Buraya nasıl geldim,hatta burası neresi?Bu adam kim?Hiç bir şey bilmiyordum ve gerçekten korkuyorudum…
Adam uzundu,omuzuna kadar gelen düz saçları vardı.Bana baktığında sanki zaman gerçekten durmuştu…Gecenin karanlığında sadece onun parlayan kırmızı gözlerine kilitlenmiştim…Gözlerimi onun gözlerinden alamıyordum…Hayır,haraket’de edemiyordum.Bir çeşit büyümü yapıyor bu herif bana anlamış değildim.Adam yavaşça bana dönmeye başlamıştı…ve…
Soğuk terler dökerek yatağımda hızlı bir şekilde doğruldum.Kalbim göğüs kafesime sığmak istemiyordu sanki.Hızlı bir şekilde ne olduğunu anlamak için etrafıma baktım.Hayır,hala odamda,kendi yatağımda yatıyordum ama…ıslaktım…Hayır,terlediğim için değil,gerçek anlamda ıslanmıştım…Saçlarım ve kıyafetlerim ıslaktı…
Yataktan hızlıca kakltım ve terliklerimi ayağıma geçirdim.Yüzüme yapışmış saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım.Telefonumu aldım ve odamdan çıktım.Hava çoktan kararmaya başlamıştı. Merdivenlerden hızlı adımlarla inmiştim.Mutfağa girdiğimde hizmetçiler akşam yemeğini hazırlamaya başlamışşardı.Yanlarından usulca geçip tezgahta akşam için özel hazırlanmış elmalı turtalardan birini ağzıma attım.
“Hey!Seni küçük fare,”diyerek elime ufakça vurarak beni uyaran kişi Fuyuko’ydu.Benden yaş olarak oldukça büyüktü ama,kendisine ‘abla’ yada ‘teyze’ denilmesini sevmiyordu.
“Bu akşam teyzen geliyor.Biliyorsun annenin doğum günü”
“Aa öylemi?Yanlız sence o asosyal kadın teyzemleri eve alıcakmı?Yanlış hatırlamıyorsam en son ‘Bana Masashi’yi hatırlatıcak hiç bir şeyi görmek İSTEMİYORUM!!!’dememişmiydi ya?”Fuyuko bana kızgın gözlerlerle bana bakınca oflayarak mutfaktan çıkmak için yürümeye başladım.İçimden bir ses bu akşamın bir Felaket olacağını söylüyor…