Sesin geldiği yere bakınca Kaan'ı gördüm. Elleri ceplerindeydi ve bize doğru geliyordu. Onu ilk defa böyle görüyordum. Soğuk bir ses tonuyla "uzaklaş" dedi.
Yiğit'e baktığımda etkilenmiş gözükmüyordu ya da kendini öyle göstermek istiyordu. Kafamı tekrar Kaan'a çevirip "Kaan sen git ben hallederim." dedim. Kaan sorgulayıcı bakışlar attı bana bende kafamı salladım gitmesi için. Bakışlarını Yiğit' e çevirdi ve gitti.
O gidince bende bakışlarımı Yiğit'e çevirdim ve" uzaklaş " dedim. O ise bana daha çok yaklaştı. Aslında yakışıklıda bir çocuk ama... ilkimi onun üstünde denemekten zarar gelmez bence.
Ellerimi ensesine koydum ve saçlarıyla oynamaya başladım. Bu onun hoşuna gitmişti ki gözlerini kapadı. Onu biraz daha kendime çektim. Belimdeki ellerini sıkılaştırdı ve beni iyice kendine çekti.
Yüzüne üfleyerek "akşam boşum sınıftaki maarifetimi evinde de gösterebilirim istersen " dedim ve göz kırptım. Önce gözlerini kapattı, dedin nefes alıp yutkundu ve tekrar bana baktı" olur bebeğim akşam boşum" dedi ve bana yaklaştı. Beni tam öpecekken dizimi malum yerine geçirdim. İnleyerek ellerini belimden çekti ve acıyan yerine koydu. Sinirle bana baktı ve üzerime gelmeye başladı.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun?" diye bağırdı ve tam tokat atacaktı ki elini tutup ters çevirdim. Acıyla inledi. "Bir daha bana yaklaşma" diyip ordan uzaklaştım. Son 1 yıldır kendi kendime savunma hareketleri öğrenmeye başlamıştım. Çok iyi değildim ama kendimi savunacak kadar biliyordum.
Sınıfın önüne gelince sınıfa girdim ve sırama oturdum. Oturmamla beraber zil çaldı. 5 dk sonra Serpil Hoca geldi ve böylece Edebiyat dersi başladı...
2 saat edebiyat dersinden sonra başım ağrımaya başlamıştı. Sıramdan kalkıp lavaboya gittim, elimi yüzümü yıkayıp çıktım. Sırama oturup zilin çalmasını bekledim. Öğretmenler zili çaldıktan sonra sınıfa Can Hoca geldi ve derse başladı...
Sonunda okul bitmişti. Çantamı alıp kızlarla sınıftan çıktık. Bahçeye inip dayımın arabasının yanına gittik ve kızlarla vedalaşıp dayımı beklemeye başladım. Çağanlar da okul binasından çıkıp bahçeye inmişlerdi. Tam o sırada telefonum çalmaya başladı. Ekrana baktığımda annem arıyordu. Aramayı cevapladım.
"Kızım okuldan çıktın mı?"
"Evet yeni çıktım dayımı bekliyorum."
"Kızım dayını bekleme akşama misafir gelecek markete gidip pasta süsü al."
"Anne bende para yok. Hem kim geliyor biz burda kimseyi tanımıyoruz ki" ee doğru ama ben z kuşağıyım ve tükiye de yaşıyorum bende para ne arasın dimi ama.
"Parayı dayından al. Karşı komşu geliyor hoşgeldin demeye 1 haftadır eve yerleşmemiz bekliyorlarmış."
"Tamam kapatıyorum ben görüşürüz"
"Tamam görüşürüz öpüyorum"
"Bende" telefonu kapatıp cebime attım. Of layarak okula yürümeye başladım. Nerden çıktı ki bu misafir işi ya. Hiç sevmiyorum misafir gelmesini. Özellikle tanımadığım kişilerse... Tek sevdiğim yönü TATLI. Aslında annem normal günde de yapıyor ama misafir geldiğinde değişik tatlılar oluyor bu yüzden çok seviyorum. neyse...
Okula girip öğretmenler odasına gittim ve kapıyı tıklatıp içeriye girdim. Dayım masadan eşyalarını topluyordu. Yanına gittim ve koluna dokundum. bana dönünce" Dayı eve misafir gelecekmiş de annem marketten pasta süsü al dedi param yokta bana para verir misin? " dedim. Dayım cebinden cüzdanını çıkardı ve elime 20 TL tutuşturdu." Al bakalım istediğini al sen benim biraz işim var. "dedi. Kafamı salladım, teşekkür edip odadan çıktım. Bahçeye çıktığımda Çağanların hala banklarda oturduklarını gördüm. Çağan telefonla konuşuyordu. Onlara aldırmadan yanlarından geçtim ve okuldan çıktım.
Eve doğru yürümeye başladım. Zaten yolun üstünde market vardı ordan alacağımı alırdım.
Kulaklığımı çıkardım ve telefona takıp şarkı açtım. Bu şarkıya bayılıyordum. En sevdiğim şarkular listesindeydi. Yolda maerketi görünce içeri girip annemin istediklerini aldım ve çıkıp yola devam ettim...
Evin önüne geldiğimde sokağın başında sanki Yiğit ve Çağanları gördüm gibi geldi. Kafama pek takmadım zaten o sırada kapı açılmıştı. Bende içeri girdim ve asansöre bindim. Eve girdim ve marketten aldıklarımı mutfağa bırakıp odama geçtim. Üstümü değiştirip anneme yardım etmek için mutfağa gittim...
Sonunda her şey hazırdı. Annem yine döktürmüştü. Sofra gayet güzel gözüküyordu. Odama gidip hazırlanmaya başladım. Altıma siyah bir pantalon üstüne de süt kahvesi bir sweat giydim.

Biraz bekledikten sonra zil çaldı. Annem kapıya gitmeye başlayınca bende kalkıp ilerlemeye başladım. Annem kapıyı açtı ve içeri orta yaşlarda bir çift ve küçük bir kız çocuğu girdi. Gülümseyerek kıza bakıyordum ki yanında bir beden belirdi
Kafamı kaldırıp kim olduğuna baktığımda ise çok şaşırmıştım.