İçeriğe geç

YİNYANG

Bölüm 1 · 5 dk okuma

YİNYANG

Bölüm 1

1.BÖLÜM

Hiçbir veliaht, hangi tacın gölgesinde doğacağını seçemez. Hiçbir prens, omuzlarına yüklenen krallığın ağırlığını kendi isteğiyle taşımaz. Kader, tahtı da zinciri de insanın önüne sessizce bırakır. Kimine altın işlemeli bir taç verir, kimine görünmeyen yaralar. Fakat ikisi de aynı gerçeğin esiridir: Seçemedikleri bir hayatın içinde yürümek. Asıl asalet, yazgıyı değiştirebilmekte değil; ona rağmen dimdik ayakta kalabilmektedir. Çünkü bazen en güçlü hükümdarlar bile kendi kaderlerinin yalnızca sessiz misafirleridir.

Hava sanki doğacak bebeğin yaşayacağı üzüntülerden haberdarmış gibi simsiyah karşılıyordu Yin Krallığını. Şimşek hiç olmadığı kadar sert,yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu.Yin Krallığının sarayında ise yeni doğacak bebeğin hazırlıkları yapılıyordu.Kraliçe Kim Yeojin'in başlayan sancılarıyla beraber hizmetkârlar bir oraya bir buraya koşuşturuyorlardı.Bugün Yin Krallığının tek varisi dünyaya gelicekti.Herkes doğacak bebeğin bir alfa olması için tanrılara dua ediyordu.Kral kim Wonhae doğacak varisini heyacanla bekliyordu.Ama bu heyecanı bebek doğana kadardı.. Bebek doğduğunda işte o an Yin Krallığının dünyası başına yıkıldı.Çünkü doğan bebek bir vitaydı.Kral Wonhae sinirle bir hışım odadan çıktı çünkü o bir alfa oğlu olsun istiyordu. Kraliçe Yeojin ile son şanslarıydı, kraliçenin bir daha çocuğu olamazdı.İşte o kasvetli günden sonra Kim Seungmin tüm Yin halkından saklanıldı. Saraydan dışarı çıkması yasaklandı.Anne ve babası ona evlat gözüyle bakmadı.Kim Seungmin'in yanında olan sadece 3 kişi vardı.Canından çok sevdiği 3 arkadaşı...

Yıllar, günler geçti ve Kim Seungmin Yin Krallığının en güzel insanlarından biri olmuştu.Hatta o kadar güzeldi ki saraydaki omegalar ona imrenerek bakarken alfalar ise arzuluyordu.Saraydan dışarı çıkamayan vita için acıyanların yanında ona hayranlıkla bakanlarda vardı tabi.

Akşam yemeğinde ailesi ile yemek yiyen güzel vita babasının ona seslenmesiyle ona döndü.Kral Wonhae iğrenerek bakıyordu güzel oğlana, Seungmin babasının bu bakışlarına alışık olduğu için umursamayarak cevapladı, "efendim kralım". Kral Wonhae hafif bir sırıtışla söze başladı, "Artık 20 yaşına geldin Seungmin.Evlilik yaşın çoktan geldi.1 hafta sonra Yang Krallığının Kralı delta Bang Christopher Chan ile evleneceksin." Seungmin tam ağzını açmışken kral "itiraz istemiyorum" diye uyardı.Seungmin ne kadar itiraz ederse etsin ondan nefret eden ebeveyinlerinin onu dinlemeyeceğini bildiği için gözleri dolu dolu yemeğini yemeye döndü.Ne kadar iştahı artık kapanmış olsa da kral ve kraliçe izin vermeden o sofradan kalkamazdı.Bir elini yumruk yapmış stresten salladığı bacağının arasına koyarak yemeğine dönmüştü.Çocukluktan beridir gördüğü bu muamele onu gün geçtikçe sessiz, içine kapanık biri yapmıştı.Sadece arkadaşlarıyla konuşur olmuş, kendini sadece kitaplara vermişti.Tabi bir de özel yeteneği var:Şarkı söylemek... Ne babası ne de annesi onun bu yeteneğini biliyordu, sadece kendisi ve arkadaşları biliyordu.Bunu şans eseri saraydan kaçmaya çalışırken öğrenmişti. O gün saraydan kaçarken onu bir muhafız yakalamıştı. Seungminin korkunca şarkı mırıldanma gibi bir huyu vardı.O gün muhafızın gözlerinin içine bakarak yalvarıyordu kimseye kaçtığını söylememesi için.İşte o an farkında olmadan mırıldandığı şarkıdan dolayı muhafız bir anda hareket yeteneğini kaybetmiş taş kesilmişti.O günden sonra şarkı söylerken kimsenin gözünün içine bakmamaya dikkat etmişti.Şimdi ise evleneceğini öğrenmiş stresten ve korkudan şarkı söylememek için ağzını sımsıkı kapatmıştı.Nihayet yemek bitince odasına çekilmişti.Tüm günün stresini ve yorgunluğunu üstünden atmak ve onu yeni bir hayatın beklediğini bilmeyerek uyumuştu.

Yang Krallığında Yin Krallığından farklı olarak sessizlik hakimdi.Kral Bang Christopher Chan bahçede suladığı lavantalara sevgiyle bakıyordu.Kokularını içine çektikçe huzurlu hissederdi hep.Yakında evlenmesi gerektiği aklına gelince düşüncelere daldı.Yin Krallığı ve Yang Krallığı arasındaki anlaşmazlığı bozacak tek şey evlilikti.Bu yüzden evlenmeyi kabul etmişti.Eşi olacak kişi hakkında bildiği tek şey vita olduğu ve adıydı.Vita hakkında bu kadar az bilgi olması onu ne kadar "neden" diye sorgulamaya itse de üstünde durmamaya karar vermişti.

O aşk nedir bilmezdi.O hep sessizdi ama kalbi sevgi dolu, merhamet doluydu. Babası ve halkı asla onun konuşma engelini sorun etmemişti. Babası öldükten sonra tahta geçmiş ve tabiri caizse mükemmel bir kral olmuştu. Ama halkı artık deltanın evlenmesi üzerinde çoğu kez fikirlerini dile getirmişlerdi.Tek başına koca bir krallık büyütmek hiçte kolay değildi.Kralın kardeşi olarak gördüğü 2 arkadaşı ve kardeşi ne kadar yanında olup yardım etsede artık bir eşi olması gerektiğinin o da farkındaydı.

Arkadan gelen hışırtılarla omzunun üstünden bakmıştı, kendinden çok güvendiği çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda sağ kolu olan Minho, tüm omegaları aşık ettiricek o güzel gülümsemesiyle Chan'ın yanına gelmişti. "Ne oldu kralım yine düşüncelere dalmışsınız yoksa evliliği mi düşünüyorsunuz?" Chan gamzelerini göstererek gülmüş başını sallamıştı.Sonra ise kaşlarını çatıp Minhonun omzuna vurdu. Ellerini kaldırarak işaret diliyle "Sana yalnızken bana kralım deme demedim mi Minho?"

Minho dudağının kenarını kıvırmış " özür dilerim kra-Chan." Chan gülümsemiş ve tekrar lavantalarıyla ilgilenmişti. "1 hafta sonra evlenecek birine göre fazla sakinsin." Chan düşünceli bir şekilde "Nedense evleneceğim vitanın iyi biri olduğunu hissediyorum ama kurdum bir türlü rahat değil sebebini anlayamadım" dedi. Kurdu ise Seungminin kurdunun acı çektiğini hissettiği için bu kadar huzursuzdu ama bunu dile getirmemişti. Minho ise kaşlarını çatmış "belki de senin düşündüğün gibi iyi biri olduğunu düşünmediği için huzursuz olabilir" demişti.Chan dudağını olabilir manasında büzmüştü. Ama içten içe vitasının iyi biri olduğuna inancı tamdı.

Yin Sarayında ise Seungmin yatağında oturmuş 3 arkadaşını da çağırmış her şeyi bir bir anlatmıştı.Jisung sinirle "Bu ne saçmalık Seungmin.Bunca yıl o kadar acı çektin her şeye sustuk ama bu sefer olmaz" diyerek ayaklanmıştı. Jeongin arkadaşını kolundan tutup engellemiş "Otur oturduğun yerde jisung kellenin gitmesini mi istiyorsun!!" Jisung sinirle kalktığı yere tekrar oturdu. Felix Seungmin'in omzuna elini koymuş arkadaşını teselli etmeye çalışıyordu. "Güzelim, belki de evleneceğin kişi seni kendinden çok sever, değer verir, belki de burda çektiğin acıları, yaralarını teker teker kapatır. Sahi, kim evleneceğin kişi?"Seungmin derin bir iç çekip cevapladı, "Bilmiyorum, pek tanımıyorum.. Tek bildiğim adının Bang Christopher Chan olduğu ve delta olduğu." Seungmin'in sözünden sonra üç arkadaşı şok içinde ona baktılar. Seungmin kaşlarını çatıp "ne oldu?"diye sordu. Jeongin ordan "sakın bana sessiz kralı tanımadığını söyleme!"dedi şok içinde. Seungmin çattığı kaşlarını olabilirmiş gibi daha çok çatıp "sessiz kral mı?" demişti. Jisung şoktan çıkıp hemen söze girdi "Evleneceğin delta yüzyılın tek deltası ve aynı zamanda konuşma engeli var." Felix korkmuş duran arkadaşını sakinleştirmek için hemen konuştu "Ama endişelenme onun çok iyi, sevgi dolu bir kral olduğunu duymuştum" Dedi. Az da olsa biraz sakinleşen Seungmini, arkadaşları düşünmesi için yalnız bırakmıştı .Seungmin ise arkadaşlarının anlattığı kralı düşünüyordu.Bir yanı "ya gerçekten korkunç biriyse" derken diğer yanı "belki de benim kurtuluşumdur" diyordu.Daha fazla düşünmek istemediği için hemen güvende hissettiği kütüphaneye gitti.Tüm gün aklını kitaplara yorarak daha fazla düşünmemeye çalıştı.Yorulduğunda ise uyumak için odasına gitti. Uyumadan önce dua etti tanrıya "umarım" dedi "umarım kurtuluşum olursun sessiz kral..."

Bölüm sonu

1 yorum