliot kafasında bir sürü soru işareti ile yemek masasına oturdu.