İçeriğe geç

YILDIZLAR ARASINDA

Bölüm 9 · 6 dk okuma

YILDIZLAR ARASINDA

Bölüm 9

9. BÖLÜM: LÜTUF

"Bazı geçişler yaşanmaya mecburdur ve bazı geçişler yeni bir hayat sunar sana kendini göstermen için bir imkan , bu yüzden bu yaz rahat bırakalım kiraz çiçeklerini kim bilir belki de kıpkırmızı bir kiraza dönüşürler. "

Gönderildi bildiriminin ardından hızla üzerimi değiştirip aşağı indiğimde eli kapının hemen üzerinde duran bir adet Alp buldum.

-Bende tam kapıyı çalacaktım. Sen hızlı çıktın.

-Hoşbuldum Alpcim , hadi gidelim daha elbisemi alacağız. Hatta daha son kontroller yapılacak ve benim güzellik merkezine gitmem lazım.

-Hop yavaş gel Mina , tamam hepsini yaparsın ama bi nefes al.

-Hadi hadi çok oyalandık.

-Türklerin bir sözü var Mina "koyun can derdinde, kasap et derdinde diye"

-Eee tamam bende can derdindeyim işte.

-Aynen aynen.

oflayarak arabaya geldiğinde ise gülmemek için kendimi baya sıkmam gerekmişti. Son dört ayda öğrenmiştim ki Alp'i sinir etmek kadar eğlenceli başka bir şey varsa bu da onunla uğraşmaktı. Yani benim en büyük eğlencelerimden biri Alp'le uğraşarak onu sinir etmekti. Bu arada evet dört aydır arkadaştık. Çünkü elbiselerde bir türlü karar kılamamış bu yüzden de temmuza kadar defileyi uzatmıştık.

-Hadi hadi bas. Hurry up slave(acele et köle)

-Sensin köle demek isterdim ama son altı ayda resmen ortaklıktan şoförlüğe terfi ettim.

İstemsizce bir kahkaha tufanına kapıldığımda Alp beni es geçerek arabayı çalıştırdı. Yaklaşık yarım saat içinde atölyeye varmıştık.

-Hadi acele et. Sonra ben geç kaldım diye cırlamanı çekemem.

-Tamam tamam demedim bir şey.

Atölyeden içeri girdiğimizde inanılmaz bir renk cümbüşü sardı etrafımı. Çizdiğim resimler çizdiğimin 5-6 katı daha parlak ve canlıydı.

-Renkler canlı olsun istedim. Sonuçta yaz canlı renklerden ibarettir.

-Bayıldım Alp! Bu mükemmel , hayallerimden bile daha iyi.

-Yo yo yo , hiçbir şeyin hayallerinden daha iyi olmasına izin verme . Çünkü sen hayallerinin sınırı kadar varsın.

-Baya iyiydi. Nereden öğreniyorsun böyle şeyleri.

-İnternette takip ettiğim biri var. Bir kadın olduğuna eminim . Çünkü inanılmaz duygusal ve içten bir yazımı var.

-Hangi hesap belki daha önce duymuşumdur.

-Geceyıldızı.

Duyduğum hitap ile tepki vermemek için direndim. Tabi ya kullandığı cümle bir kaç ay önceki paylaşımlarımdan biriydi. Nasılda unutmuşum.

-Tanıyor musun? Tanıyor gibi bir halin var.

-Daha önce elbet duydum takipçi sayısı azımsanacak gibi değil ama kadın olduğundan emin değilim bir erkek de içten olabilir.

-Olabilir elbet ama Geceyıldızı kesinlikle kız hatta Sabahrüzgarı da erkek. Bazen cidden düşünüyorum baya yakışırlardı sanki çift olarak.

-Saçmalama lütfen. Ne alaka çift. Aman neyse hadi burada bir sıkıntı yok. Hadi gidelim.

Hızla içeriden çıktığımda saçma bir şekilde arabanın yanında kendimi sorgulamaya başladım. Niye bu kadar tepki gösterdiysem sanki . Alt tarafı milyonlarca kişinin takip ettiği gizli hesabımı o da takip ediyor. Ne olmuş sanki.

Ben kendi kendime kızarken Alp elinde büyük bir paketle içeriden çıktı.

Paket tanıdık geliyor ama bir türlü...Kahretsin buraya kadar gelip elbisemi unutmuş olamam. Tam olarak onu yaptım.

-Tamam kıskanç şey , tamam en ünlü sensin sen daha göz önündesin kabul ama bak bu kadar kıskançlık iyi değil elbiseni bile unuttun gidiyorsun.

Aynen canım kendi hesabımı kıskandım ondan unuttum.

-Sensin kıskanç, hadi aç kapıları da gidelim artık.

Alp bana çaktırmamaya çalışarak bıyık altından güldüğünde elbiseyi elinden hışımla aldım ve kapının açılmasıyla arabaya bindim.

Yol boyunca hiç konuşmadım, Alp de hissetmiş gibi beni zorlamadı ve o da sessizdi.

Güzellik salonunun önüne geldiğimizde araçtan indim ve girişe doğru ilerledim.

-Hey ekselansları sizi ne zaman almaya geleyim.

-Teşekkürler köle ama gerek yok babam bir araç ayarladı. Tam ayarlanan saatte gelecek ve beni sahile getirecek.

-Anlaşıldı. Görüşürüz.

-see you. (görüşürüz)

İçeri girdiğimde randevuma tam saatinde gelmiş olmanın rahatlığı ile koltuğa oturdum ve bir görevli gelip saçımı yıkamaya başladı. Bakım günleri kesinlikle en sevdiğim günlerdi. Aslına bakarsanız kendime özel birini ayarlayıp orada da her şeyimi halledebilirdim ama içimden bu gelmiyordu . Bugün bir milyonerin kızı değil de yeni bir sitilist gibi hissetmek istiyordum .

Bir kaç dakika içinde manikür ve pedikür içinde birkaç kişi geldi. Bakımım bittiğinde kendimi yeniden doğmuş kadar mükemmel hissetmem bir rüya olmalı.

Lakin bu rüyayı düşünecek kadar bile vaktim olmadığı için hızla aynaların önündeki koltuğa geçtim ve saçımın yapımını bekledim. Makyajımın ise çoğunu kendim yapmamla işimi bitirdim ve üst kattaki giyinme kabinine geçip özel tasarım elbisemi giydim. Son olarak topuklu ayakkabılarımı da giydiğimde aynadan kendime baktım.

Uzun zamandır bu kadar güzel görünmediğime yemin edebilirim.

( Model temsilidir. Elbiseyi bu şekilde hayal edebilirsiniz . )

Bir kaç fotoğraf çekilip aşağı indiğimde ücreti ödedim ve dışarı çıktım. Ne şans ki beni alacak araç da gelmişti.

Bu defileyi tam gün batımında yapacağımız için yaklaşık bir saatim kaldı. Neyse ki sahil şuan olduğum yere epey yakın.

...

Dakikalar sonra sahil kenarına vardığımızda gözlerim kurulan yürüyüş standından , seyirci sandalyelerine kadar her şeyi tek tek inceleyerek bizim için ayarlanmış karavana geçtim.

Aslında burada da hazırlanabilirdim ama bilmiyorum sanırım ilk defile için bazı şeylerin sade kalmasını istedim.

Şuan ne düşünmem gerektiğini bırak ne yapmam gerektiğini bile bilmiyorum. Bu kadar heyecanlanmam normal mi acaba ?

Düşüncelerim beni terletmeye başlamıştı ki duyduğum anons ile defilenin başlamak üzere olduğunu anladım. Alnımdaki teri bir bez yardımı ile sildim ve tekrar pudra ile makyajımı düzenleyip sabitleyici sıktım. Hazır vaktim de varken son olarak bu anı ölümsüzleştirmek adına Instagram hesabım için birkaç fotoğraf çektim.

İkinci bir anonsun gelmesiyle birlikte karavanımdan çıkıp hemen karşımdaki arka girişten mankenlerin yanına girdim. Hepsi birbirinden güzellerdi ve çizdiğim elbiseleri harika taşıyorlardı. O an dikkatimi çeken başka bir şey ise hiç erkek tasarımı yapmamış olmam oldu. Aslında ne kadar da büyük bir eksikti. Lakin maalesef artık bunu düşünmek için biraz fazla geçti. Bir sonra ki defilem içinse bunu zihnime not düştüm. Kesinlikle erkek model de çıkarmalıyım.

Son anons ile defilenin tanıtımı yapıldı ve küçük ama etkili olacağını düşündüğüm defilem başladı.

Bütün mankenler tıpkı bir kuğu edası ile platformda süzüldüler.

Yarım saatin sonunda defile sona erdiğinde Alp ve ben sahneye çıktık . Çıktığımız anda kişilerin hürmet alkışları ve flaş patlamaları bizi esir aldı.

Sağ tarafımızdan uzatılan mikrofonu ilk alan Alp oldu ve tanıtım ve planlarımız doğrultusunda bir konuşma yaptı ardından ise mikrofonu bana uzattı.

(konuşmalar İngilizce)

-Saygıdeğer misafirlerimiz öncelikle defilemize hoş geldiniz. Tabi sizin de bildiğiniz gibi ilk defa buradayım. Lakin son olmayacağını garanti ederim. Bildiğiniz gibi yaz sezonunun ilk günleri ve deniz tekrar canlanıyor. Bizim konseptimizde yeniden canlanan ve renklenen o denizin canlılarını insanlar ile buluşturmaktı. Sonuçta ikinci baharın ardından gelen yazı neden yaşamayalım ki ? Sonuçta neden yıkılan kumdan kalelere inat onu yıkan deniz olmayalım ki ?

Heyecan içinde yapıp bitirdiğim konuşmamı iyi dileklerim ile bitirip tebrikleri kabul etmeye başladım. O dileklerin arasında ise saçma bir şekilde üstümde gözler hissettim . Evet , bu saçmaydı çünkü şuan zaten herkes bana bakıyordu ama tutamadım içimdeki hissi kalbimin beni döndürdüğü yere baktım. Hayır vazgeçtim saçma değil hislerim çünkü bana bakan yalnızca bir çift göz değildi, çok daha derin bakan bir çift gözdü sanki bir cevabı benim gözlerimde arar gibiydi.

Daldığım noktada tanıdım onu aylar önce bir öfke krizinde beni yanından kovan kişiydi o . Yoo yine hayır , yine aylar önce ben hayallerim yıkılmış otururken bu sahilde yanımda oturan çocuktu o. Rüzgarın gönderdiği bir lütuftu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

10. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.