İçeriğe geç

Yitik Duygular

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Yitik Duygular

Bölüm 1

Giriş

Bir insanın duyguları tatması için önce duygusuz mu olması gerekir, yoksa güvenmek için önce güvensizliği mi tatması? Mutlu olmak için mutsuzluğu mu yaşamalıydık? Peki ya öfke duymak için önce neşelenmeli, kaygı yaşamak için bir şeylerden korkmalı mıydık?

Hayat böyle miydi? En azından kendime ait bir düşünme hakkım vardı. Çünkü hayatımın geri kalan tamamını babam yönetirdi; hem de her anını. "Aria şuraya git, Aria şunu yap, Aria bununla uğraş..." Tüm ömrüm bundan ibaretti. Bu sefer ise beni dört krallık öteye, evrak almaya gönderiyordu. Üstelik yaya olarak! Neden mi? Ben de bilmiyorum, tamamen keyfi...

Maltazar amcadan o evrakları almak için tam üç aydır yürüyordum. Arnavut kaldırımlarda, güneşin bizi yakmak için ant içtiği o kavurucu sıcakta, üstelik üzerimde bir pelerinle yürümek gerçekten can alıcıydı. İnsan ne için çabalardı, neden dünyadaydı, neden hisleri vardı? Hisler önemliydi. Hisler olmasaydı insanlar bir hiç olurdu; evet, hisler her şey demekti ve hissiz bir dünya korkunç olurdu.

İki saat daha yürüdükten sonra nihayet Maltazar amcanın evi gözüktü. Hilda teyze; renk renk orkidelerin, menekşelerin, güllerin, papatyaların ve gelinciklerin buluştuğu o güzel bahçede, beyaz iplerle iki çubuğa bağlanmış askılara çamaşırları asıyordu. Beni görünce el salladı ve hemen yanıma koştu. Kırk iki yaşında, tombul bir kadına göre gayet hızlıydı.

"Hilda teyze, Maltazar amcam nerede? Babama evrakları vermesi gerekiyordu, geciktirmiş. Onları almaya geldim," dedim soluk soluğa.

Hilda teyze endişeli ve kaygılı bir ifadeyle, "Amcan saldırıya uğradı hayatım," dedi.

Bu sözlerle birlikte afalladım. Zaman kaybetmeden taş evin içerisine doğru koştum. Ahşap kapıyı iterek açtım; salondaki kırmızı kanepeleri yararak amcamın mavi ahşaptan eski oda kapısına ulaştım ve tıkladım.

İçeriden zayıf ve cılız bir "Gel," sesi yükseldi.

Hızla içeri girdim ama gördüğüm manzara hiç iç açıcı değildi. Diyarın korktuğu o koca kas kütlesi adam, kahverengi yorganlı eski yatağında uzanmış; vücudundaki taze dikişlerle ve morarmış gözleriyle bana bakıyordu.

Hemen yanına çömeldim. "Bunu sana kim yaptı amca?" diye sordum.

Dudaklarından zar zor çıkan bir ses döküldü: "Zeterialilar"

Bölüm sonu

6 yorum