Tribünlerin gürültüsü kapalı spor salonunun tavanında yankılanırken Özgür'ün gözü bir anlığına seyircilerin arasında gezindi. Rakip takımın sert savunması ve maça hızlı başlaması salonu germişti ama Özgür’ün aklında sadece dün gece verilen söz vardı. İkinci periyodun son saniyesinde bulduğu ilk üçlükle ritmini yakaladı, ardından üçüncü periyotta köşeden attığı mermi gibi bir şutla tribünleri ayağa kaldırdı. Maçın bitimine son otuz saniye kala, üzerindeki ikili sıkıştırmaya rağmen imkânsız bir açıdan potaya gönderdiği o son üçlük topu filiyle buluşturduğunda ise salonda adeta yer yerinden oynadı. 82-78’lik galibiyetin ardından soyunma odasında şampiyonluk havası eserken, Özgür terli formasını kenara çekip kenardaki telefonuna ulaştı.
Özgür: "Umarım maçı izlemişsindir. Salondaki o gürültüde bile senin beni izlediğini bilerek oynadım."
+90 538 XXX XX 16: "İzlememek ne mümkün Kaptan? Bütün salon senin adını tezahürat ediyordu."
Özgür: "İlk periyottaki o bocalama rakibin sert savunmasındandı, kabul ediyorum. Ama sonrasını biliyorsun."
+90 538 XXX XX 16: "Evet, ikinci periyodun son saniyesinde attığın o ilk üçlükle salondaki herkesi ayağa kaldırdın."
Özgür: "Sadece ilk üçlük mü? Üçüncü periyotta tam köşeden attığım ikincisi?"
+90 538 XXX XX 16: "Hakkını vermeliyim, panyaya bile değmeden giren harika bir şuttu. Tribündekiler çıldırdı."
Özgür: "Ve maçın bitimine son otuz saniye kala, rakip guard üzerimdeyken attığım o üçüncü üçlük..."
+90 538 XXX XX 16: "İmkânsız bir açıdan attın Özgür. Salondaki herkes nefesini tuttu ve top fileni havalandırdığında bütün arena yıkıldı."
Özgür: "Maçı 82-78 kazandık ve ben iddiaya girdiğimiz gibi üç tane üçlük attım."
+90 538 XXX XX 16: "Sözünün eri bir kaptansın, kabul ediyorum. Sahadaki performansın gerçekten etkileyiciydi."
Özgür: "Övgüleri sonra kabul ederim. Soyunma odasındayım, herkes kutlama yapıyor ama benim aklım tek bir şeyde."
Özgür: "İddiayı ben kazandım anonim. Söz verdiğin o fotoğrafı istiyorum."