2. Bölüm:Yıldızların Altında
Melisa Karapınar Anlatımıyla Yalın: Yeniden⭐️
İntikam, yapılan haksızlığa veya kötülüğe aynı şekilde karşılık vermek için kişinin fiziksel veya ruhsal olarak yapılan plan sayesinde karşısındaki kişiye aynı şekilde karşılık vermesidir. Kimisi bunu sözleriyle belli eder kimisi de bunu kişiye başarısıyla, parasıyla, yaptığı hareketlerle intikamını alır. Ben intikamı genel olarak başarıyla olması taraftarıyım. Her ne kadar gittiğim lise sebebiyle bu durum belli olmasa da genel olarak her zaman bu durumu savunmayı daha çok tercih ederim. Çok şükür okuluma varmıştım. Her ne kadar adresim burada olsa da yürümeye çok üşendiğimden ötürü metroya binip okula geliyorum. Bugün yeni bir sınıf yılımızın ilk günü olduğundan dolayı azda olsa içimde bir heyecan vardı. Acaba bu yaz tatilinde kim değişmişti. Her ne kadar bugün metroda önceki sene birinciliğim elimden alan Emirle karşılaşmış olsam da moralimi bozmayacaktı. Sonuç itibariyle o defter kapanmıştı önemli olan bu sene diyerek ona selam vererek cam kenarındaki koltuğa oturarak onu görmezden gelmeye çalışmıştım. O da selamıma karşılık vererek benden uzak bir koltuğa oturmuştu. Olay bundan ibaretti. Okuldaki güvenlikçi Hasan amcaya mutlu bir yüz ifadesiyle
“Günaydın Hasan amca.”
Bu okuldaki en samimi bulduğum kişiler arasında ilk sıradaydı. Okula geldiğim ilk gün heyecanlı olduğumdan okuldaki sınıfıma bulamamıştım. Sağolsun benim için sınıf listesine bakıp sınıfımın nerede olduğunu, nasıl gideceğimi tek tek anlatmış, bana yardımcı olmuştu. O gün o gündür her gün birbirimize bakıp selam veriyoruz. Hasan amca da gülümseyerek selamıma karşılık vermişti.
“Günaydın Melisa, 10. Sınıfının ilk günü şimdiden sana hayırlı uğurlu olsun. Sınıfının nerede olduğunu biliyor musun?”
“Evet, şimdiden sana çok teşekkür ederim çok sağ ol. Umarım hepimiz için bu dönem güzel geçsin.”diyerek oradan hızlıca uzaklaşıp sınıfıma gitmek için yol alıcakken bir anda sınıfların iyi, orta, kötü olmak üzere üçe ayrıldığını unuttuğumu hatırladım. Ve Hasan amcanın yanına giderek
“Hasan amca biliyorum rahatsız ettim, kusura bakma lütfen rica etsem benim hangi şubede olduğuma bakabilir misin acaba?”
Hasan amca bana “biliyordum böyle olacağını” der gibi bakarak
“Tabi ki de Melisa.”
Hasan amca telefona bakıp bana gülümseyerek
“10/A sınıfındaymışsın,”
Yani okulun mantığına göre en zeki olan sınıfa düşmüştüm. İçimden hızlıca şükür çektikten sonra Hasan amcaya teşekkür edip sınıfıma doğru yola koyuldum. Sınıfa girdiğimde dersin başlamasına 5 dakika kalmıştı. Allahtan bugün geç kâğıdı almayacağım diye içimden geçirdiğimde sıralara baktığımda sadece 2. Sıranın ortasındaki yer yani Emir’in yanının boş olduğunu gördüğüm anda başımdan kaynar sular döküldü. Emin olamayıp tekrar sınıfı incelediğimde yine aynı sonucu ulaştım; sadece Emir’in yanı boştu. Ders öğretmeni girmeden sırama oturmam gerektiği için Emir’in sırasına gelerek
“Yanında oturabilir miyim acaba?”
Emir bu soruma hiçbir tepki vermeden beni süzdükten sonra
“Niye izin alıyorsun? Zaten evet desem de hayır desem de sonuç yine benim yanım olacak.”
Lanet olsun ki aşırı mantıklı konuşmuştu. Cevap vermeden Emir’in yanına oturduğumda sınıfa 1.70 boyunda, koyu lacivert renkte bir şal takmış, gözlüklü, turkuaz gözlü bir kadın girmişti. Tahmini 26 yaşında olan bu kadın sınıfa gülen bir yüzle
“İlk öncelikle yeni bir dönem başlıyor bu dönem için size çok güzel bir şekilde geçmesini diliyorum. Ben sizin yeni sınıf öğretmeniniz Ceyda Coşkun, matematik öğretmeniyim. 26 yaşındayım. Dokuz Eylül Üniversitesi matematik öğretmenliği mezunuyum.”
9 Sınıftan sadece birkaç kişiyle tanıştığım için sınıftakilerin çoğunu tanımıyorken bir de sınıf öğretmenimizin yeni olması da şanssızlıklarımdan birisi olabilirdi. Sınıf öğretmenimiz sınıfı baştan sona inceledikten sonra sınıfta bulunan kahverengi tahta masadaki mavi dosyayı aldı ve tek tek isimleri okumaya başladı. Sordukları isimlerin hepsi buradaydı o sırada hoca ilk 6 kişiyi sayarken gözlerim mayışmaya başlamıştı. Kolumu başıma yaslayıp uyuyacağım sırada öğretmen
“Melisa Karapınar.”dediğinde benim yerime Emir sınıf öğretmenine
“Hocam burada ama arkadaşımızın sanırım içi geçmiş o yüzde-“
Öğretmenin kızıp kızmayacağını bilmediğim için ve aileme kötü bir haber gitmesin diye hızlıca başımı kaldırıp
“Buradayım hocam.”
Ceyda hanım ve Emir şaşkınca bana bakarken bir anda bütün sınıf gülmeye başlamıştı. Ben olayı kavrayamadığım için şaşkındım. Sınıftan birisi bana açıklama yaparak
“Kendi ismini duyunca maşallah gözlerin hemen de açıldı.”
Bu durum karşısında bende gülerken hoca sınıfı susturarak yoklamayı okumaya devam etti
“Can Polat”
“Burda.”
“Nil Aydın.”
“Buradayım hocam.”
“Emir Karaca.”
“Burda.”
Emir’in soyadı Karaca mıydı? Ben soyadını ilk defa duyduğum sırada şaşkınca ona bakarken bir anda teneffüs zili çaldı. Ve o anda Emir Karaca da bana anlamsızca bakıyordu.
ARKADAŞLAR LÜTFEN KİTAPLARIMA DESTEK OLABİLİR MİSİNİZ⭐️