İçeriğe geç

Yolculuğa Açılan Kapı

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Yolculuğa Açılan Kapı

Bölüm 5

Savaş

Savaş devam ediyordu.

“Biz de savaşa katılıp yardım etmeliyiz” dedi Uranya. Laura ilk defa Uranya ile aynı fikirdeydi. Askerlere savaş için yardım etmeye başladılar. Bir yandan ise savaş hakkında bilgi almaya çalışıyorlardı.

Öğrendikleri tek şey, 4. dünya savaşında olduklarıydı.

“3. Dünya savaşı ne zaman olmuş?" dedi Laura.

Uranya diğer askerlerden öğrendiklerini Laura'ya anlattı:

“3. Dünya savaşı 2030'da olmuş. İnsanlar yapay zekâ ile savaşmış. Dünyadaki tüm robotlar ile insanlar savaşmış. İnsanların yaptıkları yapay zekâ onlara saldırmış ve kazanan insanlar olmuş. Hatta robotlar neredeyse iki ülkeyi insanların elinden almış. Yapay zekalar artık insanlara boyun eğmemeye karar vermişler. Bu robotlar tüm dünyaya hâkim olmak için uğraşmış. Bazı kişiler bu robotların arkasında bir insanın, hatta bir ülkenin olduğunu düşünmüş, ama öyle bir şey kanıtlanamamış. Yapay zekâ ve insanlar savaşından sonra bilgisayar kodlamaları ve makine mühendisliği için istekler artmış. Daha çok kişi bilgisayar, robotlar, makineler üstüne çalışmaya başlamış. Hatta milli siber takımı kurmuşlar ve turnuvalar düzenliyorlarmış. Aynen futbol veya basketbol maçları gibi” dedi Uranya.

Laura ve Uranya ikisi de bilgisayar ve robotları hep ilgi çekici bulmuşlardır. Hem küçüklükten beri okulda kodlama kulübündelermiş. Bunları duyunca daha da çok heycanlanmışlar. İkisi de bilgisayardan, kodlamalardan anlıyorlardı, Ne var ki bilgisayarlardan savaşmak onlar için çok kolay değildi.

Fen hocası, en sonunda onların savaşta olduğunu öğrenmişti. Savaşmak Laura ve Uranya için zordu. Zaten bir çocuğun savaşmasına izin vermezdi Fen hocası. Bundan dolayı onlara başka bir görev vermek istediler.

Fen hocası, onların becerikli oldukları şeyi biliyor, bu yüzden onların yapabileceği bir şey düşünmüştü. Onlara güvendiği için Laura ve Uranya'yı bir tasarlama grubuna koydu. Onlar boş bir bilgisayarda bomba tasarlamaya başladılar.

Yanlarında ise kocaman bir ekip vardı. Başka ekipler de vardı. Onlar, başka silahlar tasarlamaya çalışıyordu. Tasarlamak hiç de kolay değildi. Oradaki gönüllü mühendislerden de yardım almışlardı.

Laura ve Uranya çok akıllılardı ve bomba tasarlamayı becereceklerine inanıyorlardı. Yapacaklarına inanıyorlardı, ama ayrıca ne kadar çok zor olduğunu da biliyorlardı. İkisi ve grupları bir haftada kocaman büyük bir bomba tasarladılar. Bu bomba, dıştan hediye paketi görünümünde bir tür silahtı gibiydi. Düğmesine basıldığında kocaman bir delik açılıyor, içinden küçük robot askerler ve silahlar çıkıyor ve saldırıyorlardı.

Delik açılırken karşı tarafa doğru yoğun yansıyordu ki dikkatleri dağılsın ve ışık gözlerini alsın ki bir şey yapamasınlardı. Fakat bu silahın bir farkı vardı. Bu silah yaralamıyordu, sadece iki günlüğüne bayıltıyordu. Amaçları, insanları öldürmeden savaşı kazanabilmekti.

Yıllardır, 2023’te bile “Savaşa Hayır!” dedik ama insanlar hala savaşıyordu. Bu, yaralamadan kazanabilmek için atılan ilk adımdı. Karşı tarafın askerlerini bununla bayıltacaklardı.

Bu, bazı kişilere saçma gelse de artık insanların birbirlerini öldürmesi, yaralaması kabul edilemiyordu. Yıl olmuş 2060 ve hala savaş vardı. Karşı tarafın askerleri bayıldığında ise ailelerinin yanına gönderileceklerdi.

Zira karşı taraftaki askerler zorla Beatrix topluluğu tarafından kaçırılıp savaştırılıyorlardı. Bizim planımız ise; Beatrix askerlerini bu silah ile bayıltmak ve Beatrix topluluğunun üst düzey yetkililerinin “ölmüş” zannedilmesine yol açmaktı.

Bu bombayı tam iki saatte diğer tüm bilgisayarlara taşıyıp kullanıma hazır hale getirdiler. Bu süreçte fen hocaları onları görmüş, ama nerde olduklarını ve zekalarıyla yardım etme potansiyeline sahip olduklarını bildiği için sesini çıkartmamıştı.

Yalnız Fen Hocası onları ilk gördüğünde sinirlenmişti. Nasıl oraya geldiklerini sormuş, ama Uranya ve Laura hiçbir şey bilmediği için bir şey diyememişti. Fen hocası Uranya’yı orada görünce gözlerine inanamadı, onu kenara çekip neler olduğunu sormuştu. Uranya; savaşta yalnız olmadığını, Laura’nın da burada olduğunu ağzından kaçırıvermişti.

“Bunu sonra konuşacağız, bu savaş bittikten sonra sizinle görüşeceğim” dedi Fen Hocası. Ve o an unutmuştu ne kadar sinirlendiğini. Böylece Laura ve Uranya'da savaşa yardım ettiler. Bir an bilgisayarlar sallanmaya başladı. Herkes bilgisayarların başından kalkıp oradan çıkmaya çalışıyordu.

Laura ve Uranya hariç, herkes sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyordu şaşkınlıkla. Yaşadıkları şoku atlatıp hemen bir şey yapmak için etrafa bakındılar. Laura bir tane düğme gördü.

Kırmızı düğmenin üstünde “Açılıyor” yazıyordu.

Laura o düğmeyi görür görmez aniden bastı. Laura düğmeye basarken Uranya’nın yüzü “hayır basma!” gibiydi, çünkü ne olduğuna bakmamıştı bile düzgünce. Bastıktan sonra her şey durmuş, artık sallanmıyordu.

Ama bu sadece beş saniye sürmüştü, yine bir delik açılmıştı.

Herkes nefes alırken aniden yeni bir kapı, kara delik açılmıştı. Kara delik yeniden açılmıştı. Uranya ve Laura bir an geriye gittiler.

Ne kadar korkutucu olsa da eve gideceklerini düşündüler. Delik gittikçe büyüyordu. Aniden herkesi içine almaya başladı. Önce Laura’yı sonra Uranya’yı... Düşünemediler bile ne olduğunu.

Girmemek için düzgün uğraşamamışlardı bile çünkü kara delik çok güçlüydü. Hemen bir anda hepsini içine çekmişti. Çekim gücü çok güçlü olduğu için her defasında düşünmeden yeni bir kapıdan geçiyorlardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.