Aliyin Lizgenin kucağına atlamasıyla Lizge düşüncelerinden ayrıldı.Aliyi okşadı ve başına bir öpücük kondurdu.
-Aliy sen nerdeydin?Esila ablan gelmişti.
Tabii kide kedi hiç bir şey anlamadı.Sonuçta sıradan bir kedi insan dilinden ne anlaya bilirki?Ancak o sıradan kedi değildi.Belkide Lizgenin söylediklerini anlamıyordu ama içindeki duyguları çok iyi anlıyordu.
Saat 08:30.
Lizge nedense bu gün yürümek istemiyordu.Onun için 10 dakikadır otöbüs bekliyordu.
Birden uzaktan ona el sallayan birini gördü.Evet evet bu Esilaydı.
Her zamanki o aurasıyla sokağa çıkıyor ve okula gidiyordu.Hatta ilkokuldayken bazıları onun saç rengini bile kıskanıyordu.Esila insanları çıldırtmayı bayılırdı.Yani nefret ettiği kişileri.
Esila zıplaya-zıplaya Lizgenin yanına 2 adım kalmış durdu.
-Gü-nay-dınnnnnn!
Lizge Esilaya ait kafasında olan düşünceleri sildi ve gülümsedi.
-Günaydında sen bu gün niye enerjiksin?
-Sence??
Lizgenin bir an aklından geçti.Belki onun sırrını her kese söyleyecekti ondandır.Ama bu düşünceyi aklından hızla sildi.
-Ben ne bileyim.
-Iıııı tamam o zaman söylüyorum.Bu gün şu Tahsin gıcığı benim saçımın bakım parasını vericek.
Lizge güldü.
-İnanamıyorum yani.İnsan buna mı sevinir?
-Seviniyormuş demekki canım.E hadi o zaman gidelimmi?
Lizge aslında yürümek istemiyordu.Ama arkadaşıyla gitse daha iyi ola bilirdi.
İkiside sessizce okula doğru yürüyordu.Esila sessizliği bozdu.
-Sana bir sürprizim var!
-Neymiş o?
Esila heyecanlandı.
-Hani sen Melihi bulmak istiyorsun ya.
-E-eee?
-İşte onu bula biliriz.
-Esila dedektif miyiz biz?Nasıl bulalım?Allah bilir dünyada Melih Ertürk adında kaç kişi vardır?
-Ne dünyası?Senin Melihin İstanbulda değilmiydi?
-B-bilmiyorum.Yüksek ihtimalle buradadır.Çünki bana söz vermişti beni burda bekleyeceğine.
-İyi tamam o zaman kesin burdadır.Bak şimdi benim ablam Google gibi bir şeydir.Bir insanı arat desem,doğduğu hastanenin ismine kadar araştırır.Yani kısacası bula biliriz.
-Şimdi olmazki okula gidiyoruz.
-Olur olur.Zaten bu gün az ders var.







