İçeriğe geç

Yıldızların Ardındaki Şehir

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Yıldızların Ardındaki Şehir

Bölüm 4

Bölüm 4: Kırmızı Gözler

Ormanın karanlığında yüzlerce kırmızı nokta parlıyordu.

Eren ilk başta bunların ışık olduğunu düşündü.

Ama sonra hareket ettiklerini fark etti.

Hem de çok hızlı.

Ağaçların arasından geçiyor, dalların üzerinden atlıyor ve gittikçe yaklaşıyorlardı.

Lina'nın eli istemsizce kemerindeki küçük hançere gitti.

"Eren."

"Evet?"

"Koş."

Eren ikinci kez söyletmedi.

İkisi de tepenin diğer tarafına doğru koşmaya başladı.

Arkalarındaki sesler giderek yükseliyordu.

Dallar kırılıyor...

Yapraklar savruluyor...

Bir şeyler peşlerinden geliyordu.

Hem de çok sayıda.

---

Bir süre sonra Eren nefes nefese kaldı.

"Ne... bunlar?"

Lina koşarken cevap verdi.

"Avcılar."

"Avcı mı?"

"Yıldızları Saklayanlar'ın iz sürücüleri."

"İz sürücü derken?"

"Kaçanları bulurlar."

"Ve bulunca?"

Lina birkaç saniye sustu.

"Eren..."

"Evet?"

"İstersen bunu öğrenmeyelim."

Bu cevap Eren'i hiç rahatlatmadı.

---

Önlerinde dar bir köprü belirdi.

Köprünün altında derin bir uçurum vardı.

Uçurumun dibini görmek imkânsızdı.

Sadece karanlık...

Ve uzaktan gelen uğultulu sesler...

Lina köprüye atladı.

Eren de peşinden koştu.

Tam köprünün ortasına geldiklerinde arkalarından korkunç bir uluma duyuldu.

Eren dönüp baktı.

Ve donup kaldı.

Kırmızı gözlerin sahipleri sonunda görünmüştü.

Yaratıklar kurda benziyordu.

Ama normal kurtlardan çok daha büyüktüler.

Omuzları neredeyse bir insan boyundaydı.

Siyah kürkleri vardı.

Gözleri ise erimiş kor gibi parlıyordu.

Ve onlarca taneydiler.

"Koş!" diye bağırdı Lina.

---

İlk yaratık köprüye sıçradı.

Sonra ikincisi.

Sonra üçüncüsü.

Köprü sallanmaya başladı.

Tahtalar gıcırdıyordu.

Eren hayatında hiç bu kadar korkmamıştı.

Tam karşı kıyıya ulaştıkları sırada Lina cebinden küçük, metal bir küre çıkardı.

Küreyi köprünün ortasına fırlattı.

Bir saniye...

İki saniye...

Sonra küre patladı.

Ama ateşle değil.

Parlak mavi ışıkla.

Işık bütün köprüyü kapladı.

Tahtalar parçalandı.

Köprünün ortası çöktü.

Birçok yaratık aşağı düştü.

Uluma sesleri uçurumda yankılandı.

Hayatta kalanlar ise diğer tarafta kaldı.

Şimdilik.

---

Eren yere çöktü.

Nefes almaya çalışıyordu.

Kalbi göğsünden çıkacak gibiydi.

Lina da yorgundu ama gözleri hâlâ çevreyi tarıyordu.

"Neydi o?"

"Köprü mü?"

"Hayır! Kurtlar!"

Lina başını salladı.

"Onlar kurt değil."

"Pekâlâ ne?"

"Gece Avcıları."

Eren iç çekti.

"Burada normal olan herhangi bir şey var mı?"

Lina düşündü.

"Sanırım yok."

---

Bir saat sonra güneş yükselmeye başlamıştı.

Ama güneş bile farklı görünüyordu.

Işığı hafifçe altın rengindeydi.

Eren bunun yorgunluktan kaynaklandığını düşündü.

Fakat sonra havadaki kristal benzeri parçacıkları gördü.

Güneş ışığında parlıyorlardı.

Sanki görünmez yıldız tozları havada süzülüyordu.

"Bu dünya gerçekten gerçek mi?" diye sordu.

Lina cevap vermedi.

Çünkü tam o anda önlerinde biri belirmişti.

Uzun boylu bir adam.

Gri pelerin giyiyordu.

Saçları tamamen beyazdı.

Ama yaşlı görünmüyordu.

Adam onları sessizce izledi.

Sonra gözleri Eren'in elindeki pusulaya kaydı.

Yüzündeki ifade anında değişti.

Şaşkınlık...

Merak...

Ve biraz da korku.

"Bu..." dedi yavaşça.

"Bu pusulayı nereden buldun?"

"Dedemden kaldı."

Adam birkaç saniye sustu.

Sonra neredeyse fısıldayarak konuştu.

"Demek gerçekten başladı."

"Ney başladı?"

Adam doğrudan Eren'e baktı.

"Son Kehanet."

Eren'in kafası iyice karışmıştı.

"Kehanet mi?"

Adam başını salladı.

"Eğer pusula seni seçtiyse..."

Sözünü bitiremedi.

Çünkü gökyüzü aniden karardı.

Güneşin önünden devasa bir gölge geçti.

Üçü de yukarı baktı.

Ve gördükleri şey karşısında donup kaldılar.

Gökyüzünde uçan yaratık geri dönmüştü.

Ama bu kez yalnız değildi.

Arkasında onlarcası vardı.

Ve hepsi Gerçek Şehir'e doğru ilerliyordu.

Beyaz saçlı adamın yüzü bembeyaz oldu.

"Hayır..."

"Neler oluyor?" diye sordu Eren.

Adam gökyüzüne bakmayı sürdürüyordu.

Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

"Savaş geliyor."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.