-Melih Ertürkdü dimi?
-Evet evet.
Vira bilgisiyarda bir şeyler aratırken,yanındaki tabakdan ağzına biskivi tıkıştırıyordu.
-Bu arada demişdim ama yine deyiyim dedim.Bak Lizge Melih sizin sınıftaki Melih Ertürk ola bilir.Zaten kendinde dedinki ilk aşkıma benziyor bizim sınıftaki Melih.
Lizge derinden iç çekti.
-Dedim....dedim ama emin değilim.Benim Melihim zorba,kalpsiz değildi.
Esila şarkı sözleriyle cevap verdi.
-Tanıdığın insanlar tanımadığın insanlara dönüşe bilir.
Lizge pes etmeyen bir kızdı.Hayat ona öğretmişti güçlü olmayı.Ama şimdi sanki yok oluyordu o güçlü,kendinden emin kız.
Vira bilgisayarı kızlara taraf çevirip konuşmaya başladı.Bir andan da bazı şeyler göstermek için bilgisayara dokunuyordu.
-Ben Melih Ertürk diye arattım.
Lizge ve Esila onu dikkatlice dinliyordu.
-Burda çoğu dosya var.Tabii ki bütün Melih Ertürkler aynı dosyada değil.Yani dosyalardan birini açtığımızda adı Melih soy adı farklı olan insanlarda var.
-Ohooooo.Biz onları bulana kadar ömürden-ömür geçer.
Lizgenin sanki gözlerindeki heyecan sönmüştü.1 dakika önce mutluluktan ağlayacak gözleri,şimdi mutsuzluktan ağlayacak gözlere çevrilmişti.
Vira Esilaya göz devirip,Lizgeye baktı.
-Umudunu hemen kesme.Merak etme bulucaz Melihini.
-Y-ya belki bulamassak.
-Şşştt öyle şeyler düşünme.
Deyip gözlerini bilgisayara çevirdi.Sonra tek-tek dosyalara girmeğe başladı.
Bir dosyada tahminen 100 Melih ismini taşıyan kişi vardı.
Vira stresden bacağını sallıyordu.
Esila odadaki gerginliği anladı.
-Lizge sen benim odama gel istersen çünki bu kiyafetle oturdun hep.Bir kiyafetini değişelim.
-Gerek yok.
-Var var.Hadi.
Esila Lizgeyi zorla odadan çıkardı.Vira ise hiç bir şeyi aldırmadan araştırıyordu.
Saat 23:09.
Saatlerdir bilgisayardan kafasını çekmiyordu.Hatta Esila bile Lizgeyi bir şekilde uyutmuş,sonrada kendisi uyumuştu.
Vira sanki bir savaşın içindeydi.Bu savaşı kazanıcaktı kazanmalıydı.Artık kendi-kendine konuşmaya başlıyordu.
-Nerdesin Melih Ertürk?











