Yazar anlatımında Yalın: Her Şey Sensin⭐️
Kimi zaman insan en iyisi olmak için kendini yırtar. Onlara göre eğer en iyisi olursa herkesin onlara bakacağını düşünürler, bazıları kendilerini yırtmasının sonucu dışardan övgüler, hediyeler, yeni arkadaşlıklar kazanırlar. Ama bazıları vardır ki kendilerini yırtsalar bile herhangi bir fayda görmezler. Onlar sınıfın en iyisi, en çalışkanı olduklarında onlara genel olarak
“Zaten ben de böyle bir evde yaşasaydım ben de çok zeki olurdum.”, “Benimde telefonum olsa ben de başarılıyla dereceye yaparlarım.”, derler. Ama çoğu insan bilmez aslında bu kadar çok çalışan insanların kimisi ailesini gururlandırmak için bu başarıyı sağlar kimisi de ailesinden uzağa kaçabilmek için kendini yırtarlar. Melisa da ailesini gururlandırabilmek için çok emek harcayanlardanı. Ona göre ailesi Melisayı ne kadar başarılı olursa onu o kadar çok sevdiğine, ne kadar çok çabalarsa ona o kadar çok hediye ve ilgi gösterdiğine inanırdı. Ama maalesef Melisa girdiği denemelerde, turnuvalarda, yeteneklerini ortaya koyarken fazla heyecan ve stres oluyordu. Hatta bu yüzden girdiği denemelerde dalgalanmalar yaşanıyordu. Melisa şuan lise 2 ye geçmişti. Bu da onun lise ikinci sınıftaki ilk haftasıydı. Lisesine geldiği ilk girdiği gün içindeki başarılı olma duygusu kat be kat artmıştı. O günden itibaren bugün için elinden geleni ardına koymamıştı. Çünkü 10. Sınıfta sınıfların iyi, orta ve kötü olmak üzere üçe ayrılıp ona göre hocaların ders saatlerinin değişmesi fikri Melisa’nın çok daha çalışmasına, daha başarılı olmasını sağlamıştı. Bugünse o çalışmanın karşılığını almak için önemli bir gündü. Saat 6.26 geçiyordu Melisa sıcak yatağında uyuduğu sırada sabah ezanıyla karışık piyano sesindeki alarmı çaldığı sırada Melisa alıştığı düzene uyarak yavaşça gözlerini açmış ve telefonundan gelen ders bilgileri ve ders programına baktıktan sonra yavaşça yatağından kalkarak odasından dışarıya çıktı. Melisa ve ailesi eski bir siteden oturması sebebiyle evleri bir tık küçük bir evdi. Anne ve babasına ait bir yatak odası, kendine ait bir oda, kardeşi Egeye ait bir yatak odası, mutfakla salonun birleşik olduğu bir oda ve en sonunda bir tane tuvaletleri vardı. Melisa dikkatli bir şekilde banyoya girmişti. Aynadan kendine baktığında şişmiş kahverengi gözleri, şişmiş mor dudaklarıyla saf ifadede aynada kendi yüzüne bakan bir Melisa vardı karşısında. Hızlıca dişlerini fırçalayıp elini yüzünü yıkadıktan sonra ayılmış ve dinç bir şekilde yatak odasına girip dün matematikten işledikleri konuyla ilgili video anlatımı yaptıktan sonra hızlıca matematik test kitabını alıp 25 soru çözdükten sonra yanlış sorularından dolayı test kitabını çantasına koymasının ardından hızlıca okul formalarını giyip kendine çekidüzen verdikten sonra uğurlu olduğuna inandığı lacivert ayakkabılarını çekecek yardımıyla giyerek hızlıca Beylikdüzü’ne varmak için metro durağına doğru koşmaya başladı. Şansına metronun durağına varmasıyla metronun gelmesi bir oldu. Bazı günler metro durağında metroyu 15 dakika beklediği günler sebebiyle bu durumuna şükrederek hızlıca okuluna gitmek için metroya bindiği sırada omzuna sert bir darbe yemişti. Melisa durumun siniriyle çocuğa öfkeyle bakıyordu. Çocuğun üstündeki okul formasıyla şoka girmesi bir oldu.
Bu çocuk Cahit Zarifoğlu Anadolu lisesindeki birinci olup önceki senede yenildiği çocuktu…
UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR BİR SONRAKİ BÖLÜMDE GÖRÜŞÜRÜZ ⭐️