İçeriğe geç

YILDIZLAR ARASINDA

Bölüm 4 · 8 dk okuma

YILDIZLAR ARASINDA

Bölüm 4

4. BÖLÜM: FİLM

Telefon sesi ile uyandığımda başımda dikilen abim ile kaşlarımı çattım .

- abi başımda ne işin var yaa ?

Meriç:

- abisinin gülü hadi kalk bugün beraber gezelim .

- bi Türkü ülkesinden çıkarabilirsin ama ülkeyi Türk'ten çıkaramazsın . Hayırdır neden bana kaldın sen ?

Meriç:

- abicim ben kızla buluşacağım sen de benim kartımla istediğin kadar alışveriş yap sonra beraber club'a geçeriz. Hatta öncesinde yemek yeriz .

- çok merak ediyorum bu kız kimde sen bensiz yapamıyorsun ?

Meriç:

- Alex'in ablası Angelina .

- ovvv yok artık , siz ne zaman ?

Meriç :

- hey kes sesini . Sadece söyle benimle gelir misin?

- tabi ki gelirim abicim . Sonuçta senin paranı yemek kadar güzeli var mı ?

Meriç :

- başka ne işe yarıyorum zaten ben . Sadece Mina hanımın ihtiyaçlarını karşılamak için varım .

- olur mu hiç canım abim . Hadi sen cüzdanını hazırla bende kendimi hazırlayayım . Bu arada sen benden ne istemiştin tam olarak , yani yanınızda gezmem dışında .

Dedim . Gözlerimi devirerek .

Meriç :

- sadece bana taktik ver yeter .

Gülerek abimi odadan çıkardım ve hızla cam kapaklı dolabımı açıp içine göz attım . Muhtemelen abime taktik verir ve yanından uzaklaşırım . Çünkü onların flörtleşmelerini izlemek istemiyorum .

Dolapta bir süre daha oyalandığımda en sonunda ne giyecegimi seçtim.

Üstüme siyah kısa ip askılı bir crop , altıma ise ten rengi yandan bağlamalı bir etek giydim .Aslında sonbahar gelmiş olmasına rağmen hala hava ılık olsa da ben hala üşüme potansiyeline sahip olduğum için üstüme de beyaz bir blezer ceket giydim .

Hafif bir makyaj ve kulaklarıma taktığım yıldızlı küpeler ile kombinim artık tamamlanmıştı .

Ayağıma da kısa siyah topuklularımı giydim ve boy aynamdan kendime baktım .

Bal köpüğü rengindeki saçlarımı açık bırakmış ve dalgalı bir fön çekmiştim . Sanırım artık hazırdım.

Kapıyı açtığımda karşı duvarda telefona bakan abim ile karşılaştım .

Meriç :

- kızım bir saattir ne yapıyorsun ? Hadi yola çıkalım artık .

- öfff hadi . Hem insan bir güzel olmuş filan der .

Meriç :

- çok çirkin olmuş .

- teşekkürler abicim bu kadar beğenmen hoşuma gitti .

Didişerek arabaya bindiğimizde nereye gideceğimizi sormadığımı fark ettim .

- abi biz nereye gidiyoruz ? Angelina şehir dışında değil mi ?

Meriç :

- evet bizde o yüzden Londra'ya gidiyoruz .

- iki saatlik yol . Bi kahvaltı yaparız herhalde .

Meriç :

- arka koltukta sandiviçler var . Al ve ye .

- peki . Bu arada ben sürekli sizinle dolaşamam bende kendim için birini çağıracağım . Taktik istersen veririm ama sizinle gezemem .

Meriç :

- kimi çağıracaksın Mavi'yi mi ?

- hayır , Burak'ı .

Meriç :

- şuan sana ihtiyacım olmasa hayatta izin vermezdim de hadi şansına ama gözüm üzerinizde .

- tamam hadi sür artık .

Abim arabayı çalıştırıp gaza bastığında bende arkadan sandiviçlerden iki tanesini aldım ve yemeye başladım . Bir yandan da Burak'a mesaj attım .

Mina

- hey naber canım ? Bugün boşsan Londra'ya gelsene beraber takılırız .

Canım❤️

-Olur gelirim .

Mina

- konum atarım .

Mesajlaşmadan çıktığımda sandiviçlerim de bitmişti . Tam abime döneceğim an telefonuma gelen bildirim ile mesajlara girdim.

Angel❤️

- Hi Mina , how are you ?

Mesaj Angelina'dan gelmişti .

Babe❤️

- Hi Angel , I'm great and you ?

Angel❤️

- I'm a little nervous. I have an appointment today. Are you available today?

Babe❤️

- Don't worry, I will be with you today. My brother is just as nervous as you.

Jajajajajajajajajaja

Angel❤️

- 🤭😂

Konuşmadan çıktığımda abime döndüm ve daha şimdiden ellerinin ter içinde olduğunu gördüm .

- hey bu halin ne ? Biraz sakin ol . Hem sana bir haberim var .

Meriç :

- biraz gerildim sadece , eee haber ne ?

- az önce Angelina ile konuştum. O da onunla gelip gelemeyeceğimi sordu . En az senin kadar endişeli o da .

Meriç :

- gerçekten mi ? Bu biraz rahatlamamı sağlamış olabilir . O mükemmel biri ve nasıl olacak hiçbir fikrim yok .

- o zaman şimdiden bir şeyler anlatmaya başlasam iyi olacak . İlk defa biriyle çıktığını varsayarsak şimdiden başlamam şart .

Öncelikle ilk buluşma olduğu için teması çok abartma Angelina narin bir kız ve yanlış anlayabilir . Ardından ona iltifat etmeyi de unutma . Ve gerisini akışa bırak . AA aklıma gelmişken bir şey alırken veya bir yere gideceğinizde öncelikli olarak ona fikir danış . Bu onun hoşuna gidecektir . Önemsenmek her kadının hoşuna gidecek bir duygudur .

Meriç :

- temas az , iltifat çok , önemse ve fikir danış tamamdır .

- aferin çabuk öğreniyorsun . Hee bir de yemek yiyeceğiniz yeri sen ayarla . Bir kadın her zaman önemsediğini hissetmek ister . Ayrıca bu eril bir enerji de barındırır yani senin baskın karakter olduğunu gösterir. Eminim bu onun da hoşuna gider .

- tamamdır.

Yolun geri kalanı sessiz geçti . Londra'ya vardığımızda her zaman geldiğimiz alışveriş merkezine girdik .

Genelde alışverişi zevk için yapardım . Giydiğim kıyafetlerin neredeyse yarısı kendi tasarımım yada babamın tasarımı olurdu çünkü.

Dikiş dikmek ve yeni tasarımlar ortaya çıkarmak en büyük hobimdi .

Arabayı garaja park ettiğimizde asansör ile üst kata çıktık .

- kartı alayım .

Abim öfleyerek cüzdanından kartını çıkardı ve bana verdi .

Meriç :

- şimdi biz napalım ?

- kıza sor . Aç mı değil mi ? Yada alışveriş yapmak ister mi ?

Sonrasında sinemaya gidersiniz falan işte.

Meriç :

- tamam dikkat et . Gözüm üstünde .

- ben kaçtım .

Asansörden inince ilk mağazaya girdim ve camın ardından onlara baktım . İkisi de çok acemiydi . Bir kaç dakika içinde girişteki koltuklardan ayrıldılar ve gözden kayboldular bende alışverişe başladım .

...

Aradan geçen üç saatin ardından mükemmel parçalar almıştım tabi ki harika kumaşlarda .

Elimdeki paketlerle girişteki koltuklara oturduğumda telefonuma baktım .

Yeni bir bildirim vardı .

Canım❤️

- öğle yemeğine yetişirim Mina .

Mina

- konum*

Mina

- gel öncelikle bir yemek yer sonra sinemaya gideriz . ❤️❤️

Canım:

- tamamdır👌

Telefonu kapattım ve aldıklarımla beraber garaja indim . Arabanın yedek anahtarı bende olduğu için bagajı açıp içine paketleri koydum .

Acaba abimler nerelerde ?

Tekrar yukarıya çıktığımda ilk katta onları bulamadım . İkinci kata çıktığımda ikisini bir kafede kahve içerken buldum .

Yanlarına ulaştığımda garsondan bir kahve de ben istedim .

- bir Latte lütfen.

Angelina'ya sıkıca sarıldığımda onu özlediğimi fark ettim . O benden sadece iki yaş büyüktü lakin bana bir abla yerine mükemmel bir arkadaş olmuştu .

- I miss you a lot.

Angelina:

- mee to darling.

Meriç :

- Mina biliyor musun ? Angelina benim için Türkçe öğrenmiş.

Angelina :

- aslında yeni başladım .

- bilmiyordum ama çok sevindim .

Biraz bozuk da olsa yeni birine göre çok güzel bir Türkçesi vardı .

Ben bile burada büyüdüğüm için 12-13 yaşıma kadar normal bir cümle kurmakta epey zorlanmıştım .

Sohbet böyle uzayıp gittiğinde saatin kaç olduğunun farkına varmamıştım .

Arkamdan omzuma değen eller ile irkildiğimde arkamdaki Burak'ı gördüm .

Yanağıma yumuşak bir öpücük kondurduğunda gamzelerimi çıkaracak şekilde gülümsedim .

- hoşgeldin.

Burak :

- hoşbuldum . Bölmüyorum değil mi ?

- tabi ki hayır sevgilim .

Burak yanıma bir sandalye çekip oturduğunda az da olsa muhabbetimize dahil oldu .

Yaklaşık yarım saat de böyle geçtiğinde saat üç buçuğa gelmişti .

Angelina :

- biz öğle yemeği için bir yere gidecek... yani gideceğiz . Sizde gelin .

Burak :

- aslına bakarsanız ben gelmeden önce bir şeyler ayarladım . Siz beraber takılın akşam yemeğini birlikte yeriz . Hatta siz ayarlayın biz size uyarız . Olur mu bebeğim?

- tabi ki olur . Hadi gidelim .

Beraber onun aracına binip yola çıktığımızda harika bir restorana gelmiştik .

Tavanı rengarenk çiçeklerle bezenmiş duvarında ise lacivertin hakim olduğu bu restoran ilk bakışta bile çoğu kişiyi büyüleyebilecek bir güzelliğe sahipti .

Valeye anahtarı bırakıp yanıma gelen sevgilim elini direk beline koydu ve beni kendine çekti .

Burak :

- nasıl beğendin mi ?

- çok güzel .

İçeriye doğru ilerlediğimizde orta yaşlı bir hanımefendi bizi karşıladı .

- Welcome, your names please .

Burak :

- I'm Mr. Cedric and she is Mrs. Addison.

- Here you go.

Eliyle gösterdiği masaya geçtiğimizde önümüze menüler konuldu .

Menüye bakmadan önce Burak'a döndüm .

- neden bu isimleri kullandın ?

Burak :

- çünkü isimlerimiz bunlar .

- yalnızca okulda kullanacaktık sana söylemiştim.

Burak :

- burası özel bir mekan sadece vatandaşlarını alıyorlar . Bu isimlerle girmek çok daha rahattı .

- peki öyle olsun .

Menüye döndüğümde ne alacağıma karar vermek zordu .

Ama en sonunda yine klasiğimi seçtim .

- fish and chips please .

Burak :

- from the same .

Yemeklerimiz geldiğinde afiyetle yedim . Alışveriş yapmak beni acıktırmış olmalıydı .

Yemeğimiz bittiğinde tatlı yemek canım istemediği için hemen hesabı ödeyip çıktık . Daha doğrusu Burak ödedi.

Tekrar yola çıktığımızda ilk varış noktamız bir sinema salonu oldu .

Burak kendi bir film seçmek istemişti. Bende kırmadım . Salona girdiğimizde öğrendim ki romantik konulu bir filmdi .

Bende hemen bir fotoğraf çekip kendi Instagram hesabımdan paylaştım.

860 beğeni

Normalde her fotoğrafın altına bir şeyler yazardım ama bu sefer tıkanmış gibi hissettim kendimi bir boşlukta gibi.

Filmin başlamasına daha zaman olduğu için Instagram yorumlarına cevap vermeye başladım . Sonuçta diğer hesabım benim yazılarımla ve duygularımla ünlü olsa da bu hesabım da babamın şöhreti ile ünlüydü.

@eglenceli_biri

-Hayat sana güzel beee

@alex_x

- Have fun the you.

@beyzacık

- kız azıcık da kendini atsana🤭❤️

@Sabahrüzgarı

- kendi hayatının filmini kaçıran biri başka bir hayatı izlemekle meşgulse hayat onu bekler mi ?

Şok olmuş bir şekilde ekrana baktım bu hesabımı da mı takip ediyordu ? Beni tanımaz değil mi ? Yok canım ne alaka kaç yıldır birlikte olduğum insanlar bile tanımadı bir kaç aydır tanıştığım hatta daha tanışamadığım biri mi tanıyacak yok artık biraz kendime gelmeliyim .

Yorumlardan çıkıp telefonu kapattım ve film başladı .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.