Uranya ve Laura büyük bir boşluğa düştüler. Bu tam olarak kara delik gibi değil, sanki başka bir dünyaya yolculuk gibiydi.
Laura ve Uranya bir süre sonra bir sandalyenin üstüne düşerler. Üstlerinde oversize kırmızı birer tişört ve altlarında beyaz pantolon vardır.
Bu yolculuk onları yormuştu.
Ama bu şaşkınlık içindeyken yorgunluklarını anlamıyorlardı. Önlerinde ise en yeni, en güçlü bilgisayarlardan vardı. Yanlarında ise aynı kıyafetleri giymiş insanlar... Hepsi aynı oyunu oynuyordu. Sanki bir internet kafelerdi ama neden herkes aynı kıyafetleri giymişti. Cevaplanması gereken bir sürü sorular vardı.
İlk başta Laura ve Uranya bunu oyun zannetti. Silah oyunu oynuyorlardı diye düşünüyorlardı. Laura okulun altında bilgisiyar oyun salon var diye düşünüyordu ama olay o kadar basit gibi gözükmüyordu. O kara delik neydi? Olayın bu kadar basit olmadığı belliydi.Tabi onlar daha bunu anlamamıştı.
Başlarında ise bir komutan vardı. Laura ve Uranya, bir an kavgalarını unutup ciddi ciddi ne olduğunu anlamaya çalıştılar.
Gerçekten oyun mu oynuyorlardı bu insanlar.
Çünkü burada çok ciddi bir ortam vardı. Sadece ciddi değil ayrıca stresli bir ortamdı. Bir süre sonra ikisi de bu büyük odadan çıkmak istedi ve kapıya doğru yöneldiler. Önlerine uzun, şişko ve yeşil asker kıyafeti giymiş biri geçti. Adam komutana benziyordu.
Komutan bir anda bağırmaya başladı “görev yeri terk edilmez” diye. Laura ve Uranya, ne görevi bile olduğunu bilmiyordu daha.
Komutan, Laura ve Uranya’yı yerlerine savaşmaları için geri gönderdi. Komutan o kadar çok sert bağırmıştı ki Uranya'nın kalbi çok hızlı atıyordu ve asla yavaşlamıyordu. Laura ve Uranya yerlerine geri dönmüşlerdi. Birbirleriyle asla konuşmuyorlardı sadece birbirine şaşkın bir şekilde bakıyorlardı. Onalr boş dururken silah sesleri çoğalıyordu. Laura yanındaki çocuğa nerede olduklarını sordu.
Çocuğun cevabı: “Sen ciddi misin, kafana bir şey mi düştü?” oldu.
Laura, çocuğa tekrar nerede olduğunu sordu. Çocuk bu sefer gerçekten Laura’nın kafasına bir şey düştüğüne inanmıştı ve 4. dünya savaşında olduklarını söylemişti. Uranya ve Laura, dünyanın bu kadar dijitalleşeceğini asla düşünmemişlerdi. Uranya bir dakika durdu ve ne olduğunu algılamaya çalıştı. Daha sonrasında ise konuşmaya başladı.
'Laura şimdi biz geleceğe ışınlandık ve 3. Dünya savaşına bile değil 4. Dünya savaşına ışınlanmışız' dedi Uranya.
Laura şaşkınlıktan hiçbir şey diyemeden sadece başını sallayıp Uranya'nın dediğini ilk defa onaylıyordu.
Şu anda her şeyi anlamaya başlamışlardı. Savaşları, artık silah oyunları ile yapıyorlardı. Dünya bir bilgisayar içine kodlanmıştı sanki. Her şey o kutunun içindeydi.
Komutan, Laura ve Uranya’nın hiç birşey yapmadığını görünce yanlarına gelip onları o yerden kaldırıp başka askerler koymuştu.
Komutan sakin bir şekilde Laura ve Uranya’ya neden garip davrandıklarını sordu. Laura ve Uranya, ilk başta boş boş komutanın yüzüne baktı. Ardından Uranya olayı toparlamaya çalıştı ve komutana: “Bilgisayarların başında çok durmaktan beynimiz yandı komutanım.” dedi.
Komutan ise sakin bir şekilde: “Çocuklar hemen toparlanmanız lazım, size ihtiyacımız var, savaşı kaybediyoruz.” dedi ve bir ateş sesi ile sızlanma sesi duyuldu. Bir asker vurulmuştu. Uranya ve Laura daha da çok şaşırmıştı, çünkü aslında bu gerçek savaş gibiydi. Yani oyunda vurulanlar gerçekte de vuruluyordu. İkisi de nasıl olduğunu anlamamıştı, ama hemen vurulan askerin yerine oturdular.
Ve savaşmaya başladılar. Bir süre sonra ortalık sakinleşti. Komutan asker değişikliği yaptı. Laura ve Uranya, kenara geçip hangi zamanda olduklarını anlamaya çalıştılar.
Askerlere sormaya başladılar. Öğrenmeleri zor olmuştu çünkü insanlar bu soruya garip bakıyordu ve şaka yaptıklarını düşündükleri için cevap bile vermiyorlardı. Ama sonunda bir kişi cevap vermişti. Öğrendikleri, onları korkutmuştu. Şu anda 2060’ta savaşıyorlardı ve savaş teknikleri çok değişmiş, herkes çok dijitalleşmiş. İnsanlar bile robot gibi konuşmaya başlamış.
Uranya ve Laura kenarda beklerken savaşan askerlerin arasında fen hocalarıyla sınıf hocaları İpek Hanımı da gördüler.
Eğer zaman ilerleseydi onlar çok yaşlı olurlardı ama onlar hiç de yaşlı değillerdi. Hatta aynı duruyorlardı, bu demek oluyordu ki onlar da zaman yolculuğu yapmış Laura ve Uranya gibi. Uranya ile Laura küçük bir sözleşme yapmışlardı. Bu savaş bitene kadar birlikte düşünüp işbirliği yapıcaklardı.
Eğer hocaları Laura ve Uranya’yı burada görürseler onların savaşmalarına izin vermezlerdi. Bu yüzden saklanmaya çalışmışlardı, ama eninde sonunda onları görceklerini Laura'da Uranya'da biliyordu. Yine de saklandılar. Belki de hocalarının yanına gitmelilerdi ama o zaman şu an değildi ve bunu ikisi de biliyordu. Bu konuyu hiç tartışmamışlardı bile. Zaten savaş olduğu için insanlar yüzlerine bile bakmıyordu. Çok yoğun bir atmosphere vardı ve bundan faydalanıp kenarda saklanmaya karar vermişlerdi.