İçeriğe geç

Yıldızlara Yakın

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Yıldızlara Yakın

Bölüm 7

2. Bodrum'da Bir Akşam

Başımı bilgisayarımdan kaldırdım. Kalemimi denemelerimi yazdığım defterimin arasına koyup, defteri kapattım. Anlımı ovuşturup kulaklığımı çıkardım. Her zamanki gibi dinlediğim son şarkı dilime dolanmıştı. Cevapsız sorular parçasını mırıldanırken sandalyemden kalkıp o günkü dokuzuncu kahvemden yudum aldım. Bodrum'da gece vaktiydi. Serin bir yaz akşamıydı. Meltem vücudumu sıyırıyordu. Çatı katı ile üç katlı sayılacak yazlığın verandasından denizi izlemeye başladım. Bahçemizdeki tavşan biçimli çalıya güldüm. Aniden içimi kemiren bir ürperti ile hırkamla kendimi daha çok sardım. Bir çok insan güzel bir kız olduğumu söylerdi ama şu anki pjamalı halimle ancak bir köylü kızı olabilirdim. Pastel mavi, pembe, beyaz çizgili gömlek pjamam rüzgarda savrulurken, yüzüme düşen saçlarımı taçla arkama attım. Buraya geleli baya olmuştu. Aslında İzmir'liydik. Kardeşim ve ben okullarımızı burada kazanınca bizim yazlığı kullanmaya karar verdik. Kardeşim Doğan burada arkeolog'tu. Açıkçası bir bilim adamı ailesiydik. Ailemizdeki çoğu kişi bilim için çalışırdı,ancak kardeşimin işi başkaydı. O bir dedektifti. Çok boş vakti olduğu için iki iş yapabiliyordu. Buraya geldiğimizde ilk işi bir sörf kursuna kayıt olmak olmuştu ve bana oradan üstünde bir gün batımı olan bir kupa almıştı. Onunla gündüz ve gece birbirinden ne kadar farklıysa o kadar farklıydık. Ben babama o ise anneme çekmişti. Dış görünüş olarak tek benzerliğimiz badem biçimli yeşil gözlerimizdi. Benim düz ve sarı saçlarım varken, onun kahverengi kıvırcık saçları vardı. Ben hem bir nörobiyolog hem de bir yazardım. Normalde buradaki çoğu yazlık eskiyken bizimki modern bir evdi. O zamanlarda bu ev tipi çok sevilmemişti, şimdi ise milyarlar biçiliyordu. Pek fazla araba kullanmadığımız için araba genelde garajdaydı. Ancak kardeşim şehir dışına kazıya gittiğinde kullanılırdı. Şimdi ise kardeşim, içeride saçlarını kurutuyordu. Akşam üstü, seher vakti,neredeyse her zaman sörf yapmaya gidiyordu. O yüzden evde yüzlerce deniz şortu vardı. Gerçi sanki her an denize atlayabilirmiş gibi sürekli deniz şortu giyerdi. Bir anda ensesine attığı bir havlu ile yanıma geldi. Altında bir deniz şortu, üstünde ise yanlış iliklenmiş haki yeşil bir gömlekle yanıma geldi. Ensesine uzanan, dağınık, kahverengi saçları vardı. Her zaman ona saçlarının gereksiz uzun olduğunu söyledim ama o asla Thor görünümünden çıkmadı. İri değildi ama sürekli hareket halinde olduğu için zayıf ve kaslıydı. Uçları güneşten sararmış saçları ile koltuğa oturdu ve tabletinden bir şeyle uğraşmaya koyuldu. Saçlarına neden bu kadar taktım bilmiyorum.

Yanına oturup " Vaka mı, yoksa antik yazıtlar mı?" Diye sordum. Doğan," Her ikisi de. Bir kaçakçı vakası. Üstelik yeni çalışma yerim Halikarnassos'ta," dedim. Başımı salladım. Doğan'ın kaçakçılara karşı ne kadar tepkili olduğunu biliyordum. Omzumdaki kumral saç tutamlarından birini geri ittim. Doğan tabletini gösterip" Sence bu hangi tanrı?" Diye sordu. Burun kıvırıp" Asla mitolojiye ilgi duymadım. Bu yüzden arkeolog değilim," dedim. Doğan ısrarla " Hadi ama. Tahmin et. En sevdiğim tanrı," dedi. Sinir bozukluğu ile gülüp" Sen bütün tanrıları seviyorsun," dedim. Daha çok gülüp," Evet, ama bu başka," dedi. Elinde üçlü yaba tutan tanrıya bakıp" Hades?" Dedim emin olmayarak. Gülüp," Yaklaştın, ama onun asası iki uçlu. Doğru cevap Poseidon," dedi. Sonra bana" Bu ne bencillik iki saattir bana da kahve yapacak mısın diye bekliyorum" dedi. Gülüp bir diğer kupaya kahve ve sıcak su koydum. Kupayı uzattığımda " Laboratuvarda işler nasıl?" Diye sordu. Omuz silkip " Hiç. Yeni bir eleman almamız lazım," dedim. Ekipteki son eleman takıntılı bir çapkın çıkmış ve kovulmuştu. Doğan " O tam bir pislikti," dedi ve aniden ellerini kapatıp" Yarın ki yeni elemana güven partisi için çikolata ve sitres topu alacağım, " sonra dudağını büzüp omuzlarıma ellerini koydu ve yıldızlara baktı. Bol bol acı çekecek ve ağlayacaksın ama atlatacağız abla," dedi. Gülüp yüzünü ittim. Doğan tekrar antik yazıtlara döndü. Bronzlaşmış cildindeki bir sinek ısırığını kaşırken omzuna yaslandım. Küçükken bunu yapmama sinir olurdu. Belkide artık ikimizde buna aldırmayacak kadar büyümüştük. Her ne kadar hala beş yaşında gibi davransa da. Kucağıma başını koydu. 1.87 boyuyla koltuğa sığmıyordu. Elimi saçlarının arasından geçirirken " Bugün dalgalar çok güzeldi. O yüzden biraz geciktim," dedi. Derken bir karın gurultusu kulağıma ilişti. "Yemek yemedin mi? "Diye sordum. Yeme bozukluğu yoktu ama bazen işi ile uğraşırken öğün atlardı. Doğan dudak büzüp "Pizza var mı?" Diye sordu. Bir kez daha gülüp " Ben sağlıklı bir şeyleri kastetmiştim," dedim. O kucağımda gözlerini kapatmışken parmaklarımla saçlarını taradım. Bunu yapmayı çok severdim. Benim adım Ela Billur. Yazar Ela Billur . Belki kitaplarımı okumuşsunuzdur. Genellikle bilim kurgu ve fantastik yazarım. Buna rağmen Klasik okumayı severim. Birbirlerinden çok uzak iki tür biliyorum ama benim tarzım buydu belki. Küçüklüğümden beri insanlar benim güzel bir olduğumu söylerdi. Hatta bir keresinde bir çocuk bana güzel olduğumu ve doğru düzgün hiç bir şey yapamayacağımı söylemiştim. Belki de narin olduğumu düşündü. Bilmiyorum. Bilmediği şey onu orada yere sevebileceğim. Öyle de yaptım. Güzel olabiliriz ama güzellikle gücün bir alakası yok.

Bu benim yaşamımdı. Kardeşim Doğan'la birlikte yaşadığımız ev, arkadaşım Ceylin'le üç kişiye ev sahipliği yapardı. Kardeşim şehir dışında olduğunda birlikte takılırdık. Ceylin bir çocuk doktoruydu. Up uzun kırmızı saçları, mavi gözleri ve güzel bir fiziği vardı. Evi çocuk hastalarının resimleriyle doluydu. Tilki kulaklı bir taçı vardı. Bu yüzden çoğu kişi ona Tilki Abla derdi. Partilemeyi seven deli dolu bir kızdı.

Bir süre sonra içeri geçtik.

Doğan mutfaktan bir dilim pizzayla yanıma geldi. Kendimizi koltuğa atıp filim seçmeye başladık. Gösterdiği filme gülüp " Bunu mu seçtin?" Diye sordum. Karlar Ülkesi 2. Başını sallayıp " Lütfen!Lütfen,lütfen, lütfen!" Diye yalvardı. Bir yandan da imza hareketi olan yavru kedi bakışını yaptı. Sinir bozukluğuyla kabul ettim.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.