O gece, her şey sustuğunda odadaydık. Dışarıda yağmur camlara usulca vuruyordu. Atlas, başını yastığa yaslamış bana bakıyordu. Gözleri, söylediklerinden çok daha fazlasını anlatıyordu. “Bu an… gerçek mi?” diye fısıldadı. Elimi uzattım, yanağına dokundum. “Eğer gerçek değilse… asla uyanmak istemem.” Bize ait o anın içinde zaman ağırlaştı. Parmak uçlarıyla yüzüme dokundu, ardından alnını benimkine yasladı. Tenimiz birbirini tanıyordu sanki, uzun zaman önce kaybolmuş bir sıcaklığı bulmuş gibiydik. Sessizce sarıldık. Kalp atışlarımız aynı ritme girdi. Sözcüklere gerek yoktu. O gece, sadece ten değil, ruh da soyundu geçmişten, korkudan, yalnızlıktan. Işıklar kapalıydı, ama aramızda bir parıltı vardı: bağlılık. Atlas’a baktığımda artık sadece geçmişin yaralarını değil, geleceğin umudunu da görüyordum. Yavaşça yanıma yaklaştı. Elini belime doladı, parmakları tenimde titrek ama kararlıydı. Dudakları boynuma yaklaştığında, nefesim bir anlığına durdu. Öpüşmemiz bu sefer farklıydı. Acele etmeden, ama derin. Sanki her dokunuş, içimizdeki karanlığı silip yerine ışık bırakıyordu. Karanlık odada sadece fısıltılar ve kalp atışlarımız duyuluyordu. Oturduğu sandalyeye usulca yaklaştım ve dizlerine oturdum. Kalbim göğsüne yaslanmıştı, ritmini hissedebiliyordum. Elleri belime sarıldı, başını boynuma gömdü. “Sen yanımdayken, dünya daha az acıtıyor,” dedi fısıltıyla. Ben de gözlerini aradım. Dudaklarımız bir kez daha buluştu. Bu sefer daha derin, daha dürüsttü. Her şeyden çok... aitlik vardı.
Bölüm 5
Bağlı Ruhlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.