İçeriğe geç

Yükselen Adalar (Elliot)

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Yükselen Adalar (Elliot)

Bölüm 1

Yükselen Adalar Bölüm 1

Orta boylu, kahverengi saçlı bir çocuk dağınık yatağından kalkıp dolabının kolunda asılı duran mavi siyah okul elbisesini giyip, yatağını topladıktan sonra merdivenden inip devasa salonun ortasında duran yemek masasının kenarında oturan kumral saçlı, yeşil gözlü, ince yüzlü bir kadın ona güler yüzlü bir şekilde

-"Günaydın Elliot yarım saat sonra servise binmen lazım. Bir an önce kahvaltını yap" dedi.

Elliot :"(masaya oturup) Babam yok mu?" diye sordu

Kadın ona

-"Elliot biliyorsun babanın işleri çok yoğun" dedi.

(çocuğun adı Elliot(Elayt) 'dı babası Bay Leo

Konsoloslukta çalışan bir yüksek yetkili . Annesi Alya hanım bir sanatçı kendisi babasıyla yurt dışı seyehatinde tanıştı. İşi sebebi ile neredeyse seneden seneye Seyehat halinde annesinin ısrarı ve babasının işini sabit olmaması durumundan kaynaklı olarak annesi ile yaşamasına karar verdiler. Ancak kendisi öğrenimini yurt dışında yapmak istemişti. Zaten orada büyümüştü ve yabancı dili annesinin zorlamasıyla aldığı derslerle öğrendi, ancak yine de bir yabancı için oldukça akıcı bir şekilde konuşuyordu. seviyordu, ama yurt dışında büyümüştü. )

Kahvaltıdan sonra masadan kalkıp koltuktaki çantasını sırtına takıp dışarıda onu bekleyen siyah servis arabasına doğru ilerledi. Annesi ona kalkarken

-"okuldakilerle iyi geçin, buranın insanları oldukça sıcak kanlı ve samimidir." dedi.

Ama işte bu kısmı Elliot'ın benimsemediği kısımdı.

Çünkü o oldukça soğuk bir şekilde yetişmişti. Çünkü babasının işi yüzünden düzenli arkadaşlık kuramıyordu ve başkalarıyla anlaşamıyordu. Evden çıkıp siyah servis arabasına binip sırtçantasını yan koltuğuna bıraktı. Ve kafasını cama yasladı. Elliot bulundukları şehirin ne kadar canlı olduğunu görüyordu, ama bu onun için bayağı bir stres kaynağı, çünkü kendisi yüksek sesten nefret ederdi. Ve bulunduğu şehir böylesine bir sorun taşıyan birisi için yaşanılmaz bir yerdi. Elliot okulu ve sınıfı hakkında dün akşam annesi tarafından bilgilendirildi. Servis okulun önüne gelince sadece okulun mimari yapısı onu okuldan soğutmaya yetmiştir.

Okul tamamen cam yapılıydı. Ama Elliot ise tarihi dokusu olan yapılara aşinaydı. Çantasını sırtına alıp okula girdi. Girdiği okul bir kolejdi bu yüzden herkes yüksek seviyede kişilerdi. Sınıfını bulunca sınıfta birkaç kişi dışında pek kimse yoktu. Kendisi de arka köşede cam kenarına oturup çantasını yanına koyup başını cama yasladı. Ama birkaç dakika sonra sınıf dolunca zil çaldı. Zilin çalmasıyla sınıfa kısa boylu, uzun siyah, esmer tenli bir kadın geldi. Elindeki sınıf defterini öğretmen masasına bırakıp

-"Ben sizin bu seneki fizik öğretmeninizim, adım Maria. Bu dersimizi tanışma ve kaynaşma için kendinizi tanıtmanız istiyorum. " dedi. Sınıftakiler kendini sırasıyla tanıtınca sıra Elliot 'a geldi.

Elliot :"(yutkunarak) Elliot(Ellyot) ... Elliot Rown" dedi.

Herkes gözlerini Elliot' a dikerken öğretmeni ona

-"Bize nerden geldiğini söylermisin?" diye sordu

Elliot :"Babam konsoloslukda çalışıyor. Neredeyse seneden seneye Seyehat halinde. Eğitim için burada kalmama karar verdiler."dedi.

Maria hanım :" Bir yabancı için oldukça akıcı bir şekilde konuşuyorsun Elliot. "dedi. Ders bir süre daha devam ederken zil çalmıştı. Sınıfın pek çoğu teneffüse çıkarken öğretmeni Elliot 'a

-" Elliot gelirmisin. "diye seslendi.

Elliot öğretmenin yanına gidince öğretmeni ona

-"Senin geldiğin yerde soyad benzerliği çok sık yaşanırmı?"

Elliot :" (anlamadığı belli bir yüz ifadesi ile) Şeyy... Mümkün, ama etnik nüfusu göz önüne alınca denk gelmek imkansıza yakın. "dedi.

Maria hanım :" (tebessüm ederek) peki... Sağol" deyip masasından kalkıp sınıftan ayrıldı.

Elliot merakla masadaki sınıf defterini açınca öğretmeninin neden bunu sorduğunu anladı. Yabancı dil öğretmeni olarak geçen isim

Elliot Rown'du. Bir özel okul olduğu için garipsenilcek bir durum değildi. Nihayetinde bu tip okullar verimlilik ve potansiyeli göz önünde bulundurarak değerlendirir. Ancak aynı isime sahip olmaları tesadüf ötesi bir şeydi. Elliot sınıf defterini kapatıp yerine oturdu.

Birkaç saat sonra

Dersler aynı şekilde tanışma faslı ile devam etti. Ama son ders yabancı dil . Son ders zili çalınca içeriye uzun boylu, gözlüklü, mavi gözlü , kısa siyah saçlı birisi girdi. Ama Elliot 'ın dikkatini en çok sol elindeki mavi taşlı, parlak yüzük dikkatini çekti. İçeri giren adam öğretmen masasına oturup

-"Hepinize merhaba çocuklar ben sizin yabancı dil öğretmeninizim. Adım Elliot (Elayt) Rown. Bu ders sırasıyla hepiniz ile tanışmak istiyorum." dedi. Sınıftakiler kendini tanıtınca sıra Elliot 'a geldi.

Elliot :"adım Elliot(Elyot) Rown" dedi.

Öğretmeni ona

-"Bildiğim kadarıyla baban bir konsolos memuru öyle değil mi?" diye sordu.

Elliot soruyu tam yanıtlayacakken başında ölçülemez nir ağrı hissedip sırasına devrildi. Ama devrilmeden önce öğretmeninin parmağında ki yüzüğün parladığını fark etti. Öğretmenleri çocuklara

-" Pekala çocuklar zil birazdan çalıcak, bugünü burada bitirelim olur mu?" diye sordu. Pek çoğu birbirine bakıp durumu anlamaya çalışıyordu. Ama sonunda çocuklar öğretmen ile ters düşmeyip erkenden sınıfı terk etti. Sadece Elliot kaldı. Öğretmeni ona yaklaşıp

-" Elliot (Elayt) daha iyi misin? "diye sorduğunda Elliot başını kaldırıp

-" Neden bana öyle seslendiz? "diye sordu.

Öğretmeni ona

-" Çünkü-Ahhh kendini Elliot (Elyot) diye tanıttın değil mi?"diye sordu

Elliot :" Siz tam olarak kimsiniz?"diye sordu.

Öğretmeni onun başını okşayıp

-" Merak etme evlat kötülüğünü isteyen biri değilim. "deyip sınıftan ayrıldı.

Bir süre sonra

Elliot kafasında ki pek çok soru işareti ile eve gelmişti. Servisinden indiği gibi annesi onu karşıladı. Oldukça mutluydu. Kolundan tuttuğu gibi Elliot 'ı içeri aldı.

Elliot :" Anne! Sakin ol lütfen. Ne oldu böyle?"

Annesi ona

-"Baban haftaya geliyor." dedi.

Elliot :"G-gerçektenmi? Bu harika bir haber" dedi.

Alya:"Biliyorum. Bu yüzden bunu söyledim. Bu arada sormadım okulun nasıl geçti? "

Elliot :"Şeyy... İyiydi." dedi.

Alya:"Bak, seveceğini biliyordum." dedi.

Elliot :"Evet... Hemde çok sevdim." dedi.

Alya :"Umarım açsındır, sevinçten bir sürü yemek yaptım."

Elliot :"(tebessümle) Merak etme anne kurt gibi açım."dedi.

Annesi mutlulukla masaya otururken Elliot kafasında bir sürü soru ile oturdu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.