İçeriğe geç

Yıldızlara bakarken

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Yıldızlara bakarken

Bölüm 7

7. Bölüm

Hiç beklemediğin anda beklemediğin bir kişiyi görmek... Onun olacağını hiç beklemezdim. Meğerse onunla hem sınıf arkadaşı hem de komşuymuşuz. Şuan şaşkın bir şekilde birimize bakıyorduk. Annemin bize seslenmesiyle birbirimize bakmayı bıraktık ve içeri geçtik.

Herkes koyu bir sohbete dalmıştı. Yemek yemek için babamın gelmesini bekliyorduk. Annemler sohbete dalmıştı. Denizde Çağla ile oynuyordu. Bende Çağan ile bakışıyordum.

Hala aklım almıyordu. Onunla aynı mahallede, aynı apartmanda, aynı katta oturup kapılarımızın karşılıklı olmasını ve bizim bir hafta boyunca karşılaşmamamıza şaşırıyordum.

Derin nefes alarak bakışlarımı kaçırdım. Tam o sırada zil çaldı. Sanırım babam gelmişti. Ayağa kalkıp kapıyı açtım. Babam montunu fortmantoya asıp ellerini yıkamaya gitti. Bende tekrar yerime oturdum. 5dk sonra babam geldi ve oda annemlerin sohbetine ortak oldu.

Benim şimdiden canım sıkılmaya başlamıştı bile. Elime telefonu aldım ve galerimi temizlemeye başladım. Canım sıkıldığında hep bunu yapardım. Her gün en az 20 tane siliyorum. Tam siliyorum whatsapp dan mesajlar geliyor tekrar doluyordu. Temizleme işi bitince kuzenim Defnesu 'ya yazdım. Biraz yazıştıktan sonra annem " hadi sofraya geçelim" diyince ayaklanıp masaya geçtik.

Babam ve Çağan' ın babası Mustafa amca baş köşeye oturdular. Babamın yanına Deniz, onun yanına Çağan, onun yanına da annesi Sevim abla oturdu. Deniz'in karşısına annem, annemin yanına ben, benim yanıma Çağla oturdu.

Annem yemekleri servis etmeye başladı. Servis işlemi bitince herkes yemeklerini yemeye başladı. Karşımda Çağan oturduğu için yemek yemeye çekiniyorum ama onun için aynı şeyi söyleyemeyecektim. Sanki ilk defa yiyormuş gibi yemek yiyordu.

Annem konuşmaya başlayınca bakışlarımı tabağımdan çekip ona bakmaya başladım. "Siz tanışıyor musunuz? Çağanla aynı okuldaymışsınız belki karşılaşmışsınızdır. " dedi. Cevap verecekken Çağan benden önce davrandı "Aynı sınıftayız, hatta beraber takılıyoruz" dedi. Bende kafamı salladım.

Sevim abla "aa doğru Çağan bir kızdan bahsediyordu yeni geldi, biraz soğuk, ama güzel bir kız demişti dayısı falan öğretmen falan da demişti o kız Damla mıydı?" diye sordu. Çağan bana güzel mi demişti? Neden bilmiyorum ama çok mutlu olmuştum.

Çağan utanarak kafasını "evet" anlamında salladı. Sevim abla bana dönerek "Gerçekten çok güzelsin Damla Çağan' ın dediği kadar varsın" dedi.

Utanarak kafamı eğdim ve gülümsedim. "Teşekkür ederim o sizin güzel bakmanız abartılacak bir güzelliğim yok. " Mustafa amca lafa atlayarak " Önemli olan dış güzellik değil iç güzelliktir. Sende ikisi de var." dedi. Gülümsedim. Sevim abla " Ne kadar mütevazı bir kızın var. Hem kibar hem saygılı. Çok güzel yetiştirmişsiniz. dedi Çağan ise gülümseyerek bana bakıyordu.

Annem"Teşekkür ederiz. Çocuk yetiştirmek zor iş, özellikle böyle bir devirde kız çocuğu yetiştirmek daha zor. "dedi. gülümseyerek annemlere baktım. Annemde bana gülümsedi ve yemeğine geri döndü.

Yemek faslı bitince herkes koltuklara oturdu ve sohbet etmeye başladılar. Çağan da onlara katıldığı için canım sıkılıyordu.

Annem ayağa kalkıp mutfağa gidince bende peşinde gittim. Çayları ve tatlıları tepsiye dizmişti. "Sen bunları arkamda getir ben sehpaları koyayım." dedi Kafamı sallayıp çay tepsisini elime aldım ve içeri doğru ilerledim. Annem sehpaları yerleştirmiş mutfağa tatlıları alamaya gidiyordu. İlk önce Mustafa amca' ya sonra Sevim abla' ya daha sonra babama verdim. Anneminkini sehpaya koyup Çağan' a verdim. O da aldıktan sonra bende yerime oturdum ve çayı içmeye başladım. Annem tatlıları getirmiş ve yemeğe başlamışlardı. Bende yemeğe başladım.

Annemler yine sohbet ediyorlardı. Hayır yani nerden buluyorlardı bu kadar konuşacak şeyleri anlamıyorum. Hayat hikayelerini mi anlatıyorlar anlamadım ki. Yok falanca bunu yapmış, yok o şöyle demiş bilmem ne bilmem ne. Yahu size ne elalemin yaptığı şeylerden. Bırakın ne yapıyorlarsa yapsınlar Allah Allah ya. Tabi ben böyle diyorum ama benimde aşşağı kalır yanım yok yani. Nerde bir dedikodu ben oraya. Şuan canım sıkıldığı için buna sarıyordum o kadar.

Sevim ablalar ayaklanınca bende kalktım sanırım gidiyorlardı. Kapıya doğru gittik ve onları geçirdik. Kendi kapılarına gidince kapıyı kapattık.

Annemler içeriye doğru gidince bende Deniz'in odasına girdim. Odaya girdiğimde Çağla ve Deniz oyun oynuyordu.

Ne yani kızlarını burda mı unttular. Anneme " Anne Sevim ablalar Çağlayı unutmuş onu bırakıyorum ordan da bahçeye gidicem biraz hava almak isitorum. " dedim beni onaylayınca karşı kapıya gittim ve Çağlayı bırakıp bahçeye çıktım.

Çardaklara oturdum ve başımı ellerimin arasına aldım. O günleri düşünmeye başladım ve onu... O lanet günü... Onun yüzünden erkeklere karşı bir cephem vardı. Bunu aşan sayılı kişiler vardı tabi bunlardan bazıları Çağan, Kaan ve Bora... Yanımda bir hareletlenme hissettiğimde başımı kaldırdım ve onu gördüm.

Çağan...

Karşımda kollarını bağlamıştı ve bana kaşkarı çatık bir şekilde bakıyordu. "Burda olduğumu nerden bildin?" dedim.

"Çağlayı bırakmaya geldiğinde annem aşşağı indiğini söyledi bende geldim hava almaya ihtiyacım vardı." dedi.

Kafamı anladım şeklinde salladım ve kafamı gökyüzüne çevirdim. Çağan " Kötü şeyler yaşadın sanırım eğer anlatmak istersen her zaman burdayım sadece ben değil Kaan, Bora, Melisa ve Gaye hepimiz yanındayız unutma" dedi.

Gülümseyip kafamı salladım ve tekrar gökyüzüne baktım. "Yıldızlar bugünde çok güzel." dedim. "İstanbul'dayken yıldızlar lehir ışıklarından belli olmazdı ama burda çok güzel belşi oluyor ve ben tekrar tekrar yıldızlara aşık oluyorum." dedim.

Gülümsedi ve oda yıldızlara bakmaya başladı. "Evet daha önce hiç dikkat etmemiştim çok güzeller" dedi. Sonra bana döndü ve "Belkide güzelleştiren sensindir aynı farkında olamamı sağladığın gibi" dedi.

Şaşkın bir şekilde ona bakmaya başladım. Ne demek istemişti ki. Tam sorcakken ayağı kalktı ve ellerini ceplerine sokup "Hadi gidelim yarın okul var hem hava biraz serin." dedi. Şaşkın bir şekilde kafa sallayıp atapa kalktım ve binaya doğru ilerlemeye başladık.

Asansör bizim katta durunca indik ve o kendi kapısının önünde durup bana baktı "İyi geceler yıldız gözlü kız" dedi. Gülümseyip "iyi geceler güzel gülüşlü adam" dedim. Şaşkınca bana bakerken " Gülüşüm güzel mi?" dedi. Kafamı salladım ve içeri girdim o ise hala bizim kapıya bakıyordu. Sırıttım ve montumu çıkarıp içeri girdim. Annem ve babam televizyon izliyordu. Onlara iyi geceler dileyip Deniz'in odasıba girdim. Üzerini örtüp yanaşından öptüm ve odadan çıktım. Odama girip çantamı hazırladım ve üzerimi değiştirdim. Yatağa uzanıp camdan dışarı izleyerek uykuya daldım.

(Bence kitabım hiç güzel değil diye düşünüyorum. Sadece yazmak için yazıyorum.)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.